Kalp Damar Tıkanıklığı

Kalp damar tıkanıklığı, kalbi besleyen damarların tıkanması sonucu ortaya çıkan bir durum olup ilaç, cerrahi tedavi ve yaşam tarzı değişikliği ile tedavi edilebilmektedir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Nedir?

Kalp damar tıkanıklığında kalbi besleyen damarların (koroner arterlerin) tıkanması söz konusudur. Kalp damar tıkanıklığı, koroner arterlerin duvarında yağ içeriği yüksek olan birikimler ile giden bir enflamatuvar (iltihaplanma) süreçtir.

Bu sürecin temelinde kolesterol, yağ, kalsiyum içerikli bir çekirdek yapı ve bu yapıyı saran bir fibröz (sert) bir plak olan aterom plağı vardır. Oluşmuş plak yapısı kalp kasına olan kan akışını kısmen ya da tamamıyla durdurabilir.

Plak oluşumu genetik ve yaşam tarzı olarak adlandırabileceğimiz risk faktörlerinin enflamasyon sürecini etkilemesi üzerine çok erken yaşlarda başlayabilir. Plak oluşumu zamanla artarak damarları daraltır.

Bu sürecin sonucunda kalp kaslarına kan akışı azalır veya tamamıyla engellenebilir. Yeteri kadar oksijence zengin kan ile buluşamayan kalp kaslarında iskemi yani kansızlık başlar ve nekroz (doku ölümü) gelişir.

Eğer bu süreç uzun sürerse hastalar göğüs ağrısı veya aniden kalp krizi (miyokard enfarktüsü) yaşayabilirler.

Koroner atardamarlarında bazen koroner spazm (kasılma) gelişir ve bu kasılma geçici bir darlık oluşturabilir. Bu hastalık Prinzmetal Angina (koroner arter spazmı) olarak bilinmektedir.

Bu hastaların damar içindeki düz kasları aniden kasılması sonucunda kalbe kan akımı azalır veya durur. Bazı hastaların damarları sağlıklı olmasına rağmen koroner arter spazmı gelişir. Spazm bazen 2 ile 3 dakika içinde olup biterken bazen 30 dakika sürer ve hastalarda ani kalp krizi gelişir.

Erkekler 50-60 yaşları arasında kadınlarda ise azalan östrojen hormonunun etkisi ile 60 ile 70 yaş arasında sık görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre 2020 yılında koroner kalp tıkanıklığının insanlarda 1 numaralı ölüm sebebi olacağı tahmin edilmektedir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?

Koroner arter tıkanıklığı yıllarca hastaya belirti vermeden ilerleyebilir. Kalp damar tıkanıklığı olan hastaların yaklaşık %20’sinde kalp krizi ilk belirti olabilir.

Özellikle diyabeti olan hastalarda ve kadınlarda belirtiler olmadan sessiz kalp krizi (sessiz miyokard iskemisi) geçirme riski çok fazladır. Bu hastalar kalp damar tıkanıklığı varlığını ani bir kalp krizi ya da başka bir hastalığının teşhisinde doktor tarafından fark edilir.

Genellikle belirti ve semptomlar şu şekildedir:

  • Göğüs ağrısı (anjina)Kalp kasındaki (miyokard) dokulara kalbi besleyen damarlarda tıkanmanın bir sonucu olarak kan akımı azaldıkça hastalar göğüs ağrısı hissederler. Göğüs ağrısı, kalp damar tıkanıklarında hastalarda en sık görülen belirtidir. Hastalar bu ağrıyı göğüslerinin ortasında sternumda (iman tahtası) hissedilen bir ağırlık, sıkışma veya yanma olarak tarif ederler. Bazen bu ağrı mide yanması ya da gastrit ağrısı ile karıştırılabilir. Kalp damar tıkanıklıklarında görülen ağrı göğsün tam ortasında ya da soluna doğru konumlanmaktadır. Stres ve fiziksel aktivite anında göğüs ağrısı daha da şiddetlenebilir. Fiziksel aktivite bitirilince ya da stres ortamından uzaklaşıldığında ağrı azalmaktadır. Bu ağrı kısa bir sürede bitebilir veya 30 dk gibi sürelerde devam edebilir. Özellikle kadınlarda ağrı boyunda, sol kol ağırlıklı olarak her iki kolda ve sırt bölgesinde hissedilmektedir.
  • Nefes darlığı: Özellikle vücudun daha fazla oksijen gereksinimi duyduğu aktivitelerde damarlardaki tıkanmaya bağlı olarak kalbe kan akışı azalır ve kalp yeterli kanı pompalayamadığı için bu gerekli oksijeni organlara özellikle akciğerlere taşıyamaz ve bunun sonucunda nefes darlığı gelişir.
  • Fiziksel kapasitesi düşüklüğü: Kalp kasları da diğer kaslar gibi belirli bir kan, besin ve oksijen ile beslenerek kasılıp gevşemektedir. Koroner arterlerdeki tıkanıklık kalp kasının yeterli bir şekilde beslenmesini engelleyerek kalbin vücuda yeteri kadar kan pompalamasına engel olur. Bunun sonucu olarak fiziksel aktivite anlarında hastalar kısa bir süre içinde yorgunluk ve bitkinlik hissederler. Damar tıkanıklığı kalbe olan kan akımını ani bir şekilde keserek hastalarda ölüm ile sonuçlanabilecek aşağıdaki komplikasyonlar gelişebilir.
  • Kalp krizi: Kalp damar tıkanıklığına sebep olan plak zamanla artarak koroner arterleri komple tıkayabilir. Kalp kasına (miyokard) kan akımı tamamıyla durduğunda sonuç olarak kalp krizi gelişir. Göğüste ağrı ve baskı, omuz ve kollarda ağrı bazen de nefes darlığı ile terleme kalp krizi anında görülmektedir. Bu acil müdahale gerektiren bir durumdur. Maalesef sessiz kalp krizi ataklarında bu tarz belirtiler olmadan hastalar ani ölüm riski ile karşı karşıya kalıyorlar.
  • Kalp yetmezliği: Kalp kasları yeterli kadar oksijence zengin kanı vücuda pompalayamadığı anda kalp yetmezliği oluşur. Kalp yetmezliği kalbin durduğu ya da kalbin çalışmayı durdurmak üzere olduğu anlamına gelmez. Kalbin yeterince kanla beslenemediği veya yeterli güçte vücuda kan pompalayamadığı ve bazen her ikisi birden kalp yetmezliğini tanımlayabilir. Hastalar bu anlarda nefes darlığı, bayılma, terleme eşlik edebilir.
  • Aritmi: Aritmide kalp ritimleri düzensizdir. Bazen kalp atımı anormal hızlı (taşikardi) ve bazen de çok yavaş (bradikardi) şeklinde olabilmektedir. Hastalar aritmiyi kalbin atımlarını düzensiz veya kuvvetli kalp atışı şeklinde hissederler. Bu hissedilen duygu çarpıntı duygusudur. Bazı aritmiler kalbin aniden durmasına sebep olabilir. Bu durum kalp durması (kardiyak arrest) olarak bilinir. Bu anlarda hastalar aniden bayılabilir ve hemen tedavi edilmez ise ani ölüm gelişebilir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Nedenleri Nelerdir?

Koroner arter tıkanıklığı yıllar içinde gelişen bir süreçtir. Atardamarların içinde biriken kolesterol, kalsiyum ve inflamasyon hücreleri zamanla bir plak halini alarak koroner arterleri tıkayabilir.

Bazen bu plak yırtılarak yağ kitlesi açığa çıkabilir. Trombosit denilen kan pıhtılaşmasına yardımcı olan parçacıklar yırtılan plak çevresinde kan pıhtıları oluşturur. Bu pıhtılaşma ile damar lümeni iyice daralır hatta kimi zaman komple tıkanır.

Oluşan kan pıhtısı (tromboz) bulunduğu bölgeden kopar ve toplardamar içinden ilerleyerek diğer küçük damarları tıkayabilir.

Bu kopan pıhtı ya da kolesterol kristalleri diğer büyük damarları tıkamasına emboli denir. Eğer emboli akciğerlere ulaşırsa pulmoner emboli ya da beyin damarlarını aniden tıkarsa ani inmeler (stroke) yaşanabilir.

Yapılan araştırmalar kalp damar hastalığını hızlandıran damar hasarının belirli çevresel ve genetik faktörlerin etkisi ile başladığını göstermektedir.

