K Vitamini

K vitamini, hidrofobik ve lipofilik vitaminler grubu için kullanılan addır ve 1920’ler sonunda Henrik Dam’ın araştırmaları neticesinde keşfedilmiştir.

K Vitamini Nedir?

K vitamini, hidrofobik ve lipofilik vitaminler grubu için kullanılan addır. Vitamin k, 1920’ler sonunda Henrik Dam’ın araştırmaları neticesinde keşfedilmiştir. Kan pıhtılaşmasındaki yönü sebebiyle önceleri “koagülasyon vitamini” olarak anılmıştır.

K vitamini görevleri, insan sağlığı üzerinde belirli noktalarda etkindir. K vitamini faydaları aşağıdaki gibidir:

  • K vitamini pıhtılaşma fonksiyonunda yardımcı olur. Kanın pıhtılaşmasında görev almaktadır. 
  • K vitamini, aynı zamanda bağırsakları etkiler. Bu vitamin, öte yandan bağırsaklarda yaşamakta olan mikrobiyota (yararlı bakteriler) tarafından üretilmektedir. 
  • K vitamini, kemik sağlığı açısından da etkin roldedir. 

K vitamini, bazı sebzelerde doğal şekilde yer almaktadır. Kişiler, bu besinlerle k vitamini ihtiyacını karşılayabilir. K vitaminini doğal yollarla alamayan ve çoğunlukla metropol şehirlerde yaşayan insanlar ise doktor önerisiyle takviye kullanabilir. Bu durumda enjeksiyon şeklinde K vitamini aşısı veya oral k vitamini ilacı verilebilir. Ancak enjeksiyonda K vitamini iğnesi yan etkileri söz konusu olabilmektedir.

K Vitamini Normal Değerleri Kaç Olmalı?

K vitamini için günlük alınması gereken doz belli değildir. Ancak ortalama bir beslenme şekliyle asgari olarak günlük 75 ila 150 mikrogram alınır. Erkeklerde günlük alınması gereken miktar 80 mcg, kadınlarda 65 mcg, çocuklarda da yaklaşık 15-20 mcg’dir. K vitamini ölçümlerinde INR testi, kullanılan yöntemlerden biridir. Bu teste göre dünya laboratuvar ölçekleri kapsamında normal INR testi değeri, 0,8 – 1,1 seviyesinde olmalıdır.

Kan sulandırıcı etkideki ilaçları alanlarda INR değeri normal düzeyi 2-3 aralığındadır. Yapılan testler sonucunda pıhtılaşma sorununa neden olabilecek farklı sebep yoksa, K vitamini eksikliği tanısı konulur.

K Vitamini Nasıl Ölçülür?

K vitamini eksikliği veya k vitamini yüksekliği, kişilerde belli sorunlar geliştirebilir. Bu durumların tanı-teşhisinin yapılabilmesi için yapılabilecek bazı testler vardır. K vitamini testi olarak uygulanan yöntemler genellikle şüpheli bir durumda uygulanır.

Örneğin hastada k vitamini eksikliği olduğu saptanırsa, bebeklerde veya yetişkinlerde protrombin zamanı (PT) testi yapılabilir. Aynı şekilde INR testi (uluslararası normalleştirilmiş oran testi) gibi farklı tanı testleriyle teşhis sağlanabilir. Tanı sonrasında da sonuçlara göre tedavi planı oluşturulabilmektedir.

Hamilelikte K Vitamini Değerleri Nasıl Olmalı?

Hamilelikte k vitamini değerleri, nadir de olsa k vitamin düşüklüğü oluşabileceği için gözden kaçırılmamalıdır. Hamilelik sürecinde profilaktik kullanımı tavsiye edilmez. Hatta hamilelikte çok sayıda pıhtılaşma faktörünün çoğaldığı göz önüne alınırsa K vitamininin kullanılması da tromboz (kan pıhtısı) meydana gelmesine yol açabilir. Buna neden olabileceği için tehlikeli kabul edilebilmektedir.

Bebeklikte K Vitamini Değerleri Neden Önemli?

Bebeklikte k vitamini değerleri, bebek sağlığı açısından önemlidir. Yeni doğmuş bebeklerde yetersiz olması hâlinde K vitamini eksikliği gelişebilir. Bu sorun oldukça yaygındır. Bebeklerde K vitamini eksikliği nedenleri şöyle sıralanabilir:

  • K vitamini deposunun yeterli düzeyde olmaması, 
  • Anne sütündeki vitamin değerinin düşük olması,
  • Bağırsak mikrobiyotasının gelişmemesi,
  • Karaciğerin yeteri kadar olgunlaşmaması,
  • Anne karnındayken plasenta üzerinden bebeğe yeteri kadar K vitamini iletilmemesi.

