İntramüsküler Enjeksiyon

İntramüsküler enjeksiyon ilacın subkutan ismindeki dokunun alt kısmında yer alan derin kas dokusunun iç kısmına enjekte edilmesi işlemidir.

İntramüsküler Enjeksiyon Nedir?

İntramüsküler enjeksiyon, tıp literatüründe kısaca “IM” şeklinde ifade edilmektedir. Bu enjeksiyon ise ilacın subkutan ismindeki dokunun alt kısmında yer alan derin kas dokusunun iç kısmına enjekte edilmesi işlemidir. Gelişmiş ülkelerde sağlık kurum ve şahısları tarafından oral ilaç verilmesi ve diğer alternatif yöntemlerin kullanılması daha güvenli olmasına rağmen bu enjekte etme yöntemi daha sık kullanılmaktadır. Ayrıca intramüsküler enjeksiyon ile diğer alternatif yöntemler, aynı etki gücüne sahiptir.

İntramüsküler enjeksiyon, tıp dilinde diğer adıyla “kas içi enjeksiyon” şeklinde adlandırılır. Bu kas içi enjeksiyon yöntemini ise genel olarak yardımcı sağlık personelleri uygulamaktadır. Bu noktada tüm kas içi enjeksiyon yöntemleri içerisinde basit ve kolay görülen bir uygulama olduğu kabul edilir. Ancak buna karşın bu uygulama sonrasında pek çok komplikasyonun meydana gelmesi de olasıdır.

İntramüsküler enjeksiyon uygulamasının farklı tedaviler sebebiyle gerçekleştirilirken mutlaka kurallarına uygun ve tecrübeli sağlık çalışanları tarafından yapılması gerekir. Bu şekilde daha doğru bir işlem gerçekleştirilmektedir ve hasta için olası yan etkiler de kısmen ortadan kalkmış olmaktadır.

İntramüsküler Enjeksiyon Nasıl Yapılır?

İntramüsküler enjeksiyon yapılışı, uzman sağlık personelleri tarafından gerçekleştirilmelidir. Sağlık personelinin intramüsküler enjeksiyon uygulaması sırasında uyması gereken kural ve adımlar ise şu şekilde sıralanır:

  • İntramüsküler enjeksiyon işlemi sırasında 8 doğru kurala uyulması gerekmektedir. Bu 8 doğru kural ise şunlardır: Doğru ilaç, doğru hasta, doğru ilaç dozu, doğru ilaç şekli, doğru kayıt, doğru zamanlama, doğru yol, doğru yanıt.
  • İntramüsküler enjeksiyon yolu üzerinden hastaya verilecek olan ilaçlar kas içine doğru verilir.
  • Normal yapıda olan bir kişinin kas dokusu, çok aşırı bir hassasiyet veya rahatsızlık hissetmeden 3 ml kadar ilacı kas içerisine alabilir.
  • Yaşlı, çocuk ve kaşektik hastalar için verilebilecek olan ilaç dozu ise maksimum oranda 2 ml kadar olmalıdır. (Kaşektik Hasta: Hastalık sebebiyle kas kütlesi kaybı yaşayan hasta.)
  • İntramüsküler enjeksiyon işlemlerinde 20-23 numaralı olan ve 2,5 ila 3,75 santimetre boylarındaki iğneler tercih edilir.
  • Hazırlanan ilacın hastanın kas dokusuna bırakılması için doku içerisine giriş açısının tam 90 derece şeklinde olması gerekir. İşlem bu açıya göre ayarlanır. 
  • Hastanın klinik durumu, yaşı, yapılacak ilaç ve bu ilaçların miktarları gibi hususlar dikkate alınır ve bu bilgilere göre en uygun enjeksiyon bölgesi tercih edilerek işlem gerçekleştirilir.
  • IM işlemlerinde en az ağrılı olan ve en güvenilir olan bölge ise ventrogluteal (Kalçanın yan tarafında bulunan bir kasın olduğu bölge) bölgedir.
  • İntramüsküler enjeksiyon işlemi için çok sağlam yapıda bir doku seçilmelidir. Ardından bu kasın biraz gevşemesi sağlanmalıdır. Ayrıca söz konusu kas içi enjeksiyonlar, bir müddet kadar sürecekse sırayla hastada yer değiştirilmesi ve bu sayede doku yıkımının engellenmesi gerekir. Aksi takdirde duyarlılık derecesi artmış olan bölge üzerine yeniden enjeksiyon uygulanması hasta açısından çok ağrılı olabilmektedir.
  • İntramüsküler enjeksiyon yolu ile uygulanan ilaçlar, SC yola nazaran daha hızlı şekilde emilirken IV yola nazaran daha yavaş şekilde emilirler. (IV-İntravenöz: Sıvı maddenin direkt olarak damar yolundan hastaya verilmesi. / SC-Subkutan Enjeksiyon: Deri altı enjeksiyonu.)

