Glukoz

Kan şekeri olarak da bilinen glukoz, vücut tarafından alınan karbonhidratlı gıdalardan dönüştürülerek elde edilen doğal bir şekerdir.

Glukoz Nedir?

Kan şekeri olarak da bilinen glukoz, vücut tarafından alınan karbonhidratlı gıdalardan dönüştürülerek elde edilen doğal bir şekerdir. Bu doğal şeker, karbonhidrat içeren gıdalar alındığında vücuda enerji sağlanması için glukoz metabolizmasında mide enzimleri ve asit gıdaları tarafından çok küçük parçalara ayrıştırılarak oluşturur.

Glikoz yıkımı başlarken, karbonhidratlı gıdalar hem parçalanır hem de bazı karbon atomlarına eklenir. Böylelikle ince bağırsaktan emilerek kan dolaşımına ve daha sonra kandan insülin aracılığıyla hücrelere aktarılır. Ayrıca kanda kalan ve tüketilmeyen glikoz miktarı, ihtiyaç olduğu zaman kullanılması için bir gün boyunca karaciğerde kalır.

Glukoz Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Vücudun temel enerji kaynağı olan glukozun, kanda normal seviyelerde olması normoglisemi, düşük seviyelerde olması hipoglisemi ve yüksek seviyelerde olması ise hiperglisemi olarak adlandırılır. Kandaki glukoz değeri açlık kan şekeri (AKŞ) ve tokluk kan şekeri olarak iki şekilde değerlendirilir. Değerlendirme yaparken karşılaştırılan glukoz referans aralığı şu şekildedir:

  • 15 yaş üstü kişilerde: Glukoz AKŞ 70-100 mg/dl – tokluk kan şekeri 125 – 140 mg/dL
  • Bebeklerde <1 yaş: 50 – 80 mg/dl 
  • 1 – 15 yaş arası çocuklar: 60 – 100 mg/dl,

Glikoz Nasıl Ölçülür?

Glukoz testi, kandaki glukozun normal seviyelere göre karşılaştırılması veya herhangi bir şikâyet durumunda düşük veya yüksek kan şekeri miktarının belirlenmesi açısından çok önemli bir testtir. Kanda glukoz seviyeleri belirlenirken, bu normal kan tahlili ile ölçülürken test öncesi bazı hazırlıkların yapılması gerekebilir. Bazı durumlarda ilaç kullanılıyorsa veya özel bir durum varsa bildirilmelidir. Glukoz kan tahlilinde, açlık değerinin belirlenmesi için, testten 8 saat önce yeme ve içme bırakılırken, tokluk değerlerinin belirlenmesi için ise gıda tüketiminden 2 saat sonra test yapılır.

Hamilelikte Glukoz Değerleri Nasıl Olmalı?

Gestasyonel diyabet diğer diyabet türlerinden farklı olarak hamilelik sürecinde meydana gelir. Bu diyabet, hamilelerde farklı derecelerde görülen glukoz tolerans bozukluğu olarak da tanımlanır. Bu yüzden glukoz yükleme testi ile tanısı konulmalıdır. Gebelikte glukoz testinde anne adayına yaklaşık 50 gram şeker yüklemesi yapılarak 1 saat sonra değerleri kontrol edilir. Değerlerin belirlenmesi için açlık kan şekeri 90 mg\dl, tokluk kan şekeri 120 mg\dl altında olması gerekir.

Hamilelikte glukoz düşüklüğü şiddeti ve süresi kişiden kişiye değişirken, genel olarak hafif bir bulantı şeklinde başlar. Şikâyetler arttığında ise acil olarak tedavi edilmesi gerekir, çünkü hipoglisemik şoka dönüşebilir. Bu da plasental kan akımının azalmasına neden olabileceğinden, bebekte gelişim bozukluklarına, ani bebek ölümüne veya erken doğuma yol açabilir.

Bebeklikte Glukoz Değerleri Nasıl Olmalı?

Özellikle diyabet hastası anneden doğan, doğum kilosu 4 kilonun üzerinde veya 2,5 kilonun altında olan, gelişme geriliği yaşayan veya yetersiz beslenen bebekler hipoglisemi açısından risklidir. Bu durumda olan bebeklere, doğumdan sonra 2 ila 6. saatlerde glukoz ölçümü yapılır.  Bebeklerde glukoz değerleri ilk 24 saatte 45 mg/dl’in üzerinde, 24 saat sonrası ise 50 mg/dl'nin üzerinde olması gerekirken, yüksek riskli ve prematüre bebeklerde kan şekeri en az 36 mg/dl’dir.

Yenidoğan bebeklerde glukoz değerlerinde ortaya çıkan glukoz düşüklüğü genelde anne karnında tam gelişemeyen ya da kilolu doğan bebeklerde meydana gelir. Bu rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde bebeklerde uzun süreli şeker düşüklüğünden dolayı serebral palsiye, IQ düşüklüğüne ve beyin fonksiyonlarının azalmasına neden olur. Bebeklerde glukoz yüksekliği ise genellikle sepsisli ve prematüre bebeklerde meydana geldiğinden, glikoz miktarı yavaş yavaş düşürülerek kontrol altına alınmalıdır. 

