Kızıl Hastalığı

Kızıl hastalığı, beta bakterilerinin salgıladığı toksinlerin vücutta oluşturduğu bir bakteriyel enfeksiyon hastalığı olup temel iyileştiriciler antibiyotiklerdir.

Kızıl Hastalığı Nedir?

Kızıl hastalığı, A grubu beta hemolitik streptokoklar (AGBHS) adı verilen (halk arasında beta bakterisi yada mikrobu) bakterilerin salgıladığı pirojenik (eritrojenik) toksinin vücutta meydana getirdiği enfeksiyon hastalığıdır. Bu bakterilerden kaynaklanan daha bir çok enfeksiyon mevcuttur. Boğaz enfeksiyonu, bademcik iltihabı, cilt iltihabı, yılancık hastalığı, menenjit, zatürre gibi pek çok sistem ve organda hastalık meydana getirebilirler.

En çok 3-15 yaş grubundaki çocuklarda görülürler. Yetişkinlerde ve 3 yaştan küçük çocuklarda oldukça nadirdir. Kalabalık yerlerde kişiden kişiye bulaşarak salgınlara yol açabilir. Boğaz enfeksiyonunu takiben vücutta ortaya çıkan döküntülerle karakterizedir. 

Tedavisi antibiyotikle yapılan bir enfeksiyon hastalığıdır ve günümüzde tedavi ve tanı imkanlarının gelişmesinden ötürü korkulacak bir hastalık olma özelliğini kaybetmiştir.

Kızıl Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Kızıl belirtileri şunlardır:

  • Boğaz enfeksiyonu: Boğazda ağrı, bademciklerde kript adı verilen beyaz, gözle görülebilen çizgiler, koyu renk ve kıvamda balgam çıkarma, yutma güçlüğü, ağız kokusu
  • Döküntüler: Genelde boyundan başlayarak 24 saat içinde hızla tüm vücuda yayılan, ciltten pek kabarık olmayan, küçük, kırmızı kızıl hastalığı döküntüleridir. Deri yolunmuş kaz derisi gibi nokta nokta kırmızılıklarla kaplıdır. 
  • Pastia çizgileri: Özellikle vücudun katlantı yerlerinde (göbek, koltuk altı, dirsekler gibi) meydana gelen nokta nokta kırmızı döküntüler tipiktir. 2 ve ya 3 hafta içinde, başladıkları sırayla soyularak tamamen geçerler. En son el ve ayaklarda soyulma olur.
  • Dil belirtileri: Hastaların dili, hastalığın ilk aşamasında beyaz bir çilek gibi tamamıyla beyaz kaplı ve kırmızı noktacıklarla dolu görülür. İkinci aşamada ise, zemindeki beyazlık kaybolur, kırmızılaşır bu sefer üzerinde beyaz noktacıklar belirir (kırmızı çilek dili).
  • Ateş
  • Lenfadenopatiler: Lenf düğümlerinde (boğaz ve kafa civarındakiler) ağrılı şişlikler ortaya çıkabilir. Bu bakterilerle savaşmak için uğraşan savunma sisteminden kaynaklı oluşan doğal büyümelerdir, hastalıkla beraber iyileşir ve kaybolurlar.
  • İştahsızlık, halsizlik, bitkinlik, titreme

Kızıl bazı durumlarda oldukça nadir de olsa, zatürre, menenjit, apse gibi komplikasyonlara da yol açabilir bunların da ayrı belirtileri ortaya çıkabilir.

Kızıl Hastalığı Nedenleri Nelerdir? Nasıl Bulaşır?

Kızıl hastalığının nedeni hastalığa sebep olan bakterilerin (AGBHS) başka bir kişiden kişiye bulaşmasıdır. En temel bulaşma damlacık yolu ile olmaktadır. Yani boğazında ve burnunda bakterileri taşıyan kişilerin öksürmesi ve ya hapşırması, bir şekilde boğaz sıvılarını karşıdaki kişiye bulaştırmaları sonucu meydana gelir.

Ayrıca pek çok ateşli çocuk hastalığından farklı olarak gıda ile de bakterilerin alınması mümkündür. Bakteriyi taşıyan kişilerle ortak çatal-kaşık kullanımı, aynı tabaktan yemek yenmesi, ortak olarak özel eşyaların kullanılması da hastalığın bulaşmasına sebep olabilir.

