evim.com

Gastrit

Mide zarında olan iltihaplanma sonucu ortaya çıkan hastalık olan gastrit tedavisi altta yatan sebebe göre değişkenlik göstermektedir.

Gastrit Nedir?

Gastrit, midenin iç yüzeyini döşeyen ve koruyucu bir astar gibi görev yapan zarın iltihabıdır. Mide yediğimiz besinlerin birçok işlem gördüğü organımızdır; besinler midenin çalkalanma hareketi ile karıştırılır, asidik mide suyu ve enzimler sayesinde kimyasal olarak sindirilir. Bu mide suyu ve enzimler yine midede bulunan bezlerden üretilir. Mide, mide suyu ve enzimlerin kendisine zarar vermemesi için ayrıca koruyucu görev yapan ve mide yüzeyini saran bir salgı üretir.

Gastrit ise bu enzimlerin ve mide suyunun yani asitlerin midenin koruyucu görev yapan bazlara baskın gelmesi sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Çeşitli sebeplerle bu koruyucu katman hasarlanabilir veya midede gereğinden fazla asit salgılanabilir.  Bunun sonucunda koruyucu görev yapan astar hasarlanabilir ve iltihap meydana gelir. 

Gastrite genelde helicobacter pylori denen bakterilerin neden olduğu düşünülse de bunun yanında beslenme alışkanlıklar, bazı ağrı kesici ilaçların sürekli kullanılması ve fazla alkol alımı da gastrit oluşumuna zemin hazırlamaktadır. 

Gastrit Belirtileri Nelerdir?

Gastrit belirtileri hastadan hastaya değişebilir. Bazı hastalar hiç belirti göstermezken bazı hastalar hayatını devam ettirmeye engel olacak kadar ağır belirtiler gösterebilir. Gastrit, ortaya çıkma zamanına göre akut ve kronik olarak ayrılır ve belirtiler de bu duruma göre farklılık gösterebilir. Ama genel olarak hastaneye başvuran hastalar su bile içse midede yanma olmasından, mide bulantısından ve gastrit ağrısından şikayetçidir. Hastalığı çok ilerlemiş hastalarda sırt ağrısı, akciğerlerde yanma ve hatta gastrite bağlı nefes darlığı şikayetleri de olabilir.

Akut Gastrit Belirtileri: Belirtiler aniden ortaya çıkmaktadır, en belirgin özellik aniden ortaya çıkan karın ağrısıdır. Ağrıyan bölgeye bastırıldığı zaman hasta ağrının artmasından şikayet eder. Hastalar ciddi anlamda iştah azalmasından şikayet ederler. Bulantı ve kusma şikayetleri yaygın görülür. Yansıyan ağrı olarak sırt ağrısı gözlenmesi olasıdır. Sürekli olarak geğirme ihtiyacı hissedilir. Karında dolgunluk ve şişkinlik hissi olabilir. 

Kronik Gastrit Belirtileri: Kronik gastritin akut gastritten en önemli farkı mide ağrısının olmamasıdır. Hastalar genelde yemek sırasında erken doyma, iştahsızlık ve bulantı şikayetleri ile doktora başvurmaktadır. 

Antral Gastrit Belirtileri: Antrum midenin alt bölümüdür. Midede asit üretimini arttıracak maddelerin kullanılması ile ortaya çıkar. Toplumun %90’ı bu rahatsızlıktan muzdarip iken çoğunluğu 60 yaş üzeri oluşturmaktadır. Çoğu gastrit gibi belirti vermeyebilir. Antral gastrit, sindirim sürecini ve bağırsağa boşalma süresini etkileyebilir. Boşalma sürecinin etkilenmesi hazımsızlık hissine sebep olabilir. Bulantı, hazımsızlığa eşlik eden bir belirti olabilir. Hafif veya şiddetli bulantı hissi sonucu kusma görülebilir. Tüm bu durumlar kişilerde iştahsızlığa sebep olabilir. Midede fazla gaz oluşmasına sebep olabilir, genelde yemek vaktinde ortaya çıkar ve yemeğin bitirilmemesine rağmen dolgunluk hissi olarak kendini gösterir.

