Gebelikte Miyom

Miyom, rahmin düz kaslarından oluşan, yoğun olarak bağ dokusu ve düz kas içeren iyi huylu tümörlerdir. Tedavide miyom takibi ve ilaç tedavisi gibi seçenekler vardır.

Hamilelikte Miyom Nedir?

Miyom, rahmin düz kaslarından oluşan, yoğun olarak bağ dokusu ve düz kas içeren iyi huylu tümörlerdir. Çoğunlukla hiçbir semptom göstermeyen bu kitleler, genellikle anne adaylarına yapılan rutin muayeneler esnasında tespit edilirlerken, hamilelerin yaklaşık %8’inde saptanan bir durumdur. Miyomlar kadınlarda çoğunlukla üreme çağında oluşmaya başlarken, menopoz sonrası küçülür. Bu nedenle iyi huylu tümörlerin östrojen hormonu ile doğrudan ilişkili olduğu düşünülür.

Hamilelik döneminde östrojen hormonu daha fazla arttığından dolayı miyom oluşma ve büyüme riskini arttırabilir. Bunun yanında hamilelikte miyomların saptanması durumunda anne adaylarının daha özenli ve düzenli olarak kontrol altında tutulmaları gerekir. Çünkü hem hamileliğin miyomların üzerinde hem de miyomların hamilelik üzerinde olumsuz etkileri bulunur.

Miyom Çeşitleri Nelerdir?

Miyomlar büyüdükçe rahme baskı yaptıklarından dolayı ağrılı semptomlara neden olabilir, dolayısıyla rahim sağlığı açısından miyomların boyutu oldukça etkilidir. Miyom boyutu yaklaşık olarak 6-7 cm arasında olanlar büyük miyom grubuna girer. Ancak burada temel kriter kişinin ağrı veya herhangi bir rahatsızlık duyup duymadığıdır.

Hamilelik sürecinde miyomların yerleşim yeri, ağrı şiddetinin değişmesine neden olabilirken, bu durum yumurtalık torsiyonu, apendisit veya böbrek taşı gibi ciddi diğer rahatsızlıklardan ayrımının yapılması zorlaştırabilir. Miyomların yerleşim yeri rahmin iç ve dışa katmanlarında olmasına göre belirlenirken, isimlendirilmeleri de buna bağlı olarak yapılır.

Miyomların yerleşim yerine göre türleri şu şekilde sıralanabilir:

  • İntramural miyom (rahme gömülü miyom): Myometriuma (rahim kas tabakası) yerleşen ve burada gömülü olan bu kitleler en sık görülen miyom türüdür. Bu tür miyomlar, genellikle boyutları çok büyük olmadığı sürece herhangi bir belirti göstermezler. Fakat boyutları çok büyüdüğünde rahim duvarına baskı yaparak kanamaya, adet düzensizliğine veya adetin gecikmesine neden olabilir. Ayrıca rahim dışına doğru büyüdüklerinde ve çevre organlara baskı yaptıklarında, kabızlık, kasık ağrısı veya sık idrara çıkma gibi belirtiler görülebilir. 
  • Submuköz miyom (rahim iç duvarındaki miyom): Rahmin iç tabakasında endometriumun altına yerleşen bu miyom türü, endometrial kaviteye (rahmin ortası) kadar uzanır. Hatta kaviteyi doldurduktan sonra servikse kadar uzanabilirler. Rahim iç duvarındaki miyomların boyutları çok küçük olsa dahi, rahim duvarını genişlettiğinden dolayı daha çok kanamaya yol açar. Bu miyom türü genellikle embriyonun rahim duvarına tutunmasını ve hamileliğin devamına engel olur. Bu yüzden yardımcı üreme teknikleriyle hamile kalmayı düşünen bireylerdeki miyomların, tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka alınması gerekir.
  • Subseröz miyom (rahim dış tabakasında oluşan miyomlar): Bu miyomlar, rahmin dış kısmını kaplayan zar tabakasının alt kısmında oluşan miyom türüdür. Bu tür rahim dışı miyomlar gebelikte genellikle kanamaya neden olmamasına rağmen, miyom boyutları büyüdüğü zaman daha fazla kabızlık, böbrek ağrısı, kasık ağrısı ve sık idrara çıkma gibi şikâyetler görülebilir. 
  • Parazitik miyom: Paraziter miyomlar, rahim dışına doğru büyüyen miyomların zamanla daha fazla büyüyüp rahimde beslenemez hale geldiğinde, rahimden ayrılarak karın içine düşmeleri ve buradaki organ tarafından beslenip büyüdükleri zaman oluşan miyom türüdür.
  • Vajinaya doğmuş miyom: Çok nadir görülen vajinaya doğmuş miyom türü, submuköz miyomların büyüdükten sonra rahim ağzından dışarı doğru çıkması sonucu meydana gelen bir miyom türüdür.

