İdrarda Protein

İdrardaki protein miktarının yüksek çıkması, proteinüri ya da albüminüri olarak adlandırılır. Kalıcı proteinüri böbreklerde fonksiyon kaybına yol açacağı için hemen tedavi edilmelidir.

İdrarda Protein Nedir?

İdrardaki protein miktarının yüksek çıkması, proteinüri ya da albüminüri olarak adlandırılır. Kandaki suyun dokulara sızmamasını sağlayan albumin proteini, böbrekler tarafından muhafaza edilir ve yapısal büyüklüğünden dolayı idrara geçemez. Ancak böbreklerde fonksiyon kaybı yaşanıyorsa albumin idrara sızar. Böylece her idrara çıkıldığında vücut protein kaybetmeye başlar ve idrarda 30 mg/g değerinin üzerinde albumin çıkar. İdrarda protein normal değerleri, 30 mg/g ve daha düşük olan değerlerdir. Temel olarak albüminden bahsedilmesinin nedeni albüminin vücutta en çok miktarda bulunan protein olmasıdır. Ancak tabiki de başka proteinler de hastalık durumlarında idrara ve damar dışına çıkabilmektedir. 

İdrarda protein çıkması 3 farklı şekilde görülür;

  • Kalıcı Albüminüri: Genellikle böbrek hastalıkları nedeniyle görülür. Ancak hipertansiyon, şeker hastalığı, fazla protein üretimine yol açan hastalıklar ya da altta yatan farklı sağlık sorunları sebebiyle de oluşabilir. Sebep olan hastalıkların tedavi edilmesi ile idrarda protein çıkması engellenebilir.
  • Ortostatik Albüminüri: Yaygın olarak 30 yaşının altında bulunan kişiler ve ergenlik dönemindeki gençlerde görülür. Vücutta herhangi bir tahribata yol açmadığı için tedavi edilmesine ihtiyaç duyulmaz. Yaşın ilerlemesi ile birlikte kendiliğinden normale dönecektir. Teşhis edilmesi için kişiden 2 farklı şekilde idrar alınır. İlk örnek için kişinin gün içerisinde oturduğu ya da ayakta durduğu bir zaman dilimi seçilir. 2. örnek ise sabah uyanır uyanmaz olacak şekilde, uzanır pozisyon ardından alınmalıdır. Protein kaçağı bu iki pozisyondan yalnızca birinde çıkacaktır.
  • Geçici Albüminüri: İdrarda protein kaçağının en yaygın görülen halidir. Dönemsel olarak görüldüğü için tedavi edilmesine gerek duyulmaz. Ağır egzersizlerin yapılması, ateş yükselmesi, stres ve gebelik gibi etkenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Günlük olarak 30 mg/g proteinin idrarla atılması normaldir. Ancak bu değer 30 mg/g ila 300 mg/g aralığında seyrediyorsa mikroalbüminüri varlığını gösterir. Ortostatik ve geçici albüminüri, bu grupta yer alır. İdrarda çıkan protein miktarı 300 mg/g değerinin üzerinde ise makro albüminüri adı verilip, kalıcı albüminüri habercisi olarak kabul edilir.

İdrarda Protein Belirtileri Nelerdir?

İdrarda protein yüksekliği, genellikle başlangıç evresinde belirti gösteren bir sağlık problemi değildir. Böbreklerde fonksiyon kaybı görülmeye başladıkça semptomlar ortaya çıkar. Bu durumu engelleyebilmek için, özellikle kronik hastalığı olan (yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi) ve risk grubunda bulunan kişilerin belirli aralıklarla tahlil yaptırması gerekir. Protein kaçağının belirtileri şu şekildedir:

  • Vücutta Kızarıklık ve Şişlik: Albüminürinin ilerlediği ve böbreklerde fonksiyon kaybının başladığı evrelerde görülür. Hastanın karın, el bileği, ayak bileği, yüzü ve ellerinde şişlik görülür. Kimi durumlarda bu şişliklere kızarıklık da eşlik eder. 
  • Sık İdrara Çıkmaİdrarda protein görülmesi, kişinin sık sık idrara çıkma ihtiyacı duymasına yol açar. İdrar genellikle köpük köpük görünür. Böbrek sağlığının bozulduğunu gösteren bir semptom olduğu için kesinlikle ihmal edilmemelidir.
  • Yorgunluk ve Stres: Sağlıklı bir vücutta albümin proteini idrara karışmaz. Günlük 30 mg/g değerinin üzerinde albüminin idrarla atılması, kişide böbrek hastalıklarının habercisi olarak kabul edilir. Bu hastalıklar kişinin uyusa dahi dinlenememesine, halsiz ve keyifsiz hissetmesine ya da yoğun bir stres haline yol açabilir.