Atrofik Gastrit Belirtileri: Atrofik gastritin meydana gelmesinde birçok neden olmasına rağmen en sık nedeni Helikobakter Pylori enfeksiyonudur. Bu bakteriler gıdalardaki nitratları azotlu bileşiklere dönüştürür ve bu bileşikler mide duvarındaki hücrelere zarar verir. Helicobacter Pylori dışkı ile bulaşmış yiyecek ve su ile vücuda girebilir ve mide duvarındaki mukus tabakasında saklanarak mide asidinden korunur. Atrofik gastrit genellikle uzun süreye yayılmış bir hastalıktır ve kronik atrofik gastrit de denilebilir. Bu sebeple hastaneye başvuran kişilerde karın ağrısı, bulantı, kusma, iştah azalması ve demir eksikliği görülebilir. Diğer atrofik gastrit nedeni ise  bağışıklık sistemimizde bulunan hücrelerin mide duvarı hücrelerini yabancı olarak algılayıp saldırmasıdır. Otoimmun atrofik gastrit hastaları ise baş dönmesi, kulak çınlaması, göğüs bölgesinde ağrı, kol ve bacaklarda uyuşma ve karıncalanma hissi gibi çok geniş şikayet yelpazesi ile başvurabilir.

Eroziv Gastrit Belirtileri: Eroziv gastrit mide çeperinde aşınma sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu aşınma belli bir bölgede olabilir ya da geniş bir alana yayılabilir. En çok midenin antrum denilen ince bağırsağa yakın kısmında meydana gelebilir bu durumda eroziv antral gastrit adını alır. Crohn, gıda alerjileri, Escherichia Coli bakterisi nedeni ile oluşan enfeksiyon, gastrointestinal reflü gibi hastalıklar zamanla mide duvarını aşındırarak eroziv gastrite neden olabilir. Eroziv gastritin belirtileri fazlasıyla belirgin olduğu için teşhis de kolay olur. Şişkinlik, hazımsızlık, belde ağrı gözlenir. Eroziv gastrit belirtileri çok acı vericidir, hastalar su içerken bile acı hisseder. Nadiren de olsa ilerlemiş eroziv gastritte kanamalar da görülebilir. 

Eritematöz Gastrit Belirtileri: Eritematöz kelimesinin Türkçe karşılığı kızarıklıktır. Bu hastalıkta mide iç zarı kızarır.  Genelde bakteriyel bir enfeksiyon sonucu meydana gelir. Midenin son bolümü olan antrum bölgesinde kızarıklık gözlenmesi ile eritematöz antral gastrit tanısı konulabilir. Tipik gastrit belirtileri olan bulantı, doygunluk hissi, hazımsızlık hissi yanında endoskopide mide duvarında kızarıklık görülmesi eritematöz gastrit belirtileridir. 

Kronik Aktif Gastrit Belirtileri: Kronik gastrit Helicobacter Pylori gastriti olarak da bilinir. Temelinde Helicobacter pylorinin midede çoğalması yatmaktadır. Kronik gastrit sürekli belirti veren bir gastrit türü değildir. Belirti vermediği zamanlar gastrit kronik inaktif gastrit olarak adlandırılır. Gastrit atakları denilen belirtilerin yoğunlaştığı zamanlar olur ve buna kronik aktif gastrit adı verilir. Bu ataklar sırasında hasta genellikle mide yanması hisseder. Hazımsızlık, erken doyma ve kusmaya varan bulantı hissi yaşayabilir.  

Safra Gastriti Belirtileri: Safra kesesinde üretilen safra besinlerin ince bağırsakta sindirimine yardımcı olur. Mide ve ince bağırsak arasında bulunan kapakçık görevini yerine getiremez hale gelirse safra mideye kaçar ve gastrit oluşumuna sebep olur. Mide yanması, bulantı ve hazımsızlık belirtileri safraya bağlı gastritte de ortaya çıkan belirtilerdir. 

