Gebelikte Kanama

Hamilelikte kanama, hamileliğin her döneminde farklı renklerde ve miktarlarda meydana gelebilirken, tüm anne adaylarını korkutan ve beklenmedik bir durumdur. Tedavide ilaç tedavisi, evde istirahat, erken doğum gibi yöntemler kullanılabilmektedir.

Gebelikte Kanama Nedir?

Hamilelik sürecinde anne adayları hem psikolojik hem de biyolojik açıdan oldukça karmaşık bir süreç geçirirler. Hamilelik teşhis edildikten sonra annenin yaşam tarzı 40 haftalık bir süreç için yeniden düzenlenir. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için, beslenme düzenine dikkat edilmeli, gerekli olan vitamin ve mineral takviyeleri düzenli alınmalıdır. Bunun yanı sıra olası tüm risklerin önüne geçilmelidir, çünkü anne ve bebeğin sağlığını doğrudan etkiler.

Hamilelikte kanama, hamileliğin her döneminde farklı renklerde ve miktarlarda meydana gelebilirken, tüm anne adaylarını korkutan ve beklenmedik bir durumdur. Görülen kanamalar sıklıkla meydana gelse de çoğu sorun teşkil etmez, ancak örneğin 8 haftalık gebelikte kanamaların nedeni düşük veya dış gebelik gibi bir problemin belirtisi olabileceğinden mutlaka araştırılarak gereken önlemlerin alınması gerekir. Gebeliğin ayına bağlı olarak, kanamanın miktarı, görülen semptomlar ve gerçekleştiği zamana göre hamilelik takibini yürüten uzman tarafından değerlendirilmelidir.

Gebelikte Kanama Belirtileri Nelerdir?

Hamileliğin ilk dönemlerinde anne adayının kan akışında ve hormon seviyelerinde artış görülür. Gebeliğin ilk aylarında kanamalardan çoğu, hafif veya lekelenme şeklinde ve 1-2 gün sürmesi durumunda endişelenecek bir durumun göstergesi değildir.

Hamilelikte kahverengi kanamanın leke şeklinde gelmesi, östrojen hormonundan kaynaklanabilir. Zararsız olan koyu kıvamlı bu akıntı, herhangi bir sorun teşkil etmezken bazı durumlarda hamilelikte siyah kanama olarak daha koyu bir renkte meydana gelebilir.

Fakat ağrı ve kötü kokulu bir akıntıyla beraberinde görülen kanama, basit rahim ağzı enfeksiyonun bir belirtisi olabilirken, plasentanın erken ayrılması veya eşin öne gelmesi gibi anne ve bebek açısından hayati risk oluşturan bir durumdan dolayı da olabilir.

Bazı durumlarda gebelikte hafif kanama veya lekelenme olarak başlar, fakat bazı durumlarda ise ilerleyerek daha ağır kanamaya yol açabilir. Çoğu düşük, hamileliğin ilk trimester döneminde meydana geldiğinden, özellikle gebelikte kanama ve karın ağrısı varsa düşükle bağlantılı olabilir. Bu yüzden gebelik başlangıcında kanamanın yoğun olması ve beraberinde görülen semptomlar, daha ciddi durumların bir işareti olabileceğinden dolayı dikkate alınmalıdır.

Hamilelik sürecinde görülen kanama belirtileri şu şekildedir:

  • Açık pembe, koyu kahverengi veya siyah renkli,
  • Pıhtı veya parça şeklinde,
  • Lekelenme şeklinde,
  • Kanamayla birlikte kasıklarda, belde veya karın bölgesinde ağrı,
  • Kısa veya uzun süreli,

Hamilelikte Kanama Nedenleri Nelerdir?

Gebelikte pembe kanama genellikle gebeliğin ilk aylarında görülürken, fetüsün rahme yerleşmesinden sonra oluşur. Erken gebelikte kanama genellikle fetüsün rahim duvarına yerleşme sırasında birkaç damla şeklinde görülür.

Gebeliğin 6 haftasında kanamalar genellikle ciddi bir sorun oluşturmazken, bazı durumlarda, düşük veya düşük tehdidi oluşturabilir, hatta ender durumlarda mol veya dış gebelik meydana gelebilir. Genel olarak 1-13 haftalık gebelikte kanama olması yüzde 80 düşük tehlikesinin belirtisiyken, anne adaylarının yüzde 25’i düşük riski yaşar.

