Keratokonus

Keratokonus, kornea yapısının bozulup korneanın şekil değiştirmesi durumudur. Tedavisinde gözlük, lens ve cerrahi operasyonlar tercih edilmektedir.

Keratokonus Nedir?

Keratokonus (kronik kornea), korneanın yapısının bozulup ileri doğru sivrileşerek, koni şeklini almasına denilmektedir. Kornea, gözün en dış kısmında bulunan damar içermeyen şeffaf bir yapıdır. Korneanın arkasında iris isimli göze rengini veren yapı bulunmaktadır. Kornea irisin üzerindeki şeffaf kısımdır ve limbus denilen çizgiden sonra gözümüzün beyaz renkli olarak görünen kısmı olan sklera olarak devam etmektedir.

Kornea saydam, lenf veya kan damarı içermeyen, kırıcı özelliği olan gözün önemli bir katmanıdır. Korneanın önemli iki görevi olmaktadır. Bunlardan biri gözün içerisindeki yapıları korumaktır. Kornea gözün en dış tabakası olduğu için hem göz içi yapıları bir arada tutar hemde dışarı ile etkileşimde ilk karşılaşacak yapıdır. İkinci görevi ise dışarıdan gelen ışığı kırarak gözün iç kısmında bulunan retina isimli kısıma uygun şekilde düşmesini sağlamaktadır. Eğer kırma özelliği hasarlı olursa görüntü retina da uygun odağa düşemez ve görüntü net bir şekilde algılanamaz. Bu kırıcılığı sağlayan gözün, başka katmanları da bulunmaktadır. Fakat bu kırıcılığı en yüksek yapı korneadır. 

Keratokonus hastalığı, genellikle gençleri etkileyen bir hastalıktır. Ergenlik döneminde başlar, yavaş yavaş ilerler ve bazı dönemlerde de kendiliğinden durur. Sıklıkla iki gözde de görülmesine rağmen bir göz diğerinden daha fazla etkilenmiş olabilmektedir. Kornea incelmiştir ve koni gibi ileri doğru sivrilmiştir. Bu durum beraberinde astigmat ve miyop (uzağı görememe) hastalığını da getirmiş olur. Çünkü korneanın yapısı bozulduğu için kırıcılık etkilenmiştir. 

Keratokonus Belirtileri Nelerdir?

Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle keratokonus hastalığını tanısı erkenden konulabilmektedir. Kadınlarda ve erkeklerde hemen hemen eşit oranlarda görülen bu hastalığın belirtileri incelenecek olursa; 

  • Görme bulanıklığı
  • Gözlük numarasının sürekli değişmesi
  • Gözlüğe rağmen görmede azalma
  • Baş ağrısı
  • Korneanın göz bebeğinin çevresinde sarı- yeşil renkli olması (fleischer halkası)
  • Işığa karşı gözlerde hassasiyet olması (fotofobi)
  • Göz aşağı doğru baktığında korneadaki sivrilik alt göz kapağında kıvrılma oluşturarak V şeklinde görülmesine neden olur
  • Alerjik konjonktivit bu hastalarda sıklıkla görüldüğü için kaşıntı hissinden dolayı gözlerini sık sık ovalamak
  • Çift görme
  • Gözde ağrı

Keratokonus Nedenleri Nelerdir?

Keratokonus hastalığının nedeni hala tam olarak aydınlatılamamıştır. Fakat çevreye, genetiğe ve hormonlara bağlı olarak oluştuğu düşünülmektedir.

  • Kontakt lens kullanımı
  • Gözü sık sık ovuşturma
  • Uzun süre göze baskı oluşturacak hareketlerde bulunmak
  • Down Sendromu, Mitral Kapak Prolapsusu, Ehler Danlos, Marfan Sendromu ve Osteogenezis İmperfekta gibi genetik hastalıklara sıklıkla eşlik etmektedir.
  • Hastanın alerjik bir bünyeye sahip olması
  • Ailesinde keratokonus hastalığı olan bir bireyin bulunması
  • Gebelik döneminde hormon değişikliği var olan gizli keratokonusu aktifleştirebilmektedir.
  • Ultraviyole ışınların oksidatif stresi artırmasıyla oluşturabilmektedir.
  • Gen mutasyonları varlığı

Keratokonus Teşhisi

Keratokonus hastalığı olan kişilerde geç evrelerde korneanın şekli belirgin olarak değiştiği için tanısı kolay olmaktadır. Fakat erken evrelerde biraz daha zor yakalanmaktadır. O yüzden gelen hastanın şikayetlerini ayrıntılı bir şekilde anlatması, hekimin ayrıntılı bir şekilde sorgulaması erken tanı ve tedavi için son derece önemlidir.

