Kanal Tedavisi Nedir?

Kanal Tedavisi, diş pulpasının geri dönüşümsüz olarak hasar olması veya canlılığını kaybetmesi sonucu bazı anti mikrobiyal maddelerle bu alanın temizlenip doldurulması işlemine kök kanal tedavisi denir.

Kanal Tedavisi, diş pulpasının (damar ve sinirleri) geri dönüşümsüz olarak hasar olması veya canlılığını kaybetmesi sonucu diş içerisinden damar ve sinirlerin çıkarılarak, bazı anti mikrobiyal maddelerle bu alanın temizlenip doldurulması işlemine kök kanal tedavisi (endodontik tedavi) denir. Kök kanal tedavisi, endodonti uzmanları (kök kanal tedavisi uzmanı) veya pratisyen diş hekimleri tarafından yapılabilir.

Hangi Durumlarda Kanal Tedavisi Yapılır?

Diş pulpal hastalıkları dişlerde çoğu zaman belirti verirleri. Bu belirtiler hastaların günlük yaşamını epeyce sıkıntıya sokar. Ağrı ve şişlik en belirgin bulgulardır. Kök kanal tedavisinin yapılabileceği durumlar şunlardır:

  • Dişte geceleri zonklar tarzda ağrı
  • Dişin kök ucuna yakın şişlik ve iltihap
  • Diş çürükleri
  • Apse
  • Dişe bastırınca ağrıması
  • Dişte normal ağrı
  • Dişte yükselme hissi
  • Dişetinde iltihap yolu (fistül)

Kanal Tedavisinin Yapılamayacağı Durumlar

Kök kanal tedavisi bazı özel durumlarda yapılamaz veya ertelenebilir. Bu durumlar şunlardır:

  • Hamilelerde tedavi doğum sonrasına ertelenir
  • Dişte kurtarılamayacak kadar büyük çürük varlığında
  • Dişteki enfeksiyona bağlı olarak sistemik bulgular varsa;
  • Ateş
  • Boyun Lenf bezlerinde şişlik
  • Boğazda şişlik
  • Yorgunluk
  • Titreme
  • Baş boyun radyoterapisi alan hastalar
  • Dişin kök ucu çevresindeki (periapikal) enfeksiyon diş kökünün üçte birinden fazlasını kaplamışsa
  • Dişte periapikal iltihaba bağlı olarak aşırı sallanıyorsa
  • Çok yaşlı kişiler
  • Hastaların genel sağlık durumu kötü ise
  • Sistemik hastalığı olan hastalar, hastalığını kötü kontrol ediyorsa
  • Daha önceden kanal tedavisi yapılıp başarısız olan bazı dişler
  • Dişteki dikey kırıklar
  • Aşırı dişeti çekilmesi olan dişler

Diş Pulpası (sinir ve damarları) Hastalıkları Nelerdir?

Dişin damar ve sinirlerine diş pulpası denir. İç ve dış etkenlerle diş pulpası hastalanabilir ve bu hastalıklara pulpitis denir. Bu hastalıklar tedavi edilmezse zamanla diş pulpası canlılığını kaybederek diş ölür. Diş pulpası hastalıkları tedavisinde çoğu zaman kanal tedavisi yapılırken 1 tane hastalıkta kanal tedavisi yapılmaz. Diş pulpası hastalıkları şunlardır:

  • Geri dönüşümlü(reversible) pulpitis: Diş pulpası canlıdır ve oluşan hasar geri dönüşümlüdür. Yani restoratif olarak tedavi edilebilir. Etkene bağlı ani ağrılar oluşabilir. Ağrı batma tarzında ve 1-2 saniye sürer. Bu hastalığa neden olan etken ortadan kaldırılınca pulpa tekrardan eski sağlıklı haline döner lakin tedavi edilmezse geri dönüşümsüz hasar meydana gelir.
  • Geri dönüşümsüz(irreversible) pulpitis: Diş pulpası halen canlılığını sürdürüyordur lakin oluşan hasar artık restoratif olarak tedavi edilemez olmuştur. Tek çare kök kanal tedavisidir. Dişte var olan ağrı batıcı tarzda ve uzun sürer. Kendiliğinden de ağrı oluşabilir. Tedavi edilmezse diş artık canlılığını kaybederek daha ileri durumlara sebep olur.
  • Pulpa nekrozu(ölmesi): Diş artık canlılığını kaybetmiştir. Zaman içinde dişte akut ve kronik dönemler görülebilmektedir. Enfeksiyon artık periapikal (diş kök çevresi) bölgeye ulaşmıştır. Pulpa nekrozunun olduğu hastalıklar şunlardır:
  • Akut apikal periontitis: Diş çoğunlukta canlılığını kaybetmiştir lakin tam kaybetmediği durumlar olabilir. Dişte yoğun ağrı olur. Geceleri uykudan uyandıran zonklama tarzında ağrı olur. Dişte yükseklik hissedilebilir. Soğuk bazen ağrıyı azaltabilir. Hasta dişini kullanamaz. Tedavi kök kanal tedavisidir.
  • Kronik apikal periontitis: Diş canlılığını kaybetmiştir. Çoğu zaman dişte ağrı olmaz. Belirtisiz bir dönemdir. Dişin periapikalinde yoğun kemik yıkımı vardır. Zaman zaman ağrı olduğu dönemleri olabilir. Tedavisi kök kanal tedavisidir. Tedavi edilmezse dişin periapikalinde enfeksiyon çok ilerleyerek dişin çekilmesine sebep olabilir.
  • Akut apikal apse: Diş canlılığını kaybetmiştir. Apse durumu vardır. Ağrı çok fazladır. Ağız veya yüz şişliği görülür. Hastalar dişlerini ağrıdan kullanamaz. Apse yüzünden hastalarda sistemik bulgular (ateş, boğazda şişlik gibi) olabilir. Tedavisi apse boşaltılıp dişe kök kanal tedavisi yapmaktır.
  • Kronik apikal apse: Diş canlılığını kaybetmiştir. Apseli dişler tedavi edilmezse, apse kendi yolunu bulup boşalabilir. Bu boşalma yolu fistül denilen apse ağzından boşalır. Dişten zamanla kötü tatlı iltihap akar. Zaman zaman ağrı olabilir. Dişin periapikalinde yoğun kemik yıkımı vardır. Tedavisi kök kanal tedavisidir. Tedavi edilmezse dişteki periapikal yıkımdan dolayı diş çekilebilir.
  • Pulpa gangreniEnfeksiyon sebebiyle canlılığını kaybetmiş pulpanın içerisindeki karbonhidrat, protein ve yağların bakterilerce sindirilip aşırı kötü koku yapmasıdır.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bir dişe kök kanal tedavisi endikasyonu koyabilmek için öncelikle o dişi muayene ve ağız röntgeni çekilmelidir. Muayenede öncelikle hasta hikayesi alınır. Bu hikâyede şunlar sorulur:

  • Ağrı ne zamandır var
  • Ağrının şekli nasıl
  • Dişte daha önce şişlik oldu mu
  • Dişten daha öncesi iltihap geldi mi
  • Dişinize daha önce hangi tedaviler yapıldı
  • Sistemik bulgularınız var mı (ateş, boğaz şişmesi gibi)
  • Sistemik hastalığınız var mı (diyabet, kalp hastalıkları gibi)

Daha sonra diş ile çevre dokular muayene edilir ve ağız röntgenine bakılır. Röntgende ilgili dişte şunlara bakılır:

  • Dişteki çürük
  • Dişin periapikal durumu
  • Dişin diğer dişlerle ve anatomik yapılarla ilişkisi

Daha sonra dişe kök kanal tedavisi teşhisi koyduğumuzda ve hastada sistemik bulgular (ateş, boğazda şişlik, lenf düğümlerinde şişlik gibi) varsa öncelikle bu bulguların geçmesi gerekir. Bunun için diş hekimi hastaya amoksisilin ve klavulanik asit içerikli antibiyotik önerir. Bu ilacı hasta 5-7 gün kullanır ve tekrar hekimine gelir. Eğer sistemik bulgunuz yoksa kesinlikle ilaç kullanmayınız. Hastalarda 1 veya birkaç seansta tedavi olabilirler. Bunun belirlenmesi dişteki belirtilere göre değişir. Sonraki aşamalar şunlardır:

  • Hastaya lokal anestezi yapılır
  • Eğer apse varsa öncelikle apse boşaltılır. 3 yolla boşaltılır:
  • Dişeti cebi yoluyla
  • Kök kanalları yoluyla
  • Apse üstündeki yumuşak doku kesilerek oradan boşaltılabilir
  • Diş izole edilir.
  • Dişteki çürük temizlenir ve uygun şekilde pulpa odası açılır. Dişte kaplama varsa önce kaplama sökülür.
  • Kanal eğesi denilen iğne şeklindeki aletler kullanılarak her kanala 1 tane olacak şekilde bu eğeler kök kanalına sokulur ve periapikal röntgen çekilir. Bu röntgen sayesinde kanal boylarının uzunlukları tespit edilir.
  • Veya apeks locatör denilen özel aletlerle dişin kök kanal boyu tespit edilebilir. Her iki yöntemde sıklıkla kullanılıyor.
  • Kanal boyları tespit edilen dişlerin artık kanal içerisindeki sinir ile damarları çıkartılır ve belirli miktarlarda genişletme yapılır. 2 şekilde yapılabilir:
  • 1. Yöntem de endomotor denilen bir döner alet vardır. Kendiliğinden eğeleri belli şekilde döndürerek hem kanal içerisindeki sinir ile damarları çıkarır hem de kanalları genişletir. Eğelerin kalınlıkları vardır. Sıra ile kalınlıkları belli kurallara göre arttırılır. Her arttırma öncesinde diş kök kanalı sodyum hipokloritle (çamaşır suyu) yıkanır (irrigasyon).
  • İkinci yöntemde bu eğeleme el ile yapılır. Eğeler sıra ile kalınlıkları arttırılarak her aşama öncesi sodyum hipokloritle diş kök kanalı yıkanır (irrigasyon).
  • Dişin kök kanalının yıkanmasındaki (irrigasyon) amaçları:
  • Kök kanalı içerisindeki mikroorganizmaları öldürmek (en önemli amaç)
  • Kök kanalı içerisindeki kesilen talaşları çıkartmak
  • Kök kanalına kayganlık vererek aletlerin kullanımını kolaylaştırmak
  • Kanama varsa kanamayı durdurmak
  • Kısaca kanal içerisini temizlemek.
  • Eğer dişte ağrı, apse gibi belirtiler varsa dişte kök kanal tedavisi tek seansta bitirilmez. Bu belirtiler yoksa tek seansta veya 2 seansta bitirilebilir. Bunların arasında tedavide hiçbir fark yoktur. İlk seans uzun sürmüşse hastayı daha fazla yormamak için 2. Seansa randevu verilebilir.
  • Eğer hastaya 2. Seansa çağıracaksak şu şekilde devam edilir:
  • Kanallar yıkandıktan sonra iyice kurutulur ve içerisine kalsiyum hidroksit denilen madde konulur. Bu madde ilaç gibi etki ederek o diş kanal içerisindeki hem mikroorganizmaları öldürür hem de periapikal bölgede iyileşme sağlayarak ağrıları azaltır.
  • Kalsiyum hidroksit konulduktan sonra dişin üzeri geçici dolgu malzemeleri ile kapatılır ve hasta 1 hafta sonra 2. Seansa çağırılır.
  • 2. Seansta hastanın ağrıları olmadığı sürece lokal anestezi yapmaya gerek yoktur
  • Geçici dolgu kaldırılır ve kök kanalı içerisindeki kalsiyum hidroksit sökülür.
  • Kök kanalı içerisinde tekrardan sodyum hipoklorit ile yıkama yapılır ve kök kanalı iyice kurutulur
  • Kök kanal dolgusu 2 malzeme ile yapılır. Bunlar dolgu malzemesi ve patlardır.
  • Kanal dolgu malzemesi gütta perkadır. Farklı kalınlıklardadır. Gütta perka, kanal patına sürülerek önceden belirlenen diş kök kanal uzunluğunda dişin kök kanalına konulur.
  • Çok sıkı bir şekilde -hiç boşluk olmayacak- gütta perkalar dişin kanalına yerleştirilir.
  • Tekrardan periapikal röntgen çekilir. Amaç doğru boyda yerleştirdik mi diye.
  • Gütta perkalar dişin kanal ağzı hizasından kesilir
  • Özel materyaller ile kanal ağızları 1-2 mm kapatılır.
  • Geri kalan diş üzerine restorasyon yapılır.