Gastrit Nedenleri Nelerdir?

Mide zarının hasarlanması ya da mide asidi salgısının artması gastrite zemin hazırlar. 

Gastritin en yaygın sebebi helikobakter pylori denilen bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonlardır. Bu bakteri daha bebeklik çağlarında vücudumuza ağızdan tükürük yolu ile bu bakteri ile kirlenmiş besin maddelerinin yenmesi veya bulaşmış olan eşyalara temas sonrası yıkamayan ellerin ağza götürülmesi sonucu elin ağza götürülmesi sonucunda girer ve özellikle mide ve bağırsak kısmına yerleşerek burada üremeye devam eder.

Sigara kullanımı asit üretimini arttırarak gastrit oluşturabilir, özellikle sabah aç karnına içilen sigara asit üretiminde ciddi artışa sebep olmaktadır.

Alkol alımı da asit üretimini artırmak suretiyle gastrite neden olabilir, doza bağımlı olarak ortaya çıkar yani yüksek miktarlarda alkol alımı ile gastrit ortaya çıkar.

Ağrı kesici ilaçların kullanılması; halk arasında sık olarak kullanılan aspirin, ibuprofen, naproksen gibi ağrı kesicilerin kullanılması mide yüzeyini koruyan ve prostaglandin denilen maddelerin üretimini azaltarak gastrit oluşumuna sebep olur. Gastritten korunmak için ağrı kesici de olsa ilaç kullanımını azaltmak gerekmektedir.

Fiziksel stres; ciddi bir hastalığa yakalanan, büyük ameliyatlar geçiren, ciddi yaralanma ve yanık gibi durumlarda mide asit salgısı artarak gastrit oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Zihinsel stres; her alanda olduğu gibi gastrit açısından da insanların savunmasız hale gelmesine sebep olur.

Beslenme bozuklukları; özellikle aşırı yağlı yiyecekler yemek, asitli içecekler tüketilmesi, aşırı kafein alımı, salam,sosis gibi şarküteri ürünlerinin çok tüketilmesi gastrite zemin hazırlar. Yemek yeme esnasındaki alışkanlıklar da gastrit oluşumuna sebep olabilir; hızlı yemek yeme, iyi çiğnemeden yutma bunlar arasında sayılabilir.

Bazı hastalıklar; Crohn ve sarkoidoz gibi hastalıklar gastrit gelişimine sebep olabilir.

Yaşlılık; mide zarının yaşla incelmesi Helicobacter pylori enfeksiyonuna ve otoimmun gastrite neden olabilir. 

Kendi vücut hücrelerinin mide hücrelerine saldırması; bazı durumlarda vücut kendi hücrelerine saldırabilir. B12 eksikliği ile ilişkisi olduğu düşünülen bu gastrit şekli Hashimoto tiroiditi, Sjögren sendromu, romatoid artrit ve Tip 1 Diyabet gibi çoğu otoimmun hastalıklarla birlikte görülebilmektedir. 

Radyasyon; tüm vücut hücre ve dokularına zarar verdiği gibi mide duvarı hücrelerine de zarar verir. Mide zarının incelmesi sonucu gastrit oluşabilir.

Gastrit Teşhisi

Gastrit tanısı için hasta öyküsü çok önemlidir; beslenme alışkanlıkları, asitli içecek tüketimi, kafein tüketme miktarı sorgulanmalıdır. Alkol tüketilip tüketilmediği, sigara kullanma durumu çok önemlidir. Hastanın yaşam şartları, mesleğinin stresli bir meslek olması veya aile yaşantısında stres olup olmadığının sorgulanması teşhis açısından önemli ipuçları verir. Çoğu zaman hasta öyküsü ile tanı konulabilmektedir.

