Kalp Ağrısı

Kalp ağrısı, göğüs bölgesinde, sola yakın kısımda, göğüs kemiğinin arasında hissedilen bir ağrıdır. Öncelikle altta yatan sebep bulunmalı ve tedavi süreci başlatılmalıdır.

Kalp Ağrısı Nedir? 

Kalp ve göğüs bölgesinde hissedilen ağrılar insanlarda ilk olarak kalple ilgili bir problemi ve özellikle kalp krizini akla getirdiği için endişe vericidir. Kalp ve göğüs bölgesindeki ağrılarının yalnızca kalbe bağlı sebeplerle oluşmaz. Kalp hastalıkları dışında akciğer, kas, kemik, kalp zarı, akciğer zarı gibi başka bölgelerdeki patolojilere bağlı da oluşabilir.

Kalp ağrısı göğüs bölgesinde, daha çok sola yakın, sağ ve sol kaburga kemiklerinin arasında bulunan göğüs kemiğinin arkasında hissedilir. Çeneye, kollara, boyna ve omuzlara yayılım gösterebilir.

Ağrının niteliği (nasıl bir ağrı olduğu) nedene bağlı olarak farklılık gösterebilir. Ağrı kesici, yanıcı, batıcı, baskılayıcı tarzda olabilir. Ağrının niteliği ayırıcı tanı yapmada önemlidir. Örneğin hasta göğsünde yaygın, tam olarak lokalize edemediği, baskılayıcı ve sıkıştırıcı tarzda bir ağrı tarif ediyorsa aklımıza ilk kalp krizi gelir. Hasta eğer ağrıyı lokalize ediyorsa, parmağıyla tam olarak nerenin ağrıdığını gösteriyorsa kalp krizinden uzaklaşırız başka bir neden ararız.

Ağrının niteliği dışında yayılım yeri, süresi ve eşlik eden diğer belirtiler ayırıcı tanı yapmamıza yardımcı olur. Eşlik eden diğer belirtiler mide bulantısı, nefes darlığı, sol kolda uyuşma, baş ağrısı, sırt ağrısı, çene ağrısı, yutma zorluğu, karın ağrısı olabilir. 

Ağrının ne zaman başladığı, ne kadar süre devam ettiği, ne ile tetiklendiği ağrının nedeninin aydınlatılmasında önemlidir. Eforla başlayan ve dinlenmeyle geçen ağrı daha çok kararlı anjinada (koroner arter tıkanıklığına bağlı göğüs ağrısı) görülür. 30 dakikadan uzun süren ağrılar kalp krizi açısından uyarıcı olmalıdır. Koroner arter hastalığında ağrı; egzersiz, soğuk hava, stres ile tetiklenebilir. 

Akciğer hastalıklarında ise ağrıya nefes darlığı, solunum sayısında artış, öksürük gibi semptomlar eklenir. Akciğer hastalıkları semptomları ile kalp hastalıkları semptomları benzerlik gösterebilir. Ayırıcı tanının iyi yapılması gerekir.

Bunun dışında yaşlılık, diyabet (şeker hastalığı) gibi durumlarda hasta ağrıyı hissetmemesine rağmen kalple ilgili problem yaşıyor olabilir. Bu hastalar basit bir karın ağrısı ile gelip kalp krizi tanısı alabilirler. Bu yüzden kalp ağrısı olmasa bile bazı durumlarda kalp krizi gibi sık görülen ve ölümcül olabilen durumlar her zaman akılda bulunmalıdır.

Kalp Ağrısı Nedenleri Nelerdir?