Hamilelikte Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomlar, kadınların üreme sağlığı açısından olumsuz etkiler yarattığından dolayı oldukça önemli bir sağlık problemidir. Özellikle yaşla birlikte artış gösterirken, genellikle 30-40 yaş arası kadınları daha fazla etkiler.

Miyomlar çoğu durumda hamilelik öncesinde oluştuklarından dolayı, hamileliğin seyri üzerinde etkiler oluşturabilirler. Ancak miyom oluşması çoğu anne adayında hiçbir belirti göstermezken, bazı durumlarda hamilelikte miyom ağrısı, miyomun büyüklüğü, dejenerasyon ve yerleşim yerine göre görülebilir.

Gebelikte miyom dejenerasyonu ise çoğunlukla gebeliğin 20-22 haftaları arasında, miyomun hücre yapısının değişerek, bulunduğu yerleşim yerinde artık beslenememesinden dolayı miyomların çürümesiyle meydana gelir.

İlk üç aylık gebelikte miyomlar, yaklaşık %30 kadar büyürken, bazı durumlarda gebeliğin 2. ve 3. trimester dönemlerinde daha fazla büyüyebilir. Bunun bir sonucu olarak hücre zedelenmesine ve vasküler yetmezliğe neden olurken, sürekli ağrıya ve hassasiyete yol açar. Bu durumda gebelikte miyom ağrısının şiddeti, baskı yaptığı organa ve bulunduğu konuma göre değişirken, belirtiler farklılık gösterebilir.

Hamilelikte miyom belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

Hamilelikte Miyom Nedenleri Nelerdir?

Gebelikte miyom oluşmasının nedenleri, özellikle human koryonik gonodatropin hormonu başta olmak üzere gebelik hormonlarının salgılanması ve rahimde kan hacminin artmasıyla birlikte meydana gelen rahim hücrelerinde büyümelerdir. Bu süreçte oluşan rahim hücrelerindeki büyüme, ödem oluşmasından ve rahmin büyümesinden dolayı gerilmelere neden olurken, hamilelikte miyom büyümesine neden olabilir.

Ancak gebelikte görülen miyomların %60'ı boyut değişirken %40'ında boyut açısından bir değişiklik olmayabilir. Örneğin, her 3 kadından birinde hamilelik öncesi 5 cm'den daha büyük miyom görülürken, miyomu olup hamile kalanların kitleleri daha büyük olur. Rahimde bulunan miyomların neden meydana geldiği tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalarda en önemli risk faktörünün genetik yatkınlık olduğu belirlenmiştir.

Genetik faktörler dışında hamilelikte miyom oluşma riskini arttıran faktörler şu şekilde sıralanabilir:

  • Erken adet görme,
  • Genetik yatkınlık,
  • Çok fazla alkol ve kafein kullanımı,
  • Genellikle 30-40 yaş arası olmak,
  • Östrojen hormonunun yetersiz olması,
  • Obezite,
  • Yumurtlama bozukluğu,
  • D vitavitaminiikliği,
  • Doğum kontrol hapları,
  • Dengesiz beslenme,
  • İlk doğumun geç yaş yaşta yapılması.