Ancak özellikle hasta 40 yaş üzerinde ise veya alarm semptomlar denilen kilo kaybı, yüksek ateş, şikayetlerin gece devam etmesi, siyah dışkı, dışkıda kan görülmesi durumlarında mutlaka ileri tetkikler gerekmektedir. Bu aşamada tüm batın ultrasonografisi ve endoskopi şarttır. 

Endoskopi ağızdan kamera gönderilmesi ile iç organların görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir, ameliyat değildir, hastalar aynı gün içerisinde evlerine dönerler. Endoskopi ile gastritin tipi ve şiddeti tespit edilebilir ve endoskopi raporunda aktif kronik gastrit, antral eroziv gastrit, antral eritematöz gastrit, endoskopik eritematöz antral gastrit veya helicobacter pylori gastriti şeklinde bilgi girilir ve buna göre bir tedavi planlanır. 

Endoskopi yapılması sırasında mide dokusundan parça alınarak patolojik tanı yapılabilir ayrıca gastritin en sık nedeni olan helikobakter pylori bakterisinin tespiti de sağlanabilir. 40 yaş altında çok tercih edilmeyen bir yöntem olan endoskopi, 40 yaş üzeri bireylerde uygulanmalıdır ve hatta 40 yaş üzerindeki hastalarda mide kanseri riski arttığı için yılda 1 kere endoskopi önerilmektedir. 

Helicobacter pylori ayrıca üre nefes testi adı verilen nefesten yapılan bir testle tespit edilebilir, bunun için C14 adı verilen 14 ile işaretlenmiş karbon içeren üre hastaya içirilir 15-30 dakika bekleme süresinden sonra hastanın nefesinde C14 görülüp görülmediğine bakılır. Hasta helicobacter pyloriye sahipse nefeste C14 tespit edilir. Üre nefes testinin bakteriyi tespit edebilme oranı çok yüksektir, testin yapılma maliyeti çok düşüktür küçük lâboratuvarlarda bile kolaylıkla uygulanabilir. Bu avantajları göz önünde bulundurulduğunda doktorların sıklıkla tercih ettiği bir yöntem olmaktadır.

Gastritin teşhisinde kan testi de uygulanabilir. Mide yüzeyinin hasarlanması sonucu bağışıklık sistemi aktive olacak ve bağışıklık hücreleri denilen T ve B hücreler vücutta dolayısıyla kanda artacaktır. Kan testinde hücrelerin gözlenmesi gastrit tanısına yardımcı olacaktır.

Dışkı testi de gastrit tanısının kesinleştirilmesinde kullanılabilir. Dışkıda antikor miktarına bakılarak fazla olması durumunda gastrit olduğu tanısı konabilir.

Gastrit Tedavisi

Gastritin tedavisi sebebe yönelik yapılır. Mide asidinin azaltılması şikayetlerin azalmasını sağlar. Kullanılan ilaçlara bağlı oluşan bir gastrit söz konusu ise ilaçların gerekliliği gözden geçirilmeli, gerekli değil ise ilaçların kullanımı kesilmelidir.

Helicobacter pylori tespit edilen hastalarda bu bakterilerin yok edilmesi için en az 2 antibiyotik içeren birkaç haftalık tedavi rejimleri uygulanabilir.

Gastrit tedavisi bireye yönelik olmalıdır; hastanın beslenme alışkanlıkları, stres durumu, bakteri olup olmaması göz önüne alınarak geniş çaplı bir tedavi planlanmalıdır. 4-6 hafta boyunca asit baskılayan antiasit ilaçlar, proton pompa inhibitörleri, H2 reseptör blokerleri gibi ilaçlar, midenin gazına, spazmına iyi gelecek mide boşaltıcı ilaçlar verilebilir.

Çoğu gastrit düzgün beslenme alışkanlığı, stres durumunun düzenlenmesi ve asit baskılayıcı mide koruyucu ilaçlar ile tedavi edilebilir.

Otoimmun gastritte altta yatan sebep B12 vitamini eksikliği olduğu için bu hastalara B12 enjeksiyonu yapılması uygundur.

