Faranjit

Boğaz iltihabı şeklinde bilinen farenjit hastalığı, yutağın enfeksiyon kapmasıdır. Virüs kaynaklıysa kendi kendine geçmesi, bakteri kaynaklıysa antibiyotik kullanılması gerekebilir.

Faranjit (Boğaz İltihabı) Nedir?

Farenjit halk diliyle yutağın iltihaplanması, enfeksiyon kapmasıdır. Üst solunum yolunun enfeksiyonudur. Farenjit veya tonsilofarenjit (bademcikler) arka farenks lenf dokusu ve etrafı, arka ağız kavitesinin inflamatuar enfeksiyonudur.

Yetişkin ve çocuk polikliniklerinde en sık başvuru nedenleridir. Genelde hayatı tehdit edecek kadar ilerlemezler.

Yaygın ve sık görülmesi, halsizlik oluşturması nedeniyle iş gücü kaybı oluşturması bu hastalığı önemli bir sağlık sorunu haline getirmiştir.

Bakteriyel ya da viral olabilmektedir. Klinik muayene ile bunun ayrımı için genelde tam olarak yeterli değildir.

Akut ya da kronik (uzun süreli) olabilmekle beraber genelde en sık soğuk algınlığı ile birlikte hafif derecede görülür. Kronik farenjit genellikle boğazın tahrip olmasından ve kişinin alerjik durumu, yeme alışkanlığı, reflü gibi durumlardan kaynaklanabilmektedir. Sık sık tekrarlayan akut farenjit, kronik farenjite ilerleyebilir.

Bademciklerin tutulduğu durumlarda apse oluşabilir. Hastalık aniden daha da ilerleyip hastanın çenesinin tutulmasına ve ağzını açamamasına gidebilir. Bu durumda hastanın ağız kokusunda, ateşinde ve halsizlik durumunda daha bir artış görülür. Bu durumda normal antibiyotik tedavi etkisizdir. Cerrahi tedaviyle apsenin boşaltılması söz konusudur.

Difteri hastalığı genellikle larenjite (gırtlağın iltihabı) yol açar ama farenjit de yapabilir. Aşılama ile difteri tablosu büyük ölçüde azalmıştır, fakat 3. dünya ülkelerinde hala görülmektedir. Son dönemdeki aşı karşıtlığı durumu nedeni ile artması beklenmektedir. Difterinin oluşturduğu tablolarda antibiyotik erken evrelerde kullanılmalıdır ve yavaş bir iyileşme söz konusudur.

Bademcik İltihabı ile Faranjitin Arasındaki Fark

  • Bademcik iltihaplanmasında bademciklerde yaygın kızarıklar görülür. Bunlar üzerinde beyaz noktalar halinde lekeler sıktır. Farenjitte ise boğazda genel bir kızarıklık söz konusudur.
  • İltihabın söz konusu olduğu durumlarda ateş yüksektir. Bademciklerin tutulduğu durumda ağız kokusu şiddetlidir. Bademciklerin tutulduğu durumda ağrı farenjitin aksine daha şiddetlidir.
  • Farenjitte halsizlik belirti gösterir fakat yatmak zorunda kalmak söz konusu değildir. Bademcik iltihabı olan hastalar yatmak zorunda kalabilir.
  • Boğazda beyaz lekeler (kriptler) gözükmesi bademcikler üzerinde olur ve yine antibiyotik tedavisi gerektirir. Boğazımızda 2 büyük bademcik dışında 3 tane de daha küçük bademcikler vardır ve lekeler bunlar üzerinde de görülebilir.

Farenjit (Boğaz İltihabı) Belirtileri Nelerdir?

En sık belirtisi yutkunma ile oluşan boğaz ağrısıdır. Ses kısıklığı, nezle, konjunktivit (gözlerde kızarıklık) ve öksürük olması viral enfeksiyonun nedenli olduğunu düşündürür. Viral bir farenjitte ateş, titreme kas ağrısı belirgin değildir. Bademciklerde ve yutakta kızarıklıklar ve akıntı olabilmektedir. Boğazımızdaki lenf bezlerinin şişliği kulağa giden östaki borusuna bası yaparak kulağın da etkilenmesine neden olabilir. Bakteriyel durumlarda boyundaki çene altındaki lenf nodlarında da şişlik meydana gelebilir.

