evim.com

Enfeksiyon hastalıkları, enfeksiyon oluşumlarını teşhis eden, takip ve tedavisi sağlayan tıp branşıdır.

Kolera hastalığı, insanlara yiyecek ve su kaynaklarından bulaşan bakteriyel bir hastalıktır.

Kolera hastalığı ölümle sonuçlanabilen bir hastalık olduğu için tedavi süreci çok önemlidir. Hastanın kaybettiği sıvı vücuda geri kazandırılmaya çalışılır.

Damla hastalığı olarak da tabir edilen gut hastalığı, herkesi etkileyebilecek bir eklem iltihabı durumudur. En sık ayak başparmağında görülür.

Damla hastalığı olarak da bilinen gut hastalığının kesin tedavisi olmamakla birlikte, atakların ve belirtilerin azaltılmasına yönelik tedavi uygulanır.

Enfeksiyon Hastalıkları ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Klinik mikrobiyoloji bölümü insan vücuduna yerleşen mikroorganizmaların özelliklerini, türlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini ve vücutta ne gibi etkilere yol açtıklarını inceleyen bilim dalıdır. 

Bu mikroorganizmaların üreme, konaklama ve ölme döngüleri de klinik mikrobiyoloji uzmanları tarafından incelenmektedir. Bu nedenle enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji bölümleri bir arada çalışır. 

1882 yılında henüz hiçbir şekilde görülemeyen kuduz virüsü Louis Pasteur adında bir mikrobiyolog tarafından keşfedilmiştir. Daha sonra kuduz aşısını bulan Fransız Pasteur, bu virüsü tavşanlara enjekte etmişti. Belli bir süre sonra ölen tavşanların omurilik kısmındaki maddeden kuduz aşısını üretmişti. 

Ürettiği aşıyı uzun bir süre hayvanlar üzerinde denemiş ve başarılı olduğunu görmüştür. 1885 yılında ise ilk kez Joseph Meister adında bir çocukta aşıyı denedi ve çocukta herhangi bir hastalık belirtisi görülmeden yaşamına devam etti. Buda aşının başarısını gösterdi. Buda tıp tarihi için bir dönüm noktası oldu

Tetanoz aşı ile önlenebilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Tetanozdan korunmanın en iyi yolu aşılanmaktır. Rutin aşılanma şemasıyla tetanozdan korunmak mümkündür. Tetanoz aşısı hamile olamayan bir bireyde 5 yıl boyunca koruyuculuk sağlar. Gebelikte tetanoz aşısı ise bu koruyuculuk yapılan aşı dozlarına göre değişir.  Bunlar şu şekildedir:

  • İlk doz yapılan tetanoz aşısının koruyuculuk süresi bulunmamaktadır.
  • İkinci doz yapılan tetanoz aşısı 1 – 3 yıl arasında koruyuculuk sağlar.
  • Üçüncü doz yapılan tetanoz aşısı 5 yıl süreyle korur.
  • Dördüncü doz yapılan tetanoz aşısı 10 yıl boyunca korur. 
  • Son olarak beşinci doz yapılan tetanoz aşısı kadını doğurganlık çağı süresi boyunca korur.

Şarbon zoonoz bir hastalıktır yani çoğalım ve yayılım kaynağı hayvanlardır. Toprağa yerleşmiş olan Bacillus Anthracis sporlarının otçul hayvanlar (sığır, keçi, koyun, at vb.) tarafından alınması ve daha sonra bu hayvanlarının etlerinin ve sütlerinin tüketilmesiyle yahut derisine temas sonucu insanlara geçer.

Kuduzun bulaşması için en riskli şey vahşi bir hayvan tarafından baş ve boyun bölgesinden ısırılmadır. Hastalığın bulaşma riski ısırma ile %40, tırmalama ile %1’dir. Tüm sıcakkanlı hayvanlar bulaşıcı olur. 

  • Kurt, tilki, çakal, rakun ve kokarca gibi hayvanlar en duyarlı grubu oluşturur. 
  • Hastalık bu hayvanların ısırması ve tırmalaması ile koyun, keçi, at, eşek ve sığırlara geçer.
  • Köpek orta duyarlı grupta yer almalarına karşın insanlarla yakın temasta olduklarından enfeksiyon için en önemli aracılardır.
  • Gelişmiş olan ülkelerde vahşi hayvanlar, gelişmekte olan ülkelerde ise köpekler risk açısından önde gelir. Ayrıca virüsün bulaşmış olduğu salya ile ağız içi teması, ya da virüsle çalışan laboratuvarlarda solumayla hastalık bulaşabilir.
  • İnsandan insana geçiş çok çok nadirdir.
  • Literatürde gözün en dıştaki saydam tabakası denilen kornea nakli sonucu kuduz vakaları bulunmaktadır. 
  • Virüs tükürük bezleri, gözyaşı, pankreas, idrar, süt ve sinirlerde bulunur. 
  • İnsanda bulaşıcılık ve dışkı ile atılım olmadığından kan ve dışkı bulaşıcı kabul edilmez. 
  • Anneden bebeğe geçiş de mümkündür.
  • Kuduz hastalığına yakalanan hastalar kuduz karantinasına alındığı için ve öldürücülüğü çok yüksek olduğundan dolayı teşekküllü hastanelerde takip edilmeleri gereklidir.