Bu sebeplerden dolayı bazı durumlarda doktor tavsiyesiyle doğumdan önce anne adaylarına K vitamini takviyeleri yapılması veya doğum sonrasında bebeklerde K vitamini aşısı ile vitamin takviyesi uygulanması gibi tedbirler alınabilir. Eksikliği, bazı semptomlar verebilmektedir. Buna göre bebeklerde K vitamini eksikliği belirtileri şunlardır:

  • Göbek kordonu alanında kanamalar,
  • Deri üzerinde morarmalar,
  • Burunda, ciltte, sindirim sisteminde, yüzde ya da farklı vücut bölgelerinde kanamalar,
  • Diş etleri üzerinde kanamalar,
  • Ani gelişen beyin kanamaları,
  • Sünnet olan bebeklerde kanama problemleri ve geç iyileşme sorunları.  

K Vitamini Eksikliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

K vitamini eksikliği nedenleri, farklı sağlık sorunları ya da bazı kronik hastalıklar olabilir. K vitamini düşüklüğü, yetişkin bireylerde nadir görülmektedir. Ancak yeni doğanlarda oldukça yaygındır. Bununla beraber K vitamini eksikliğinde görülen hastalıklar da söz konusu olabilir. Eksikliğe neden olan etkenler şu şekilde incelenebilir:

  • Dengesiz-yetersiz beslenme,
  • Kan sulandırıcı etkideki ilaçların kullanılması,
  • Emilim ve sindirimi etkileyen ülseratif kolit, crohn gibi bağırsak rahatsızlıklarının olması,
  • Kistik fibrozis (doğumdan sonra oluşan kalıtsal bir hastalık) ve çölyak gibi hastalıklar,
  • Antibiyotik ilaç kullanımı yüzünden bağırsak florasının negatif etkilenmesi,
  • Safra yolu ve karaciğer rahatsızlıkları.

K Vitamini Eksikliği Belirtileri Neler?

K vitamini eksikliği belirtileri, kişilerde bazı şikâyetler şeklinde gözlemlenir. Bu vitaminin düşüklüğü durumunda öncelikle kandaki pıhtılaşma süresinde uzama olduğu ve bu nedenden dolayı da sebepsiz kanama veya aşırı kanama tipi problemler yaşandığı bilinmektedir. K vitaminin vücutta eksik düzeyde olması, şu gibi belirtiler verir ve bunların her biri, aslında birer sağlık sorunudur:

  • Gözaltı morluklarına,
  • Kanlı ya da siyah renkte dışkılama olmasına,
  • Tırnak alt kısımlarında kanamaya ilişkin kırmızı beneklere,
  • İnsan vücudunda mukoza kaplı şekilde olan burun, ağız içi gibi bölgelerde meydana gelen kanamalara,
  • Bebeklerde göbek kordonu alanında kanamalara, 
  • Sünnet sonrası iyileşme süreçlerinde gecikmeler olmasına,
  • Devamlı kanama gibi problemler yaşanmasına neden olabilir.

K Vitamini Eksikliği Tedavisi 

K vitamini eksikliği tedavisi, bu değerdeki düşüklüğün sebebi ne olursa olsun, altta yatan problemlere bağlı olarak yapılabilir. K vitamini düşüklüğü, vitamin takviyesi tedavisi ya da altta yatan farklı nedenlere dair tedavi edilerek yükseltilebilir. Bu noktada doktor, k vitamini ampul, k vitamini tablet ve k vitamini ilaç gibi bu vitaminin farklı tiplerinde bir ilaç tedavisi önerebilir.

Kısa süreli olarak K vitamini düşüklüğü tedavisi, sıklıkla ya oral takviye ya da enjeksiyon tedavisi biçimindedir. Kronik k vitamin eksikliği bulunanlar açısından ise uzun süreli ya da hayat boyu vitamin takviyesi alması öngörülebilir. Yüksek seviyelerde alınmış doğal yapıdaki K vitaminine dair sorunlar, henüz bildirilmemiştir.

K Vitamini Eksikliğine Ne İyi Gelir?

K vitamini eksikliğine iyi gelen takviye ilaçlar olmakla beraber bazı besin kaynakları da mevcuttur. Bu noktada, hayvansal ve bitkisel kaynaklı çok sayıda besin içerisinde doğal şekilde bulunan bir vitamin grubudur.