Tonsilofarenjit normal ağız hareketlerini engelleyecek düzeyde aniden gelen şiddetli bir ağrı oluşumuyla başlar.

Yumuşak dokuda nekrozlar ülserler gri renkli zar şekilli oluşumlar görülebilir.

Ağız kokusu oluşumu, tat almada hassasiyet sık görülmektedir.

Faranjit (Boğaz İltihabı) Nedenleri Nelerdir?

  • Bakteriyel ya da viral kaynaklı olabilmektedir. (Adenovirus, b grubu beta hematolitik streptekok). Viral olarak rhinovirüs (soğuk algınlığı, nezlenin en sık sebebidir), adenovirus, epstein barr virüsü tarafından enfeksiyöz mononükleoz önemli bir farenjit nedenidir. Öpüşme hastalığı olarak da bilinen bu hastalık kişiden kişiye bulaşması sık görülür.
  • Difteri daha çok larenjite yok açar ama faranjit olgularında da az da olsa görülmektedir.
  • Mantarlara bağlı olarak diğer enfeksiyonlar kadar olmasa da candida albicans cinsi başta olmak üzere görülmektedir.
  • Farenjit enfeksiyon dışı nedenlerden de oluşabilir. Sıcak veya soğuk hava, mide asidinin geri kaçması (reflü) kimsayal maruziyet bunların başlıcalarıdır.
  • Sigara kullanmak, havanın kirli olduğu ortamlarda tozlu ortamlarda bulunmak (özellikle büyükşehirle yaşamak bu açıdan risklidir) yine boğazı tahriş edebilecek her türlü etken risk oluşturabilmektedir. Bulunduğunuz ortamın havalandırılması bu açıdan çok önemlidir.
  • Kuru havalar, az su içme, alerjenlere maruziyet vs. nedenler arasındadır.
  • Bakteriyel farenjit nedenlerinden C ve G grubu beta hemolitik streptokoklar, besin kaynaklı farenjit salgınlarına neden olabilmektedir. A grubu olan beta hemolitik streptokoklar ise hava yolu, temas ile bulaşın yanı sıra deri lezyonlarından da bulaşabilmektedir.

Faranjit (Boğaz İltihabı) Teşhisi

Tek başına olan belirtiler genelde teşhisi koymak için yeterli değildir. Hastanın öyküsünü almak ve günlük yaşamını öğrenmek gerekir. Sonucunda doktor muayenesi ile tanıya yaklaşılır. Ateşin olması, öksürük durumunun olmaması, boyunda lenf bezinin şişliği bademciklerde büyüme şişme kızarma bakteriyel kaynaklı olduğunu düşündürür.

İlk 2 yaşta ve 45 yaşından büyük kişilerde viral kaynaklıdır. 3 ile 14 yaş arası grupta genellikle bakteriyel ağırlıklıdır. Doktorun yaptığı bu muayeneler ile gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçilir.

Genelde herhangi tetkik yaptırmak gerekmemekle birlikte, bazı özel bakteriyel durumlarda boğaz sürüntüsü istenebilir. Tanıda asıl amaç antibiyotik kullanımının gerekli olup olmadığıdır.

Boğaz kültüründe hızlı antijen taranması pahalı ve her merkezde bulunmaz. Bu taramanın ayrıca yalancı negatif sonuçları fazladır. Periferik yaymada nötrofilik seride sola kayma sonucu, lökositoz görülmesi bakteriyel farenjit bulgusudur. Lökopeni dediğimiz lökositlerde azalma bulgusu ve lenfomonositoz viral bulgulardır. Kanda bakılan c reaktif protein (crp) ve antistreptolisin (aso) yine bakteriyel bulgulardandır.

Eğer atipik lökositler görülmüşşe EBV ve CMV virüsler düşünülür.

Tekrarlayan farenjit durumlarında gerekirse aileden de örnekler istenebilir.

