evim.com

Kemik İliği Biyopsisi Nedir?

Kemik iliği biyopsisi, kemiklerin arasında bulunan kemik iliğinden doku örneği alınması işlemidir.

Kemik iliği biyopsisi, bazı kemiklerin ortasında süngerimsi doku olarak bulunan kemik iliğinden, doku örneği alınması için uygulanan tıbbi bir prosedürdür. Bu örnekler lösemi (kan kanseri), lenfoma (lenf kanseri) gibi kan ve kemik iliği hastalıklarını, açıklanamayan anemi veya kanamanın nedenlerini ve bazı genetik durumları teşhis etmek için kullanılır.

Kemik iliği aspirasyonu ve kemik iliği biyopsisi her ne kadar benzer işlemler içerse de aynı anda yapılabilen iki farklı prosedürdür. Kan hücrelerinin tipleri ve oranları ile kemik iliği yapısı hakkında bilgi sağlamanın yanı sıra, elde edilen numune üzerinde uygulanan özel testlerle, anormal hücreleri daha fazla tanımlamak ve alt tiplerini bulmak için de kullanılabilirler.

Kemik İliği Biyopsisi Nereden Yapılır?

Kemik iliği biyopsisinde kemik iliği almak için en sık kullanılan bölge, ilium (üç bölümden oluşan kalça kemiği) olarak bilinen pelvik kemiktir. Çoğu kişide bu kemiğin bir kısmına sırtın altından kolayca erişilebilir ve genellikle omurganın her iki yanındaki sığ çukurlar, numunenin alınacağı bölgedir.

 Bunun yanında kemik iliği alınabilecek diğer alanlar ise, göğsün önündeki sternum’dur (göğüs kemiği) ve kasık yakınındaki pelvik kemiğin ön yüzüdür. Bununla birlikte, sternumdan yalnızca aspirasyon ile örnekleme yapılabilirken bu uygulama 12 yaşından büyük bireylerde yapılır. Ve genelde bu bölge son çare olarak kabul edilir, çünkü göğüs kemiği incedir ve alttaki yumuşak dokulara girme riski vardır. 

Tibia (incik kemiği) yalnızca 1 yaşından küçük bebeklerde örneklenir, çünkü bebeklerin kemiklerinden yeterli kemik iliği hücresi örneği alınamamaktadır. 

Kemik İliği Biyopsisi Neden Yapılır?

Kemik iliği biyopsisi, anemi (kansızlık), polisitemi (kırmızı küre sayısının artması), lökopeni (akyuvar yani beyaz kan hücresi sayısının azalması), lökositoz (akyuvar, lökosit sayısının normal değerlerin üzerine çıkması), trombositopeni (pıhtılaşmayı sağlayan parçacıklarının normalden daha az sayıda bulunması) veya trombositoz (trombositlerin yüksek olması) nedenlerini ortaya çıkarmak için yapılmaktadır.

 Bunların haricinde nedeni bilinmeyen ateş, anormal kanama veya kan pıhtılaşması, kemik iliği kanserleri, bazı kanserlerin kemik iliğine yayılıp yayılmadığını görmek için de uygulanabilir. Ayrıca bir kanser veya kemik iliği hastalığının ilerlemesini takip etmek, tedavi sürecini veya tedavi sonuçlarını izlemek, aşırı demir yükü durumlarını değerlendirmek, demir seviyelerini izlemek, kök hücre bozukluklarını ve bazı nadir genetik sendromları tanımlamak üzere de yapılabilmektedir.

Bir uzman tarafından kemik iliği örneği incelenerek, bir tür kan hücresinden çok fazla üretilip üretilmediği veya kemik iliğinin, bu hücrelerin normal üretimini engelleyen tümör (kitle) veya fibroz (bağ dokusuna dönüşüm) içerip içermediği belirlenebilir. Elde edilen bulgular, bazı tanıların konulmasında sıfırdan yardımcı olabilir. Bu tanılar arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Lösemi (kan kanseri)
  • Lenfoma (lenf kanseri)
  • Multiple miyelom (kemik iliği kanseri)
  • Metastatik kanser (4. Evre kanser)
  • Miyelodisplastik sendromlar (kemik iliği bozukluğu)
  • Miyelofibroz (kan hücresi üretimini bozan kanser)
  • Aplastik anemi (yeterli kan üretilememesi)
  • Polisitemia Vera (fazla akyuvar üretilmesi)
  • Kalıtsal hemokromatozis (kalıtsal aşırı demir yükü)
  • Enfeksiyonlar
  • Nörofibromatozis (deri ve sinirlerde doku bozukluğu) 