Kızıl Hastalığı Teşhisi

Kızıl hastalığına teşhis koymak için hekim öncelikle tıbbi öyküyü ve şikayetleri dinleyecektir. Ardından boğazdan ve cilt döküntülerinden başlayarak fizik muayene yapacaktır. Tanı kafasında şekillendikten sonra kesinleştirmek için bazı testlere başvurabilir.

  • Boğaz kültürü: Boğazdan, bademciklerin arka kısmından ucu pamuklu uzun bir çubukla sürüntü örneği alınır ve bu laboratuvara gönderilir. Oldukça hızlı ve kolay bir testtir. Poliklinik koşullarında 2 dk içinde örnek almak mümkündür fakat sonucu laboratuvardan geç gelebilir. 
  • Hızlı antijen testi: Bu yeni geliştirilmiş test sayesinde kültür sonucu beklenmeden gün içinde hastalığa ait protein yapıları tanınarak teşhis konabilir. Boğaz kültürü gibi yine boğaza pamuklu bir çubuk sürülerek örnek alınmasıyla elde edilir.
  • Kan tahlili: Kan tahlilinde görülecek değerlerden en bilineni ASO olup, halk arasında bilindiğinin aksine aktif ve akut hastalığı göstermez. Hastalığın geçirilmesinden 2 hafta sonra yükselir. Genel olarak, daha önce geçirilmiş bir AGBHS enfeksiyonuna bağlı bir komplikasyon geliştiği düşünülüyorsa (ateşli romatizma, böbrek enfeksiyonu gibi) varlığı önem arz eden bir değerdir. Kan tahlilinde vücudun savunma hücreleri olan WBC’ler(beyaz kan hücresi) ve lökositlerde de artış izlenebilir, bu doğal bir durumdur.

Kızıl Hastalığı Tedavisi

Kızıl tedavisinin temelini antibiyotik tedavisi oluşturur. Çünkü bu bir bakteri hastalığıdır. Antibiyotiklerin yanında ateş ve boğaz ağrısı için hastalığın biraz daha rahat atlatılması amacıyla semptomatik tedavi de uygulanabilir. 

Kızıl aslında, kendi kendini sınırlayacak ve en geç 2 hafta içinde kaybolacak bir hastalıktır fakat aynı bakterinin vücudun farklı organlarında meydana getirebileceği bazı tablolar oldukça korkutucudur. Ateşli romatizma ve böbrek iltihabı oluştuktan sonra tedavisi zor yapılan ciddi hastalıklardır. Antibiyotik tedavisinin amacı asıl olarak bunların önüne geçmektir.

Maalesef kızıl için pek çok çocukluk çağı ateşli hastalığında var olan etkin bir aşı henüz geliştirilmiş değildir. Bundan dolayı, hastalıktan korunmak pek mümkün değildir, oluştuktan sonra tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Kızıl Hastalığı İlaçları 

Kızıl için kullanılacak ilaçların başında, antibiyotikler gelir. En sık kullanılan antibiyotik grubu penisilinlerdir. Penisilinler genelde kas içine enjeksiyonla tek dozda uygulanır fakat ağızdan da 10 gün boyunca düzenli alımla tedavi mümkündür. Eğer çocukta penisilin alerjisi varsa ve ya penisilin kullanılamıyorsa, makrolid grubu antibiyotikler (eritromisin, azitromisin gibi) kullanılabilir. Antibiyotiklerin ciddi yan etkilere yol açması beklenmez. Antibiyotik tedavisinin başlanmasından itibaren 24-48 saat içinde ciddi bir iyileşme görülür ve bulaştırıcılık ortadan kalkar. Çocuk okula ya da kreşe gidebilir, toplum içine karışabilir. Fakat yine de kendi konforu için istirahat etmesi önerilir.

Antibiyotik kullanımı, oldukça ciddiye alınması gereken bir tedavidir. Belirtiler genelde tedaviden sonra çok kısa sürede ortadan kalkar fakat antibiyotik tedavisi hekimin önerdiği süre boyunca aynı saatlerde ve düzenli saat aralıklarıyla alınmalıdır. İyileşme olduğunda bırakılması antibiyotiklerin tüm etkinliğini sıfırlar. 