Faranjit (Boğaz İltihabı) Tedavisi

Farenjitin tedavisi için özellikle etkenin virüs mü yoksa bakteri mi olduğu anlaşılmalıdır. Viral farenjitte hastanın kendiliğinden 5-6 günde iyileşmesi beklenir. Faranjit yapan bakteri (a grubu beta hematolitik streptokok) tedavisinin amacı ARA (akut romatizmal ateş) gelişmesini, süpüratif (irin) komplikasyonları ve bakterinin yayılmasını önlemek klinik iyileşmeyi sağlamaktır.

Bakteriyel faranjitte tedavide ilk seçenek penisilindir. Semptomların başlangıcından 9 gün içerisinde penisilin başlanması ARA (akut romatizmal ateş) gelişimini önlemektedir. Penisilin uygulaması ne çok erken ne de kısa olmalıdır. Erken başlanan penisilin hastalığın kliniğini gizlemektedir. 10 gün ağızdan penisilin verilmelidir. Daha kısa süreli kullanımlarda ise tedavide başarısızlığa götürür.

Eğer beyaz pürülan (irinli) bir akıntı varsa hiç vakit kaybetmeden antibiyotik başlanmalıdır. Viral farenjitlerde eğer hastanın immun yetmezliği yoksa semptomatik tedavi yani destekleyici tedavi yeterlidir. İstirahat, ılık olmak şartıyla tuzlu su ile gargara yapılması, analjezik ve sıvı takviyesi yeterlidir. Ağız yoluyla ilaç alınamayan ve dehidratasyon bulgusu olan (sıvı kaybı) hastaların hastaneye yatırılması gerekir.

Faranjite (Boğaz İltihabı) Ne İyi Gelir?

Bulaşma temasla solunum yoluyla, mikrop kapmış yiyecekler ve sütle olabilmektedir. Eşyaların kıyafetin ve kişisel temizliğe dikkat edilmeli kalabalık ortamlarda havalandırılmanın iyi olması gerekmektedir.

  • Bal: Antiseptik bir gıdadır ve uzun zamandır farenjit olgularında kullanılmaktadır.
  • Adaçayı: Kendi içeriğindeki özel antiseptikler nedeni ile iltihaplı boğaz enfeksiyonunda yararları göz ardı edilemez. Hazırladığınız adaçayını biraz dinlendirip ılık hala getirdikten sonra yapacağınız gargaranın etkisi belirgin olacaktır.
  • Elma sirkesi: Yapılan gargaraların da bakterileri öldürücü etkisi vardır. Bu şekilde yapacağınız gargarada yutmamaya özen göstermeli ve sonrasında dişinizi fırçalamalısınız. Unutmayın ki diş çürüklerinin oluşmasında ağız florasının asidikleşmesinin etkisi büyüktür.
  • Boğaz spreyi: Boğazınızı yumuşatmak için kullanılabilir. Fakat bu daha çok belirti giderici bir tedavidir.

Faranjite (Boğaz İltihabı) Ne İyi Gelmez?

Farenjit tedavisi için dinlenmek çok önemlidir. Bundan dolayı çok konuşulmaması ve boğazı çok yormamak gerekir.

Antibiyotik tedavisinde ilaçlar keyfi olarak kesilmemeli, doktorunuzun söylediği süre kadar kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde bakterilerde direnç gelişimi olabilir ve daha sonra daha şiddetli enfeksiyon geçirilmesine neden olabilir.

Çok sıcak ve soğuk yiyecek ve içecekler boğazı tahriş edeceğinden tercih edilmemelidir.

Faranjite (Boğaz İltihabı) İlaçları

Viral farenjitte normal bir hastada destekleyici tedavi yeterlidir. Ekstra bir ilaç almaya gerek yoktur. Eğer doktor bakteriyel bir durum düşünüyorsa antibiyotik, burun spreyi, gerektiğinde ağrı kesici verebilir. Antibiyotik olarak penisilinler ilk tercihtir ve 10 gün kullanılması gerekmektedir. Bunun dışında azitromisin ve klaritromisininin etkililiği de penisilin kadar gösterilmiştir. Bazı hastalarda penisilinlere alerjik yanıt söz konusudur. Bir saat içinde bu alerjik bulgular olan kaşıntı, kızarıklık ortaya çıkması beklenir. Penisilinin alerjisi olanların yüzde onu kadarında sefalosporinlere de alerji bildirilmiştir. Penisilin alerjisi olan kişilere eritromisin, sefaleksin ve sefadroksil önerilir, yine 10 gün kullanılır.