Gastrit Tedavi Edilmezse

Gastrit tedavisi temelde basit alışkanlık değişikliği ve ilaç kullanımı ile sağlanırken tedavi edilmemesi ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Tedavi edilmeyen gastritler uzun vadede yaraların derinleşmesi sonucu mide ülserine ve onikiparmak bağırsağı ülserine sebep olabilirler. Ülserler damarlarda kanama yapabilirler. Çok derin ülserler ise daralma, tıkanma hatta delinme ile sonuçlanabilirler.

Hastaların merak ettiği konulardan bir diğeri ise gastritin reflüye dönüşüp dönüşmediğidir. Gastrit ve reflü arasında birbirine dönüşmekten daha çok neden sonuç ilişkisi bulunmaktadır. Mide asidinin aşırı artması sonucu bu asit yemek borusuna doğru çıkabilir ve bu asitin yemek borusunu tahriş etmesi de reflüye sebep olur.

Gastrit ve duodenit (oniki parmak bağırsağı iltihabı) arasındaki ilişki ise hala tam açıklanamamış ve üzerinde araştırmalar devam eden bir konudur ancak şimdiye kadar yapılan çalışmalar Helicobacter pylori kaynaklı gastritin duodenite sebep olabileceğini göstermiştir.

Tedavisizliğin daha travmatik bir sonucu olarak hastalar mide kanserine yakalanabilirler.

Gastrit Ne İyi Gelir?

Uzun süre aç kalmak asit salgısını arttıracağı için güne kahvaltı ile başlamak gastrit açısından iyi olacaktır. 

Sindirimi zor olan besinlerin tüketilmesi gastriti tetikleyeceği için bu besinlerden uzak durulması gerekmektedir. Özellikle sindirimi yavaş olduğu için diyette tercih edilen sebzelerin uzun süreli tüketilmesi gastrit için risk faktörüdür. 

Tüketilen besinlerin ve içeceklerin çok sıcak veya çok soğuk olmaması dikkat edilecek hususlardan biridir. 

Fazla yağlı proteinler asit üretimini arttırır ve gastrite neden olabilir. Bu yüzden daha az yağ içeren protein kaynakları olan yağsız süt, yağsız et, balık ve soya tüketilmelidir. 

Flavonoid içeren besinlerin tüketilmesi de gastrit oluşumunu önler. Flavonoid içeren besinler kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyerek ve bu serbest radikallerin yaşlandırıcı zararlarına engel olarak çok güçlü antioksidan görevi görür. Bu besinler arasında brokoli, lahana, kırmızı üzüm sayılabilir.

Probiyotik tüketilmesi de bakterilerin çoğalmasını engelleyerek gastrit oluşumuna engel olabilir. Probiyotik eczanelerden ilaç olarak alınabileceği gibi yoğurt, peynir, kefir gibi doğal besinlerle de temin edilebilir. 

Yeşil yapraklı sebzelerin içerdiği demir, kalsiyum, folat ve A, C, K vitaminleri ile midenin kendini onarmasına yardımcı olduğu bilinmektedir.

Et ile beslenilecekse tercihi tavuk, balık ve hindi eti gibi az yağlı et ürünlerinden yana kullanmak iyi olacaktır.

Halk arasında sıkça dolaşan bir bilgi ise kudret narının gastrite iyi geldiğidir. Kudret narı kabakgiller ailesinden bir bitkidir ve genellikle Temmuz ve Ağustos aylarında meyve verir, başta yeşil renkli olan meyve olgunlaştıkça sarı ve turuncu renk alır. Aktarlarda hazır olarak bulunan kudret narı karışımını evde insanlar kendi de yapabilmektedir. Olgunlaşmış kudret narını küçük parçalara bölerek üzerine zeytin yağı doldurarak güneşe koyduktan sonra birkaç hafta içinde narlar yumuşar ve pelte haline gelir bu şekilde tüketilmesinin gastrite iyi geldiği söylenmektedir.