Kemik İliği Biyopsisi Riskleri

Herhangi bir tıbbi testte olduğu gibi, bu biyopsi de potansiyel riskler içermektedir. Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisinin en yaygın yan etkisi kanamadır, ancak bu nadir olarak görülmektedir.

Bir kişinin trombosit sayısı düşükse bu durumun ortaya çıkması daha olasıdır ve bu durumda, teşhisin faydaları yine de olası risklerden ağır basabilmektedir.   Özellikle beyaz kan hücrelerinin sayısının azalması nedeniyle enfeksiyon riski daha yüksek olan kişilerde enfeksiyon ortaya çıkabilir. 

Bazı kişilerde ise işlem sonrası kalıcı ağrı da olabilir ve bununla birlikte işlem öncesi tam kan sayımı kontrol edilerek bu riskler azaltılabilir.  Ayrıca sternuma (göğüs kemiğin) bölgesinden aspirasyon işlemi yapıldığında, akciğer ve kalbe yakın bir bölge olduğu için bu organlarda küçük bir hasar riski oluşabilir.

Ayrıca kişiyi uygulanan sedasyon ilaçları yüksek dozda ise küçük bir yan etki riski veya alerjik reaksiyon riski de oluşturabilir.

Kemik İliği Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Kemik iliği biyopsisi öncesi, öncelikle işlem yapılacak kişinin, kendisinde veya ailesinde kanama bozukluğu hastalık öyküsü olup olmadığının araştırması yapılır. Bunun yanında lokal anesteziye, latekse (sentetik madde) veya herhangi bir başka alerjisi olup olmadığının bilinmesi de gerekir.

İşlem öncesi yaklaşık 6 saat önce bir şey yenmemeli ve içmemelidir. Ayrıca kişinin hamile olup olmadığı veya hamile olma ihtimalinin olup olmadığı da önemlidir.

 Kemik iliği testinden önce kan sulandırıcılar, steroid olmayan antienflamatuar (mikropsuz iltihabı baskılayan ağrı kesiciler) ilaçlar ve takviyelere, önerilen bir süreyle ara verilmesi gerekebilir. Çünkü kan sulandırıcı ilaçlar, vitaminler ve diyet takviyeleri de kanama riskini artırabilir. Bazı ilaçların testten bir hafta veya daha uzun süre önce kesilmesi gerekebileceği unutulmamalıdır.

Kemik iliği biyopsisi genel olarak dahiliyeciler, hematologlar, onkologlar ve nakil uzmanları tarafından yapılmaktadır.

Prosedür Sırasında

Genellikle lokal anestezi ile yapılan, kemik iliği biyopsisi genel anestezi ile de uygulanabilir, bu kişinin durumu ve isteğine göre değişebilen bir durumdur.  Kişi anestezi yapıldıktan sonra yaşamsal belirtilerinin (kalp atış hızı, kan basıncı ve ateş) kontrolünün sağlanmasının ardından uygulama odasına alınarak, biyopsi alınacak yere bağlı olarak yanı, sırtı veya karnı üzerine yatırılır. Şayet kalça biyopsisi yapılacaksa, aspirasyon ve biyopsi olarak iki prosedür şeklinde yapılır ve genellikle bu işlemlerde posterior iliak krest (kalçanın arkası) önden daha sık kullanılır. Yani bu bölge, kemik iliği muayenesinde en sık kullanılan bölgedir.

İşlem için önce biyopsi yapılacak bölge dezenfektan ile temizlenerek steril örtü ile kapatılır. Şayet lokal anestezi ile yapılacaksa derinin yüzeyi lokal olarak bir enjeksiyon ile uyuşturulur. Önce küçük bir kesi ile açılan cilde, içi boş bir iğne yerleştirilir ve bu iğnede sonradan çıkarılmak üzere trokar (dahili bir çubuk) bulunur. Bu işlemden sonra öncelikle aspirasyon yapılır ve genellikle prosedürün en ağrılı kısmı budur. Trokar çıkarıldıktan sonra iğneye bir şırınga takılarak sıvı çekilir ve bu sadece birkaç saniye süren bir işlemdir. Bunun yanında şayet numunede yeterli sıvı yoksa başka bir bölgeden başka bir numune daha alınması gerekebilir.