Kalp ve göğüs ağrısı olan kişi ilk aşamada sorunun kalp ile ilgili olduğunu düşünse de kalp dışında birçok neden vardır. Bunlar; kalp zarı, akciğer, akciğer zarı, yemek borusu, mide, pankreas, safra kesesi, kaburga kemikleri, kas, deri gibi bölgelere ait patoloji olabilir. Hatta göğüs veya kalp ağrısı psikojenik sebeplere bağlı olabilir örneğin: panik atak, hastalık hastalığı…  

Kalp ağrısının kalbe bağlı nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Koroner arter hastalığı: Esasında kalp krizinin de içinde bulunduğu hastalık grubudur. Kalbi besleyen koroner damarların değişik oranlarda tıkanmasına bağlı oluşurlar. Kalp krizinin yanı sıra kararlı ve kararsız anjinapektoris (göğüs ağrısı) vardır. Kararlı anjinada; özellikle eforla, koşma veya sporda sonra kalp ağrısı ortaya çıkar. Dinlenmekle veya dil altı ile geçer. 30 dakikadan kısa sürer.
  • Kararsız anjinada ise istirahatte kalp ağrısı mevcuttur. Dinlenmekle veya dil altı ilaç ile geçmez. 30 dakikadan uzun süren kalp ağrısı vardır. İlerlediğinde kalp krizine sebep olabiir.
  • Miyokardinfarktüsü (kalp krizi): Kalp ağrısında en korkulan ve ilk düşünülen nedendir. Bunun nedeni ülkemizdeki ve dünyadaki ölümlerin en sık sebebinin kalp hastalıkları olmasıdır. Kalp krizinde sürekli kalp ağrısının yanı sıra sol kolda uyuşma, nefes darlığı gibi belirtiler eşlik eder. 
  • Kalp krizi sırasında dinlenmekle ya da dil altı ilaçlarla geçmeyen ağrı vardır. Acil olarak müdahale edilmesi gerekir.
  • Miyokardit: Kalp kasının iltihabıdır, genellikle virüslere bağlıdır. Ağrının dışında nefes darlığı, çarpıntı gibi kalp yetmezliği bulguları da vardır.
  • Perikardit: Kalbin dış zarının iltihabıdır. Konstriktif, restriktif, otoimmun gibi türleri vardır. Ağrının yanında nefes darlığı, kalpte üfürüm olabilir. Buradaki ağrı öne eğilmekle azalır.
  • Aort diseksiyonu: Vücudun en büyük damarı olan aortun duvarının kısmi olarak yırtılmasıdır. Aort diseksiyonunda ani bir kalp ve göğüs ağrısı başlar, çok keskindir ve sırta yayılır. Acil müdahale edilmesi gerekir, edilmezse aort rüptürüne (tam kat yırtılma) sebep olup ölüme yol açabilir.
  • Aort darlığı: Kalpte ağrının yanı sıra ani bayılma ve nefes darlığı görülebilir. Ciddi darlık varsa ameliyat gerekebilir.

Kalpte ağrıya sebep olan kalp dışı sebepleri ise şöyle sıralayabiliriz.