Hamilelik sürecinde kanamaya neden olan etkenler şu şekildedir:

  • Miyom, polip, enfeksiyon veya yara gibi nedenlerden dolayı servikal kanama,
  • Dış gebelik (ektopik gebelik),
  • Boş gebelik (anembriyonik gebelik),
  • Önlenemeyen düşük, tekrarlayan düşük, gecikmiş düşük veya düşük tehdidi, 
  • Mol gebelik (üzüm gebelik),
  • Yerleşme (implantasyon) kanaması,
  • Cinsel ilişkiye girme,
  • İkiz veya çoğul gebelik,
  • Plasenta dekolması (plasentanın rahim duvarına tutunduğu yerden ayrılması),
  • İkiz gebelikte bir bebeğin erken kaybı,
  • Erken doğum ve rahim ağzı yetmezliği,
  • Plasenta kaynaklı kanamalar (plasentanın rahim ağzını kapatması)
  • Doğumun başladığı anda rahim ağzındaki mukus tıkacının atılması (nişan gelmesi)
  • Ağır kaldırma veya zorlanma,
  • Daha önce sezaryen doğum yapmak.

Gebelikte Kanama Teşhisi

Gebelikte pıhtılı kanama, hafif leke veya yoğun şekilde görülen kanamanın tanı ve teşhisinde kanamanın miktarı, eşlik eden bel, karın ve kasık ağrısı, bulantı, kusma veya baş dönmesi gibi sistemik belirtilerin yanında anne adayının tıbbi öyküsü değerlendirilir. Bununla birlikte hamileliğin ikinci trimester döneminin ikinci yarısındaki kanamalarda, anne adayı hemen her durumda hastane ortamında izlemeye alınır. Hamilelikte meydana gelen kanamanın altta yatan nedeninin belirlenmesi için ilk işlem her hamilelik takibinde olduğu gibi genel bir muayene yapılır. Uzman bu bilgiler doğrultusunda hamilelik sürecinde meydana gelen kanamanın altta yatan nedenlerini bulmak için bazı muayene ve görüntüleme testleri uygulayabilir.

  • Vajinal muayeneGebelikte alttan muayene sonrası kanama genellikle leke şeklinde görülür. Fakat sürekli kanama olması durumunda, bu sağlık açısından oldukça önemli sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla vajinada kanamalı yırtık, rahim ağzında lezyon, enfeksiyon, siğil veya polip gibi bu tür rahatsızlıkların olup olmadığı kontrol edilir.
  • Ultrasonografi: Gebelik kesesi büyüklük ve şekli açısından incelenirken, bebeğin kalp atışları, gebelik kesesinin rahim içine veya dışına yerleşip yerleşmediği ve konumu detaylı biçimde değerlendirilir. Daha sonra gebelikte ultrasonda kanama görülmesi durumunda nedenin belirlenmesi için gerekli incelemeler yapılır. Ultrasonda örneğin gebelikte kasık ağrısı ve kanamaya neden olan plasenta previa kolaylıkla teşhis edilebilen bir durumdur. Plasenta previa plasentanın rahim ağzını ve doğum yolunu kapatması sonucu 20. haftadan sonra gebelikte ağrısız kanamaya neden olan bir durumdur.
  • Tam kan sayımı ve Beta HCGGebeliğin ilk haftasında kanama genellikle düşük belirtisi olsa da mol gebelik, dış gebelik veya düşük dışında kanama da olabilir. Bu yüzden dış gebeliği ve yerleşme kanamasının birbirinden ayırt edilmesi için tetkiklerin belirli aralıklarla tekrar edilmesi gerekebilir. Bununla birlikte anne adayının kanama sürecinde ne kadar kan kaybettiğine yönelik kan tetkikleri yapılırken, genel durumu değerlendirilir. Ayrıca, bu süreçte tansiyon takip edilerek gerektiğinde damar yolundan sıvı takviye edilir.
  • İdrar sondasıyla sıvı takibi: Anne adayının kan kaybıyla doğru orantılı olarak idrar çıkışı azalır. Bu nedenle ciddi kanama durumunda verilen sıvı takviyesinin, yeterli olup olmadığının belirlenmesi için idrar sondası takılarak idrar takibi yapılır.

