FFA Nedir?

Fundus Floresein Anjiyografisi, retinanın durumu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için yapılan tanısal bir fotografik uygulamadır.

Fundus Floresein Anjiyografisi (FFA) veya bilinen diğer adıyla göz anjiyosu, retinanın (gözün arkası) durumu hakkında daha fazla bilgi sağlanması için yapılan tanısal bir fotografik prosedürdür. Kişilerde serum sızıntılarının ve küçük optik sinir kanama şiddetinin, ne kadar yaygın olduğunu bulmak için yapılması gereken bir uygulamadır. Bu durum çoğunlukla diyabet hastalarında rastlanır.

Diyabet, vücudun besini enerjiye nasıl çevirmesini etkileyen kronik (uzun süreli) bir sağlık koşuludur. Alınan besinlerin büyük bir kısmı enzimlerle şekere dönüştürülerek kan dolaşımına salınır. Kan şekeri yükseldiğinde, pankreasa insülin salması için sinyal verilir. İnsülin çok önemli bir rol üstlenerek enerji haline dönen kan şekerini, kullanması için hücrelere taşır.

Diyabetli kişinin vücudu gerekli olan insülini üretemez veya üretilen insülini gereken kadarını kullanamaz. Yeterli düzeyde insülin üretilmediğinde ya da hücrenin cevabı yetersiz olduğunda kanda kalan şeker düzeyi yüksek olur. Zamanla bu durum, böbrek şikayetlerine, görme kaybına ve kalp rahatsızlıklarına, sebep olur. Diyabet hastalığının göz hasarına sebep olup olmadığının teşhisinde FFA tanı tekniği kullanılır.

Göz Anjiyosu Neden Yapılır?

FFA prosedürü, doktorun gözün arkasında yer alan küçük kan damarlarını incelemesini sağlar. Bu incelemede kan kaynağındaki yetersiz akış, kan damarlarında sızıntı ve anormal yeni damarlar teşhis edilebilir. Dolayısıyla teşhis konulmasına ve tedavi planlanmasına yardımcı olabilir. FFA’nın endike (bir ilacın kullanılmasını gerektiren durum) olduğu bazı yaygın durumlar vardır.

Bu yaygın durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Diyabetik retinopati (diyabet komplikasyonu)
  • Merkezi seröz koryoretinopati (merkezi görme bozukluğu), 
  • Koroidal neovasküler membranlar (yara dokusu)
  • Atrofik maküler dejenerasyon (sarı nokta hastalığı), 
  • Kistoid maküler ödem (retinada ödem), 
  • İskemik optik nöropati (sinirlerde ödem) 
  • Habis koroidal melanom (göz kanseri
  • Retina tümörleri, 
  • Retinal vasküler tıkanıklıklar (damar tıkanıklığı), 
  • Kızarıklık 
  • Açıklanamayan görme kaybı

Bu test, gözün arka kısmının ayrıntılı bir görünümünü sağlarken gözdeki problemlerin teşhisinde ve tedavi planını yapmaya yardımcı olur. Ayrıca FFA sırasında radyasyona maruz kalma riski yoktur.

Göz Anjiyosu Nasıl Yapılır?

  • Göz anjiyosu sırasında göz bebeklerinin büyümesini sağlamak için bir göz damlası uygulanır. Bu damla, ortalama 10-30 dakika içerisinde etki göstermeye başlar. Koyu renk irise sahip kişilerde bu işlem daha uzun sürebilir. 
  • Hastanın görme durumu 6-8 saat arasında bulanık kalabileceğinden dolayı bu işlem yapılırken yanında yardımcı birinin olması gerekir. 
  • Hastanın tansiyonunun kontrol altında tutulması şarttır.
  • Damladan sonra gözler tamamen açıldığında, anestezist kan testinde yapıldığı gibi, kol veya elin üst damarına bir kanül (bir tür iğne) yerleştirilir.
  • Hasta retinal görüntüleme tarayıcısının önüne oturtulur ve boya enjekte edilmeden önce gözlerin resimleri çekilir. 
  • Daha sonra anestezist boya enjekte edildikten sonra bir dizi görüntü daha alınır. 

Göz Anjiyosu Riskleri Nelerdir?

Göz anjiyosu sonrası, cilt yaklaşık 48 saat boyunca turuncuya yakın bir renge döner ve idrar da yaklaşık 24 saat boyunca parlak sarı renkte olur. Bu renkte olması normaldir ve endişelenecek bir durum söz konusu değildir. Boyanın vücuttan atılabilmesi için vücudun sulu kalması gerekir, bu yüzden işlem sonrası bol su tüketilmelidir. Test işlemi anında kullanılan boya genellikle idrarla vücuttan atıldığından dolayı, bilinen böbrek sorunları olan hastalarda bu test yapılmaz ya da nefrolog (böbrek uzmanı) görüşü alındıktan sonra yapılır.