Gastrit Ne İyi Gelmez?

Gastrit mide asidinin artması sonucu ortaya çıktığı için mide asidini arttıran yiyecek ve içecekler ya da direkt kendisi asit içeren yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi zararlıdır ve gastritte yenmemesi gereken besinler vardır. Özellikle alkol ve kafeinli içecekler içeriğindeki yüksek asit nedeni ile mide yüzeyini tahriş ederek mide kanamasına kadar giden bir tabloya sebep olabilir.

Rafine gıdalar olarak adlandırılan ve sindirimi zor olan makarna, beyaz ekmek, şeker gibi ürünlerin tüketilmesi de gastriti etkileyecektir. 

Sentetik olarak üretilen ya da yağların yüksek sıcaklıklarda ısıtılması ile açığa çıkan trans yağları içeren patates kızartması, hamur işleri gibi besinlerin tüketilmesi de gastritis arttıracaktır. Trans yağlar midemizde sindirilemezler ve mide asidi üretimini arttırırlar ayrıca trans yağlar kalp ve damar sağlığı için de tüketilmemelidir.

Eğer gastritiniz varsa baharatlardan özellikle kırmızı pul biber, karabiber, acı biberden uzak durmalısınız. Baharatlar mide yüzeyini tahriş ederek gastriti arttıracaktır.

Türk halkının mutfağında ve sofrasında olmazsa olmazlardan biri olan domates de içeriğindeki sitrik asit sebebiyle gastritin kötüleşmesine neden olur. 

Süt ve süt ürünleri de gerek yüksek yağ oranı gerekse laktik asit içermesi sebebiyle tercih edilmemesi gereken ürünler arasındadır.

Gastrit İlaçları

Gastritin ilaçla tedavisinde proton pompa inhibitörleri olarak bilinen lansoprazol, omeprazol, rabeprazol, pantoprazol gibi ilaçlar tercih edilebilir.

Ayrıca asit baskılayıcı olarak görev yapan antiasitler ve aljinatlar kullanılabilir. Antiasit olarak magnezyum hidroksit, dihidroksi alüminyum sodyum karbonat, kalsiyum karbonat, magnezyum karbonatlar tercih edilebilir.

H2 reseptör blokerleri olarak bilinen ranitidin, famotidin, nizatidin ve prostaglandinlerden misoprostol de mide hücrelerinden asit salınmasını engelleyerek etki gösterirler.

Helicobacter pylori kaynaklı gastrit var ise ve doktor tarafından aktif enfeksiyon tespit edilmesi durumunda iki antibiyotik içeren bir tedavi kürü uygulanması uygun olacaktır.

Gastrit Ameliyatı

Gastritin cerrahi bir tedavisi bulunmamaktadır. Tedavide birinci adım yaşam tarzının, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesidir. Sonraki aşamada ise ilaçlar kullanılarak tedavi sağlanır. Mideye yapılacak herhangi bir girişim stres oluşturarak midenin asit üretimini arttıracağı için ameliyat yapılması faydadan çok zarara neden olacaktır.

Hamilelikte Gastriti

Hamilelikte gastrit konusunu 2 başlık altında ele almak daha doğru olacaktır.

Birincisi kronik gastriti olan hastaların hamile kalması sonucu yaşadığı problemlerdir. Hamilelik ister istemez bir stres oluşturacaktır ve bu mevcut gastritin alevlenmesine sebep olacaktır. Ayrıca hamilelikte salgılanan hormonlar da gastritin artmasına sebep olabilir. 

İkinci durumda ise gastriti olmayan kadınlarda artan hormonlardan özellikle progesteron mide dahil tüm sindirim sistemindeki kaslarda gevşemeye sebep olur. Giderek büyüyen rahim mideye baskı yaparak yanma şikayetlerini artırır. Özellikle beşinci aydan sonra artan belirtiler annenin beslenmesini de etkilediği için bebeğin sağlığı ve gelişmesi konusunda birçok soruna neden olur.

