Kuduz Aşısı Nedir?

Kuduz, hayvanlardan insanlara bulaşan ve tedavi edilmediği takdirde felç hatta ölüme kadar gidebilen bir hastalık olduğundan, kuduz aşısı bunların önüne geçmek amacıyla kullanılmaktadır.

Kuduz hastalığı Lyssa adıyla da bilinmektedir. Bu hastalık, hayvanlardan insanlara ve başka hayvanlara geçen oldukça tehlikeli bir hastalıktır. Kuduz hastalığı, tedavi edilmediği takdirde merkezi sinir sistemini etkileyerek felç ve hatta ölüme yol açabilmektedir. Hastalığın tedavisinde ve önlenmesinde kuduz aşısı kullanılmaktadır. Kuduz aşısı, 1882 senesinde Fransız asıllı bilim insanı Louis Pasteur tarafından icat edilmiştir. 1900’lü yılların başından itibaren ise tüm dünyada uygulanmaya başlamıştır. 

Kuduz aşısı içerisinde, vücuda girdiği zaman bağışıklık sistemi tarafından antikor üretimini sağlayan yabancı molekül, yani antijen bulundurmaktadır. Hastalığın tedavisinde ve önlenmesinde kullanılan kuduz aşısı, hastalığa karşı %100 başarı sağlamaktadır. Aşı sayesinde, ölü kuduz virüslerinden elde edilen ilaç kullanılarak vücudun hastalığa karşı bağışıklık sistemi geliştirmesi sağlanmaktadır. Aşı yalnızca vahşi hayvan saldırısına uğrayan kişilere değil, kuduz virüsü taşıma ihtimali bulunan hayvanlarla herhangi bir teması bulunan (ısırma, tırmalama, salyasının bulaşması vb.) herkese yapılması gerekmektedir. 

Kuduz Aşısı Türleri 

Kuduz aşıları 3 ana başlık altında toplanmaktadır. Kuduz aşısı türleri şu şekildedir: 

Kuşak Kuduz Aşısı: Sinir dokusundan elde edilen aşılara birinci kuşak kuduz aşısı ya da semple tipi aşı adı verilmektedir. 1. kuşak kuduz aşıları, tavşan ve keçi türü hayvanların beyinlerinden alınan bir sıvı kullanılarak üretilmektedir. 1. kuşak aşılar, yüksek oranda antikora sahip bulunmaktadır. Ancak bu aşıların yüksek ateş ve baş ağrısına yol açtıkları bilinmektedir. Bu sebeple günümüzde pek tercih edilmemektedir. Farelerin beyinlerinden üretilen 1. kuşak aşılar da bulunmaktadır. Bu tür çok daha etkili aşılardır ve beyin iltihabı, menenjit gibi sorunlara yol açmadığı için de sıklıkla kullanılmaktadır.

Kuşak Kuduz Aşısı: 2. kuşak kuduz aşıları üretilirken, ördek embriyosu kullanılmaktadır. Yan etkileri oldukça az olan ikinci kuşak kuduz aşılarının, antikor seviyeleri de düşüktür. 

Kuşak Kuduz Aşı: 3. kuşak kuduz aşıları aynı zamanda doku kültürü aşısı olarak da bilinmektedir. Bu aşılar çok zor üretilmektedir. Aynı zamanda 3. kuşak kuduz aşısı üretmenin maliyeti de oldukça yüksektir. 

Kuduz Aşısı Ne Zaman yapılır? 

  • Kuduz aşısının, kuduz olma ihtimali taşıyan bir hayvanla temasta bulunulması halinde derhal yapılması gerekmektedir. 
  • Kuduz virüsü taşıma riskini en çok barındıran hayvanlar kurt ve çakallardır. Bunun yanı sıra ayı, domuz, tilki, kokarca gibi doğadaki tüm vahşi memeliler kuduz virüsü taşıması riski bulunan hayvanlar arasında yer almaktadır. 
  • Kuduz virüsünün vahşi hayvanlardan, evcil hayvanlara geçme riski bulunmaktadır. Bu nedenle kedi, köpek, inek, eşek gibi evcil hayvanlarda da kuduz virüsü görülebilmektedir.
  • Kuduz aşısı, kuduz olma ihtimali taşıyan bir hayvanla ısırma ya da tırmalama gibi bir temasta bulunulması halinde 14 gün süren bir periyot ile uygulanmaktadır. Aşının ilk dozu, tema gerçekleşmesi halinde en kısa sürede hastaya uygulanmalıdır. Aşının ikinci dozu ilk dozdan 3 gün, üçüncü dozu 7 gün ve son dozu olan dördüncü dozu ise 14 gün sonra uygulanmaktadır.  