Kemik iliği biyopsi ile şayet kemik iliğinin çekirdek katmanından bir örnek alınması gerekiyorsa, kemiğe bir bükme hareketiyle daha kalın bir iğne sokulur.  Son olarak işlem tamamlandığında iğne çıkarılır ve olası bir kanamayı durdurmak için bölgeye baskı uygulanır. Alan daha sonra antiseptik bir örtü ile kapatılır ve kişinin 10 ila 15 dakika uzanması gerekir. 

Kemik iliği Aspirasyonu Sonrası Bakım

Kemik iliği aspirasyonu sonrası bakım için biyopsi bölgesi iki gün kuru ve kapalı tutulmalıdır ve genellikle biyopsi uygulanan yere pansuman yapılması önerilir. Test tamamlanır tamamlanmaz normal diyet ve aktivitelerin çoğuna devam edilebilmektedir. Bununla birlikte, biyopsiden sonraki ilk 2 gün aşırı aktiviteden veya ağır kaldırmaktan kaçınmak önemlidir. Bunun yanında kişinin aldığı kan sulandırıcı ilaçlara ve takviyelere ne zaman devam edileceği konusunda uzmanından bilgi alması gerekir.

Kemik İliği Aspirasyonu ve Biyopsisi Farkı

Kemik iliği aspirasyonu, kemiğe yerleştirilen bir iğne aracılığıyla az miktarda kemik iliği sıvısı ve hücrenin alınması işlemidir. Alınan kemik iliği sıvısı ve hücreleri, kemik iliğindeki herhangi bir kan hücresiyle ilgili sorunlar için kontrol edilir. Kemik iliği biyopsisi ise, mikroskop altında incelemek için kemik iliğinin kendisinin alınmasıdır. Genellikle önce aspirasyon (sıvı alma), ardından biyopsi yapılır.  Çünkü aspirasyon sonuçlarında alınan sıvı, kemik iliği örneğinin değerlendirilmesi esnasında bazı koşulların hakkında bilgi sağlayabilir. Bu koşullar arasında şunlar bulunmaktadır;

  • Her bir kan hücresi türünün sayısı
  • Hücre türünün oranı 
  • Miyeloid (normal olgunlaşma süreci) 
  • Eritroid (karbondioksit ve oksijen taşıyan kan hücreleri) oranı
  • Hücrelerin olgunluğu
  • Lösemi hücreleri gibi anormal hücrelerin varlığı
  • Tümör hücreleri gibi anormal hücrelerin varlığı

Kemik iliği biyopsi sonuçları ile kan hücrelerinin sayısı ve türleri incelenmektedir, aynı zamanda kemik iliğinin yapısı hakkında da önemli bilgiler verir. Kemik iliği yapısı ile ilgili sağladığı bilgiler şu şekilde sıralanabilir;

  • Beyaz kan hücrelerinin sayısı ve türleri
  • Kırmızı kan hücrelerinin sayısı ve türleri
  • Trombositlerin sayısı ve türleri 
  • Yağ gibi diğer kemik iliği bileşenlerine göre kan hücrelerinin sayısı
  • Kemik iliğinde kanser veya enfeksiyon gibi anormal bir şey olup olmadığı
  • Kemik iliği stroması (kloroplastın içinde renksiz ara madde)durumu
  • Fibroz (bağ dokusu) gibi değişikliklerde
  • Kemikte osteoporoz gibi değişikliklerin varlığında

Bununla birlikte incelenen numunelere ek olarak olası tanıya bağlı olarak özel testler de yapılabilir. Bu testler arasında şunlar bulunmaktadır;

  • Sitokimya (hücre biyolojisi)
  • Kromozom analizi
  • Moleküler test
  • Lenfoma ve miyelom gibi tanı ve evre lösemi testleri