Kanal Tedavisi Sırasında Görülebilecek Hatalar ve Başarısızlıklar

Kök kanal tedavisi çok hassas bir tedavidir. Tedavi sırasında dikkat edilmezse bazı hatalar görülebilmektedir. Bu hatalar:

  • Kanalda aletlerin kırılması: Dikkat edilmezse kullanılan eğeler kanal içerisinde kırılır. Çıkarılabiliyorsa eğeler çıkarılır yoksa duruma göre bırakılabilir. Bazı durumlarda alet kırığı olan bölgede kanalı doldurulamadığından başarısızlıklar olabilir. Tam kökün ucunda olduğu zamanlarda apikal rezeksiyon cerrahisi ile kök oradan kesilebilir veya bazen diş çekilebilir.
  • Kök kanalının tıkanması: Dişi eğeleme sırasında yeteri kadar sodyum hipokloritle yıkanmazsa, oluşan talaşlar kanalı tıkar. Kanal özel aletler ve kimyasallarla tekrardan açılmaya çalışılır. Tam kök ucunda tıkanıklık olup açılamadığı durumlarda yetersiz dolgu olabilmektedir.
  • Basamak oluşumu: Eğimli kök kanallarında aletlerin kullanılması dikkat edilmezse kanal içerisinde eğelerin ucu bir noktaya sürekli değerek orayı aşındırarak basamak oluşturabilir. Bu basamak hem dişi zayıflatabilir hem de basamaktan sonrasına ulaşımı engelleyebilir. Bunun önlenmesi için çalışma uzunluğuna ve kök kanalının formuna dikkat edilmesi gerekir. Basamak yüzünden kanal tam doldurulamazsa ileride başarısızlıklar söz konusu olabilir.
  • Zipping oluşturulması: Kök kanalının ucu daralarak kemiğe açılır. Eğimli kanallarda eğelerin kullanımı dikkat edilmezse kök ucu aşırı genişletilerek düzleşir. Buranın doldurulması zorlaşır. İleride kanal tedavisinin başarısızlığı meydana gelebilir.
  • Aşırı madde kaldırılması: Eğeler ile kök kanalı genişletilirken, yapılan genişletme belli seviyede tutulması gerekir. Dikkat edilmezse fazla genişletilebilir. Bunun sonucunda kök zayıflar. Kırıklara daha elverişli hale gelir.
  • Yetersiz genişletme: Kök kanalının yapılması gerekenden az genişletilmesi. Bu durumda mikroorganizmalar tamamen uzaklaştırılamayabilir. Mikroorganizmalar kök kanal tedavisinin başarısızlığına sebep olur.
  • Taşkın kesme: Kök kanalını genişletme sırasında eğelerin çalışma uzunluğundan fazla uzun kullanılması sonucu oluşur. Eğe kök kanal ucundan taşar. bu durumda hem kesilen talaşlar kök ucundan taşar hem de kanal dolgusu olan gütta perka konulmasında zorluk yaşanılır.
  • Perforasyonlar: Kullanılan eğeler dişin kök kanalını herhangi bir yerden delebilir. Eğelerin dikkatli kullanılması lazımdır. Açılan delik büyükse direk başarısızlık sebebidir.
  • Taşkın dolgu: Kök kanal içerisine konulan gütta perka tam ölçülen çalışma boyunda olmalıdır. Eğer kök ucundan taşarsa taşkın dolgu olur ve ileriki dönemlerde başarısızlığa sebep olabilir.
  • Yetersiz dolgu: Kanal dolgusu gütta perka belirlenen çalışma boyundan kısa konulursa ileriki dönemlerde başarısızlığa yol açabilir.
  • Yetersiz yıkama(irrigasyon): Kök kanal tedavisi sırasında yeteri kadar sodyum hipokloritle yıkanmazsa hem mikroorganizmalar tam ölmez hem de kanal içerisinde talaşlar kalarak, tedavinin zorlanmasına ve başarısızlığına sebep olur.
  • Kanal tedavi sonrası belirtilerin uzun süre devam etmesi: Kök kanal tedavisi sonrası halen belirtiler uzun süre devam ediyorsa tedavide başarısızlık anlamına gelir. İyi bir tedavi yapılmamışsa aynı belirtiler devam eder veya sonra tekrardan başlar hatta apse bile gözükebilir. Dişin üzerine basamama, zonklama ve şişlik olabilir. Bu durumlarda dişin çekimi veya tekrardan kanal tedavisi yapılabilir.