İdrarda Protein Nedenleri Nelerdir?

Albüminüri, böbreklerin zarar görmesi ve işlevselliğini kaybetmesi nedeniyle ortaya çıkan bir sağlık problemidir. Sağlıklı böbrekler albumin proteininin idrara sızmasını önler. Ancak işlev kaybı ile birlikte protein idrara geçerek vücuttan atılabilir. Albüminüri, idrara karışan protein oranına bağlı olarak ikiye ayrılır. Gün içerisinde 30 mg/g - 300 mg/g arasında protein atılıyorsa mikroalbuminüri, 300 mg/g değerinin üzerinde atılıyorsa makro albüminüri adı verilir. İdrarda protein yüksekliğinin nedenleri, albüminüri türüne bağlı olarak değişiklik gösterir:

  • Mikroalbüminüri: Tedavi edilmeye ihtiyaç duyulmayan ve genellikle kendi kendine düzelme gösteren türdür. Ancak hastanın genel sağlık durumunu koruyabilmek için düzenli takip yapılması oldukça önemlidir. Vücudun çok fazla protein üretmeye başlaması, fazla kiloların bulunması, hamilelik döneminde hipertansiyon görülmesi, aile üyelerinde böbrek hastalıklarının görülmesi, ilerleyen yaş, stres, ağır egzersiz programlarının uygulanması, ateş yükselmesi ve ergenlik döneminde olmak gibi etkenlere bağlı olarak gelişir. Albüminüriyi tetikleyen durumun sonlanması ile kendiliğinden iyileşme görülecektir.
  • Makro Albüminüri: Genellikle idrarda protein çıkmasının kalıcı olduğu durumları kapsar. Böbreklerde işlev kaybının ilerlemesi, albümin proteininin kontrolsüz şekilde idrara karışmasına ve vücuttan atılmasına sebep olur. Bu durum, kronik hastalıklar ya da diğer sağlık problemleri tarafından tetiklenebilir:
    • Diyabet: Şeker hastalığı, bir süre sonra böbreklerde tahribata ve fonksiyon kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle hastaların her sene düzenli şekilde idrar tahlili yaptırması gerekir. Böylece uygun tedavi ile böbrek sağlığını korumak albümin atılmasını kontrol altına almak mümkün olacaktır.
    • Hipertansiyon: Yüksek tansiyon, hastaların damar yapılarına zarar veren bir hastalıktır. Bu hasar böbrek damarlarında görülüyorsa albüminüri sorunu ortaya çıkar. Böbrekte protein kaçağı adı verilen bu durum ne kadar erken teşhis edilirse o kadar kolay kontrol altına alınacaktır.
    • Diğer Sağlık Problemleri: İltihaplı eklem romatizması, kalp ve damar hastalıkları, nefritik sendrom, kronik iltihaplı hastalıklar ve böbrek hastalıkları gibi durumlar albüminüriye yol açar. Altta yatan hastalığın tedavisi ile kontrol altına alınabilir. 

İdrarda Protein Teşhisi

Protein kaçağının erken teşhisi, böbrek fonksiyon kayıplarının önüne geçmek için oldukça önemlidir. Bu nedenle albüminüri risk grubunda bulunan kişilerin düzenli şekilde, albüminüri semptomları gösteren kişilerin ise belirtiler başlar başlamaz tahlil yaptırmaları gerekir. Teşhis için uygulanan yöntemlerle böbrek işlevselliğinin kontrol edilmesi, idrara karışan proteinin türü, albüminüriyi tetikleyen faktörler ve idrara ne kadar protein karıştığının belirlenmesi hedeflenir. Teşhis için başvurulan tahlil ve tetkikler şu şekildedir:

  • Fizik MuayeneÖncelikle hastanın şikayetleri, tıbbi geçmişi ve ailede bulunan kalıtsal hastalıklar öğrenilir. Ardından vücutta kızarıklık ve şişlik gibi bulgular muayene edilir. Albüminüri şüphesi duyulursa doğrulamak için laboratuvar tetkikleri uygulanır.
  • Böbrek Fonksiyon Testi: Böbreklerde işlev kaybı olup olmadığını değerlendirmek için hastadan kan örneği alınır. Ardından laboratuvar ortamında kandaki kreatinin ve BUN (kan üre azotu) değerlerine bakılır. Bu değerler, böbreklerin ne oranda çalıştığını gösterecektir.
  • İdrar Tahlili: Bu tahlil ile idrarda protein olup olmadığına ve böbreklerin genel sağlık durumuna bakılır. Hastadan alınan idrar örneğinin laboratuvar ortamında incelenmesi ile gerçekleştirilir. Yağ çubuğu adı verilen araç, idrardaki yabancı maddelerin (kristaller, kırmızı kan hücreleri, bakteriler, beyaz kan hücreleri ve proteinler gibi) miktarına bağlı olarak renk değiştirir. Bu işlemin ardından mikroskop ile incelemeye geçilir ve yabancı maddeler teşhis edilir. İdrarda protein kaçağı görülüyorsa bu test, her ay 1 kez olacak şekilde 3 kez tekrarlanır. Böylece protein sızmasının kontrolü ve takibi sağlanmış olur. İdrar tahlilleri, 24 saatlik idrarda protein ve spot idrarda protein hesaplaması olmak üzere 2 farklı şekilde gerçekleştirilir;
    • 24 Saatlik İdrarda Protein Hesaplanması: 24 saatlik idrarda protein değerlerinin incelenmesi için gerçekleştirilir. Bunun için hastaya numune kabı verilir ve 24 saat içerisinde vücuttan atılan idrar, bu kapta toplanır. Böylece gün içerisinde idrarda görülen anlık değişimler yerine ortalama değerler hesaplanabilir.
    • Spot İdrarda Protein Hesaplanması: Rastgele ya da anlık idrar tahlili olarak da bilinir. Spot idrarda protein kreatinin oranı, idrar örneğinin verildiği andaki durumu gösterir. O an albumin atılımı yoksa idrarda protein negatif, albümin atılımı varsa da idrarda protein pozitif sonuç verir.
  • Kullanılan Diğer Tetkikler: Hipertansiyon riskine karşı düzenli tansiyon takibi yapılması, yüksek tansiyon hastalarında önlem amaçlı uygulanan idrar tahlilleri, böbrek taramaları, böbrek biyopsisi, ultrasonografi ve Bilgisayarlı Tomografi (BT taraması) gibi tetkikleri kapsar. Uygulanacak yöntem kişinin genel sağlık durumu ve şüphelenilen hastalıklara bağlı olarak değişiklik gösterir. 

İdrarda Protein Tedavisi

Proteinüri ya da albüminüri adıyla da bilinen idrarda protein yüksekliği, tek başına görülen bir hastalık değildir. Dönemsel olarak ortaya çıkan proteinüri tedavi edilmez. Yalnızca takibi sağlanarak kendiliğinden geçmesi beklenir. Ancak kalıcı proteinüri böbreklerde fonksiyon kaybına yol açacağı için sebep olan hastalığın teşhis ve tedavi edilmesi hayati önem taşır. İdrarda protein tedavisinde kullanılan yöntemler şöyledir:

  • Düzenli Sağlık Muayenesi: İdrarda protein çıkması, ancak böbrek fonksiyon kaybına yönelik bir bulgu olmaması halinde düzenli sağlık muayenesi yapılmalıdır. Bu durum, albüminüri risk grubunda bulunan kronik hastalar için de geçerlidir. Senede 2 kez olmak üzere düzenli tansiyon takibi ve idrar tahlili ile uygulanır.
  • Yaşam Şeklinin Yeniden Düzenlenmesi: İdrarda protein kaçağının görüldüğü ve böbreklerin işlevselliğini yitirdiği durumlarda kişiye özel diyet listeleri uygulanmalıdır. Diyet listesi, muhakkak alanında uzman bir hekim tarafından hazırlanmalıdır. Bilinçsizce uygulanan kısıtlayıcı diyetler vücutta geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra kişinin fazla kilolarından kurtulması, düzenli olarak spor yapması ve sigara kullanıyorsa bu alışkanlığından vazgeçmesi de oldukça önemlidir.
  • İlaç TedavisiAlbüminüriyi tetikleyen hastalığın tedavisine yönelik ilaçların kullanımı, böbreklerde fonksiyon kaybının önlenmesi açısından önemlidir. Yani semptomatik tedavi uygulanır. Ancak kişide herhangi bir kronik hastalık görülmüyorsa, kan basıncı ilaçlarının düzenli kullanımı ile böbrek sağlığı korunabilir. Gerekli durumlarda ödem söktürücü tabletler de reçete edilecektir.