Bu faktörler şu şekildedir:

  • Yaş: Kalp damar tıkanıkları erken yaşlarda başlayıp yaşlandıkça daha da hızlanmaktadır. Erkeklerde 45 yaşında pik yaparken kadınlarda ise 55 yaşında kalp damar tıkanıklığı gelişme riski iki katına çıkmaktadır.
  • Cinsiyet: Erkeklerde kalp damar tıkanıklıkları oluşma riski kadınlardan daha fazladır. Kadınlarda menopoz döneminden sonra azalan östrojenin etkisi ile kalp damar tıkanıklıkları görülme riski iki katına çıkmaktadır.
  • Aile öyküsü: Eğer ailede anne ve baba ile erkek veya kız kardeşlerin birinde erken dönemde kalp hastalıkları gelişmiş ise diğer aile bireylerinde kalp damar tıkanıklığı riski iki katına çıkmaktadır.
  • Sigara: Sigara içildiği zaman kalp ve damarlar yoğun nikotin, karbonmonoksit ve diğer yıkıcı özellikleri olan maddelerin etkisi altına kalmaktadır. Sigarını etkisi damarların daralması, tansiyonun yükselmesi ve kolesterol seviyesi artması ile karakterizedir. Ek olarak, dokularda oksijen seviyesi düşer, damarların iç yüzeyinde hasar oluşur, damar içindeki plaklar büyür ve damar içi kan pıhtısı oluşma riskini artar.
  • Yüksek kolesterol: Yüksek seviye kötü kolesterol olarak bilinen düşük dansiteli lipoprotein (LDL) damarlarda plak oluşumunu artırır. Kanda düşük seviye iyi kolesterol olarak bilinen yüksek dansiteli lipoprotein (HDL) ise kalp damar hastalıkları için risk oluşturur. İdeal kolesterol seviyesi kişilerin yaşına, cinsiyetine ve altta yatan kalp hastalıklarına göre değişse de ana hedef LDH seviyesi 100 mg/dl altında ve HDL seviyesi erkeklerde ise 40 mg/dl  kadınlarda ise 50 mg/dl üstünde olmasıdır.
  • Hipertansiyon: Eğer kan basıncı uzun dönem 140/90 mmHg ve üstünde ise bu yüksek kan basıncı damarlarda hasar oluşturmaktadır. Bu sadece daha fazla kolesterol plakları oluşturmaz aynı zamanda damar duvarlarını daha kalın, sert ve fiziksel aktivite sırasında gerekli kan akımını sağlamak için damarların esneme özelliğini azaltan bir durumdur.
  • Diyabet: Kanda yüksek şeker seviyesi hem damar hasarını hızlandırır hem de damar içinde plak oluşumunu artırmaktadır. Her 3 diyabet hastasından birinde kalp damar hastalıkları gelişmektedir.
  • Yüksek kilo ve obezite: Obezite teşhisi konmuş kişilerin yüksek olan tansiyonunu, kolesterolünü ve şekerini kontrol etmek normal kilolu insanlara göre daha zordur. Bunun bir işareti olarak obezite tanısı alan kişilerin kalp damar hastalığı gelişme riski %60’tan daha fazladır.
  • Fizikselaktivite azlığı ve sedanter yaşam: Spordan uzak bir hayat kalp damar tıkanıklığı risklerini daha da kötüleştirmektedir. Özellikle aşırı kilo alımı ve yüksek kolesterol bu kişilerde kalp damar tıkanıklığı için risk faktörleridir.
  • Stres ve yanlış beslenme: Bu iki neden özellikle modern toplumlarda kalp ve damar tıkanıklıklarında artışa sebep olmaktadır. Aşırı hayvansal kaynaklı besinler, trans yağ, tuz ve şeker ağırlıklı beslenme önemli bir risk faktörüdür.
  • Alkol: Alkol tüketimi hem kalp kaslarında hasar oluştururken hem de ateroskleroz hastalığı riskini artırarak kalp damar tıkanıklığı oluşumunu hızlandırmaktadır.
  • Prinzmetal Angina (Koroner arter spazmı):Yüksek kolesterol seviyesi veya hipertansiyon gibi kalp hastalıkları için ortak risk faktörleri koroner arter spazmı için geçerli değildir. Ama genellikle fazla sigara içen kişilerde görülmektedir. Sigarayı bırakmak koroner arter spazmı geçirme riskini azaltabilir. Koroner arter spazmını aşağıdaki faktörler tetiklemektedir:

Kalp Damar Tıkanıklığı Teşhisi

Düzenli sağlık kontrolleri kalp damar tıkanıklıklarını erken teşhis etmeye yardımcı olacaktır. Erken teşhis ileride oluşabilecek kalp krizi ya da aritmi gibi komplikasyonların  gelişimini engelleyecektir.