Bunun haricinde FFA yapılan 100 kişiden yaklaşık 5'ini etkileyen daha yaygın yan etkilerde görülebilir. Bu yan etkiler aşağıdaki gibidir:

  • Mide bulantısı veya kendini hasta hissetme durumu oluşabilir. Bu genellikle kişiye enjeksiyon yapıldıktan sonraki ilk 1-2 dakika içinde ortaya çıkar ve çoğu durumda saniyeler içinde geçer. Derin nefes almak genellikle bu durumun iyileşmesine yardımcı olur. 
  • Herhangi bir alerji olduğunda veya daha önce floresein boyaya karşı beklenmedik bir reaksiyon yaşandığında, uzmana kesinlikle bildirmesi önemlidir.  Vücut floresein maddeye karşı alerjik reaksiyon oluşturabilir. Alerjik reaksiyonlar solunum güçlüğü ve dolaşım zorluğu olarak görülebilir.
  • Bazı hastalarda ciltte kızarıklık, kaşıntı veya karıncalanma hissi gelişebilir. 
  • Koldaki kanül yerinden çıkar veya kanül çevresindeki cilde boya yayılırsa, sıcaklık hissedilebilir. Böyle bir durumda anestezist enjeksiyonu durdurulur ve his genellikle birkaç gün içinde geçer. Ayrıca cilt bölgesine hafif antihistaminik ilaçlar ve buz uygulanabilir.

Göz anjiyosu sonrası riskleri ve komplikasyonları minimal seviyeye indirmek için hastanın önceki alerji öyküsü doktor ile paylaşılmalıdır. Aksi takdirde solunum güçlüğü ve dolaşım zorlukları gibi reaksiyonlar hastanın zor durumlar yaşamasına sebep olabilir.

Göz Anjiyosu Sonrası 

  • Göz anjiyosu sonrası nadir de olsa işlemden kaynaklanan bazı geç etkiler görülebilir, bu yüzden hastanın gözlemlenmesi gerekir. Bunun için hastanın testten sonra kısa bir süre klinikte kalması gerekebilir. 
  • Kişi eve gitmeden önce kolda veya elde takılan kanül çıkarılarak pansuman uygulanırken, bu pansuman bandı bir sonraki gün çıkarabilir.
  • İşlemin ilk aşamasında uygulanan göz damlası, göz bebeklerinin bir süre genişlemesine neden olmaktadır. Bu nedenle göz anjiyosu sonrası görme bir süre ışığa karşı duyarlı hale gelir. Işıktan rahatsız olmamak için güneş gözlüğü kullanılması önerilir.
  • Göz anjiyosundan sonra göz boyutları ve görüş kabiliyeti normale dönene kadar en az iki saat araba kullanılmamalıdır. 
Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

FFA ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Göz anjiyosu sırasında kola iğne takıldığından bu bölgede hafif ağrı hissedilebilir. Boya enjekte edildiğinde ise mide bulantısı ve vücutta hafif yanmaya neden olabilir, ancak bunlar çoğu zaman kısa sürede geçer. FFA’nın küçük yan etkileri dışında zararı yoktur.

Göz anjiyosu özel bir kamerayla gözün içindeki kan damarlarının fotoğraflarının çekildiği bir göz testidir. Koldaki bir damara boya enjekte edildikten hemen sonra, boya gözdeki kan damarlarından geçerken görüntüleri alınır. FFA ile görüntülenen alana bağlı olarak yaklaşık 15-20 dakika sürer ve kişinin yaklaşık 2 saat işlem yapılan bölümde kalması gerekir. Bunun nedeni kişide test sonrasında oluşabilecek olası komplikasyonların olup olmayacağının gözlenmesidir.

Gözün arkasına klinik muayene ile yani mikroskopla bakabilmenin başka imkanı yoktur. Bundan dolayı yapılan göz anjiyosu testi, göz içinde bulunan damarlarının bütünlüğünü ve sağlığını incelemek için tek çaredir.

Göz anjiyosundan önce hafif bir öğün yemek tavsiye edilirken diyabetik hastaların yeterli miktarda yiyecek aldığından emin olmaları gerekir. Bununla yanında içecek almak için bir sınırlandırma yapılmasına ihtiyaç yoktur. FFA işleminden önce ve sonra yapılacak ek işlemler konusunda uzman hekim tarafından uyarılar yapılmaktadır.

FFA işlemi öncesi kişi kullandığı ilaçları sağlık uzmanına bildirmelidir. Alması gereken tüm ilaçları normal şekilde alabilirken, testte görüntü kalitesini etkiledikleri için prosedür bitene kadar göz merhemleri veya losyonlarının kullanmasından kaçınılmalıdır. Hastalık öyküsünde yer alan ilaçların FFA’ya etkisi var ise uzman doktor tarafından gerekli uyarılar yapılmaktadır.