Glukoz Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Glikoz normal değerlerinin altında olduğu durumda glukoz düşüklüğü yani hipoglisemi meydana gelir. Normalde sağlıklı bir bireyin açlık kan şekeri seviyeleri 75 mg/dL’nin altına pek düşmese de bazı durumlarda vücut işlevini tam yerine getirmediğinden glukoz salınımı engelleyerek seviyelerin düşmesine neden olur. Glukoz düşüklüğüne sebep olan nedenler ve hastalıklar şu şekildedir:

  • Pankreas, beyin, hipofiz bezi ve hipotalamus tümörleri,
  • Otoimmün hastalıklar,
  • Hipofiz bezi yetmezliği,
  • Kalp, böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları veya yetmezlikleri,
  • Hipotiroidi,
  • Hamilelik,
  • Yenidoğan, erken doğan veya diyabetli olan annelerin bebeklerde,
  • Aşırı egzersiz,
  • Diyabet,
  • İnsülin ve bazı şeker ilaçlarının hatalı kullanımı,
  • Mide ve karsinom gibi bazı kanserler,
  • Uzun süre aç kalma veya öğün atlama,
  • Büyüme hormonu yetersizliği,
  • Alkol kullanımı,
  • Bazı ilaçlar,
  • Mide ameliyatı sonrası,
  • Çok fazla şekerli gıda tüketimi,
  • Aşırı kilolu ya da çok zayıf olmak,
  • Addison hastalığı,
  • Aşırı yorgunluk

Glukoz Düşüklüğü Belirtileri

Glukoz düşüklüğü olan hipoglisemi belirtileri; uzun süre aç kalma, aşırı yorulma, karaciğer yetmezliği gibi birçok durumdan meydana geldiğinden, altta yatan nedene bağlı olarak değişir. Seviyelerin çok düşmesi halinde bilinç kaybı ve koma dahil daha ciddi sorunlara neden olur. Glukoz düşüklüğü belirtileri şu şekildedir:

Glukoz Düşüklüğü Tedavisi

Hipogliseminin önlenmesi için ilk olarak altta yatan neden tanımlandıktan sonra en uygun şekilde ilaç tedavisi uygulanır. Tedavide, glukoz intoleransı için insülin seviyelerini yükseltmek adına yaklaşık 15-20 gram hızlı etki gösteren karbonhidrat içeren gıdaları tüketilir. Bu besin çeşitleri, vücutta kolay bir şekilde şekere dönüştürülebilen, yağ ve protein içermeyen şekerli besinlerdir. Ayrıca glikoz jeli ya da tabletleri, bal, şekerli tatlılar, alkolsüz içecekler ve meyve suyu gibi gıdalar seviyelerin yükselmesine yardımcı olabilir. 

Yapılan bu tedaviden 15 dakika sonra glukoz tolerans testi ile seviyeler tekrar kontrol edilirken kan şekeri seviyeleri hala düşükse tekrar 15- 20 gram arası daha hızlı etki eden karbonhidrat tüketilir. Dolayısıyla kan şekeri normal aralıklara ulaşana kadar ölçüm ve karbonhidrat alımı 15 dakikada bir tekrarlanır.

Glikoz Düşüklüğüne Ne İyi Gelir?

Glikoz düşüklüğünün önlenmesi için ilk olarak uzun süre aç kalınmamalı ve öğün atlanmamalıdır. Çay, kahve, sigara ve alkol kullanımı bırakılması gerekirken bol su tüketilmesine özen gösterilmelidir. Özellikle glikoz seviyelerin yükselmesini sağlayan avokado tüketilmeli ve düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır.

Glukoz Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Glukoz düşüklüğü kronikleştiği durumda son derece tehlikeli sağlık sorunlarına sebep olurken felç veya beyin kanaması riskini artırarak ölüme dahi neden olabilir. Ayrıca düşük seviyeler beyin, hipotalamus veya hipofiz bezinde tümör gibi bir durumun varlığını da işaret edebileceğinden, tümör daha fazla ilerleyerek başka organlara sıçrayabilir ve yaşam süresini kısaltabilir.