İdrarda Protein Tedavi Edilmezse 

İdrarda protein yüksekliği, böbreklerdeki işlevsel bozukluklar nedeniyle ortaya çıkar. Sağlıklı bir vücutta kan böbreklerde süzülerek temizlenir. Temiz kan yeniden dolaşıma dahil olurken, zararlı maddeler idrar aracılığı ile atılır. Bu sırada proteinler temiz kan ile birlikte yeniden dolaşıma dönmelidir. Ancak böbrekler fonksiyon kaybediyorsa proteinlerin idrara karışma sorunu ortaya çıkar. Bu durum genellikle kronik hastalıklar ya da altta yatan diğer sağlık problemlerine bağlı olarak meydana gelir.

Böbreklerde protein kaçağı kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir sağlık problemidir. Çünkü altta yatan hastalığın böbrekleri tahrip ettiğini ve fonksiyon kaybı oluşturduğunu gösterir. Bu hastalık tedavi edilmezse böbrek sağlığı giderek bozulmaya devam eder ve böbrek yetersizliği gibi ciddi komplikasyonlar ortaya çıkar. 

İdrarda protein fazlalığı ne kadar çoksa, kronik böbrek yetersizliği gelişme hızı da o kadar fazla olur. 24 saatlik idrarda 1 mg ve üzerinde protein çıkıyorsa vakit kaybetmeden böbrek biyopsisi istenir. Çünkü böbrek yetersizliği başlarsa diyaliz, ilerlerse böbrek nakli gibi ciddi tedavilere ihtiyaç duyulacaktır.

İdrarda Proteine Ne İyi Gelir? 

Böbrek protein kaçağı kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir sağlık problemidir. Kısıtlayıcı diyetler ve yaşam tarzının düzenlenmesi, proteinürinin tedavisinde oldukça önemli bir yer tutar. İdrarda proteine iyi gelen şeyler:

  • Gün içerisinde tüketilen tuz miktarının azaltılması gerekir.
  • Alkol kullanımı azaltılmalı, sigara alışkanlığı ise bırakılmalıdır.
  • Bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınmak, böbrek sağlığının korunması için çok önemlidir.
  • Yetersiz ya da önerilenden daha fazla sıvı tüketmekten kaçınmak gerekir. Sıvı kontrolü yaparken içilen su miktarı ve diğer içeceklerin toplamı göz önüne alınmalıdır.
  • Protein, fosfor, potasyum ve sodyum tüketimi doktorun belirlediği miktarla sınırlı tutulmalıdır.
  • Öğünler ihmal edilmemeli, sık sık ve az porsiyonlarda yemek tüketilmelidir.
  • Düzenli egzersiz yapmak, genel sağlık durumunun yanı sıra böbrek sağlığının korunması açısından da önem taşır. Bu nedenle sporu hayatın bir parçası haline getirmek gerekir.
  • Balık, lahana, zeytinyağı, karnabahar, sarımsak, kapya biberi, kiraz, kuru soğan, yaban mersini, kara üzüm, elma, ahududu ve kızılcık gibi besinler idrarda protein yüksekliği sorununa iyi gelir. 
  • Maydanoz suyu ve taze kekik suyu, böbrek sağlığının korunması için etkilidir.

İdrarda Proteine Ne İyi Gelmez? 