Koroner arter tıkanıklarında teşhis şu şekildedir:

  • Fizik muayene ve anamnez: Hastanın tıbbi geçmişi ve aile öyküsünü almak için sorular sorulur. Aile fertlerinin veya akrabalarının herhangi birinin daha önce kalp damar hastalığı olması durumunda koroner arter tıkanıklığı riski yükselir. Fiziksel muayene sırasında hastalarda taşikardi, hipertansiyon ve kalp sesleri dinlenirken anormal sesler (üfürümler) not edilir.
  • Kan testleri: Kandaki yağ, kolesterol, şeker ve proteinlerin seviyelerine bakılır. Anormal derecede yüksek değerler kalp damar tıkanıklığı için risk faktörüdür. Kalp damar tıkanıklığı hastalığında C-reaktif protein gibi serum enflamasyon belirteçleri yüksek çıkmaktadır.
  • Elektrokardiyogram (EKG): Bu test kalbin elektriksel bir anlık görünümünü verir. Bu test ile kalbinizin vuruş ve ritim düzeni gösterilir. Kalbin herhangi bir kalp hastalığı nedeniyle aldığı hasarı ve daha önce yaşanan kalp krizleri atakları EKG ile görüntülenebilir.
  • Ayak Bileği-Kol İndeksi (ABI): Hasta yatar pozisyonda kol ve her iki ayak bileğine manşetler yerleştirilir. Bu ölçüm ile periferik (özellikle bacak atardamarları) damar tıkanıkları tespit edilmektedir. Bacaklarda atardamar tıkanıklığı olan hastaların %65’inde aynı zamanda kalp damarlarında daralma tespit edilir.
  • Ekokardiyografi (EKO): Kullandığı ses dalgaları ile kalbin hareketli görüntülemesini yapılır. EKO ile kalbinizin boyutu, şekli ve kalp kapaklarının ne kadar iyi çalıştığı hakkında bilgi sağlanır. Kalbe gelen zayıf kan akışı ile oluşmuş hasarlı bölgeleri, kalbin normal kasılamayan kalp kası alanları ve daha önce oluşmuş kalp kası üzerindeki hasarlar görüntülenir.
  • Koroner BT Anjiyografi: Halk arasında “kansız anjiyo“ denilen bu tetkikin çekim süresi 3 ile 5 saniye arasında değişmektedir. Öncelikle hastaya damar genişletici bir ilaç verilip daha sonra damardan verilen kontrast madde ile koroner damarlar 3 boyutlu görüntülenmektedir. Koroner arter duvarında belirgin tıkanık yapmayan erken kalsifik ve yumuşak plak yapısı tespit edilir.
  • Koroner anjiyografi: İnvaziv (cerrahi gerektiren) bir yöntem olmasına karşın halen kalp damar tıkanıklarında altın standart görüntüleme yöntemidir. Hastanın kasık bölgesindeki bacak damarı (femoral arter) ya da el bileğinde bulunan atardamar kullanılarak kateter (ince boru) yardımı ile damar içine kontrast madde verilerek kalp damarlarının görüntülenmesi ve tıkanıklıklarının tespiti yapılır.
  • Stres Ekokardiyografi: Bu test ile hastaya bir takım ilaçlar verilerek kalp atımı hızlandırmakta ve ekokardiyografi görüntüleme yapılır. Özellikle koroner spazm teşhisinde hastalara önerilen bir tanı şekildir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Tedavi seçenekleri içerisinde yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç ve cerrahi tedavi seçenekleri bulunmaktadırlar.

Tedavinin hedefleri arasında:

  • Yeniden plak oluşumuna ya da pıhtı gelişme riskini azaltmak
  • Ateroskleroz hastalığı ile ilişkili oluşabilecek hastalıklardan korunmak
  • Damar içinde plak oluşumunu yavaşlatmak veya durdurmak için risk faktörlerini azaltmak
  • Belirti ve şikayetleri hafifletmek
  • Plak ile daralmış damarları genişletme ya da bu damarları yeni damar takmak (Bypass)

Yaşam tarzı değişikliği: Aşağıdaki yaşam tarzı değişiklikleri ile kalp damar tıkanıklığı oluşma riskini azaltabilirsiniz.

Daha fazla egzersiz: Bu sayede yüksek kilolu veya obezite tanısı almış kişiler daha sağlıklı kilo verebilirler. Aynı zamanda egzersiz ile iyi kolesterol (HDL) seviyesi yükselebilir ve kötü kolesterol (LDL) seviyesi düşürülebilir. Günde ortalama hafif ve orta derecede 40 dakikalık yürüyüşler yapabilirsiniz. Mutlaka egzersiz planlarınızı doktorunuz ile beraber planlayınız.

