evim.com

Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı Nedir?

Kapalı kasık fıtığı ameliyatı, kasık fıtığının tedavisinde kullanılan güncel olarak nitelendirilebilecek cerrahi tekniktir.

Kapalı kasık fıtığı ameliyatı kasık fıtığının tedavisinde kullanılan güncel olarak nitelendirilebilecek cerrahi tekniktir. Kapalı ameliyat olarak da adlandırılan laparoskopik tekniğin riskleri düşük, iyileşme süreci ise daha hızlıdır.  

Geleneksel açık cerrahiden farklı olarak hastanın vücuduna açılan birkaç santimetrelik kesiler aracılığıyla ameliyat gerçekleştirilir. Kapalı bir alanda işlemin gerçekleştirilebilmesi amacıyla “laparoskop” adı verilen kamera karın içine ilerletilir ve hekime görüş imkanı sunar. Çeşitli ekipmanlar kullanılarak kesme, dikme gibi işlemler gerçekleştirilebilir.

Kasık Fıtığı Nedir?

Fıtıklaşma genel anlamıyla karın bölgesini çevreleyen kas ve diğer tabakalarda meydana gelen zayıflığa bağlı olarak iç organların bu bölgeden dışa doğru kese yapmasıdır. Fıtıklaşmanın inguinal kanallara (vücudun iki tarafında bulunan gelişimsel kanallar-kasık kanalları) doğru gerçekleşmesi durumuna kasık fıtığı adı verilmektedir. Kasık fıtığı cilt altındaki şişliklerle kendini gösterir. Şişliğe ek olarak ağrı, bulantı, kusma görülebilir. İç organlar (özellikle bağırsaklar) fıtık kesesinde sıkışabilir. Ciddi ağrı ile ortaya çıkan bu durum acil müdahale gerektirmektedir. Aksi halde sıkışan dokularda beslenmenin bozulmasına bağlı geri dönüşümsüz hasar meydana gelebilir. 

Doğumsal sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabilecek fıtığın ilerleyen dönemdeki en önemli sebebi karın içi basıncın artmasına bağlı olarak kaslarda meydana gelen zayıflamadır. Ağır işlerde çalışmak, yük kaldırmak, uzun süreli öksürük, obezite, kollajen doku hastalıkları, genetik yatkınlık fıtık riskini artıran sebepler arasında gösterilebilir. 

Kasık fıtığında pozisyonel olarak zaman zaman rahatlama ortaya çıksa da kendiliğinden iyileşme söz konusu değildir. Tek ve kesin tedavisi cerrahi müdahale ile fıtığın düzeltilmesidir.

Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı Kimlerde Uygulanır?

Kasık fıtığının tedavisi cerrahidir. Özellikle sıkışmış, boğulmuş dokuların acil müdahale ile kurtarılması gerekir. Açık cerrahi geleneksel ve nispeten hekime hareket kolaylığı sağlayan ameliyat çeşididir. Ancak hasta konforu ve bazı özel durumlar göz önünde bulundurulduğunda ameliyatın laparoskopik olarak gerçekleştirilmesi gerekebilir. Laparoskopik (kapalı) cerrahi uygulanabilecek başlıca durumlar şu şekildedir:

  • İki taraflı ve tekrarlayan kasık fıtıklarının varlığında
  • Genç ve aktif hastalarda daha az ağrı oluşması ve günlük yaşama daha hızlı dönüşü sağlama amacıyla
  • Özel bir durumdan dolayı açık cerrahi gerektirmeyen her durumda hekim tecrübesinin yeterli olması durumunda kapalı cerrahi tercih edilebilir. 

Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı Kimlerde Uygulanmaz?