İdrarda protein yüksekliği, özellikle böbrek sağlığını tehdit eden besinlerin tüketilmesi ile ilerleme gösterir. Bu durumu engellemek için:

  • Demir oranı yüksek besinlerin sık tüketilmemesi,
  • Çok baharatlı yemeklerden uzak durulması,
  • Şarküteri ürünlerinin tüketilmemesi,
  • Asitli içeceklerin tercih edilmemesi,
  • Konserve gıdalar yerine taze gıdaların tüketilmesi,
  • Turşu ve kurutulmuş et gibi tuz oranı yüksek besinlerden uzak durulması,
  • Kafein tüketiminin sınırlandırılması,
  • Et ya da tavuk suyu gibi bulyonların kullanılmaması,
  • Tuz miktarı fazla olan zeytin ya da zeytin ezmesinin tüketilmemesi,
  • Ambalajlı gıdalar yerine doğal besinlerin seçilmesi ve ev ortamında pişirilmesi,
  • Soya sosu ya da hazır salata soslarının tüketilmemesi,
  • Sodyum açısından zengin olan maden sularının içilmemesi,
  • Hamur işi ve ekmek tüketiminin azaltılması,
  • Sakatatların tercih edilmemesi ve mümkün oldukça az yenmesi,
  • Kuruyemişler ve yağlı tohumların sınırlı şekilde tüketilmesi,
  • Çikolata, şeker ve kakao tüketiminin sınırlandırılması,
  • Uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınılması,
  • İdrarı uzun süre tutmak gibi alışkanlıklardan uzaklaşılması gerekir.

İdrarda Protein İlaçları

İdrarda protein yüksekliğinin tedavisi için öncelikle proteinüriye yol açan sebebin teşhis edilmesi gerekir. Ardından altta yatan hastalığa yönelik ilaç tedavisi başlatılır. Proteinüri şeker hastalığı nedeniyle görülüyorsa diyabet ilaçları, hipertansiyon nedeniyle görülüyorsa tansiyon ilaçları reçete edilir. Semptomatik tedavi, altta yatan hastalığın iyileşmesini ve böylece böbrek sağlığının korunmasını sağlayacaktır.

Proteinüri tedavisinde başvurulan diğer ilaç tedavileri ise şu şekildedir:

  • Ödem Söktürücü İlaçlar: Vücutta tutulan suyun atılmasına yardımcı olan ilaçlardır. Ancak böbrek fonksiyonlarının ilerlediği vakalarda bu ilaçlar yeterli gelmeyecektir. 
  • ACE İnhibitörü: Böbreklerde görülen fonksiyon kaybını tedavi etmek için kullanılır. Bu sayede proteinlerin idrara geçmesi engellenmiş olur.

Albüminüri teşhis edildikten sonra kullanılacak olan ilaçlar, yaşam tarzının düzenlenmesi ile desteklenmelidir. Bunun için hekim tarafından önerilen diyet listesine uygun beslenmek ve düzenli spor yapılması gerekir. 

İdrarda Protein Ameliyatı 

İdrarda protein kaçağının tedavisi için cerrahi operasyonlara başvurulmaz. Geçici ve ortostatik albüminüride yaşam tarzının düzenlenmesi yeterli olacaktır. Ayrıca gebelik ve ergenlik gibi protein kaçağını tetikleyen dönemlerin sona ermesi de, bu problemin giderilmesi için yeterli olacaktır. Kalıcı albüminüri de ise kişinin tarzının değiştirilmesi, zararlı alışkanlıkların bırakılması ve ilaç tedavisi uygulanır.

Albüminüri geç teşhis edilirse, böbreklerde ciddi bir fonksiyon kaybı görülebilir. İşlevselliğin yitirilmesiyle böbrek yetersizliği meydana gelir ve ilaç tedavisi yetersiz kalacağı için diyaliz seçeneği değerlendirilir. Daha ileri vakalarda ise böbrek nakli gibi cerrahi operasyonlar değerlendirilecektir.

Hamilelikte İdrarda Protein

Hamilelikte protein kaçağı, genellikle preeklampsili nedeniyle ortaya çıkar. Gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen preeklampsili; vücutta su tutulumu, ayak ve ellerde şişlik oluşması, idrarda protein kaçağı ve hipertansiyon ile kendini gösterir. Özellikle ilk doğumlarda, çoklu doğumlarda ya da anne adayının aile bireylerinde görüldüğü durumlarda ortaya çıkar. Gebelikte idrarda protein kaçağı sorunu, bebeğin doğumu ile birlikte kendiliğinden iyileşme gösterecektir.