Gebelikte Kanama Tedavisi

Gebelikte kanama için altta yatan nedene, sürecine, türüne ve hangi dönemde olduğuna göre farklı tedaviler uygulanır. İlk trimester dönemde meydana gelen kanamaların değerlendirilmesi ve tedavisi, fetüs yaşama sınırına (doğduğunda yaşayabilecek hamilelik haftasına) gelmediğinden gebelikte kanama tedavisi ilk olarak anne adayının hayatının korunması için yapılır. Bununla birlikte hamilelikte meydana gelen kanama dönemine göre tedavi süreçleri farklılık göstermektedir.

  • Evde istirahat: 8 ve 9 haftalık gebelikte kanama, genellikle atılım kanaması olarak meydana gelir. Bu kanama yaşanırken beraberinde kramp, sırt ağrısı ve pelviste bir ağırlık hissi görülür. Çoğunlukla adet döneminde hissedilen bu tür kanamalar, hamileler için tedirginlik oluşturabilir. Bazı durumlarda ise 12 haftalık gebelikte kanama görülebilirken, bu kanamanın ilk üç aydan sonra plasentanın, yumurtalıkların hormon üretimini üstlendiğinden durması gerekir. Bu yüzden hamileliğin ilk dönemlerinde kanama görüldüyse ve anne adayının düşük tehdidi varsa, evde istirahat tavsiye edilir.
  • İlaç tedavisiHamilelik sürecinde meydana gelen enfeksiyonlarda genellikle antibiyotik reçete edilir. Uzmanlar tarafından anne adayının ve bebeğinin güvenliği için genellikle 3 ila 7 günü içeren bir antibiyotik kürü önerilmektedir. Ayrıca boş gebelik gibi olası bir durum söz konusu olduğunda ilaç uygulanarak anne adayının düşük yapması sağlanır. Bununla birlikte bazı anne adaylarında düşük riskinin önlenmesi için, gerekli görüldüğü durumlarda rahminin gevşemesini ve plasentanın desteklenmesi için progesteron iğnesi yapılabilir. 
  • Erken doğum: Hamileliğin ikinci trimester döneminde özellikle de 25 haftalık gebelikte kanamalarının değerlendirilmesi ve tedavisinde ise birinci planda anne adayının hayatının korunması gözetilirken, bebeğin sağlık durumuna da dikkat edilir. Genellik hamileliğin 3. trimesterde meydana gelen kanamalar, plasentanın öne yerleşmesine veya ayrılmasına bağlı olarak gelişir. Bu gibi durumlar hem annenin hem de bebeğinin hayatını tehdit edebilir. Bu yüzden kanamaya en kısa zamanda müdahale edilerek, durdurulması ve altta yatan nedenin tespit edilmesi gerekir. Böylesi bir problemle karşı karşıya kalındığında hamilelik erken sonlandırılarak, erken müdahale ile hem annenin ve bebeğin hayatı korunur. Çünkü bu tür kanamalar bazı durumlarda acil ve erken doğumu gerektirdiğinden, bu durum da prematüreye neden olabilir.
  • Doğum: Sağlıklı bir hamilelik süreci yaşayan anne adaylarının son üç ayında genellikle ciddi kanamalar olmaz. 3. trimester döneminde veya gebeliğin son ayında kanamanın değerlendirilmesi sonrasında, kanama devam ettiği takdirde anne adayında ve bebekte herhangi bir olumsuzluk oluşması söz konusu ise hamilelik sonlandırılabilir. Kimi zaman kanama, bebek eşinin zamanından önce ayrılmasından dolayı meydana geldiğinden, anne ve bebeği kurtarmak için doğum başlatılabilir. Kimi zaman ise kanama az, anne ve bebeğin sağlığında problem yoksa takip edilerek hamileliğin tamamlanması beklenebilir. Fakat gebeliğin son haftasında kanama olması nişan belirtisi olarak adlandırılan doğum sürecinin bir belirtisi olarak gelişebilir. Bu tür durumlarda anne adayı ve bebeği takibe alınarak gerekli olan doğum süreci hazırlıklarına başlanır.

Gebelikte Kanama Tedavi Edilmezse Ne Olur?