 Ayrıca belirli virüsleri, bakterileri ve mantarları aramak için kültürler ve aşırı demir yüklenmesini belirlemek için leke testleri yapılabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Kemik İliği Biyopsisi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Özellikle kemik iliği aspirasyonu keskin ama kısa ağrıya neden olabileceğinden dolayı çoğu kişi yalnızca lokal anestezi tercih etmektedir. İşlem sırasında bireyler tamamen uyanıktır, ancak ağrıyı azaltmak için aspirasyon ve biyopsi bölgesi uyuşturulur. Anestezik, aspirasyon veya biyopsi bölgesinde cilt uyuşturduğunda keskin bir batma ve yanma hissedilir. İğne kemiğe girdiğinde bir çıtırtı sesi duyulabilirken, biraz baskı ve ağrı hissedebilir. Bunun yanında bir aspirasyon işlemi sırasında, numune alınırken hızlı ve şiddetli bir ağrı hissedebilir. Ayrıca biyopsi bölgesi, biyopsiden birkaç gün sonra sert veya ağrılı olabilir. Hatta biyopsi veya aspirasyon uygulanan bölgelerde çürük olabilir. Ancak endişelenmeye gerek olmayan geçici ve doğal bir durumdur.

Kemik iliğinden alınan numuneler patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenmektedir. Bazı sonuçlar biyopsinden kısa bir süre sonra alınabilirken bazılarının sonuçlarını almak daha uzun sürebilir. Örneğin, kromozom çalışmaları üzerinde yapılan testlerin sonuçları iki hafta veya daha uzun sürebilir. Çünkü bu testte bir düzineden fazla hücre türü değerlendirilmesi yapılırken, elde edilecek sonuçlar, büyük ölçüde yaşa bağlı olarak değişebilen referans aralıklarıyla karşılaştırılır. 

Kemik iliği aspirasyonu ve kemik iliği biyopsisi işleminden sonra genellikle biraz rahatsızlık duyulabilir. İşlemden sonra, enjeksiyon bölgesinde sertlik veya ağrı hissedebilirken, bu genellikle birkaç gün içinde geçmektedir. Fakat her ne kadar nadir olsa da enjeksiyon bölgesi çevresinde uzun süreli ağrı veya rahatsızlık, bölgede kızarıklık, şişme veya aşırı kanama ve ateş gibi ciddi semptomlar görülebilir. Bu semptomlar fark edildiğinde acil olarak uzmanına danışılması tavsiye edilmektedir.

Kemik iliği aspirasyonu veya biyopsisinde, her iki işlemde de örneklerin toplanma süreci benzerdir. Ancak kemik iliği donörü olacak kişinin sağlıklı bireyler olması gerektiğinden dolayı, ilik örneği alınmadan önce fiziki muayeneden geçmesi gerekir. Yapılan muayenenin ardından gerekli görülen kan testlerini yaptırırlar. Ve bu prosedür genel anestezi altında yapılır. Çünkü bazı durumlarda alıcı ile uyumlu olunup olunmadığını tespit edebilmek için steril koşullar altında daha büyük miktarda kemik iliği elde edilmesi gerekebilir. Eğer ilik uyumlu ise, alınan kemik iliği örneği daha sonra işlenir, süzülür ve bir damar yoluyla nakil alıcısına verilir.

Kemik iliği biyopsisi ile örnek ilik, öncelikle hücreleri kendi doğal şartlarındaymış gibi tutmayı sağlayan bir sıvıya (fiksatif solüsyon) yerleştirilir. Daha sonra kemiğin yumuşaması için farklı bir solüsyon içine konulduktan sonra histoloji (doku çalışması) laboratuvarındaki incelenmek üzere işlenir. Kemik iliğinin sıvı kısmı, cam slaytlar üzerine yayılır ve kemik iliği yaymalarının yapılması için boyanır. Slaytlar daha sonra mikroskop altında, genellikle özel nitelikli bir teknisyen ve ardından bir hematolog veya patolog tarafından incelenir. Her iki numunenin de kültürlerini veya enfeksiyonlarını tespit etme çalışmaları yapılmak üzere mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilebilir. Bunun yanında belirli koşullarda, genetik test veya hücre belirteci çalışmaları gibi başka özel çalışmalar da yapılması gerekebilir.