Amoksisilin etken maddesi farenjit tedavisinde direk bakteri öldürücü bir antibiyotik olduğundan çok kullanılan bir ilaçtır. Özel olarak streptokok grubu bakterilerin yaptığı enfenksiyonlarda etkilidir. Ağızdan alımında etkisi daha iyidir. Ayrıca diş eti apselerinde ve sinüzitte de verilmektedir. İçeriğindeki beta laktamaz inhibitörü nedeniyle de penisilin g den daha avantajlıdır.

Aminoglikozidlerin, sulfonamidlerin, kotrimoksazolun, kloramfenikolun ve tetrasiklinlerin streptokoksik farenjit tedavisinde kesinlikle kullanılmaması gerekildiği bildirilmiştir.

Yine de antibiyotik alımına rağmen tedavide başarısızlık söz konusu olabilir. Bu başarısızlığın asıl nedenleri yeterli süre antibiyotik almamış olmak, yetersiz dozda almamak başta olmak üzere boğazın normal florasında bulunan haemophilus influenza, stafilokoklar gibi bakterilerin salgılamış oldukları betalaktamazların etkisiyle penisilinin etkisinin yok olmasından kaynaklanmaktadır.

Penisilinlerin oral kullanımında biyoyarar daha yüksektir. Günde 4 defa 250 mg şeklinde, ya da 2 defa 500 mg şeklinde alınırlar. Çocuklarda ise bu miktar farklı ve yaşına göre değişmektedir.

Eğer tekrarlayan faranjit varsa penisilin alınması önerilmez. Çünkü tekrar antibiyotik kullanılması boğaz florasındaki bakterilerin direncinin artmasına yol açmakta ve tedavinin etkililiğini düşürmektedir.

Tekrarlayan faranjitte ilk verilmesi gereken ilaç benzilpenisilindir. İkinci tercih edilmesi gerekense amoksisilindir. Eğer tekrarlayan farenjit hastasında penisilin alerjisi varsa klindamisin içeren ilaçlar tercih edilmelidir.

Taşıyıcı hastalarda bulaş riski yoktur. Çünkü virulans etkileri kalkmıştır. Bu nedenle tedavi edilmezler.

Pastillerin genelde çok bir etkileri yoktur. Öksürüğün giderilmesi için kullanılır, fakat kullanmama yönünde destekleyici düşünceler de mevcuttur.

Herhangi bir ilaç kullanmadan önce mutlaka bir doktora muayene olmalısınız.

Cerrahi Tedavi

Farenjit hastalığında bademcikler ileri derecede günlük yaşamını etkileyecek kadar sıkıntı çıkarabilir ve peritonsiller apse denilen duruma yol açabilir. Bu durumda beslenme ve nefes alıp vermede sorunlar söz konusudur. Bu durumda tonsillektomi denilen bademciklerin alınması ameliyatı gerekir. İyileşmeyen kronik 6 aydır süren bademcikleri tutan farenjit olgularında bu ameliyat yapılabilir. Bir yıl içinde 6 dan fazla tonsilofarenjit durumu söz konusu ise bu ameliyatın yapılması şarttır.

Çocuklarda Faranjit (Boğaz İltihabı)

Bu hastalık özellikle çocuklarda daha bir belirgindir. Çocuklarda genel olarak baş ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı ile seyreder. Çocuklu döneminde de genellikle viral olarak görülmektedir. En sık karşılaşılanı nezlede gördüğümüz virüs olan rhinovirüs, öpücük hastalığı virüsü olan EBV ve adenovirustur. Çocukluk döneminde özellikle okula gidildiği dönem %10 taşıyıcılık görülmektedir. Okul ortamında bulaş daha yaygın olacağından sınıfların havalandırılmasına dikkat edilmelidir.