Bunun yanı sıra, hastalığa bağlı meydana gelen ve rahatsızlığa yol açan belirtilerin geçici olarak ortadan kaldırılması için semptomatik tedavi de verilebilir. Ağrıları geçirmek ve ateşi düşürmek için sıklıkla şurup olarak tüketilen, hap formu da olan ilaçlar mevcuttur. Gerekli durumlarda alınarak hastalığın konforlu geçirilmesini sağlarlar, tedavi edici etkinlikleri yoktur.

Kızıl Hastalığı Tedavi Edilmezse

Kızıl tedavi edilmezse boğaz enfeksiyonu ve döküntüler kendiliğinden bir süre sonra geçecektir, herhangi bir iz bırakması beklenmez. Fakat kızılın antibiyotikle tedavi edilmemesi sonucu şu komplikasyonların gelişme olasılığı vardır:

  • Akut romatizmal ateş (ARA): A grubu Beta hemolitik streptokokların sebep olduğu boğaz enfeksiyonları sonucu gelişen, eklemlerde, kalpte, beyinde ve ciltte pek çok belirtiye sebep olabilen oldukça ciddi bir tablodur. 

Özellikle yol açtığı kalp enfeksiyonu sonucu, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma gibi belirtiler ortaya çıkabilir ve sonucunda kalp kapaklarında kalıcı bozukluklar oluşabilir. Ülkemizde en sık görülen kalp kapak hastalıkları romatizmal ateşe bağlı olanlardır.

Genelde hastalarda ortaya çıkışı artritle olur. Artrit, eklem iltihabı anlamına gelir. Çocuklarda özellikle el parmaklarında ve dizde yoğunlaşan eklem iltihapları, gezici özelliktedir. Vücutta rastgele diğer eklemlere geçiş yapabilir. Tuttuğu eklemde, kızarıklık, şişlik, ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan artrit tedavinin ardından herhangi bir hasar bırakmadan kaybolur.

Beyinde yaptığı etki ise, sydenham koresi adı verilen bir tablodur. Çocuklarda kontrol edilemeyen kas seyirmeleri, anlamsız tekrarlayan el hareketleri, motor yeteneklerde bozulma sonucu ayakkabı bağlayamamak, düğme ilikleyememek gibi belirtiler gelişmesi ve yürüyüşte ve dengede bozulmalara yol açabilir. 

Kızlarda daha sık ortaya çıkan bir belirtidir.

Oldukça korkutucu ve ciddi bir tablo olarak ortaya çıksa da akut romatizmal ateş, tedavi edilebilen ve önlenebilen bir hastalıktır. Hastalar çok uzun süreler (en az 5 yıl veya 21 yaşına gelene kadar hangisi daha uzunsa) sürekli penisilin tedavisi alırlar çünkü ARA, tekrar beta bakterisi bulaşması sonucu yeniden ortaya çıkabilir. Kore ve kalp bulgusu görülen hastaların tedavisinde aynı zamanda akut belirtileri bastırmak için kısa süreli steroid tedavilerine de başvurulabilir.

  • Glomerulonefrit: AGBHS’lara (beta bakterisi) bağlı olarak böbreğin fonksiyonel birimlerinde meydana gelen geçici iltihaplanma tablosudur. Ağır seyredebilir. En sık belirtileri kanlı idrar çıkarma ve yan ağrısıdır. ARA’dan farklı olarak glomerulonefrit tablosu maalesef boğaz enfeksiyonu için tedavi alan bireylerde de görülebilmektedir.

Kızıl Hastalığına Ne İyi Gelir?

Kızıla iyi gelen şeyler genel olarak şunlardır:

  • Antibiyotik tedavisini düzenli, vaktinde ve önerilen süre boyunca eksiksiz almak en önemli faktördür.
  • Hastaların tüm ateşli hastalıklarda olduğu gibi susuz kalmaması, sıvı açığını bol suyla kapatması gerekir.
  • Gerekli durumlarda ateş düşürücü-ağrı kesici ilaçlar belirtilere iyi gelir ve hafifletebilir.
  • İstirahat etmek, iyi beslenmek gibi genel önlemler bakteri ile savaşan vücuda destek olur ve olumludur.
  • Ilık çorba, bitki çayı gibi içecekler içmek boğaz ağrılarına iyi gelebilir, düşünüldüğünün aksine soğuk gıdalar tüketmek de boğazdaki bakterilerin hareketlerini ve çoğalmalarını yavaşlatarak hastalığa iyi gelir.