İlk trimester döneminde meydana gelen hamilelik kayıplarına erken gebelik kaybı denir. Örneğin 10 veya 11 haftalık gebelikte kanama yanında kramp şeklinde kasık ağrısı ve parça düşmesi düşük tehdidi belirtisidir. Ancak bazı düşük ile sonuçlanan hamileliklerin öncesinde kanama olmazken bazılarında kanama gelebilir. Çoğu düşük vakaları önlenemez, çünkü aslında düşük vücudun sağlıklı olmayan bir hamilelikle başa çıkma durumudur. Anne adayı gebelikte kanama ve parça düşmesi sonucu düşük yaşamış olsa bile, rahminde bazı parçalar kalabileceği için bu parçaların alınması gerekir. Şayet alınmazsa kanama daha fazla çoğalarak devam eder ve beraberinde kansızlığa ve enfeksiyona neden olabilir.

Ayrıca dış gebelik, döllenen yumurta rahim dışında bir yere yerleştiğinde meydana gelir. Adet gecikmesi hamilelik testlerin pozitif olması veya normal hamilelikte görülen belirtilerde bu durumda kendini gösterir. Ancak dış gebelik büyümeye devam etse de, 5. ila 14. haftalar arasında kanama gibi belirtiler görülmeye başlar. Genellikle gebelikte adet sancısı gibi ağrı ve kanama beraberinde, kusma, ishal, idrar sonrası alt karında veya omuzda ağrılar görülür. Bu durum oldukça önemli olduğundan tedavi edilmediği takdirde iç kanamaya neden olarak, sonucunda anne adayı yaşamını yitirebilir. Bu yüzden böyle bir durumda vakit kaybetmeden gerekli olan ilaç veya oksijen desteği sağlanarak tedavisi yaptırılmalıdır. Ayrıca dış gebelik ilaç tedavisi sonrası kanama sadece adet döneminde meydana gelen kanama tarzında olduğundan herhangi bir sorun oluşturmaz.

Hamilelikte Kanama Ne İyi Gelir?

Hamilelik sürecinde meydana gelen kanamalar özellikle 1. ve 3. trimester dönemlerinde görülebilir. Her kanama düşük veya herhangi bir sorunun belirtisi değildir, fakat 40 hafta boyunca meydana gelen tüm kanamalar dikkate alınmalıdır. Örneğin gebelikte ilişki sonrası kanama genellikle plasentanın yerinin normal olmadığı durumlarda oluştuğundan dolayı, anne adayı daha dikkatli davranarak gebelikte cinsel ilişki sonrası kanamaların önüne geçebilir.

Bununla birlikte hamilelikte kanamanın ve olası risklerin önüne geçilmesi için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Rutin hamilelik doktor kontrolleri ve ultrason muayeneleri zamanında yaptırılmalıdır,
  • Ağır kaldırılmamalıdır,
  • Sağlıklı beslenilmeli ve sıvı alımına dikkat edilmelidir,
  • Bol bol dinlenilmelidir,
  • Uzmanın önerdiği ilaçlar uygun şekilde kullanılmalıdır,
  • Uzmana danışmadan cinsel ilişkiye girilmemelidir,
  • Kanama durumunda normal beyaz ped kullanılmalı; tampon kullanılmamalıdır,
  • Sigara veya alkol kesinlikle kullanılmamalıdır,
  • Bilinçsizce tıbbi veya bitkisel ilaç kullanılmamalıdır, 
  • Pamuklu iç çamaşırı giyilmelidir,
  • Rahat kıyafetler giyilmelidir.

Gebelikte Kanama Ne İyi Gelmez?

Hamileliğin her döneminde meydana gelen kanamalar dikkate alınmalıdır. Genellikle ilk aylarda fetüsün rahim duvarına yerleşmesi döneminde ağır kaldırma veya bilinçsiz ilaç kullanımı fetüsün kaybına neden olabilir.

Hamilelikte görülen kan kaybı belli bir düzeye kadar çeşitli önlemlerle tolere edilebilir. Fakat belli bir miktarı aştığı zaman vücut refleks olarak tepki gösterir. Bu tepkinin amacı yaşamsal organlar olan kalbe ve beyne giden kan miktarını, dolayısıyla oksijeni yeterli düzeyde tutmaktır. Bu nedenle ilk olarak kalp atım hızı artarak, kan dolaşımı hızlanır ve bu durumu tolere edilmeye çalışılır. Fakat kan kaybının devam etmesi durumunda tedavi edilmediğinde belli bir aşamada tansiyon düşmeye başlar ve beraberinde bazı sorunlar oluşur. Plasentaya giden kan azalması durumunda fetüsün sağlığı tehlikeye girebilir veya fetal ölüme neden olabilir.