Hamilelikte Miyom Teşhisi

Miyomlar, nadir durumlarda hamile kalmayı engel olsa da genellikle hamilelik sürecinde ortaya çıkması muhtemeldir. Bu durumun özellikle ilk kez hamile kalan kadınlarda daha sık görüldüğü belirlenmiştir. Miyomların tanısı, hamilelik dönemindeki rutin jinekolojik kontroller esnasında konulmaktadır.

Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde rahim arka duvarına yerleşen miyomların tanısı zor olsa da annenin şikâyetleri ve hastalık öyküsü alınarak muayenesi yapılır.

Hamilelikte miyom tanı ve teşhisinde kullanılan yöntemler şu şekildedir:

  • Jinekolojik muayeneMiyomların tespiti için bu muayene yöntemi, hamileliğin özellikle ilk haftalarında yapılabileceği gibi herhangi bir döneminde de yapılabilir. Uzman eliyle, metal bir alet (spekulum) aracılığıyla veya bazı durumlarda vajina kanalını açılmasıyla, özellikle ön duvarındaki kitlelerin varlığı tespit edilebilir.
  • UltrasonografiGebelikte miyomların radyolojik bulguları rutin muayeneler esnasında yapılan ultrason ile kolaylıkla tespit edilebilir. Bu yöntem sayesinde, 1-2 cm çapındaki çok küçük miyomlar bile, yerleşimleri ve sayılarıyla kolaylıkla belirlenebilir. Hamilelik sürecinde miyom yapılarında büyüme olurken, yapılarında kanama, kireçlenme veya kistleşme gibi değişiklik oluşabilir, dolayısıyla bu dejenere miyomlar ultrason ile kolaylıkla tanınabilirler. Bununla birlikte doppler ultrason tekniği de ultrason cihazının bir başka özelliğidir. Bu teknikte miyomların kan akışı ve kitlelerin kanlanmasının tespiti için kullanılır. Ayrıca bu teknik sayesinde miyomların kanlanması ve içerisindeki kan akışının dereceleri de belirlenebilir.  
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR): Gebelikte miyomların yaygınlığı, sayısı, tipleri ve yerleşim yerlerinin belirlenmesinde kullanılan en güvenilir yöntemlerden biridir. Miyomların tespitinde ultrason yöntemiyle karşılaştırıldığı zaman MR’da en yüksek doğruluk elde edilir. Uzmanlar tedavi yöntemine karar vermeden önce anne adayının alt karın bölgesinin incelerler. 

Hamilelikte Miyom Tedavisi

Gebelikte miyom tedavisi, anne adayının şikâyeti olmadığı takdirde, herhangi bir tedavi yapılmadan yakından takibe alınır ve tedavisi genellikle doğum sonrasına bırakılır. Bazı durumlarda anne adayının şikâyetine, miyom sayısına ve türüne göre gözlem veya ilaç tedavi planı uygulanırken, çoğunlukla hamilelik sürecinde saptanan miyomlar için herhangi bir cerrahi müdahale yapılmamaktadır.

Gebelikte miyomu olanlar için uygulanan tedavi yöntemleri şu şekildedir:

  • Miyomların takibi: Hamilelikte miyomların çok küçük olması veya ağrı yapması durumunda anne adayına yatak istirahatı tavsiye edilir. Bu süreçte rutin hamilelik kontrollerinde, miyomların büyüme yapıp yapmadığı takip edilir. 
  • İlaç tedavisi: Hamilelikte miyomdan kaynaklanan ağrıların giderilmesi için ağrı kesici ilaç tedavisi uygulanır. Bu şekilde miyoma ait ağrılar ve şikayetler, genellikle birkaç gün içinde geçer. Ancak bazı anne adaylarına, sancılarının veya ağrılarının azaltılmasına yönelik rahim gevşetici ilaçlar verilmesi gerekli olabilir.