İntramüsküler Enjeksiyon Komplikasyonları

IM yöntemi ile ilaç uygulaması yapılması, pek çok hastalıkta kullanılan bir yöntemdir.  Ancak buna karşın intramüsküler enjeksiyon bazı yan etkileri ve riskleri beraberinde getirebilir. İntramüsküler enjeksiyon komplikasyonları arasında şunlar yer alır:

  • Hastalık nakli,
  • Ağrı şikayetleri ve sinir yaralanmaları,
  • Steril apseler,
  • Kemiklerin zarar görmesi,
  • Hematom (Kan damarının yırtılması sonucunda kanın hasta damarı dış kısmına çıkması ve kanamanın doku iç kısmında birikimi),
  • Kas atrofisi (Kasların yavaş yavaş yıpranıp azaldığı durum),
  • Doku nekrozu (Doku ölümü),
  • Kontraktür (Kasların inatçı biçimde kısalmaları yüzünden eklemin anormal/normal dışında bir şekil alması),
  • Selülit oluşumu,
  • Kas fibrozu (Kas-iskelet sisteminde oluşan bir hastalık).

İntramüsküler enjeksiyon uygulamalarında ilacın direkt olarak hasta kan dolaşımı içerisine enjekte edilme riski ise çok daha yüksektir. Ayrıca doku içerisine kan akışını bozabilecek olan herhangi bir etmenin girmesi, ilacın emilim derecesini ve oranını da etkilemektedir.

IM işlemleriyle ilişkili olan ağrıların negatif ve belgelenmiş olan etkileri sebebiyle bu alternatif bazen son seçenek olarak tercih edilebilir. Öncesinde (IV-damar içi enjeksiyon, SC-deri altı enjeksiyon gibi) diğer yöntemlerin uygulandığı işleyişler de söz konusu olabilmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

İntramüsküler Enjeksiyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

İntramüsküler enjeksiyon bölgeleri, zengince bir kan kaynağı olan kas fasyalarıdır. Kas fasyası ise derinin hemen altındaki bağ doku liflerinden meydana gelen bir sistemdir. Subkutan (deri altı) yol üzerinden gerçekleştirildiği için daha çok kas lifi yolu ile emilmelerine imkân veren kas fasyasına intramüsküler enjeksiyon işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu enjeksiyon bölgeleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Deltoid (omzu çevreleyen kasların olduğu) bölge, 
  • Vastus Lateralis (üst bacakta ön dış yanda uzunca bir şerit şeklinde bulunan kasın olduğu) bölge ve 
  • Ventrogluteal (yan kalça) bölgesi.

İntramüsküler enjeksiyon, her türlü ağrı şikayetleri, enfeksiyonlar ve kronik rahatsızlıklar gibi pek çok hastalıkta yapılmaktadır. Dolayısıyla bu gibi pek çok hastalığın tedavi sürecinde işe yarayan bir kas içi enjeksiyon yöntemidir. Bu amaçlarla yapılan kas içi uygulamalarına ise ağrı kesicileri, bazı antibiyotik uygulamalarını, bazı aşıları, vitamin ve ateş düşürücü bazı ilaçları örnek göstermek mümkündür.

İntramuskuler enjeksiyon oldukça kısa süren bir işlemdir. İşlem hastanın acı çekmemesi adına hızlı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. İlaç yaklaşık olarak 10 saniye/ml olarak enjekte edilir. Deneyimli personel sayesinde intramuskuler enjeksiyon saniyeler içerisinde biten bir işlemdir.

İntramüsküler enjeksiyon yöntemi kullanılmasının nedeni; bazı ilaçların yalnızca kas içi verilmek üzere hazırlanmış olmasıdır. Bu tip ilaçlar, başka bir yol üzerinden hasta vücuduna enjekte edilemez. Pek çok ilacın da damar içi, kas içi ya da (oral) ağızdan alınması şeklinde hazırlanmış formları vardır. Bu noktada ilaçların kas içine uygulanması çok daha kısa bir zamanda ve etkide olmasına imkân vermektedir. Dolayısıyla daha kısa ve daha etkili sonuçlar için de bu enjeksiyon yöntemi kullanılabilir.

İntramüsküler enjeksiyon uygulamasında kullanılacak olan iğnelerin uzunluk ölçüleri, hastanın ağırlık, yaş ve vücut kitlesine uygun olarak seçilmektedir. Buna göre genelde 60-118 kilo arasındaki yetişkin erkeklerde 25 mm uzunlukta bir iğne yeterli olur. Kadınlarda ise 60 kilo altındaysa 16 mm iğne; 60-90 kilo arasındaysa 25 mm uzunlukta iğneler kullanılmalıdır. Ayrıca bir deltoid (omzu çevreleyen kasların olduğu) bölge intramüsküler enjeksiyon işlemi için 90 kilo üzerinde olan kadınlarda 38 mm iğneler gerekebilmektedir.