Kuduz aşısı, yukarıda da belirtildiği gibi yalnızca hastalığın tedavisinde değil, aynı zamanda hastalığa karşı önlem amaçlı da uygulanmaktadır. Bu yüzden veteriner hekim ve laboratuvarlarda çalışan bilim insanlarının da mutlaka kuduz aşısı yaptırarak kendilerini hastalığa karşı koruma altına almaları gerekmektedir. 

Kuduz Hastalığının Belirtileri 

Kuduz aşısının doğru zamanda yapılması, hastalığa yakalanma riskini ve hastalığın ilerleme seyrine etki etmektedir. Bu nedene hastalığın belirtilerinin bilinmesi ve gereken tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. 

  • Kuduz hastalığında süreç oldukça yavaş ilerlemektedir. Virüs vücuda girdikten sonra hastalık ortaya çıkana kadar 20 gün ile 60 gün arasında hiç belirti vermeden kuluçka dönemi geçirmektedir.
  • Bu noktada ısırık yerinin beyine olan yakınlığı, yaranın büyüklüğü ve yara yerinin sinir bakımından zengin olmasına bağlı olarak kuluçka dönemi 4 ile 5 güne kadar kısalabilmekte ya da bir yıla kadar uzayabilmektedir.
  • Kuduz hastalığının ilk belirtileri arasında yüksek ateş yer almaktadır. Bunun yanı sıra ısırılma ya da tırmalanmaya maruz kalan bölgede yanma hissi ve kaşıntı ortaya çıkmaktadır. Bu tip vakalarda hiç zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşundan yardım istenmesi önerilmektedir.
  • Kuduz virüsü, etkisini 5 ile 6 saat aralığında göstermektedir. Virüs bu zaman zarfı içerisinde merkezi sinir sistemini tahrip etmeye başlamaktadır. Fiziki ve zihinsel birtakım semptomların ortaya çıkmasına neden olan virüs, kişilerin zihninin bulanmasına neden olduğu bilinmektedir.
  • Aynı zamanda bu kişiler odaklanma sorunu da yaşayabilmektedirler. Hatta yaşanan zihin bulanıklığı sonrasında cümle kurmakta zorluk bile görülebilmektedir.
  • Bu tip vakalarda bazı kişilerde ani öfke patlamaları ve anksiyete (kaygı bozukluğu) de baş gösterebilmektedir.
  • Virüs eğer sinir sistemine ulaşırsa, uykusuzluğa ve beraberinde halüsinasyona neden olabilmektedir.
  • Kuduz hastalığının en yaygın belirtilerinden birisi de yutak felci nedeniyle hastaların sudan korkma eğilimleridir.

Kuduza Karşı Alınacak Önlemler Nelerdir?

Kuduz aşısı felç ve ölümle sonuçlanabilen riskli bir hastalıktır. Kuduza karşı alınacak önlemler şu şekildedir:

Isırılma sonrası yapılması gerekenler

  • Yaranın su ve sabunla temizlenmesi,
  • Mümkün olduğu kadar kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması,
  • Kişiye kuduz aşısı yapılması.

Isırılma öncesi aşılama gereken durumlar

  • Zamanının büyük bir kısmını kırsal alanlarda geçiriyor olmak,
  • Hayvanlarla çalışan biyologlar, veterinerler, tarım uzmanları gibi hayvanlara yakın temas gerektiren bir mesleğe sahip olmak,
  • Köpeklerin yaygın olduğu ve tıbbi bakımlarının zor olacağı bir bölgeye ziyarette bulunacak olmak,
  • Kuduzun yaygın olduğu bir bölgede 30 günden daha uzun bir süreyle kalacak olmak.

Ayrıca herkesin kuduz hastalığından korunması için birtakım önlemler alması gerekmektedir. Bunlar;

  • Evcil hayvanları aşılatmak,
  • Evcil hayvanların vahşi ortamla etkileşimini azaltmak,
  • Başıboş hayvanlardan uzak durmak,
  • Başıboş ve hasta olduğu görülen hayvanları ilgili kurumlara bildirmek şeklindedir.