Glukoz Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Kandaki glikoz seviyelerinin normal değerlerin üstünde olduğu durumda glukoz yüksekliği yani hiperglisemi meydana gelir. Kandaki glukoz miktarının yükselmesi, besinlerden alınan glikozun, insülin hormonunu işleyemediği ve depolayamadığında oluşur. Dolayısıyla insülin pankreas tarafından ya yeterli miktarda ya da hiç salgılayamaz duruma gelir. Hiperglisemiye sebep olan hastalıklar ve nedenler şu şekildedir:

  • Şeker hastalığı ve gizli şeker,
  • Aşırı stres,
  • Hemokromatozis,
  • Bazı ilaçlar,
  • Hipertiroidi,
  • Kortizol yüksekliği,
  • Hormonal hastalıklar,
  • Böbrek üstü bezlerinde tümör,
  • Ciddi enfeksiyonlar,
  • Kronik böbrek yetmezliği,
  • Büyüme hormonu yüksekliği,
  • Pankreas iltihabı ve kanseri,
  • Kalp krizi, 
  • Beyin kanaması ve damar tıkanıklığı

Glukoz Yüksekliği Belirtileri

Glukoz yükselmesine neden olan hastalık en başta diyabet ve gizli şeker (glukoz intoleransı) olduğundan uygun şekilde tedavi edilmediğinde kan glukozu sürekli yüksek olur. Gizli kan şekeri diyabetik ve normal kan şekeri düzeylerinin arasında meydana gelen bir değerdir. Gizli kan şekeri olanlarda genelde glukoz intoleransı belirtileri görülmediğinden şikâyet veya bulguların tespit edilmesi zordur.

Glikoz yükselmesine diyabet yanında farklı hastalıklarda sebep olduğundan belirtiler değişebilir. Fakat hiperglisemi durumunda ortaya çıkan ortak belirtiler şu şekildedir:

  • Sık idrara çıkma,
  • Cinsel fonksiyon yetersizliği,
  • Ciltte kuruluğu ve kaşıntı,
  • Ayaklarda yanma hissi,
  • Ağız kuruluğu ve aşırı susuzluk,
  • Uyuşukluk, yorgunluk ve uyku hali,
  • Çok su tüketme,
  • Yaraların geç iyileşmesi,
  • Enfeksiyon tekrarı,
  • İştahsızlık veya sık acıkma,
  • Nedensiz kilo kaybı,
  • Bulanık görme,
  • Ağızda farklı koku

Glukoz Yüksekliği Tedavisi

Bozulmuş glukoz toleransı tedavisi; glikoz seviyelerinin yükselmesine neden olan diyabet kronik bir hastalık olduğundan dolayı kesin bir yöntemi yoktur. Bu yüzden kandaki glukoz seviyelerinin normal aralıklarda tutulması hastalığın etkilerinin minimum düzeylere indirilmesi açısından önemlidir. Diyabet hastalığının ilaçla kontrol altına alınması ve seviyelerin normal aralıklarda tutulması için Tip 2 diyabette anti-diyabetik ilaç ve Tip 1 diyabette insülin tedavisi uygulanır.

Şekerden dolayı meydana gelen kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için kolesterol ve tansiyon kontrol altında tutulmalıdır.

Glukoz Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Glikoz yüksekliğinin düşürülmesi ve normal seviyelere getirilmesi için düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Bunun yanında beslenme düzenine dikkat edilmeli, hazır gıdalardan kaçınılmalı, şekerli ve gazlı içecekler tüketilmemelidir. Ayrıca ara öğünlerde elma, portakal veya greyfurt gibi lifli gıdalar tüketilmelidir.

Glukoz Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Glukoz yüksekliği tedavi edilmediği durumda körlük, kalp krizi, inme, şiddetli su kaybı ve şeker komasına yol açabilirken, bunlar ölümcül sorunlar doğurabilir. Vücut gerekli olan glukoz üretemediği durumda ketonlar (yağ hücrelerini parçalar) devreye girer. Hızlı ve çok yüksek düzeyde keton oluşması vücudun işleyişini bozarak çok tehlikeli bir durum olan diyabetik ketoasidoza yol açabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Glukoz ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Glikoz şurubu tüketildiğinde kana kısa sürede karışırken şeker daha geç karışır. Glikoz şurubu genellikle şekerli içecek ve yiyeceklerde katkı maddesi olarak kullanılır. Glikoz alerjisinde bağışıklık sistemi harekete geçtiği için glikozu zararlı olarak algılar. Bu yüzden glikoz alerjisi olan bireylerde İshal, karın ağrısı, kaşıntı, ciltte kızarma, dökülme ve nefes darlığı meydana gelir.

Glikoz şurubu tüketildiğinde kana kısa sürede karışırken şeker daha geç karışır. Glikoz şurubu genellikle şekerli içecek ve yiyeceklerde katkı maddesi olarak kullanılır. Glikoz alerjisinde bağışıklık sistemi harekete geçtiği için glikozu zararlı olarak algılar. Bu yüzden glikoz alerjisi olan bireylerde İshal, karın ağrısı, kaşıntı, ciltte kızarma, dökülme ve nefes darlığı meydana gelir.

Normalde idrarda glukoz yoktur, fakat kanda glukoz seviyesi 180 mg/dl üzerine yükseldiğinde böbreklerden idrara şeker kaçağı başlar. Bu yüzden yapılan idrar testinden sonra idrardaki şeker seviyeleri 1000 mg/dL veya çok üstündeyse riskli değer olarak tanımlanır.