Çocuklarda ve Bebeklerde İdrarda Protein

Çocuklarda ve bebeklerde görülen protein kaçağı, tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi kalıcı ya da geçici olabilir. Prematüre bebeklerde 4.2 g/dL, yenidoğanlarda 5.4 g/dL, çocuklarda ise 5.9 g/dL protein kaçağı normal karşılanır. 24 saatlik idrar tahlilinde ise en fazla 150 mg protein görülmesi normal karşılanır. Bu değerlerin üzerinde protein sızıntısı varsa böbrek hastalıklarından şüphelenilir.

Geçici protein sızıntıları yüksek ateş, sıvı kaybı ve yoğun enerji harcama sonucunda açığa çıkabilir. Bu durumlarda herhangi bir tedavi uygulamaya gerek yoktur. Tetikleyen faktörün sona ermesi ile birlikte idrar protein seviyesi de normal değerlerine döner. Ancak idrardaki protein seviyesi artış gösteriyorsa ve kronik seyrediyorsa detaylı değerlendirme yapılır. Proteinüriye eşlik eden tansiyon yüksekliği, eklemlerde ağrı, baş ağrısı, ödem, deri döküntüsü, kısa süre önce geçirilen enfeksiyon hastalıkları ya da yemeğe karşı isteksizlik ve bu duruma bağlı kilo kayıpları görülüyorsa böbrek hastalıklarına karşı taramalar yapılır.

İdrarda protein yüksekliği kronik hale gelen ve protein kreatinin oranı %1’in üzerinde çocuklar, vakit kaybetmeden uzman bir doktor tarafından muayene edilmelidir. Bunun için hastanelerin Çocuk Nefroloji bölümüne başvurmak gerekir. 

İdrarda Protein için Hangi Doktora Gidilir?

İdrarda protein yüksekliği belirtilerinden bir ya da birkaçını görüyorsanız, vakit kaybetmeden bir hastaneye başvurmanız gerekir. Vücutta ödem, sürekli yorgunluk ve yoğun stres gibi semptomlar görülüyorsa Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümüne başvurulur. Sık idrara çıkma ve köpüklü idrar gibi semptomlar var ise Üroloji Bölümünden yardım alınabilir. 

Kişide albüminüriyi tetikleyecek kronik hastalıklar varsa, hastalıkla alakalı olan bölümden randevu alınır. Örneğin; hipertansiyon için Kardiyoloji Bölümü, şeker hastalığı için Dahiliye Bölümü, böbrek hastalıkları için Nefroloji Bölümüne başvurulabilir. Şikayetlerinizi doktorunuzla paylaştığınızda, gerekli testler uygulanarak idrarınızdaki albümin seviyesi değerlendirilecektir.

İdrarda protein yüksekliği için başvurulması gereken bölümler, özel sağlık kuruluşları ve devlet hastanelerinde bulunur. Test sonuçlarınız albüminüri şüphesini doğruluyorsa, hekiminiz uygun tedavi için Nefroloji Bölümüne sevk edecektir. 

Makaleyi faydalı buldun mu?
30
3
Makeleyi Paylaşın

İdrarda Protein ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

24 Saatlik idrarda protein kaç olmalı?

24 saatlik idrar tahlilinde beklenen değer, 1 gramdan daha az protein bulunmasıdır. 1 gramın üzerinde protein çıkması, kişide proteinüri varlığını gösterir. Vakit kaybetmeden böbrek taraması yapılması ve uygun tedavinin belirlenmesi gerekir. Aksi halde böbrek yetersizliği gibi ciddi komplikasyonlar ortaya çıkacaktır.

Dr. Murat Doğru

Böbrekte protein kaçağı ağrı yapar mı? Böbrekte protein kaçağı nelere yol açar?

Böbrekte protein kaçağı başlangıç evresindeyken herhangi bir belirti vermez. Ancak böbrek fonksiyon kayıplarının görülmesi ile birlikte sırt ve bele yansıyan böbrek ağrısı görülebilir. Vücutta ödem, köpüklü idrar, kızarıklık, yorgunluk hissi ve sık idrara çıkma gibi şikayetlerle birlikte görülürse vakit kaybetmeden muayene olmak gerekir. Çünkü fonksiyon kayıpları ilerlediğinde böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Dr. Murat Doğru

İdrarda protein değeri kaç olmalı?

Sağlıklı kişilerin idrarında 30 mg/g değerinin altında albümin çıkar. Çünkü kanı sağlıklı bir şekilde süzen böbrek, proteinlerin idrara sızmasını engeller. 24 saatlik idrarda ise beklenen en yüksek değer 1 gram protein çıkmasıdır. İdrarda bu değerlerin üzerinde protein çıkması, proteinürinin göstergesi olarak kabul edilir.