Sigarayı bırakmak: Sigara, kalp damar yapısına zarar vererek damar içi kan akımını azaltır ve dokuların oksijen ile buluşmasını engellemektedir. Aynı zamanda iyi kolesterol (HDL) seviyesini düşürmektedir. Bu yüzden hızlı bir şekilde doktorunuz ile görüşüp kısa bir sürede sigarayı hayatınızdan ve damarlarınızdan uzak tutabilirsiniz.

Sağlıklı beslenme: Taze meyve ve sebze, bakliyat, omega 3 ile zengin balık ve düşük yağlı beyaz et tüketimi iyi bir beslenme şeklidir. Bazen insanlar çeşitli kürler yapabilmektedir. Mesela, limon ve sarımsak ile hazırlanan kürlerin faydası bilimsel anlamda kanıtlanmasa da halk arasında yaygın olarak denenmektedir.

Stres kontrolü: Stres dönemlerini azaltarak kalp damar rahatsızlıkları oluşma riskini azaltabilirsiniz. Özellikle kadınlarda görülen stres kaynaklı koroner damar spazmı için iyi bir stres kontrolü faydalı olacaktır. Nefes alma ve esneme teknikleri gibi bir çok stres terapi yöntemi stres kontrolünde etkili olabilmektedir. Daha fazla destek ve ilaç tedavisi için aile hekiminiz ile görüşebilirsiniz.

İlaç tedavisi: Bazen yaşam tarzı değişiklikleri kolesterol seviyesini istenilen düzeye getirmeyebilir. Statin benzeri kolesterol düşürücü ilaçlar ile kolesterol seviyesi istenilen düzeye çekilebilir. Kontrol altında tutulan kolesterol seviyesi hastaları ileride oluşabilecek kalp damar tıkanıkları ile gelişebilecek komplikasyonlardan koruyacaktır. Yüksek kolesterol tedavisinin yanında doktorlar hastalarına şu hedefler için ek ilaç tedavisi uygulayabilir:

  • Tansiyonu düşürmek
  • Kandaki yüksek şeker seviyesini istenilen düzeyde tutmak
  • Oluşabilecek kan pıhtısını önlemek
  • İnflamasyon oluşumunu engellemek

Doktor tarafından reçete edilen tüm ilaçlar reçete edildiği oranda ve zamanda kullanılmalıdır. Doktor tavsiyesi dışında hiçbir ek doz ya da ilaç tedaviye eklenmemelidir.

Cerrahi: Koroner damarlardaki tıkanıklık çok ciddi oranda ise yüksek kalp krizi riski ile karşı karşıya kaldığınız anlamına gelmektedir. Bu yüzden doktorlar hastalarına ameliyat tercihini sunmaktadırlar. Ayrıca damar tıkanıklığı ilaç ya da diğer tedavi şekilleri ile yönetilemeyecek şekilde ise Bypass gibi ameliyat seçenekleri gündeme getirilir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Tedavi Edilmezse

Kalbi besleyen majör damarlarda tıkanıklık uzun yıllar boyunca oluşmaktadır. Hastalara herhangi bir belirti vermeden uzun dönem sessizce ilerleyebilir ve günün birinde bir kalp krizi şeklinde ilk belirtisini verebilir.

Bu yüzden risk faktörlerine sahip kişiler düzenli sağlık kontrolleri zamanında yapmaları ileride oluşacak komplikasyonlardan hastaları korumaktadır.

Kalp damar tıkanıklığı ciddi olan insanlar tedavi ile kontrol altında değilseler saatli bir bomba gibi hayatlarına devam etmektedirler.

Uzun dönem tedavi edilmeyen kalp damar tıkanıklıkları kalp krizi, kalp yetmezliği ve aritmi gibi komplikasyonlar yaparak hastaların ani ölümle karşı karşıya kalmasına sebep olurlar.

Koroner anjiyografide koroner damarlar normal görülebilmektedir. Lakin hastalarda uzun dönem komplikasyonu olarak koroner mikrovasküler hastalıklar (kardiyak sendrom X) oluşmaktadır.

Bu hastalarda egzersiz ile ortaya çıkan mikrovasküler anjina (göğüs ağrısı) vardır. Elektrokardiografide belirli değişiklikleri (st segment değişiklikleri) olan ama anjiyografide normal bir damar görüntüsü olma özelliği ile gayet ciddi bir hastalıktır.

Kalp Damar Tıkanıklığına Ne İyi Gelir?