  • Hastanın sık sık muayeneye gelmesi, verilen gözlükle rahat görememesi, her muayene de farklı derece çıkması akla keratokonus hastalığını getirmektedir.
  • Retinoskopi ile bakıldığında makaslanma refleksi olması keratokonus lehine düşündürmektedir. Retinoskopi denilen cihaz; hastanın gözüne ışık tutmayı sağlayan ve o ışığın yansımasının da görüldüğü bir alettir. Keratokonus hastalığında da retinoskopi cihazıyla bakıldığında makas şeklinde refle (görüntü) olduğu görülmektedir. Bu makaslanma refleksi keratokonus da görülen bir durumdur.
  • Fleischer halkası, keratokonus hastalığında görülen muayene bulgularındandır. Fleischer halkası, göz bebeğinin etrafında bulunan korneanın sarı, yeşil veya kahverengi olmasıdır. Sıklıkla Wilson hastalığında vücutta demir birikimine bağlı olarak görülen bu bulgu, keratokonuslu hastalarda demirin gözün epitel dokusunda birikimiyle oluşur.
  • Kontakt lens kullanımına bağlı oluşan keratokonuslarda korneanın katmanlarında hasar oluşur. Sonra göz oluşan bu hasarı tamir etmek için uğraşması ile kornea da siyah renkli kısımlar görülebilmektedir.
  • Munson dediğimiz muayene sonucu elde edilen bulgu da keratokonus hastalığını akla getirmektedir. Hasta, aşağı doğru baktığında kornea sivri olduğu için çıkıntı yapar ve alt göz kapağı V şeklini alır.
  • Eğer hastanın beraberinde Down, Ehler Danlos veya Mitral Kapak Prolapsusu gibi hastalığı varsa keratokonus hastalığından direk şüphelenilmektedir. Eğer hasta tanı almadıysa hemen genetik incelemesi yapılması gerekmektedir.
  • Kornea da çok ciddi incelmelerin oluştuğunun görülmesi de bu hastalığı akla getirmektedir. Zaten hastalığın temelinde korneanın etrafındaki kısımların incelip koni şeklini alması vardır.

Keratokonus Tedavisi

Keratokonus tedavisine başlanırken hangi evrede tanı almış çok önemlidir. Eğer sadece kişi de gözlüksüz net görememe sıkıntısı varsa astigmat ve uzağı göremediği için gözlük verilir. Keratokonus gözlük sayesinde görememe sıkıntısı düzeltilir ve takip edilir.

Kişi eğer gözlük kullanmak istemiyorsa korneanın koni şekline uygun kontakt lensler bulunmaktadır. Keratokonus lenslerinin hastalığın ilerlemesini engelleyici bir özelliği yoktur. Fakat hastanın konforlu bir şekilde net görmesini sağlar.

Eğer gözlük veya lens hastanın görmesini düzeltemiyorsa ameliyat düşünülür. Keratokonuslu hastalarda kornea da bulunan kollajen isimli lifler az olduğu için kollajen çapraz bağ tedavisi denilen uygulamayla göz tedavi edilebilmektedir. 

Keratokonus hastalığı, korneanın şekil bozukluğundan kaynaklandığı için kornea yüzeyini düzeltmek için kornea içi halkalar kullanılabilmektedir. Amaç korneanın koni şekline neden olan sivri yerini düzeltmektir.

Tüm tedavilere rağmen hala hastalık düzelmiyorsa keratoplasti denilen keratokonus kornea nakli hastalara uygulanır. 

Keratokonus Tedavi Edilmezse

Keratokonus mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çünkü hastalık ilerledikçe körlüğe yol açabilecek bir durumdur. Hastalığın başlarında gözde yapısal değişikliğe yol açmadığı için gözlük veya lenslerle tedavi edilmeye çalışılır. Eğer hastalık ilerlemiyorsa hasta görmede sıkıntı yaşamıyordur. Fakat gözlük ve lenslere rağmen görme hala düzelmediyse durum ciddidir. Korneanın bağ dokusu incelip zayıfladıkça arada çatlaklar oluşur ve sıvı toplar. Kişinin görmesi azalır ve beyaz bir leke görmeye başlarlar. 