Dr. Murat Doğru

Gebelikte 24 saatlik idrarda protein kaç olmalı?

Gebelikte de 24 saatlik idrar testi sonucunda en fazla 150 mg protein görülmesi beklenir. Daha üzerindeki değerler ise çoğunlukla gebelik zehirlenmesine bağlı olan proteinürinin göstergesidir. Doğumun ardından anne adayının idrar protein değerleri normal seviyelere gerileyecektir.

Dr. Murat Doğru

İdrarda protein kaçağı kaç olursa tehlikelidir?

Sağlıklı çalışan böbrekler, günde 30 mg/g proteinin idrara karışmasına izin verir. Ancak bu değer 30 mg/g değerinin üzerine çıkarsa (24 saatlik idrarda bu değer 1 gram ve üzeridir) tehlikeli kabul edilir. 300 mg/g değerinin üzerinde protein kaçağı ise böbrek hastalıklarının ilerlediğini gösterir.

Dr. Murat Doğru

Spot idrarda protein kreatinin oranı kaç olmalı?

Spot idrar tahlili, idrarla atılan protein/ kreatinin oranı ile ölçülür. Bu değer sağlıklı kişilerde 30 mg/ g ve altında olmalıdır. Erkeklerde beklenen en sağlıklı değer 17 mg/g iken kadınlarda bu rakam 25 mg/g olarak belirlenmiştir.

Dr. Murat Doğru

Protein kaçağında neler yenmemeli?

Protein kaçağı olan kişilerin kısıtlayıcı diyet uygulaması, böbrek sağlığının korunması açısından oldukça önemlidir. Bu diyetlerde sıvı tüketimi sınırlandırılır. Ayrıca hastaların tuz, şarküteri ürünleri, protein yönünden zengin besinler, zeytin, bulyon, baharat, asitli içecek, şekerli içecek, kakao, çikolata ve benzeri gıdaları tüketmekten kaçınmaları gerekir.

Dr. Murat Doğru

Böbrekte protein kaçağı tehlikeli midir? Böbrekte protein kaçağı öldürür mü?

Böbrekte protein kaçağı, ilerleyen dönemlerde böbrek fonksiyon kayıplarına yol açar. Bu durum tedavi edilmezse böbrek yetersizliğine sebep olur. Doğrudan ölüm vakaları görülmese de kişinin genel sağlık durumu ciddi oranda bozulur; kalp ve damar hastalıkları, kansızlık, hipertansiyon ve kemik hastalıklarını tetikler. Yani dolaylı olarak erken ölümlere neden olabilir.

Dr. Murat Doğru

Hamilelikte idrarda protein çıkması tehlikeli mi?

Hamilelikte idrarda protein çıkması, genellikle gebelik zehirlenmesine bağlı olarak görülür. Bu durum anne adayı ve bebeğin sağlığı için kesinlikle kontrol altında tutulmalıdır. Herhangi bir tedavi uygulanmamakla birlikte, doğumun ardından kendiliğinden iyileşme görülecektir.

Dr. Murat Doğru

Protein kaçağının zararları nelerdir?

Protein kaçağı tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmez. Altta yatan farklı bir hastalık ya da sağlık problemi nedeniyle böbreklerde işlev kaybı oluştuğunun göstergesidir. Tetikleyen faktör tedavi edilmezse böbrek tahribatı ilerler ve böbrek yetersizliği görülür. Bu durum sonucunda diyaliz ya da böbrek nakli gibi seçenekler değerlendirilmelidir.

Dr. Murat Doğru

İdrarda protein yüksekliği nasıl düşürülür? İdrarda protein kaçağı nasıl önlenir?

İdrarda protein yüksekliğinin düşürülmesi için öncelikle altta yatan hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Tedavinin etkisini arttırmak ve böbreklerde fonksiyon kaybını engellemek için tedavinin yanı sıra kişinin yaşam tarzı da düzenlenmelidir. Bunun için hastaya özel kısıtlayıcı diyetlerin uygulanması, zararlı alışkanlıkların bırakılması, sıvı tüketiminin sınırlandırılması ve düzenli spor alışkanlığının kazanılması gerekir.  

Dr. Murat Doğru