Gebelikte Kanama Ameliyatı

Gebeliğin 5. haftasında kanama meydana geldiğinde mol diğer adıyla üzüm gebelikten kaynaklanıyorsa, bu durumun tedavisi rahim içi vakum ekstraksiyonu, yani vakum aleti ile boşaltım şeklinde yapılır. Bir tür kürtaj yöntemi olan bu uygulama, normal kürtaja göre biraz daha risk oluştururken, sadece hastane ortamında yapılması gerekir.

Bununla birlikte gebelikte 8 haftada kanama beraberinde düşük söz konusu ise tedavisi için bazı durumlarda kürtaj gerekmeyebilir. Çünkü 8 haftadan küçük gebelikte parçalı kanama olması durumunda düşük yaşandığından dolayı, tıbbi bir müdahale olmadan kendiliğinden sona erer. Fakat hamileliğin ilerleyen dönemlerinde düşük sonrası, rahimde bazı parçaların kalma ihtimali arttığından kürtaj yapılması gerekebilir.

Gebelikte Kanama için Hangi Doktor Gidilir?

Aşılama, tüp bebek veya normal yollarla gerçekleşen tüm hamileliklerde anne adaylarının yaklaşık %30’unda ilk 3 ay az ve çok miktarlarda vajinal kanamalar oluşabilir. Gebelikte kanama lekelenme tarzında ve 1-2 gün sürdüğünde, klinik açıdan genellikle çok önemli görülmezken, hamileliğin devamını veya anne ve bebeğin sağlığını etkilemez. Fakat gebelikte sürekli kanamayla beraberinde miktarların artış olması ciddi bir sorunun habercisi olabileceğinden dolayı Kadın Hastalıkları ve Doğum alanından randevu alınmalıdır.

Gebelikte kanama yaşayanlar, hamileliğin hangi döneminde olurlarsa olsun, lekelenme veya kanama durumu ile karşı karşıya kaldıkları takdirde ihmal etmeden kendi alanlarında uzman olan Kadın Hastalıkları ve Doğum doktoruna muayene olmalıdırlar.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Gebelikte Kanama ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Yumurtlama döneminde kanama genellikle lekelenme veya damla şeklinde meydana gelir. Bu tür kanama ve lekelenme yaklaşık 2-3 gün hafif şekilde oluşur. Bununla birlikte yumurtlama döneminde kanamanın veya lekelenmenin olması hamile kalmayı engellemez

Boş gebelik rahim içinde gerçekleşirken, normal hamilelikte olduğu gibi Beta-HCG hormonları yükselir. Boş gebelikte çoğu durumda hiçbir şekilde kanama görülmez. Fakat bir süre sonra anne adayında hafif akıntı şeklinde veya lekelenme şeklinde belirtiler görülebilir.

Gebelikte rahim içi kanama, hamilelik hormonlarının serviksi ve vajinayı hassas hale getirir. Bu nedenle servikal polipler veya erozyonlardan dolayı ve ağır fiziksel egzersizlerden sonra hafif lekelenme tarzında oluşabilir. Ayrıca gebelikte orgazmdan sonra kanama döllenen yumurta implant olduktan sonra hafif şeklinde oluşur.

Gebelik kesesi etrafında görülen kanamalar genellikle subkoryonik hematom olarak görülür. Bu durum gebelik kesesi ile rahim duvarı arasında oluşan bu problemden kaynaklı olan kan birikmesi şeklinde adlandırılır. Böyle bir durumda zaman kaybetmeden uzmana başvurarak gerekli bilgiler verilmelidir.

Hamileliğin ilk 12 haftasında kanamalar meydana gelebilir. Bu dönemlerde görülen kanamalar pek çok durumun habercisi olabileceğinden uzman kontrolünde olmakta fayda vardır. Ayrıca hamileliğin 6 ila 8 haftaları arasında yumurtalıklar tarafından salgılanan progesteron hormonunun bebeğe devredilmesi anında bir devir teslim kanaması oluşur. Bu durum çoğunlukla ağrısız ve hafif şekilde kanamaya neden olur.