  • Öncelikle risk faktörleri içerisinde yer alan hipertansiyon, yüksek kolesterol ve diğer sağlık problemleri için doktor tavsiye ile alınan ilaçlar dikkatli bir şekilde devam ettirilmelidir.
  • Meyve, sebze gibi lif yönünden zengin ve tam tahıl içerikli ürünler tüketilmelidir.
  • Omega 3 yönünden zengin gıdalar ve zeytinyağı sofralardan eksik edilmemelidir.
  • Sarımsak ile limon karışımı ile hazırlanan kürler bilimsel olarak desteklenmese de (bazı araştırmalar devam etmekte) kandaki kötü kolesterol değerini düşürüldüğü üzerine sonuçlar bulunmaktadır.
  • Kivi, muz ya da badem gibi magnezyumdan zengin gıdalar damar içi kalsiyum birikmesine olumsuz bir etkisi vardır.
  • Soğan, elma ve yeşil çayın antioksidan etkisinin yanında içerdiği kuersetin maddesi ile iyi kolesterol olan HDL’ın oksidatif dengesini korumaktadır.
  • Daha fazla aktif yaşam siz yüksek kolesterol seviyesinden ya da aşırı kilolarınızdan kurtarmasının yanında eğer ilaç tedavisi alıyorsanız bunun etkileşimini daha da iyileştiren bir etkisi olduğu bilinmektedir.
  • Özellikle 40 yaş üstü kişilerin her yıl yapacağı düzenli sağlık kontrolleri (check-up) kalp ve damar sağlığı takibinde altın bir standarttır.
  • Sigara ve alkol kalp damar tıkanıklarında önemli rolleri olan risk faktörleridir. Bu iki risk faktöründen uzak durmak kalp ve damar tıkanıklığı riskini ciddi oranda azaltmaktadır.

Kalp Damar Tıkanıklığına Ne İyi Gelmez?

Kontrol altına alınmayan risk faktörleri kalp damar tıkanıklığı gelişme riskini artırmaktadır.

Bu riskler şu şekildedir:

  • Kontrol altına alınmayan hipertansiyon hastalığı kalp damar tıkanıklığı için büyük bir risktir.
  • Ailesel yatkınlık özellikle yüksek kan kolesterol seviyelerine neden olan lipoprotein yapısındaki bozukluklar risk faktörüdür (ailesel hiperkolesterolemi)
  • Sigara büyük bir risk faktörüdür. Son yıllarda kalp damar tıkanıklığı riskinin kadınlarda yükselmesinden sorumlu tutulmaktadır.
  • Diyabet metabolizmayı etkilediği kadar damar içi tıkanmalara yatkınlığı artırarak damar tıkanıklığı riskini artırır.
  • HDL (iyi kolesterol) seviyesi 40 ve altı olan kişilerde ve LDL (kötü kolesterol) seviyesi 130 ve üstü olan kişiler damar tıkanıklığı gelişme riski büyük olan kişilerdir.
  • Fiziksel stres ve buna bağlı gelişen psikolojik durumlar riski artırmaktadır.
  • Yüksek trans yağ içerikli yiyecekler, hayvansal yağ bazlı yiyecekler, sebze ve meyveden uzak bir diyet kalp damar tıkanıklığı için risk faktörüdür.
  • Aktif spor faaliyetlerinden uzak bir yaşam kolesterol ve kilo artışına pozitif etki yaparak riski artırmaktadır.
  • Yüksek kilolu ve obezite tanısı almış kişiler risk altındadır.

Kalp Damar Tıkanıklığı İlaçları

Kalp damar tıkanıklarında risk faktörleri ve altta yatan hastalıklar tedavi edilir.

Bu tedavi aşamasında kullanılacak ilaç ve etkileri şu şekildedir.

Antiplatelet İlaçlar

Kullanılan ilaçlar: Clopidogrel, Prasugrel, Asetilsalisilik asit

Kalbi besleyen damarlarda plak (ateroskleroz) biriktikten sonra kalbe giden koroner damarlarda tıkanma oluşabilir. Buradaki plak eğer yırtılırsa, vücudun doğal yanıtı olarak kan hücreleri yırtılma etrafında pıhtılaşır, böylece trombositler (kan hücresi) aktive olur ve bir kan pıhtısı (kitle) oluştururlar.

Sonuçta kalp damarları bloke olur ve kanın kalp kası hücrelerine ulaşması engellenmiş olur.

Antiplatelet ilaçlar kalbe giden damarlarda tıkanıklık oluşmasını azaltabilir, çünkü trombositlerin birbirine yapışmamasını ve kan pıhtısı oluşturmasını azaltıp damarlarda anormal pıhtılaşmayı önlerler.