Öte yandan hala Orta ve Güney Amerika, Asya ile Afrika’da kuduz hastalığı önemli bir sorun teşkil etmektedir. Yılda ortalama olarak kuduzdan 55.000 kişi hayatını kaybetmektedir. Bu kişilerin büyük bir kısmı Asya ve Afrika ülkelerinde yaşamaktadır. Bu bölgelere yapılan seyahatlerin öncesinde ve sonrasında şüpheye yer verecek bir durum olmasa dahi mutlaka tedbirlerin alınması gerekmektedir.  

Kuduz Aşısı Yan Etkileri  

Her ilacın ve aşının bir takım yan etkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla kuduz aşısı da bazı yan etkileri beraberinde getirmektedir. Bu yan etkilerin görülme sıklığı ise hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Ancak bütün yan etkilerin 1 ile 3 gün arasında yok olması beklenmektedir. 

Ciltte KızarıklıkEnjeksiyonun uygulandığı yerde kızarıklık ve şişlik ortaya çıkabilmektedir. Bu şişlik bir bez ile kapatılmalı ve kaşınmamalıdır. Hassas bir cilt yapısına sahip olan kişilerde kızarıklık yan etkisi 3 ile 4 gün arasında devam edebilmektedir. Bu zaman zarfında kesinlikle hekimin önerdiği ilaçlar ve kremler dışında bir şey kullanılmamalıdır. 

Baş DönmesiBaş dönmesi yan etkisi en çok çocuk ve 50 yaşını geçmiş hastalarda görülmektedir. Bu yaş aralığında olan ve kuduz aşısı yaptıran kişilerin birkaç gün boyunca dinlenmeleri önerilmektedir. 

Baş Ağrısı: Kuduz aşısının bilinen yan etkilerinden bir diğeri de baş ağrısı şikayetidir. Aşı yaptıran kişilerin bazılarında, enjeksiyon uygulandıktan sonra şiddetli baş ağrısı ortaya çıktığı bilinmektedir. Gün içinde bu ağrının kaybolması beklenmektedir.

Mide BulantısıÖzellikle felç yani paralitik ile sonuçlanan kuduz vakalarında yapılan araştırmalar sonucunda, hastaların %80’inde mide bulantısı görüldüğü tespit edilmiştir. Mide bulantısı, kuduz aşısı uygulamasından sonra en sık görülen yan etkilerden biridir ve birkaç saat içerisinde kaybolması beklenmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Kuduz Aşısı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kuduz aşısı tam doz olarak ve aşı takvimine uygun bir şekilde yapılmışsa koruma süresi 2 yılı bulmaktadır. Ancak bu zaman zarfında, kuduz olan ya da olma ihtimali bulunan bir hayvanla temasa geçildiğinde yine de uzman hekime danışılması gerekmektedir. Bu tip vakalarda hekim tarafından kuduz bilgilendirme formu doldurulacaktır.

Kuduz aşısı, geçmişte göbekten ve 21 doz olarak yapılmakta iken günümüzde ise kasa uygulanan enjeksiyon sayesinde hem doz sayısı düşmüş hem de aşının yapıldığı bölge değişmiştir. Aşı genel olarak koldan kas içine enjeksiyonun uygulanması ile yapılmaktadır.

Kuduz aşısı enjeksiyon yöntemi kullanılarak, 4 doz olacak şekilde yapılmaktadır. Aşı, Sağlık Bakanlığı’nın yetkilendirdiği sağlık kurumlarında uygulanmaktadır. Her şehirde bu kurumların listesi değişiklik gösterdiği için, aşı yaptırmak isteyenlerin İl Sağlık Müdürlüklerinin resmi internet adreslerinde yer alan “kuduz aşısı uygulama merkezleri” listesine bakmaları gerekmektedir.

Kuduz aşısı, ısırma olayı meydana geldikten sonra derhal yapılmalıdır. Kuduz olma ihtimali olan bir hayvanla temasa giren kişilerin, hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları ve durumu ilgili sağlık personeline aktarmaları gerekmektedir.

Kuduz aşısının yan etkileri arasında ateş olduğu bilinmektedir.  Ancak aşı sonrasındaki yan etkiler en az seviyede kendilerini göstermektedir. Dolayısıyla kısa sürede kaybolmaktadır. Uzun süreli ve şiddetli ateşin görüldüğü durumlarda kısa süre içerisinde sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.