Tekrardan Kanal Tedavisi (Retreatment)

Başarısız kanal tedavisi yapılmış bir dişe tekrardan kanal tedavisi yapılabilir. Buna Retreatment denir. Başarılı bir kök kanal tedavisinde bile bazen dişin periapikalindeki bakteriler o bölgedeki iyileşmeyi bozabilmektedir. Kök kanal tedavisi sonrası ağrının devam etmesi, apse oluşumu ve dişin periapikalindeki enfeksiyonun küçülmeyip büyümesi sonucu tekrardan kanal tedavisi yapılabilir. Kanal içerisinde alet kırılmasına bağlı olarak başarısızlıklarda da bu tedavi yapılabilmektedir. Retreatment’ın aşamaları şunlardır:

  • Röntgen çekilerek ayrıntılı inceleme yapılır.
  • Hastanın ağrısı olduğu durumlarda lokal anestezi yapabilir yoksa gerek yoktur.
  • Dişin kanalları görülecek şekilde üzerindeki dolgu kaldırılır.
  • Dişte kaplama veya post restorasyonları varsa sökülür.
  • Dişin kök kanallarındaki gütta perka kaldırılır. Şu yöntemlerle kaldırılır:
  • Mekanik aletlerle
  • Kimyasal çözücülerle (kloroform, okaliptol, ksilen gibi)
  • Isı ile
  • Kanal patı temizlenir.
  • Kırık alet varsa çıkartılır
  • Tekrardan eğelerle kök kanalı şekillendirilir
  • Sodyum hipoklorit ile bol bol yıkama (irrigasyon) yapılır.
  • Yeniden belirlenen çalışma boyu ile kök kanalı gütta perka ile doldurulur
  • Dişin üst yapısı restore edilir.

Retreatment tedavisinin başarısı normalde %98 iken dişin periapikalinde periontitis varsa bu oran %74’e kadar düşebilmektedir. Retreatment tedavilerinde başarı ve başarısızlık için ortalama süre 6 ay- 5yıl arasında değişmektedir.

Kanal Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar

Kök kanal tedavisi sonrası dikkat edilmesi gereken ilk durum operasyon sırasında lokal anestezi verilmesi. Bu zamanda yemek yerken oluşan hissizlikten dolayı dudak ve dilinizi ısırabilirsiniz. Yine tedaviden sonrası sigara içerseniz hissizlikten dolayı dudağınızı yakabilirsiniz. Bu anestezinin süresi 2-3 saatte geçer Dikkat edilmesi gereken diğer durumlar şunlardır:

  • Kanal tedavisi sonrası kısa süreyle ağrı oluşabilir. Bu ağrı 2-3 gün içerisinde geçer. Bu ağrının kaynağı eğelerin diş kanallarının içini şekillendirirken biraz kesilen talaşların dişin kök ucundan çıkmasıdır. Bu ağrı dişe eğe soktuğumuzda eğe kök ucundan taşarsa ağrı oluşabilir. Bu ağrı için herhangi bir şey yapmaya gerek yoktur.
  • Kanal tedavisi sonrası ağız hijyeninize dikkat etmezseniz diş tekrardan çürüyebilir ve bu sefer daha hızlı ve kolay çürür. Diş çekime kadar gidebilir. Dişlerinizi günde en az 2 kere fırçalayınız.
  • Kanal tedavisi sonrası yapılan dolgunuz düşebilir. Bu durumlarda en kısa sürede hekiminize başvurmanız lazımdır.
  • Kanal tedavisi yapılan dişin kırılganlığı artabilir. Dişinizin kronundaki madde kaybına bağlı olarak sert kuvvetlerle dişiniz kırılabilir. Bu durumlara dikkat ediniz eğer gerçekleşirse hemen diş hekiminize başvurunuz.
  • Kanal tedaviniz çok uzun sürerse ağzınızın açık kalma süreside uzayacaktır. Bu durumda çenenizde ağrı oluşabilir. Genelde uzun süren tedaviler sonraki seansa ertelenir lakin tedavi sırasında çeneniz ağrırsa diş hekiminize söyleyerek sonraki seansa erteleyebilirsiniz.
  • Kanal tedavisi sonrası herhangi bir ilaç kullanımına gerek yoktur.
  • Kanal tedavisi sonrasında, tedavi esnasında kullanılan malzemeler dişlerde renkleşmeler yapabilmektedir.
  • Kanal tedavisi yapılan dişe, diş teli tedavisi için 6 aylık bir süre gereklidir. 6 ay sonra diş tekrardan kontrol edilir ve diş teli takılabileceğine bakılır.

Kanal Tedavisi Sonrası Dişte Yapılabilecek Restorasyonlar

Kanal tedavisi yapılan dişte yapılabilecek restorasyonlar dişin konumuna göre ve dişteki madde kaybının durumuna göre değişebilmektedir. Yapılabilecek restorasyonlar şunlardır:

  • Kompozit dolgu (beyaz dolgu): Dişteki madde kaybı az ise ve estetik bir yöntem seçilecekse en uygun restoratif materyaldir.
  • Amalgam dolgu (siyah dolgu): Azı dişlerinde kanal tedavisi sonrası amalgam dolgular yapılabilmektedir. Madde kaybının ortalama olduğu durumlarda tercihler arasındadır.
  • Kaplama: Kanal tedavisi yapılmış dişlerde porselen ve seramik kaplamalar tercih edilebilir. Bu sayede diş ağız içerisinde daha dayanıklı ve sağlıklı hale getirilebilir.
  • Post korlar: Dişteki madde kaybı çok fazla olduğu durumlarda dişin dayanıklılığını arttırmak için dişin içerisine vida şeklinde postlar yapılabilmektedir. Özellikle ön dişlerde kanal tedavisi sonrası estetik fiber postlar kullanılarak hem madde kaybının önüne geçilerek diş dayanıklı hale gelir hem de estetik tekrardan kazanılır. Arka grup dişlerde metal postlarda kullanılabilir.

Süt Dişi Kanal Tedavisi

Süt dişlerine de kök kanal tedavisi yapılabilir. Lakin daimî dişlerdeki prosedürlerden daha farklıdır. Her süt dişine kök kanal tedavisi yapılmaz. Süt dişinin ağızdaki düşme durumuna ve süt dişindeki enfeksiyonun büyüklüğüne bakılır. Süt dişlerinin daimî diş kanal tedavisinin farkları şunlardır:

  • Kanal dolgu maddesi gütta perka yerine özel süt dişi kanal dolgu malzemeleri ve kalsiyum hidroksit konulur.
  • Süt dişi kanal tedavisi sonrası paslanmaz çelik kaplamalar yapılır.
  • Süt ön dişlere kanal tedavisi yapılmaz
  • Süt azı dişi aşırı sallanıyorsa kanal tedavisi yapılmaz.

Süt azı dişlerindeki periapikal enfeksiyon (lezyon) diş kökünün üçte birinden fazla ise ve diş kökünün orta birleşim yerinde ise diş çekilir.