  • Pulmoneremboli: Vücuttaki pıhtının akciğer damarlarını tıkaması sonucu oluşur. Çok hafif semptomlardan ölüme kadar uzanan geniş bir klinik seyir gösterebilir. Akut sağ kalp yetmezliğine sebep olabileceği içi erken tedavi önemlidir.
  • Plörezi: Akciğer zarları arasında sıvı birikmesidir. Daha çok göğsün yan tarafındadırDerin nefes alırken, öksürme ve hapşırma sırasında kalp ve göğüs ağrısı varsa plörezi gibi akciğer zarı hastalıklarını düşünürüz.
  • Pnömotoraks: Akciğerin delinmesine bağlı akciğer ile akciğer zarı arasına hava toplanmasıdır. Toplanan hava akciğere baskı uygulayarak ani nefes darlığına sebep olur. Pnömotoraksta ani göğüs veya kalp ağrısı hissedilir.
  • ZonaHerpeszoster virüsünün sebep olduğu daha çok yaşlılarda ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda görülen bir deri hastalığıdır. Daha çok göğüs bölgesindeki deriyi tutar. İçi su dolu döküntüler görülür ama bu döküntülerden önce şiddetli bir göğüs ağrısı görülebilir. Bu dönemde kalp ve akciğere bağlı nedenler dışlanmalıdır.
  • Kaburga hastalıkları: Kaburgada meydana gelen bir kırık ya da kaburgada gelişen bir iltihabi durumda meydana gelen ağrıyı hasta kalp ağrısı olarak yorumlayabilir. Fakat kaburga hastalıklarındaki ağrılarda hasta ağrıyı lokalize eder. Parmağıyla ağrıyan yeri tam olarak gösterebilir.
  • Özofagus (yemek borusu) hastalıkları: Özofajit (yemek borusu iltihabı) ve gastroözofagealreflü (mide asidi ve içeriğinin yemek borusuna kaçması) gibi durumlarda hissedilen ağrı daha çok yanıcı özelliktedir. Sırta, omuza veya kola yayılabilir. Bu yüzden hastalar bu ağrıyı kalp ağrısı olarak yorumlayabilir. Reflü ağrısı daha çok yemek yedikten sonra ve yemekten sonra yatınca başlayan kalp ağrısı olarak hissedilir. Bu ağrının sebebi mide asidinin yemek borusunu tahriş etmesidir.
  • Yemekten sonra yatmak: Herhangi bir hastalığı olmayan insanda bile yemekten sonra yatıldığında kalp ağrısı görülebilir. Bunun nedeni yemekle birlikte hava ile genişleyen midenin yatış pozisyonunda kalbi sıkıştırmasıdır. Özellikle sol tarafa yatıldığında kalp ağrısı hissedilebilir. Bunun önüne geçmek için yatmadan en az 2 saat önce yemek yemeyi bırakmak yeterli olacaktır.
  • Safra kesesi hastalıkları: Safra kesesi taşı ya da safra kesesi iltihabında  hissedilen ağrılarda kalp bölgesinde ağrı olarak karşımıza çıkabilir.
  • Pankreatit: Pankreasın iltihabıdır. Şiddetli, ani başlayan ve sırta vuran ağrıya neden olur. Bu ağrı kalp ve göğüs bölgesine yansıyabilir. Ağrının yanı sıra sarılık, bulantı, kusma, iştahsızlık görülebilir.
  • Stres: Strese bağlı sempatik aktivite (adrenalin salınmasına bağlı ortaya çıkan durum) arttığı için kalp ve solunum sayısı artacak ve ağrı eşiği düşecektir. Hasta çarpıntı ve nefes darlığını kalpte sıkışma veya ağrı olarak yorumlayabilir.
  • Psikiyatrik nedenler: Anksiyete (kaygı bozukluğu), panik atak, hastalık hastalığı olan kişiler vücutlarındaki herhangi bir değişikliği, ağrıyı en kötü şekilde yorumlayabilirler. Bu hastalar sıklıkla kalp ağrısı hissettiklerini söyleyip doktora başvurabilirler.

Kalp Ağrısı Teşhisi 

Kalp ağrısı çok ciddi olabilecek hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Kalp ağrısı olan hastada ilk aşama kalp hastalıkları, daha sonra ise kalp ağrısına sebep olabilecek kalp dışı nedenler araştırılmalıdır. Erken teşhis ölümcül olabilecek bazı hastalıkları erken tedavi etme açısından son derece önemlidir.

Anamnez (hastanın hastalığa dair öyküsü): Tüm hastalarda teşhis, belirtilerin sorgulanması ile başlar. Kalp ağrısının ne zaman başladığı, ne gibi durumlarda artıp azaldığı, eşlik eden diğer belirtiler sorgulanmalıdır. Bunun yanında varsa ek hastalık, ailede hastalık öyküsü, sigara ve alkol alışkanlığı, ilaç kullanımı sorgulanmalıdır.

Fizik muayene: Hastanın nabızları kontrol edilip kalp sesleri dinlenmelidir. Ayrıntılı olarak tüm sistem muayeneleri yapılmalıdır.

Kan tetkikleri: Alınan kan ile hemogram (kan sayımı), biyokimya değerlerine bakılır. Kalp kası enzim parametreleri kontrol edilir.

D-dimer: Vücuttaki pıhtılar yıkıldığında kanda artan pıhtı yıkım ürünleridir. Pulmonerembolide kanda düzeyi artar.