Bazı özel durumlar laparoskopik veya açık kasık fıtığı ameliyatı uygulanmasına engeldir. Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı uygulamasının hastaya sorun oluşturacağı durumlar şu şekildedir:

  • Genel anesteziyi kaldıramayan hastalar (Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir.)
  • Hemofili gibi kanama bozukluğuna sebep olan hastalıklar
  • Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaç kullanımı
  • Karın bölgesinden çok sayıda geçirilmiş ameliyat 
  • Amfizem gibi ciddi akciğer hastalıkları (Ameliyat esnasında kullanılan gazlar hastanın nefes alışverişini sıkıntıya sokabilir.)
  • İleri derece obezler (Karın bölgesinde işlem yapılması zordur.
  • Hamileler
  • Fıtık bölgesinde sıkışma veya boğulma (Açık cerrahi uygulanması gerekir.)

Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Hazırlık

Kapalı kasık fıtığı ameliyatına hazırlık süreci diğer laparoskopik cerrahilerden farklı değildir. Gerekli incelemeleri yapıldıktan sonra ameliyata karar verilen hastalar için süreç planlanabilir. Genellikle ameliyattan bir süre önce hekimin reçete ettiği antibiyotik ve antikoagülan (pıhtı oluşumunu engelleyen) ilaçları kullanmak dışında ek bir hazırlığa gerek duyulmaz.

Ameliyat

Ameliyathaneye alınan hastaya genel anestezi uygulanır ve hayati bulguları monitörize edilir. Karın alt bölgesinden 0.5-1 cm genişliğinde bir kesi açılır. Organların daha iyi görülebilmesi amacıyla karın bölgesi zararsız CO2 gazı ile şişirilir. Laparoskop adı verilen ince ve ışıklı bir kamera açılan kesiden içeri ilerletilerek hekimin karın içini görebilmesini sağlar. Karnın farklı bölgelerinden kullanılacak aletlere göre kesiler açılır. Trokar adı verilen kateterler karın içerisinde çeşitli işlemlerin uygulanmasına imkan sağlar. 

Hekim fıtık bölgesine ulaşır. Eğer hareketli bir fıtıklaşma söz konusu ise dokuları iterek karın boşluğuna sokar. Fıtık oluşan bölgeyi desteklemek amacıyla polipropilenden üretilmiş, ağ şeklinde özel yamalar kullanılır. Yamalar sorunlu bölgeye yerleştirilerek işlem tamamlanır. Karın içerisindeki gaz boşaltılır ve ameliyat bölgeleri dikilerek kapatılır.

Fıtık her zaman hareketli olmayabilir. Bazı durumlarda doku bağırsak ve diğer karın zarları dar fıtık boynunda sıkışır. Bu gibi durumların önceden tespit edilerek ameliyatın planlanması gerekmektedir. Ancak operasyon sırasında fark edilmesi durumunda sıkışan dokunun kurtarılması, varsa ölü dokuların çıkarılması ve tamir edilmesi gerekir. Bu amaçla cerrahın kararına bağlı olarak açık ameliyat tekniğine geçiş yapılabilir.

Ameliyat Sonrası

Operasyonun tamamlanmasının ardından hasta uyanması için özel bir odaya alınır. Kan basıncı, kalp atımı, nefes sayısı gibi bulguları kontrol altında tutulan hastanın anestezi etkisinden kurtulması beklenir.

Çocuklarda Kasık Fıtığı

Kasık fıtığı cerrahisi çocuk cerrahisinde en sık uygulanan girişimsel uygulamalardan biridir. Her 10 doğumdan birinde kasık fıtığı gelişme riski bulunmaktadır. Genellikle tanı koyduktan birkaç hafta içerisinde ameliyat önerilmektedir.

Çocuklarda kasık fıtığı tedavisinde ilk seçenek açık cerrahi tekniğidir. Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı çocuklarda, özellikle tek taraflı fıtıklarda tercih edilmez. Ancak bazı durumlarda açık teknikle ameliyat edilen kasık bölgesinin karşı tarafını kontrol etmek amacıyla laparoskopi kullanılabilir. Kontrollerde sağlıklı düşünülen veya tanı konulamayan taraftaki sorunlar laparoskopi ile tespit edilerek aynı ameliyatta tedavi edilebilir.

Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Laparoskopik kasık fıtığı cerrahisine bağlı ortaya çıkan riskler ameliyat esnasındaki riskler ve sonraki dönem riskler olarak iki gruba ayrılabilir. Ameliyat esnasında ortaya çıkan bazı riskler açık ameliyat tekniğine geçişi gerektirmektedir.

Laparoskopiye Bağlı Sorunlar

Laparoskopik cerrahi tekniğinde kullanılan trokar, kanül ve kateterlere bağlı sorunlar ortaya çıkabilir. İğne kaybolması, kırık stapler ve diğer ekipman problemleri laparoskopik cerrahilerin ortak riskleri arasında yer almaktadır.

Kanama

Ameliyat sırasında veya sonrasında kanama ortaya çıkabilmektedir. Özellikle büyük damarların zarar görmesi durumunda çocuklarda kaybedilen kan tolere edilemez. Bu durumda kan takviyesi gerekli olacaktır. Laparoskopik cerrahide kanama riski açık cerrahiye göre azdır.

Anesteziye Bağlı Sorunlar

Kasık fıtığı ameliyatı genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Hastayı uyutmak amacıyla kullanılan ilaçların yan etkilerine bağlı olarak çok düşük oranlarda bronkospazm ve ritim bozukluğu gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca anestezi altındaki hastanın solunumu mekanik ventilatörlerle gerçekleştirilmektedir. Entübasyon tüpüne bağlı riskler düşük sıklıklarda görülebilmektedir.

İdrar Yapamama

Ameliyat sonrası erken dönemde mesane çıkışının irritasyonuna bağlı olarak idrar yapamama şikayeti ortaya çıkabilir. Bu hastalarda kısa süreli veya kalıcı idrar sondası yerleştirilmesi gerekecektir.

Bağırsak Yaralanması

Kasık fıtıklarında fıtıklaşan doku genellikle karın içerisindeki hareketli bağırsak bölgeleridir. Bağırsaklar fıtığa bağlı olarak veya kullanılan aletlerden dolayı zarar görmesi ameliyatın riskleri arasında yer alır. Bu durum operasyon sırasında fark edilirse tedavi edilebilir. Aksi halde ilerleyen dönemde ek cerrahi girişimlere ihtiyaç duyulacaktır.

Enfeksiyon

Birçok girişimsel işlemde ortaya çıkabilecek ortak risklerden biridir. Ameliyat sırasında sterilite kurallarına dikkat edilmemesi karın içi dokularda enfeksiyon görülmesine sebep olabilir.  

Bölgesel Sorunlar

Laparoskopik kasık fıtığı cerrahisi sonrası en sık bölgesel sorunlar görülmektedir. Yara bölgelerinde ağrı, şişlik, morarma, testislerde şişlik ortaya çıkabilmektedir. Bu gibi durumların hafifleyerek ortadan kalkması beklenir. Sorunun iyileşmemesi veya kötüleşmesi durumunda doktora başvurmak gerekir.

Nörolojik Sorunlar

Ameliyat esnasında sinir lifleri zarar görebilir. Özellikle genital bölgeye ve bacaklara giden sinir lifleri ameliyat bölgesinden geçmektedir. Sinir hasarına bağlı olarak uyluk ön ve dış yanında, kasık ve skrotal (testis kesesi) alanda hissizlik, yanıcı tarzda ağrı ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda genellikle gözlem ve ilaç tedavisi yeterli olmaktadır.

Fıtık Tekrarlaması

Fıtık bölgesine yerleştirilen yamanı tutmaması veya bu bölgedeki zayıflığa bağlı fıtığın tekrarlaması ameliyatın diğer riskleri arasında yer almaktadır. Yapılan çalışmalar laparoskopik kasık fıtığı cerrahisi sonrası her 100 hastadan 1-10’unda fıtığın tekrar ettiğini ortaya koymuştur.

Kısırlık

Erkek hastalarda kasık fıtığı ameliyatı sırasında sperm taşıyan kanallarda hasar meydana gelebilir. Kanalların tek taraflı zarar görmesi sperm miktarının azalmasına, iki taraflı zarar görmesi ise sperm çıkışının kesilmesine sebep olabilir. Bu durumda ejakülasyon (boşalma) sırasında meni çıkışı prostat bezi salgılarına bağlı olarak görülür. Ancak meni içerisinde sperm bulunmayacağından dolayı normal yollardan çocuk sahibi olunamaz.

Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı Sonrası

Ameliyat sonrası bilinci yerinde, yürüyebilen, beslenebilen ve idrar çıkışı normal olan hastalar taburcu edilebilir. Erken dönemde hastanın hareket etmesi teşvik edilmelidir. Hareketsiz kalma pıhtı oluşumunu tetikleyebileceğinden dolayı tehlikelidir. 

Taburcu olan hasta genellikle 24-48 saat boyunca ağrı hissedecektir. Bu sorunun önüne geçebilmek amacıyla hekim tarafından reçete edilen ağrı kesiciler tercih edilebilir. Laparoskopik cerrahi iyileşme süresi açık cerrahiden daha kısadır. Bir hafta içerisinde hasta günlük yaşamına dönebilir, ağır olmayan egzersizleri yerine getirebilir.

Duş

Ameliyat sonrası erken dönemde yaraların suyla temasından kaçınmak gerekir. En az bir hafta (önerilen süre 2 hafta) süre ile duş almaktan, havuz ve su aktivitelerinden kaçınmak gerekir. Bu süre zarfında yara bakımı antiseptik materyaller ile gerçekleştirilmelidir.

Günlük Yaşam ve Egzersizler

Ameliyattan sonra 6 hafta kadar 10 kg’ın üzerinde ağırlık kaldırılmamalı ve yorucu, fiziksel mücadeleye dayalı sporlar yapılmamalıdır. Hafif egzersizler iyileşme sürecini olumlu etkiler. Aktivite düzeyi yavaş yavaş artırılabilir.

Araç Kullanma

Kapalı kasık fıtığı sonrası eve dönüşte hastaların araba kullanması güvenli değildir. Anestezi etkisi 1-2 gün devam edecektir. Birkaç günün ardından araç kullanılabilir. Ancak ağrı kesici amacıyla kullanılan bazı ilaçlar (opioid ve diğer ağrı kesiciler) bilinç durumunu ve araç kullanma yeteneklerini olumsuz etkilediğinden dolayı araç kullanılmamalıdır.

Cinsellik

Herhangi bir komplikasyon ile karşılaşılmaması durumunda cinsel yaşam ameliyattan olumsuz etkilenmez. Ancak cinsel aktivite sırasında hastanın kendini zorlaması erken dönemde yara açılmasına ve kanamalara sebep olabilir. Kapalı kasık fıtığı sonrası cinsellik en az bir hafta ertelenmedir. Güvenilir zaman dilimiyle ilgili ortak ve kesin bir süre bulunmamakla birlikte hastanın 4 hafta süreyle kendini zorlamaktan kaçınması önemlidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kapalı kasık fıtığı ameliyatı genellikle 30-60 dakika arasında tamamlanmaktadır. Anestezi süresi, ameliyat sırasındaki çeşitli komplikasyonlar, fıtıkta sıkışan dokunun kurtarılması ve tamir edilmesi gibi durumlar ameliyat süresinin uzamasına sebep olabilir.

Laparoskopik kasık fıtığı cerrahisinin iyileşme süreci açık cerrahiden daha hızlıdır. Genellikle 2 hafta içerisinde iyileşme tamamlanır. Çeşitli metabolik hastalıklar, doku hastalıkları, enfeksiyon ve kanamalar iyileşme süresini uzatabilir.

Gebelerde kasık fıtığının tedavisinin doğum sonraki döneme ertelenmesi temel esaslardan biridir. Laparoskopik kasık fıtığı cerrahisi hem anne hem de fetüs açısından risk oluşturmaktadır. Ancak zorunlu durumlarda fetüs takibi yapılarak ameliyatın gerçekleştirilmesi gerekebilir. Yapılan çalışmalar gebelikte kasık fıtığı ameliyatının başarıyla gerçekleştirilebileceğini ortaya koymuştur.