K vitamini içeren besinler: Ispanak, brokoli, pazı, lahana, karnabahar, Brüksel lahanası, kara lahana, şalgam, kuşkonmaz, pancar yaprağı, hindiba, maydanoz gibi bitkiler; taze fasulye, bezelye ve Meksika fasulyesi gibi sebzeler; domates; ciğer, böbrek, beyaz et ve kırmızı et gibi sakatatlar; süt ile süt ürünleri; yumurta.

K Vitamini Eksikliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

K vitamini eksikliği tedavi edilmezse gerek yetişkin gerekse bebeklerde türlü sorunlara yol açabilir. K vitamini düşüklüğünün yaygın olarak rastlandığı bebeklerde, gerekli tedbirler alınmayabilir. Bu tedbirlerin alınmaması durumunda ise ölüme yol açabilecek ciddi komplikasyonlar ve ani şekilde gelişen beyin kanamaları meydana gelebilir.

Ayrıca yine uzun vadede bu vitamin düşüklüğüne bağlı hastalıklar da görülebilir. Bu yüzden yetişkinlerde, yeni doğan bebeklerde ve özellikle (erken) prematüre doğan bebeklerde, bu vitamin grubu düşüklüğüne dair gerekli inceleme ve tedavi uygulamaları gerçekleştirilmelidir.

K Vitamini Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

K vitamini yüksekliği nedenleri, genellikle hastaların yanlış ve bilinçsiz hareket etmesidir. K vitaminleri, yağ içerisinde çözünen vitaminler olduğundan dolayı fazlası idrar ile beraber vücuttan atılamaz. Dolayısıyla atılamayacağı halde aşırı düzeyde K vitamini alımı olursa, hem karaciğer fonksiyonlarının işlemesinde bir engel oluşabilir hem de K vitamini yüksekliği meydana gelebilir.

Dolayısıyla pek çok açıdan bu K vitamini alımları, dikkat gerektirmektedir. Özellikle de emziren kadınlarda, hamilelerde, kronik böbrek yetmezliği bulunup da diyaliz makinesine giren hastalarda bu vitaminin yüksekliği zararlı olabilmektedir. Öte yandan K vitamini başka takviye ilaçlarla etkileşim içine girebileceğinden dolayı hekim kontrolünde olmalıdır. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç içen hastalarda K vitamini alımı düzensiz ve bilinçsizce yapılırsa da yine vitamin yüksekliği sorununa rastlanabilir ve vitamin alımının düşürülmesi gerekebilir.

K Vitamini Yüksekliği Tedavisi

K vitamini yüksekliği tedavisi, vücuttaki bu vitaminin gereğinden fazla miktarlara ulaşması sonucunda ihtiyaç duyulan bir tedavidir. Genelde yanlış ve bilinçsiz vitamin takviyelerinde bu gibi vitamin yüksekliği sorunları görülür. Buna göre kişiler, farklı hastalıklar sebebiyle kan sulandırıcı etkide ilaçlar kullandığında, beraberinde kullanılan K vitamini sorun yaratabilir. Buna bağlı oluşan bir K vitamini fazlalığı durumunda yapılması gereken tedavi; alınan K vitamini takviyelerinin durdurulması ya da azaltılmasıdır. Bu duruma ise uzman görüşüyle karar verilebilir.  

K Vitamini Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

K vitamini yüksekliği tedavi edilmezse bazı sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir. Vücutta biriken K vitamini fazlalığı, oldukça nadir şekilde görülür. Ancak bununla beraber K vitamininin gereğinden fazla alınması da kişilerde damar tıkanıklığı, kanda pıhtılaşma bozukluğu, karaciğer fonksiyonları bozukluğu gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca yüzde ateş basması, kızarma, kaşıntı, terleme ya da göğüs sıkışması semptomlarına sebep olmaktadır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

K Vitamini ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

K vitamini, bebeklerde kandaki pıhtılaşma açısından gereklidir. K vitamini bakımından tüm bebekler biraz zayıf doğarlar. Bu yüzden doğum sırasında K vitamini verilmemiş olan bebekler, akabinde K vitamini düşüklüğüne bağlı olarak ölümcül derecede bir kanam bozukluğu tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar. Tıpta bu riski ifade eden hastalık, yenidoğan hemorajik hastalığı şeklindedir.

K vitamini, vücutta ihtiyaç olan bir vitamindir. Bu noktada hem az miktarda hem de düzenli bir şekilde vücudun bu vitamini alması gerekmektedir. Kan damarlarında bir yaralanma olduğunda vücut kanını pıhtılaştırabilecek olan pıhtılaşma etmenlerinin oluşumu açısından bu madde gereklidir. Hatta bu yüzdendir ki; K vitamini düşüklüğü, kişilerde kolay şekilde morarmalara ve aşırı düzeyde kanamalara sebep olabilir.