Elektrokardiyografi (EKG): Kalp ağrısı olan hastalara yapılacak ilk tetkiklerden biridir. Göğse yapıştırılan elektrotlar ile kalbin elektriksel ritmine bakılır. Kolay uygulanabilir ve ucuz olmasından dolayı avantajlıdır. Özellikle kalp krizi ve diğer kalp hastalıklarını tanımada önemlidir.

Efor testi: Özellikle koroner hastalığı düşünülen ve EKG’si normal olan hastaya varsa koroner arter tıkanıklığını ortaya çıkarmak için kullanılan yöntemdir. EKG’de olduğu gibi hastanın göğsüne elektrotlar bağlanarak hasta koşturulur. Eğer EKG’de ciddi bir değişiklik varsa koroner arter tıkanıklığı olabileceği düşünülüp hasta anjiyografiye alınır.

Ekokardiyografi (EKO): Kalp kapak hastalıkları ve perikardit (kalp zarı iltihabına bağlı kalp ve kalp zarı arasında sıvı toplanması) gibi durumlarda tanı koymada oldukça faydalıdır. Kalp ultrasonu olarak da bilinir.

Anjiografi (kalp kateterizasyonu): Uyluk atardamarından kateter ile girilerek kalbe ulaşılır ve kalbi besleyen koroner arterleri gösterir. Bu damarlarda bir tıkanıklık görüldüğünde yine bu yöntem ile tıkanıklık açılabilir. Yani anjiyografi hem tanı hem de tedavi yöntemidir. Koroner arter tıkanıklığını tanıma da altın standart yöntemdir.

Akciğer grafisi: Nömotoraks gibi akciğere bağlı hastalıkların ve kaburga kırıklarının saptanmasında kullanılan yöntemdir. Ayrıca kalpte büyüme, pulmoner arterde (akciğer atar damarı) genişleme gibi kalbe ait bazı patolojiler saptanabilir.

Göğüs tomografisi (toraks BT): Akciğerdeki ve göğüs bölgesi yumuşak doku hastalıklarının tanısında kullanılır.

Ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi: Bu yöntem akciğerdeki havalanma ve kanlanma oranının radyoaktif madde verilerek ölçülmesine dayanır. Hastadaki kalp ağrısının pulmoneremboliye (akciğer atardamarlarının tıkanması) bağlı olduğu düşünülüyorsa bu görüntüleme yöntemi kullanılır.

Karın ultrasonografisi (USG): Eğer ağrının safra kesesi, mide, pankreas gibi sindirim sistemi organlarına bağlı olduğu düşünülüyorsa bu yöntem tercih edilir.

24 saatlik phmonitorizasyonu: Gastroözofagealreflünün tanısında kullanılan yöntemdir. Kalp ağrısının reflüye bağlı olduğu düşünülüyorsa kullanılır.

Kalp Ağrısı Tedavisi 

Tedaviye başlamak için öncelikle kalp ağrısının sebebi bulunmalıdır. Altta yatan nedene göre tedaviye başlanmalıdır.