Hamilelikte Miyom Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hamilelik öncesi tespit edilen miyomlar, çoğunlukla hamilelik sürecinde çok riskli değildir ancak tedavi edilmediği takdirde büyüklüğüne ve yerleşimine bağlı olarak hamile kalma şansını azaltabilirler. Hamilelikte miyomlar birden fazla ve boyutları 3 cm’den büyük olduğunda, rahim içi endometrial kavitenin biçimini bozduğunda ve plasentanın arkasına yerleştiğinde tehlikeli olabilir.

Özellikle de intramural ve submüköz yerleşimli olan hamilelikte miyomun zararları, erken doğum, düşük tekrarı, plasentanın erken ayrılması, fetüsün anormal pozisyonda yerleşmesi ve rahmin kasılmasını engelleyerek doğumdan sonra kanamalara yol açabilir. Bu kanamalar sonucu anne adayında kansızlık rahatsızlığına sebep olabilirken, bazı durumlarda bebekte gelişim geriliğine yol açabilir.

Hamilelikte Miyoma Ne İyi Gelir?

Hamilelikte miyomların boyutu ve sayısı değişken olduğundan, hızla büyüdüklerinden ve çok büyük boyutlara ulaştıklarından dolayı anne adayında kilo artışına yol açabilir. Ancak miyomun varlığından dolayı bir kilo artışı söz konusudur yani anne adayına kilo aldırma etkisi bulunmamaktadır.

Her ne kadar miyomdan tamamen kurtulmak için tek yöntem cerrahi olsa da hamilelikte yapılması pek tercih edilmez. Bu yüzden hamilelikte miyom semptomların hafifletilmesi için bazı önlemler alınması gerekir. Uygulanacak hamilelikte miyom bitkisel tedavisi annenin ve bebeğin sağlığını olumsuz etkilememesi adına muhakkak bir uzman kontrolü altında uygulanmalıdır.

Hamilelikte miyom semptomların hafifletilmesi için uygulanan bitkisel tedavi yöntemleri ve alınması gereken önlemler şu şekilde sıralanabilir:

  • Beslenme düzenine dikkat edilmelidir,
  • Alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır,
  • Yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir,
  • Brokoli, domates, elma veya lahana gibi antioksidan ve yüksek lif içeren besinler tüketilmedir,
  • Ağrı esnasında istirahat edilmelidir,
  • Kanama nedeniyle demir eksikliğini önlemek için demir içeren besinler tüketilmelidir.

Hamilelikte Miyoma Ne İyi Gelmez?

Miyomların büyümesinin ilk nedeni östrojen hormonun artmasıdır. Vücuttaki östrojen seviyeleri örneğin hamilelik gibi dönemde artarken, menopozda düşer, ayrıca kullanılan bazı ilaçlar da östrojen seviyelerinde değişikliğe yol açabilir. Bunun yanında miyom oluşumunda genetik ve çevresel faktörler de etkisi vardır.

Hamilelik öncesinde veya sırasında miyom oluşumuna, düzensiz beslenme, aşırı alkol veya kafeinli içecekler kullanmak, aşırı kilo almak, regl döneminin çok erken başlaması, yüksek tansiyon, hiç doğum yapmamak veya çok fazla kırmızı et ve şarküteri ürünleri tüketmek tetiklemektedir. Ayrıca hamilelikte miyom ve cinsellik konularına özen gösterilmelidir, miyom kaynaklı şikâyetleri artırabilir.