Süt dişinde şu durumlarda kanal tedavisi yapılır:

  • Süt dişinde gece ağrısı
  • Apse veya fistül (apse boşalma yolu)
  • Süt dişi pulpasındaki kanamanın 5 dakikadan fazla sürmesi
  • Süt dişi pulpasından iltihap gelmesi

Hamilelerde Kanal Tedavisi

Hamilelerde kök kanal tedavisi çok acil değilse yapılamamaktadır. Bu tedavinin yapılması bebek sağlığı açısından tehlikelidir. Tedaviler doğum sonrasına ertelenir. Çok acil tedaviler 3 ila 6 aylar arasında yapılabilmektedir. Ağız röntgeni kesinlikle çekilmemelidir. Bu yüzden teşhiste zorlanılabilir.

Kanal Tedavisi Ne Kadar Sürer

Kök kanal tedavisi bir veya birkaç seansta yapılan bir tedavidir. Burada dişe konulan teşhis önemlidir. Dişin akut durumlarında (belirti veren durumları) tek seansta bitirilmez ve bu durumlar genelde 2 seansta yapılır. Dişte herhangi bir belirti yoksa (kronik) tek seansta bitirilebilir lakin işlemin uzun sürüp hastayı yormamak açısından 2 seansta bitirilebilir. Kanal tedavisi yapılacak dişlere kaplama veya post tedavileri ile restorasyon yapılacaksa tedavi seansı birkaç seans daha uzatılabilir. Her seans ortalama 30 – 60 dakika arası sürmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Kanal Tedavisi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kanal Tedavisi lokal anestezi altında yapıldığından acı oluşumu normalde almamaktadır. Lakin canlı dişlere kanal tedavisi yapılırken ara ara tedavi sırasında ağrılar oluşabilmektedir. Bu durumlarda ek anestezi yapılarak ağrının geçmesi sağlanabilir. Kanal tedavisinin amacı hem enfeksiyonun önüne geçmek hem de hastanın ağrılarını bitirmektir.

Kanal tedavisi sonrası birkaç gün ağrı oluşumu normaldir. Bu yapılan operasyonun zorluğuna göre oluşmaktadır. Lakin ağrının uzun sürmesi ve geceleri de zonklar tarzda olması yapılan kanal tedavisinin başarısızlığını gösterir. Aradan yıllar geçse bile kanal tedavili diş ağrıya bilir. Yine o bölgedeki enfeksiyonun tekrarladığı anlamına gelir.

Kanal Tedavisi zorluk bakımından değerlendirildiğinde yapılan dişe ve dişin kök şekline göre değişebilmektedir. Ön grup dişlere daha kolay kanal tedavisi yapılıyorken, çok kanallı azı ve kökleri eğimli azı dişlerine kanal tedavisi yapmak daha zordur. Bu zorluğu hekim kadar hastalarda çekmektedir. Yeni teknolojilerle git gide kanal tedavisi daha kolay ve başarılı bir tedavi haline gelmektedir.

İltihaplı dişlere kanal tedavisi iltihap kurutuluncaya kadar yapılamaz. Öncelikle iltihap kurutulması lazımdır ve bunun için diş hekiminizin önerisiyle antibiyotik ilaçlar verilir. Hastalar 5-7 gün kullanırlar ve hekimine giderler. Hastadaki belirtiler geçmişse ve şişlik inmişse hekim kanal tedavisi yapabilir. Lakin belirti ve şişlik geçmemişse hekim farklı ilaçlar vererek iltihabın kurutulmasını sağlar.

Kanal tedavisi sonrası dişlere kaplama yapılabilmektedir. Bu kaplama için öncelikle dişteki madde kaybına bakılır. Madde kaybı çok olduğu zamanlarda dişe post kor vidaları yerleştirerek dayanıklılığı arttırılabilir. Daha sonra kanal tedavili diş normal diş gibi kesilerek ve sonrasında ölçüler alınarak standart prosedüre göre yapılır. Kanal tedavili dişlerde özel bir yöntem yoktur.