  • Kalp krizi: Kalp ağrısının sebebi kalp krizi acil olarak girişim uygulanmalıdır. Asetilsalisilik asit ilk aşamada verilebilir ama hayat kurtarıcı olan anjiyografi ile uygun girişimin uygulanıp damarın açılmasıdır. Sonrasında ise ek olarak asetilsalisilik asit (pıhtılaşmayı önler), statin (kolesterol düşürücü), beta blokerler (kalp hızını yavaşlatır) kullanılır. Kalp ağrısı kalp krizi dışı koroner arter hastalığına bağlı ise ilk önce kararlı anjina ve kararsız anjina ayrımı yapılır. Koroner arter hastalıklarında ilaç tedavisinin yanı sıra diyet düzenlenmesi yapılmalı, kilo fazlalığı var ise kilo verilmeli ve günlük egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz ve sağlıklı beslenmenin koroner arterlerde daralmayı önlemede payı büyüktür. Sigara ve alkolden kesinlikle uzak durulmalıdır.
  • Kararlı anjinada ilk önce diyet düzenlemesi yapılır ve egzersiz önerilir. Bunun dışında dil altı nitrat türevi vazodilatatör (damar genişletici) ilaçlar verilerek hasta rahatlatılabilir.
  • Kararsız anjina ise ilerleyen dönemlerde kalp krizine neden olabileceği için elektif şartlarda (acil olmayan en uygun şartlarda) koroner anjiyografi planlanmalı ve tedavi uygulanmalıdır. Bunun yanında statinler, betablokerler, asetilsalisilik asit tedavisi uygulanmalıdır.
  • Aort darlığı varsa hastaya uygun koşullarda doğal veya protez kapak replasmanı yapılabilir. 
  • Aort disseksiyonu (aort duvarının katları arasında yırtık) olan hastalarda ise acil cerrahi girişim gerekebilir. 
  • Kalp dışı nedenler arasında en sık karşımıza çıkan hastalıkların tedavileri ise kısaca şöyledir.
  • Pnömotoraks: İlk olarak göğüs tüpü takılıp akciğere baskı uygulayan havanın boşaltılması sağlanır. Göğüs tüpü yetersiz kalırsa hasta ameliyata alınabilir.
  • Pulmoneremboli: Antikoagülan tedavi ile yeni pıhtı oluşumu önlenir. Trombolitik ilaçlar ile var olan pıhtı eritilir. Bu ilaçlar kanamaya eğilimi arttırabildiklerinden dikkatli kullanılmalıdır. Kanama bozukluğu olanlarda trombolitik kullanılamayacağından pulmonerembolektomi denilen girişimsel işlem uygulanabilir.
  • Kaburga kırıkları ve kostokondrit (kaburganın ağrılı iltihabı): Kaburgada kırık varsa stabilizasyon (sabitleme) sağlanmalıdır. Ağrı kesiciler hastanın durumuna göre verilebilir. Kostokondritte ise antiinflamatuar ilaçlar ve ağrı kesiciler verilmelidir.
  • Zona: Herpes Zoster virüsüne etkili olan asiklovir kullanılır. Hasta yakınlarıyla temastan kaçınılmalıdır. Çünkü bulaşıcıdır.
  • Gastroözofagealreflü: Reflüyü önlemek için yatmadan en az 2 saat önce yemek yemeyi bırakmalı ve akşam öğünleri kolay sindirilebilir, yağlı olmayan besinlerden seçilmelidir. Yatarken yüksek yastıklar kullanılmalıdır. İlaç tedavisi olarak antiasit ilaçlar, proton pompa inhibitörleri gibi mide asit salgısını azaltan ilaçlar kullanılabilir.

Kalp Ağrısı Tedavi Edilmezse

Kalp ağrısı çok ciddi hastalıkların habercisi olabileceği için en erken zamanda tedavi edilmelidir. Eğer tedavi edilmezse öncelikle kalp krizi, aort diseksiyonu, ciddi aort darlığı, pulmoner emboli, pnömotoraks gibi ciddi durumlar ölümle sonuçlanabilir.

Sekel bırakan (kalıcı hasar) ve ölümcül olabilen durumların dışında; reflü, deri veya kaburga kemiğine ait lezyonlar tedavi edilmese bile çok ciddi sorunlar oluşturmazlar. Ancak yine de ağrının nedeni araştırılmalıdır. Kalp ağrısı ciddi sorunların habercisi olabildiği için önemsenmesi ve araştırılması gerekir. Bu yüzden kalp ağrınız varsa en kısa zamanda doktora başvurun.

Kalp Ağrısına Ne İyi Gelir? 

Bu soruyu cevaplamak için yine önce kalp ağrısının nedenini bilmek gerekir. Koroner arter hastalarının diyetlerinin düzenlenmesi, yağlı ve şekerli besinlerden uzak durması, düzenli egzersiz yapmaları önerilir. Tabi egzersizin yaşa ve mevcut hastalıklara uygun olarak seçilmesi önemlidir.

Sindirim sistemi hastalıklarına özellikle reflüye bağlı kalp ağrısında, yatmadan en az 2 saat önce yemek kesilmeli, sindirimi kolay yemekler yenmeli, yüksek yastık kullanılmalıdır. Yemekten hemen sonra yatılmamalı yatılsa bile sol tarafa yatmamaya dikkat edilmelidir.