Bebeklerde Faranjit (Boğaz İltihabı)

Annenin sahip olduğu antikor, plesenta yoluyla bebeğe geçer. Bu antikorlar bebekte uzun bir süre koruyucu etki gösterir. Bu yüzden yeni doğan bebekte bu tür bakteriyel enfeksiyonlarla sık karşılaşılmaz.

6 aydan büyük olan bebeklerde farenjit yine yüksek ateş, ses kısıklığı, nezle şeklinde kendini gösterir. Sık sık ağlama, emmeme, huzursuzluk ile seyreder. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı gibi durumlarda ağızdan soluma durumu artabilir bu da farenjit durumunu daha kötüye götürür.

Bebeğinizin biberon kullanımında çok sıcak ya da çok soğuk beslenmemesine özen gösterilmeli, özellikle el bileğine damlatılarak sıcaklığı kontrol edilmelidir. Havanın nemli olması boğazı yumuşatabilir ancak buhar makineleri enfeksiyon açısından riskli ve genellikle önerilmez. Anne sütü bebeğinizin bağışıklığı açısından çok önemlidir ihmal edilmemelidir. Özellikle ilk 2 yaş kesilmemelidir.

Farenjit tedavisinde penisilin kullanıldığından bebeğinizin buna karşı alerjisi olabilir. Cildinde kabarıklık kızarıklık kaşıntı ile seyreder. Bu bulgular varsa ilaç alerjisi yönünden düşünülmelidir.

Faranjit (Boğaz İltihabı) için Hangi Doktora Gidilir?

Farenjit hastalığı için Kulak Burun Boğaz (KBB) doktoruna gözükebilirsiniz. Bademciğin tutulduğu durumlarda kronik bir hal aldığında ve şiddetli bir tutulum oluşturacak apse oluşumunda cerrahi tedavi de gerekebilmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
19
1
Makeleyi Paylaşın

Faranjit ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bakteriyel farenjitin en sık nedeni olan streptokok grubu bakteriler tedavi edilmezse kalp romatizması gelişimine, böbrek tutulumlarına neden olabilir. Ayrıca boğaz ağrısı ve tahrişi nedeni ile iştahta bir azalma ve buna bağlı olarak zayıflama ve halsizlik de dolaylı olarak meydana gelebilir.

Eğer viral kaynaklı bir farenjitse 10 güne kadar kendiliğinden geçer ve destek tedavi yeterlidir. Bakteriyel farenjitler antibiyotik kullanımına bağlı olarak değişir ve tedavi edilmeyen farenjit kronik bir hal alabilmektedir. 10 günü geçmesine rağmen faranjit belirtileri geçmezse mutlaka doktora gitmek gerekir.

Boğaz kısmındaki lenf nodlarının (bezlerinin) tutulumuna bağlı olarak kulağa giden östaki borusunun tıkanmasıyla kulakları da tutabilmektedir. Bu nedenle doktor, faranjit belirtilerini incelerken burun ve boğazın yanı sıra kulakları da enfeksiyon belirtileri yönünden muayene eder.

Faranjit bulaşıcı bir hastalıktır. Hasta olan kişinin hapşırması ve öksürmesi sonucu havaya karışan mikropartiküller, hasta olmayan kişinin vücuduna girerek hastalık kapmasına neden olabilir. Özellikle viral farenjit kapalı ortamlarda havalandırmanın yeteriz olduğu okul, askeri ortamlar gibi yerlerde daha kolay bulaş gösterir. Bu yüzden faranjit olan kişi hapşırık ve öksürük durumlarında mutlaka bir mendil kullanarak ağzını kapatmalı ve ellerini bol bol yıkamalıdır. Hasta olan bir kişi ile temas halinde olmak, aynı ortamı paylaşmak hastalık kapma riskini arttırır.

Öksürük bir reflekstir. Boğazda yabancı bir madde kaçması ya da boğazın tahriş olması halinde öksürük meydana gelir. Farenjit hastalığı yapısı gereği öksürük reseptörlerinin bulunduğu bölgededir ve gerek boğazın tahriş edici unsurları gerekse boğazda meydana gelen eksuda (iltihabi sıvı) ile öksürmeye neden olur.