Kızıl Hastalığına Ne İyi Gelmez?

  • Antibiyotik tedavisi almamak, hekime görünmemek ve kendi kendine hastalığın geçmesini beklemek
  • Yeteri kadar su içmemek, su yerine başka sıvılar tüketmek
  • Aşırı fiziksel aktivitede bulunmak ve yorulmak
  • Aşırı sıcak gıdalar tüketmek
  • Terlemenin iyi geleceği düşüncesiyle kat kat örtünmek ve aşırı kalın giyinmek

Gebelikte Kızıl Hastalığı

Gebelikte kızıl hastalığı görülebilecek bir hastalıktır fakat genelde yetişkinlikte ve ergenlik çağında oldukça nadirdir. Gebelerde kızıl belirtileri döküntüler, ateş, halsizlik, yorgunluk, bölgesel lenf bezlerinde şişmeler, boğaz ağrısı, boğazda iltihaplı-paslı görünümle kendini ortaya koyar.

Tedavi de gebelerde aynıdır. Penisilin grubu antibiyotikler anne adayları için B kategorisindedir, yani bilinen bir zararları yoktur, gerekli durumlarda kullanılabilirler, bebekte hasar oluşturmaları beklenmez. 

Bebeklerde Kızıl Hastalığı

Bebeklerde kızıl hastalığı çok nadir görülür. 3 yaşa kadar çocuklarda, döküntülü ve ateşli hastalıklara ve boğaz enfeksiyonlarına yol açma konusunda en etkin mikroorganizmalar virüslerdir. Bakteriler genelde çocukların sosyal ortamlara (kreş, okul gibi) girmelerinin ardından izlenmeye başlar. 

Yine de ortaya çıkması durumunda mutlaka penisilinle tedavi edilmesi gereken bir enfeksiyondur. Bebeklerin savunma sistemi çok daha zayıf olacağından komplikasyonlara gitme olasılığı artar, gerekirse hastanede yatarak enfeksiyonun iyileştirilmesi gerekir.

Kızıl Hastalığı Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilmeli?

Kızıl genelde 3-15 yaş arası çocuklarda görülür. Bu sebepten hastalıkla Pediatri bölümünün ilgilenmesi normaldir. Bunun yanı sıra, kulak-burun-boğaz bölümü ve enfeksiyon hastalıkları bölümü de hastalığın tedavisinde yetkindir.

Boğaz enfeksiyonundan sonra 24-36 saat içinde aniden döküntüler ve vücudun çeşitli yerlerinde noktalanmalar ortaya çıktıysa vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekir. Kendiliğinden geçmesinin beklendiği durumlarda, ateşli romatizma hastalığı meydana gelebilir, bu açıdan hastalığın erken evresinde tedavi almak önemlidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Kızıl ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kızıl hastalığı tedavi alındığı takdirde, 24-48 saat içinde oldukça geriler ve 2-3 günde tamamen iyileşir fakat antibiyotik tedavisi alınmazsa 2-3 hafta kadar sürebilir ve kulağa, akciğerlere, beyin zarlarına ve daha pek çok organa yayılarak komplikasyon oluşturma ihtimali artar. Ayrıca akut romatizmal ateşe de yol açmaları mümkündür, bu oldukça ciddi ve kalıcı hasarlar bırakabilen bir hastalıktır. Bu açıdan mutlaka antibiyotikle tedavi edilmesi gerekir.

Kızıl hastalığı bulaşıcıdır. Hatta tek oluşma yolu bir yerden ve ya bir kişiden bulaşmasıdır. En sık bulaşı ise damlacık yolu ile yapar. Bakteriyi taşıyan kişilerin çeşitli burun ve boğaz salgılarının sağlıklı kişilere geçmesi ile bulaşır. Ayrıca aynı kaptan yemek yemek, ortak diş fırçası, bardak vs kullanmak, öpüşmek gibi yollarla da geçişi mümkündür.