Kalp Ağrısına Ne İyi Gelmez? 

Başta koroner arter hastalığı bulunanlar olmak üzere tüm yaş, cinsiyet ve kronik hasta grupları düzensiz, yüksek kalorili besinlerden ve hareketsiz yaşamdan uzak durmalıdır.

Sigara ve alkol kesinlikle bırakılmalıdır. Bırakmak için profesyonel destek alınmalıdır. Sigara ve alkolün, koroner arterlerde pıhtı oluşmasına sebep olduğu kanıtlanmıştır. Bu iki madde sadece kalbi değil, solunum, sindirim, genito-üriner (genital sistem ve boşaltım sistemi) sistemlerinin tamamını olumsuz etkiler.

Kalp Ağrısı İlaçları

Koroner arter hastalığına bağlı kalp ağrısında kullanılan ilaçlar:

  • Vazodilatatörler: Bu ilaçlar damarları genişleten, kalbin beslenmesini artıran ilaçlardır. Nitrat türevleri, kalsiyum kanal blokerleri örnek verilebilir.
  • Antiagreganlar: En sık kullanılanı asetilsalisilik asittir. Yeni pıhtı oluşumunu engeller. Her evde bulunabilen bu ilaç çok masum gibi görünse de ciddi yan etkilere neden olabilir. Koroner arter tıkanıklığında hayat kurtaran bu ilaç mide veya beyin kanaması gibi ölümcül yan etkilere sebep olabilir. Çok basit bir ilaç gibi görünse de asla doktor kontrolü dışında kullanılmamalıdır.
  • Antikoagülanlar: Pıhtı oluşumunu engelleyen ilaçlardır. Kanama bozukluğu olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Heparin ve varfarin en çok kullanılanlardır.
  • Statinler ve safra asidi bağlayıcılar: Bu ilaçlar halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL’yi düşürmek için kullanılır.
  • Niasin: Yüksek doz B3 vitaminidir. İyi kolesterol larak bilinen HDL’yi yükseltirler
  • Beta blokerler: Kalp atım hızını düşürerek kalbin oksijen ihtiyacını azaltırlar.
  • Kalp dışı nedenlere bağlı kullanılabilecek ilaçlar:
  • Trombolitikler: Pulmonerembolide pıhtıyı eritmek için kullanılır.
  • Antireflü ilaçlar: Antiasitler, proton pompa inhibitörleri (lansoprazol, pantoprazol) reflüyü ve buna bağlı oluşan kalp ve göğüs ağrısını önlemede kullanılır
  • Analjezikler (ağrı kesici): Kas ve kaburga kemiğindeki lezyonlara bağlı ağrılarda kullanılabilir.

Hamilelikte Kalp Ağrısı

Ciddi aort darlığı, pulmoner hipertansiyon, kalp krizi gibi kalp hastalıkları normalde ciddi hastalıklardır ve gebelikte bunlar çok daha tehlikeli hal alırlar. Bunun dışında gebede kalp yükü, kalp atım hızı, kan basıncı normal değerlere göre artmış seyredecektir. Bu yüzden hamilelikte kalp ağrısı çok ciddiye alınmalı hemen bir doktora başvurmalıdır.

Gebelikte kalp ağrısı görüldüğü zaman gebelikte ortaya çıkan kardiyomiyopati (kalp kasının işlevinin bozulması) ve gebelik hipertansiyonu akılda bulunmalıdır.

Gebelik öncesinde mevcut bir kalp hastalığı varsa doktora başvurmalı, doktor bir sakınca görmüyorsa gebe kalınmalıdır. Ciddi aort darlığı ve pulmoner hipertansiyonda gebe kalınmamalıdır.

Gebelikte aşırı tuz tüketimine dikkat etmeli ve ağır işlerden uzak durulmalıdır. Kilo alımına dikkat edilmelidir. Çünkü aşırı kilo da kalbin yükünü arttırır.