Hamilelikte ilaç kullanımı çok tavsiye ve tercih edilen bir durum olmadığı için davranış değişikliği hamile hastalarda ilk seçenektir.

  • Bu süreçte az ve sık yemek, 3 ana 6 ara öğün düzeni uygulamak faydalı olacaktır.
  • Kızartılmış, baharatlı, çok yağlı ürünler tercih edilmemelidir.
  • Sebzeler çiğ tüketilmemelidir.
  • Hamilelikte zaten kullanılmaması gereken alkol, kahve gibi ürünler kesinlikle tüketilmemelidir.
  • Sigara kullanılıyorsa bırakılmalıdır.
  • Karnı çok sıkı saran kıyafetler tercih edilmemelidir.
  • Uyurken yüksek yastık tercih etmek mide yanmasını azaltacaktır.

Çocuklarda Gastrit

Çocukluk çağında 3 aydan uzun süren karın ağrılarına kronik karın ağrısı denir. Kronik karın ağrısı şikayeti ile başvuran çocuklarda en çok rastlanan mide hastalığı gastrittir. Özellikle okula başlama yaşları olan 5-6 yaşındaki çocuklarda sık olarak görülen gastritin sebepleri arasında okula başlamanın çocukta yarattığı stres ve düzensiz özellikle fast food ağırlıklı beslenmeye başlama gösterilebilir. 

Gastritin genetik olduğu inanışlar arasındadır. Gastritte en çok sorumlu tutulan etken olan helicobacter pylori çocukluk çağlarında vücudumuza girebilmektedir bunda temizlik kurallarına uyulmaması çok fazla rol oynamaktadır. Helicobacter pylori bulaşıcı bir bakteri olduğu için gastritin bu bakteriden kaynaklı olduğunun tespit edilmesi ve buna yönelik önlem alınması sadece hasta çocuk için değil birlikte olduğu ve okuduğu arkadaşlarının sağlığı açısından da önemlidir.

Eozinofilik alerjik gastrit adı verilen ve ağızdan alınan besinlerle ya da hava yolu ile alınan alerjenlerin midede alerjik reaksiyonlara sebep olarak mide yüzeyinin tahriş olmasına sebep olan bir gastrit türü de mevcuttur. Bu gastrit tipinde aile öyküsünde alerji meyli mevcuttur ve bu çocuklarda gastritin yanı sıra ciltte de pişikler ve cilt döküntüleri diğer çocuklara oranla daha fazla olduğu gözlenir.

Ayrıca çölyak hastalığı ve iltihaplı bağırsak hastalığı adı verilen ve kronik ishalle ilerleyen Crohn ve ülseratif kolit gibi hastalıklarda da gastrit oluşumu görülebilmektedir. 

Çocukluk çağında geçirilen ameliyatlar çocuklarda yüksek oranda strese neden olarak mideden asit salgısının artmasına ve gastrit oluşumuna sebep olabilir.

Gastriti olan çocuklarda hastalık özellikle gece beliren karın ağrısı, kanlı kusma ve siyah dışkılama ile kendini belli eder. Kanama ve kanlı kusma olması uzun vadede çocukta kansızlık görülmesine de sebep olur.

Çocuklarda gastrit tedavisi yetişkinlerdeki gibi risk faktörlerini ortadan kaldırma, asit üretimini azaltan ilaçların kullanılması ve helicobacter pylori tespit edilmesi durumunda antibiyotik verilmesi ile sağlanır.

Bebeklerde Gastrit

Gastritin aile öyküsü ile ilişkisi artık iyi bilinmektedir. Gastrit genetik olabilir ve bebeklerde erken dönemde ortaya çıkabilir. 

Özellikle yenidoğan grubunda ortaya çıkan gastritin erken doğan, riskli, oksijen yetmezliği sebebiyle solunum desteği uygulanan, kan asit-baz dengesi bozulan bebeklerde görüldüğü bilinmektedir. 