Kornea dokusu eğer farkına varılmazsa incelmeye devam edebilir. Böyle durumlarda hastanın keratoplasti yani kornea naklinden başka tedavi seçeneği kalmayabilir. Bu yüzden erken tanı ve tedavi keratokonus için önemlidir.

Keratokonusa Ne İyi Gelmez?

Keratokonus hastaları nelere dikkat etmeli? Bu önemli bir sorudur. Keratokonus hastalığına korneanın incelmesi neden olduğu için sık sık gözleri ovuşturmak gözlere zarar vermektedir. Çünkü gözü ovaladıkça kornea daha fazla inceldiği için hastalığın ilerlemesine neden olmaktadır. Bu yüzden alerjik bir hastalığınız varsa mutlaka ilacınızı kullanmanız önemlidir. Alerjik hastalıklar gözlerde de kaşınma yapar kişi dayanamayıp kaşıyabilir. 

Eğer lens kullanacaksanız doktorunuza danışmadan gözünüze uygun lensi almazsanız korneada ki tahribat artar ve hastalığın ilerlemesini artırır. 

Göz kuruluğu yapacak bilgisayara uzun süre bakma gibi aktiviteler azaltılmalıdır. Çünkü göz kuruluğu da korneayı etkileyebileceği için zarar verebilmektedir.  

Keratokonus Ameliyatı

Keratokonusun yol açtığı görme bozukluğu gözlük veya lens ile tedavi edilemiyorsa ameliyat gerekebilmektedir.

  • İlerleyici tipte keratokonusu olan hastalarda kullanılan tedavi yöntemlerden biri kollajen çapraz bağlamadır (Cross Linking). Bu hastalığın yaşlılarda daha az görülme sebebi kollajenin yoğun olmasıdır. Gençlerde ise metabolizma hızı yüksek olduğu için serbest radikal oluşumu fazladır. Lifler arasındaki çapraz bağlar pek yeterli değildir. Bu çapraz bağları artırarak hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve hatta durdurulabilir. Korneanın sabit kalması sağlanır ve kornea nakline ihtiyaç azalmış olur. Öncelikle bölgesel olarak uyuşturulur ve kornea üzerindeki epitel dediğimiz örtü soyulur. Riboflavin damlatılır ve UV ışın verilir. Ameliyat sonrası üç günde epitel denilen örtü kendini onarır. Bu onarım gerçekleşene kadar hasta ışığa karşı hassasiyeti ve ağrısı olabilir. Bu dönemi rahat atlatabilmesi için anestezik damlalar verilir. Bir ay boyunca bulanık görme olabilir. Hastalığın ilerlemesi böylece durdurulmuş olur. Eğer görme sıkıntısı yaşıyorsa hastaya gözlük veya lens verilir. Gebe kişilere, kornea da hasarı olan hastalara, romatoid artrit gibi korneada erime oluşturabilen hastalıkları olan kişilere bu tedavi yöntemi uygun olmamaktadır.
  • İntrakorneal Halka denilen kornea içerisine halka yerleştirme kullanılan bir diğer yöntemdir. Bu yöntemle eklenen halka korneanın sivriliğini azaltmaya yöneliktir. Bu ameliyat öncesi iki hafta kontakt lens kullanılmamalıdır. Keratokonus için halka  yerleştirme sonrası kızarma, yaşarma, ışığa hassasiyet gibi durumlar oluşabilmektedir. Korneanın yapısını bozan bir ameliyat değildir gerektiğinde bu halka çıkarılabilmektedir. İmmün yetmezliği olan hastalara, gebelere-emziren hastalara ve görme netliğinin çok iyi olacağını düşünen hastalara uygulanmamaktadır.
  • Eğer hastanın korneasında hasar varsa ve diğer tedavi yöntemlerine cevap yoksa keratoplasti yani kornea nakli tedavisi gerekebilmektedir. Ancak keratoplasti de alınacak doku ile alıcının uyumu çok önemlidir. Cerrahi sonrası doku reddi görülebilmektedir. Bu cerrahinin çeşitli tipleri bulunmaktadır:
    • Penetran Keratoplasti: Penetran keratoplastide korneanın tüm katmanları çıkarılarak donör (verici) korneasının tüm katmanları göze nakledilir. Gözde sık sık hidrops (su toplama) atakları oluyorsa, kişi lens kullanamıyorsa, kornea merkezinde siyah noktalanmalar oluştuysa bu yöntem uygulanır. Yalnız uzun süre steroid kullanımına bağlı hastada katarakt ve glokom gibi hastalıklar oluşabilmektedir. 
    • Derin Anterior (ön) Lameller Keratoplasti: Bu yöntemde ise korneanın tamamının nakili yerine iki tabaka haricindeki katmanların nakli yapılmaktadır. Bu yöntemde steroid kullanımına bağlı katarakt ve glokom riski daha azdır. Bu yöntemle hastanın gözündeki iyileşme daha hızlı olur ve hastanın takibi daha kolay yapılmaktadır. 
    • Kondaktif Keratoplasti: Isı etkisiyle kornea sivriliği düzeltilmeye çalışılır. Ancak tedavi sonrası korneadaki şekil bozukluğu tekrarlayabilmektedir.