Çocuklarda Kalp Ağrısı

Çocuklarda kalp ve göğüs ağrısı mevcutsa konjenital (doğumsal) kalp hastalıkları açısından araştırılmalıdır. Ek olarak nefes darlığı, morarma, çabuk yorulma gibi belirtilerin varlığı sorulmalıdır. Çocuklar göğüs bölgesindeki başka bir nedene bağlı olan basit bir ağrıyı da ‘’kalbim ağrıyor’’ şeklinde dile getirebilirler. Bu yüzden hemen endişeye kapılmamak gerekir ve en kısa zamanda doktora götürülmelidir.

Bunun dışında Kawasaki hastalığı gibi bazı vaskülitlerde (damar iltihabı) nadir de olsa erken yaşta kalp krizi görülebilir. Atlanmaması gerekir. 

Bebeklerde Kalp Ağrısı

Bebekler ağrılarını dile getiremezler fakat daha büyük bebeklerin kalbinin olduğu bölümü tutması bizim için uyarıcı olabilir. Eğer bebekte kalp hastalığı varsa bu, nefes alamama, morarma, emmede zorluk gibi belirtilerle karşımıza çıkabilir.

Kalp Ağrısı için Hangi Doktora Gidilir?

Kalp ağrısı olan hasta ilk aşamada ağrının kalp hastalıklarına bağlı ciddi bir durum olarak yorumlayıp acile ya da bir kardiyoloji hekimine başvurur. Kardiyolog uygun tetkikleri yaptıktan sonra kalp ile ilgili problem bulursa uygun tedaviyi uygular.

Eğer kalp dışı bir neden düşünürse hastayı dahiliye, genel cerrahi, göğüs hastalıkları uzmanına yönlendirebilir. Bunun dışında ağrının psikolojik olduğu düşünülürse psikiyatriye danışılabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Kalp ağrısı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kalp ağrısı daha yaygın lokalize edilemeyen, baskı yapar tarzdadır. Hasta ağrısını yumruk veya el ayası ile genişçe bir bölgeyi göstererek ifade eder. Parmak ucu ile dar bir alanı gösteriyorsa kalbe bağlı olmadığını düşünürüz. Ayrıca ağrı sol kola, çeneye veya omza yayılabilir. Hasta ölüm korkusuna kapılır ve göğsünde ağırlık hissi, sıkışma, tıkanma olarak tariflenebilir.

Midede gazın biriktiği fundus bölümü solda kalbin aşağısında bulunur. Bu yüzden midedeki gaz dolu bölüm kalbi sıkıştırarak kalp ağrısına neden olabilir. Bunun önüne geçmek için yatmadan en az iki saat önce yemek kesilmeli ve sol tarafın üzerine yatılmamalıdır. 

Koroner arter tıkanıklığına bağlı kalp ağrısı daha çok sol olmak üzere her iki kola, çeneye, omuzlara yayılabilir bunun dışında aort diseksiyonunun sebep olduğu kalp ağrısı sırta vurur.

Ağrı, göğüs bölgesinde yaygın daha çok sol tarafta, parmakla lokalize edilemeyecek kadar geniş bir alanda olur. Hasta ağrıyı tarif ederken yumruğunu veya el ayasını kullanarak geniş bir alanı gösterir. Eğer parmakla gösterilecek kadar dar bir alanda ise kalp dışı nedenlere yöneliriz. Bunun dışında ağrı kollarda, omuzlarda, sırtlarda ve çenede hissedilebilir.

Her iki durumda da boyundan çıkan sinirlerde sıkışma olacağı için, boyunda, omuzda ve kollarda ağrılar olabilir. Bunlar hasta tarafından kalp ağrısı olarak yorumlansa da esasında kalp ağrısına neden olmazlar. 

Eğer hastada mevcut anjinapektoris var ise soğuk hava kalp ağrısını artırabilir. Soğuk algınlığı ve üşütme sağlıklı insanda kalp ağrısına neden olmaz ancak üşütmeye bağlı oluşan kas ve kemik ağrıları veya pnömoni(zatürre) bağlı göğüs ağrısı kalp ağrısı olarak yorumlanabilir. Hasta kalp ağrısıyla doktora başvurabilir.