Ayrıca travma sonrası gastriti adı verilen gastrit tipinde aşırı kusan veya çeşitli sebeplerle tüple beslenen, yabancı cisim yutan ya da yanlışlıkla yutulan temizlik maddelerinin mideyi tahriş etmesi sonucu oluşabilir. 

Çocuklarda görülebilen eozinofilik alerjik gastrit (ağızdan alınan besinlerle ya da hava yolu ile alınan alerjenlerin midede alerjik reaksiyonlara sebep olarak mide yüzeyinin tahriş olmasına sebep olan bir gastrit türü) bebeklerde de ortaya çıkabilmektedir. Özellikle erken dönemde anne sütü dışı gıdaya geçen bebeklerde görülebilmektedir.

Bebeklerde gastrit genel olarak huzursuzluk, sürekli ağlama, anneyi emmeye veya mama almaya direnç, yediği zaman kusma ile kendini gösterebilir.  

Bebeklerde de tedavi nedene yönelik olarak uygulanır. Asit salgısını azaltıcı ilaçlar ve bakteri varlığında antibiyotik tedavisi seçenekler arasındadır.

Gastrit için Hangi Doktora Gidilir?

Hastalar mide yanması, bulantı, hazımsızlık, erken doyma gibi belirtileri hissetmeye başladığı zaman genelde bir dahiliye yani iç hastalıkları uzmanına başvurmalıdırlar. Dahiliyenin bir yan dalı olan gastroenteroloji uzmanına başvurulması halinde daha geniş kapsamlı bir inceleme sağlanabilir. Belirtiler hissedildiği andan en kısa sürede doktora başvurulmasında fayda vardır çünkü yaşanan gecikme hastanın gereksiz acı çekmesine sebep olacağı gibi tedavi sürecinin uzamasına da sebep olur.

Makaleyi faydalı buldun mu?
10
0
Makeleyi Paylaşın

Gastrit ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Gastrit stres, beslenme alışkanlıkları ve hastalıklar sonucu mide asidinin fazla salgılanması sonucu ortaya çıkar. Mide asidinin fazla salgılanmasını önleyecek davranış değişiklikleri ve gerektiğinde ilaç takviyesi ile gastritin geçmesi mümkündür. Hastalar normal hayatlarına devam edebileceklerdir.

Gastrite neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması ile bu mümkündür. Ancak bu süreç uzun bir süreçtir ve yaşamdaki alışkanlıkları değiştirmeyi gerektirir. Beslenme alışkanlıklarını düzenlemek, stresten uzak durmak ve mide yüzeyinin onarılmasını sağlayan takviyeler alınması ile gastritten tamamen kurtulabilir.

Gastrit midede ciddi bir rahatsızlık hissi oluşturur. Bazı durumlarda midede fazladan salgılanan asit yemek borusuna kaçarak reflüye de sebep olabilir. Hastalar hissettikleri yanma ve acı sebebiyle nefes almakta zorluk çekebilirler ve nefes darlığı belirtisi ile gelebilirler.

Gastrit midedeki yanmaya bağlı olarak zor nefes almaya ve dolayısıyla kalp çarpıntısına sebep olabilir. Özellikle yemek yedikten sonra ve tok halde yatan hastalarda kalpte baskı ve çarpıntı meydana gelebilir hastalar nefes almada da güçlük çekebilir. Hastalar bazı durumlarda kalp krizi geçirdiğini bile sanabilir ve acile başvurabilir bu aşamada hastanın öyküsünün iyi alınması ve teşhisin doğru konması hem hasta hem hekim açısından önem arz eder.

Gastrit üst karın bölgesinde ağrı ile kendini göstermektedir. Bu ağrı sırta doğru yayılabilir ve yaygın bir sırt ağrısı ortaya çıkabilir. Bu ağrı kişilerde kalp krizi korkusu yaratabilir. Diğer belirtiler göz önüne alınarak ona göre davranmak gerekmektedir.