Gebelikte Keratokonus

Keratokonusun oluşumu üzerinde hormonlarında etkisi olduğu düşünülmektedir. Hormon dengelerinin değiştiği bir dönem olan gebelikte bu hastalığın oluşumunu etkileyebilmektedir. Eğer hastanın keratokonus hastalığı daha başlangıç evrelerindeyse ve tanı konulmadıysa bu hormon değişiklikleri hastalığın ilerlemesine yol açar. Hamilelik esnasında kollajen çapraz bağ tedavisi, keratoplasti ve kornea içi halkalar uygun olmamaktadır. Gözlük tedavisi verilebilmektedir.

Keratokonus için Hangi Doktora Gidilmeli?

Keratokonus hastalığı genellikle genç yaşlarda kendini göstermektedir. Sıklıkla gözlük kullananlar göz numara kontrolü için rutin Göz Hastalıkları Uzmanına gittiklerinde derecelerinin devamlı arttığını ve verilen gözlükle bile iyi göremediklerini fark ederler. Bu durumu hep aynı hekime kontrol için gidiyorlarsa hekimi fark eder. 

Fakat kontrole düzensiz ve farklı hekimlere gidiliyorsa derecenizin çok sık artması aklınıza bu hastalığı getirmeli ve hemen Göz Hastalıkları Uzmanınıza bu durumu belirtmelisiniz. 

Eğer gözünüzü, burnunuzu sık kaşıyor, hapşırıyorsanız alerjiniz olabilir. Öncelikle bu durum için Alerji Hastalıkları Uzmanına görünmelisiniz. Alerji tanısı alırsanız ve gözlerinizi de sık ovuşturuyorsanız göz hastalıkları bölümüne mutlaka kontrol için gitmelisiniz.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Keratokonus ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Keratokonus hastalığı korneayı etkileyen, şeklinin bozulmasına neden olan bir hastalıktır. Dolayısıyla ilerleme halinde görme kaybına da yol açabilir. Görme bozukluğunun derecesine göre verilen puanlamaya bakılarak özürlü raporunun alınabilirliği görülebilmektedir.

Ehliyet alabilmek için gözün görme derecesi çok önemlidir. Göz hekimi görme derecenize bakar. Gözlük ve lens ile görebiliyorsanız takmak koşuluyla verilebilir. 

Keratokonus hastaları başlangıç evrensindeyse gözlük ve lens ile görmeleri sağlanabilir. Fakat gözlük ve lens yetersiz kalıyorsa çapraz bağ doku tedavisi, kornea içi halka kullanımı veya keratoplasti uygulanarak hastanın görmesi sağlanır.

Keratokonus hastalığı korneanın incelmesiyle oluşan bir hastalık olduğu için eğer erken tanı ve tedavisi yapılmazsa ilerleyebilir. Eğer çok ilerlediyse ve tedavi uygulanamayacak boyutta ise körlüğe neden olabilir.

Keratokonus hastalığı kişinin görme derecesini etkileyen bir hastalıktır. Polis olma şartlarına uymamaktadır. Bu yüzden keratokonus hastalığının varlığı polis olmaya engel olmaktadır.