Nitratratlar (Antianjinal İlaçlar)

Kullanılan ilaçlar: Nitrogliserin, İsosorbit dinitrat, Isosorbide mononitrate

Nitratalar etkili bir tedavi şeklidir, akut anjina belirtilerinde.

Kalp damar tıkanıklarında damarları genişletme özelliği ile kalp kasının oksijen gereksinimini azaltmaktadır.

Kısa etkili ve uzun etkili nitratlar olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Özellikle koroner damar spazmlarında hastalara reçete edilir.

Antikoagülan İlaçlar

Kullanılan ilaçlar: Warfarin, Heparin, Dabigatran

Halk tarafından “kan inceltici” olarak bilinen antikoagülanlar, kanın pıhtılaşmasını önleyen veya azaltan, pıhtılaşma süresini uzatan ilaçlardır.

Oral antikoagülanlar birçok kişi tarafından hap veya tablet şeklinde alınır veya hastanelerde çeşitli intravenöz (damar içi) antikoagülan dozaj formları kullanılır.

Antihiperlipidemik İlaçlar

Kullanılan ilaçlar: Simvastatin, Lovastatin, Atorvastatin

Kolesterol seviyesi yüksek olan hastalarda “statin“ grubu ilaçlar hastanın HDL (iyi kolestrol) yükseltirken LDL (kötü kolestrol) seviyesini düşürerek kalp damar tıkanıklığı riskini azaltmaktadır.

Antihipertansif İlaçlar

Kullanılan ilaçlar: Enalapril, Nicardipine, Labetalol

Kalp damar hastalığı gelişmesinde yüksek tansiyon en büyük risk faktörlerindendir.

Antihipertansif ilaçları doktorun tavsiye ettiği doz ve sıklıkla alan hastalarda kan basıncında düşme ve hastanın ilerde yaşayacağı kalp damar tıkanıklarından korunması sağlanmış olunur.

Repatha (evolocumab): Statinlere alternatif olarak geliştirilen bu ilaç ile hızlı bir şekilde kötü kolesterol olan LDL seviyesini hızlı bir şekilde düşürmektedir. Özellikle genetik bozukluk olarak bilinen ailesel hiperkolesterolemi gibi risk faktörü olan hastalara verilmektedir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Ameliyatı

Balon Anjiyoplasti-stent

Bu yöntemde ciddi akut kalp damar tıkanıklarında gelişen kalp krizi ataklarını önlemek, kalp krizi gelişmişse de oluşabilecek hasarı en aza indirmek için uygulanabilir.

Bu yöntem ile tıkalı damar içine kateter yardımı ile sönmüş bir balon ve bunu kontrol eden ince bir rehber tel ile giriş yapılır.

Balon damar içinde şişirilerek damar kas duvarı genişler ve kan akımı normal bir şekilde kalbe ulaşır. Daha sonra balon söndürülür ve geri çekilir.

Bazı durumlarda ilk 6 ay içerisinde tekrar aynı damar içinde tıkanmalar gelişirse damar açık kalması için stent takılır. Stentler paslanmaz çelik kafes şeklindedir ve yine balon yardımı ile genişletilmiş damar içinde yerleştirilir.

Koroner By-Pass Cerrahisi

Uzun yıllardır uygulanan ve kalp damar cerrahi içinde en sık yapılan ameliyat şekildir. Burada aslında yapılan koroner arterin tıkandığı bölgenin ilerisine vücudun diğer sağlıklı damarlarından alınan damar ya da damarlar ile yapılan köprüleme işlemidir.

Radyal arter, internal mamarian arter (IMA) ve safen ven bu köprüleme işleminde kullanılan sağlıklı damarlardır.

Böylece tıkalı damarların beslediği kalp krizi bölgelerine yeterli kan akımı sağlanmış olur. Ameliyatın ölüm riski %1 gibi düşük bir orana sahiptir.

Gebelerde Kalp Damar Tıkanıklığı

Gebelikte kalp damar tıkanıklığına bağlı belirtiler genç annelerde çok nadir görülmektedir. Gebelik süresince değişen hormonal dengeler ve kilo artışı ile azalan fiziksel aktiviteler damar tıkanıklığı riskini artırmaktadır.