Hamilelikte Miyom Ameliyatı

Devam eden hamilelik sürecinde, miyomların cerrahi olarak tedavisi çok nadir yapılır. Çünkü gebelikte miyomun bulunduğu konum, rahim kasılmasını engelliyorsa, doğum kanalını tıkıyorsa veya doğum eylemi yavaşlamasına neden oluyorsa, anne adayının sezaryenle doğum yapması gerekir. Sezaryen esnasında, miyom, rahmin alt kısmını tıkadığı tespit edilirse, sezaryen doğum rutin olduğu gibi yatay kesiyle değil de dikey kesiyle bebeğin alınması şeklinde yapılır.

Bazı durumlar ise sezaryen doğum esnasında bebekle birlikte yapılan sezaryen kesisine yakın olan miyomlar alınabilir. Ancak farklı konumlarda ve kesiye uzak olan miyomlar aşırı kanama neden olabileceğinden dolayı cerrahi olarak alınmaları fazla tercih edilmez. Bu nedenle anne adayının hamileliği boyunca ve doğumdan sonra ilk dönemlerde uygulanan ilaç veya takip sürecinden sonra cerrahi operasyon yapılabilir.

Hamilelikte Miyom için Hangi Doktora Gidilir?

Gebelikte miyomlar çok sık karşılaşılan kitleler olsa da özellikle şiddetli ağrı olması durumunda, erken doğum riski artırma veya miyom dejenerasyonuna neden olabilir. Sebep olabileceği bu ciddi sonuçlar göz önüne alındığında, Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde mutlaka araştırılması gerekir.

Erken doğum söz konusu ise uygun yöntemler ile tedavi edilebilirken, böylelikle anne ve bebek sağlığı korunabilir. Bu nedenle hamilelikte miyom sancısı ve ağrısı olan her anne adayı, zaman kaybetmeden uzman ile görüşmelidir. Böylelikle tedavi şeklinin belirlemesi için en önemli kriterler olan miyomların rahim içindeki sayısı ve yerleşim yerleri tespit edilmiş olur.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Gebelikte Miyom ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Rahimde bulunan miyomlar çoğunlukla hamile kalmaya engel değildir. Miyomlar sezaryen doğum dışında, anne adayını zorlayan herhangi bir probleme neden olmasa da, miyomların yerleşimi ve boyutuna göre ağrı, sancı veya baskı hissi gibi bazı sorunlar oluşabilir.

Gebelikte miyomlarda genellikle 1. trimester döneminde %30 kadar büyüme olur. Hamileliğin diğer dönemlerinde ise, bazı durumlarda miyomlardaki büyüme, hücre zedelenmesine veya vasküler yetmezliğe sebep olacak düzeydedir.

Hamilelikte miyomlar ağrıya veya kanama neden olsa bile bebeğe zarar verme olasılığı çok düşüktür. Ancak miyomun yerleşim yeri ve büyüklüğüne bağlı olarak erken doğum riski oluşabilir. Bebeğin başı aşağı değil de yan veya makat geliş şeklindeyse, bunlar miyomların neden olduğu durumlardandır. Miyomlar rahmin alt kısımlarına yerleşmesi durumunda doğum kanalını tıkayabilir ve bu da normal doğum yapma şansını azaltır. Meydana gelen tüm bu olumsuzluklar sezaryen doğumu gerektirir.

Gebelikte miyom ağrısına yönelik uygulanan tedavi yöntemi genellikle bol bol istirahat etmek ve beslenme düzenine dikkat etmektir. Ancak bazı durumlarda uzman, ağrı kesici veya rahim kaslarını gevşetmek için ilaç tedavisi uygulayabilir.

Hamilelik öncesi zararlı olan miyomlar tespit edildiğinde, hamile kalınmadan önce en uygun tedavi yöntemiyle miyomların alınması gerekir. Miyomların alınması için açık ameliyatsız miyom tedavisi, vajinal yoldan histeroskopi veya cerrahi yöntemler uygulanır. Özellikle miyomektomi yöntemiyle alınan miyomların durumuna göre miyom ameliyatından sonra yaklaşık 4-6 ay hamile kalınmamalıdır.