Bu değişimler şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hamilelik dönemindeki hipertansiyon: Hamilelik öncesi normal tansiyon düzeni olan kadınlarda hamilelik sırasında yüksek tansiyon (hipertansiyon) gelişebilir. Hamilelik sırasında yüksek tansiyona sahip olmak hamile kadınlarda veya yakın zamanda doğum yapmış kadınlarda kalp damar tıkanıklığı riski artırmaktadır.
  • Preeklampsi (Gebelik zehirlenmesi) hamilelik sırasında daha şiddetli bir yüksek tansiyon türüdür. Preeklamptik gebelerde, kalp damar tıkanıklığı ve tromboz gelişme riskine neden olarak görünen, plazma lipid (organik kökenli yağlar) ve lipoprotein (yağ ve protein) düzeylerinde yükselme not edilmiştir. Bu verilen ışığında 30 yaş üstü hamile kadınlarda kalp damar tıkanıklığı gelişme riski söz konusu olabilir.
  • Aşırı kan pıhtılaşması: Hamile olmak kanın pıhtılaşma olasılığını artırır, bu da var olan kalp damar tıkanıklığı için risk faktörüdür. Özellikle hamile kadınların ayaklarındaki şişme (ödem) buradaki kan akışını azaltarak sistemdeki kan hareketliliği azalmaktadır. Kan iyi dolaşmazsa, pıhtılaşma olasılığı daha yüksektir. Bu gibi kalp damar hastalığı olan ya da olma riski yüksek hastaların bir kardiyolog ve kadın doğum uzmanı eşliğinde bu risklere yönelik tedavi tavsiyesi alması doğru bir karar olacaktır.

Çocuklarda Kalp Damar Tıkanıklığı

Kalp damar tıkanıklığı oluşumu çocukluk çağında başlayabilmektedir. Bunun en doğrudan olanı ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik dislipidemidir.

Dislipidemi kanda kötü kolesterolü artıran, iyi kolesterolü düşüren bir durumdur. Çocukluk çağından olgunluk dönemine kadar dislipidemi kalp damarı içinde plak oluşma riskini artırmaktadır.

Aile içinde bu gibi genetik bozukluk var ise ailelerin kendileri ve çocuklarını devamlı sağlık kontrolleri ile kontrol altında tutarak kalp damar tıkanıklığı gelişme riskini kontrol altına alabilirler.

Bebeklerde Kalp Damar Tıkanıklığı

Bazı yenidoğanlarda koroner arterin iç katlarında (intima media) kalınlık başlangıcı tespit edilmektedir.

Bu başlangıç kalp damar tıkanıklığına sebep olan ateroskleroz hastalığının başlangıç evresi olarak kabul edilmektedir.

Ailesel genetik bozukluklar bu oluşum için risk faktörleri olarak sayılmaktadır.

Yenidoğan ile başlayıp çocukluk ve olgunluk döneminde gelişen damar içi değişim ve hasar kalp damar tıkanıklığı için risk faktörüdür.

Kalp Damar Tıkanıklığı için Hangi Doktora Gidilir?

Kalp damar tıkanıklığı için ilk önce Kardiyoloji bölümünde uzman bir kardiyolog doktor tarafından muayene edilmelisiniz.

Kalp damar tıkanıklığı uzun süre belirti vermenden ilerler ve hastaların %20’sinde kalp kriz ilk belirti olabilmektedir.

Göğüs ağrınız, el ve kollarda uyuşukluk ya da bacaklarında ağrı var ise en yakın zamanda uzman bir hekim tarafından muayene edilmelisiniz.

Belirtileri olmayıp ama risk faktörlerine sahip olan kişilerin devamlı uzman bir hekim ile risk faktörlerini kontrol altına alması gereklidir.

Bu sizleri ileride oluşacak kalp krizlerinden ya da kalp yetmezliği gibi komplikasyonlardan koruyacaktır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Kalp damar tıkanıklığı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Öncelikle kalp damar tıkanıklığının hangi seviyede olduğu çeşitli teşhis yöntemleri ile tespit edilir ve buna yönelik tedaviler uzman kardiyolog eşliğinde başlanır. Kalp damar tıkanıklığı ilaç veya basit ya da komplike cerrahi müdaheleler eşliğinde açılabilmektedir. Hastaların doktor kontrolü dışında ilaç kullanımından veya televizyon ya da diğer mecralarda bilimsel hiçbir dayanağı olmayan yöntemlerden kaçınması gerekmektedir 

Genellikle yıllık düzenli sağlık kontrollerini yapan kişilerin kalp damar tıkanıklıklarını erken dönemde tespit edilir ve tedavi hemen başlanır. Bazen hastalar göğüs ağrısı ya da nefes darlığı ile sağlık kurumlarına başvurduklarında kalp damar tıkanıklıkları tespit edilir. Hastahanelerde yapılan çeşitli görüntüleme yöntemleri ile kalp damar tıkanıklıkları kolay ve hızlı bir şekilde tespit edilmektedir.