Duktoskopi Nedir?

Süt kanallarında meme başı akıntısına neden olan ve kanser riski taşıyan lezyonların görüntülenmesi ve çıkarılması için kullanılan endoskopik muayene yöntemine duktoskopi adı verilmektedir.

Süt kanallarında meme başı akıntısına neden olan ve kanser riski taşıyan lezyonların görüntülenmesi ve çıkarılması için kullanılan endoskopik muayene yöntemine duktoskopi adı verilmektedir. Süt kanallarında yer alan bu lezyonlar, ultrason ve mamografi ile teşhis edilemeyecek kadar küçük olduğu için genellikle duktoskopi cihazı ile tespit edilmektedir. 

Duktoskopi uygulaması, dış çapı 0.55 mm ile 1.1 mm genişliğindeki iki duktoskopi cihazı kullanılarak yapılmaktadır. İşlem sırasında 6000 piksel görüntü kalitesine ulaşılmaktadır. Cihazda bulunan soğuk ışık kaynağı ile süt kanallarının içi aydınlanmaktadır. Kanalların içi de fiberoptik lifler yardımıyla monitöre aktarılmakta ve ilgili bölge görüntülenmektedir. 

Duktoskopi Ne İçin Kullanılır?

Duktoskopi ile süt kanallarının görüntülenmesiyle meme başı akıntısının nedenleri araştırılmaktadır. Meme başı akıntısı görülmesinin nedeni meme kanseri olabilmektedir. Bu nedenle teşhis için duktoskopi uygulaması önemli rol oynamaktadır. Bu işlem ile ameliyat gerekip gerekmediği ve hastalığın bulunduğu noktalar belirlenebilmektedir. Bazı lezyonlar, ameliyata gerek duyulmadan bu endoskopi yöntemiyle vücuttan çıkarılabilmektedir. 

Duktoskopi İşlemi Nasıl Yapılır?

Duktoskopinin uygulama şekli aşağıdaki gibidir;

  • Cerrahi ve çok ağrılı bir işlem değildir.
  • Genellikle genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz.
  • Meme ucundaki süt kanallarının cilt yüzeyi kullanılarak yapılır.
  • Meme ucuna hafif basınç ve vakum uygulanarak süt kanallarındaki sıvı cilt yüzeyine doğru çekilir.
  • Kanala genişletilip fiberoptik duktoskop yerleştirildikten sonra bir de kateter yerleştirilir.
  • İşlem sırasında kanalların içinden geçilirken aynı zamanda düzeltmek için hastanın göğsü hareket ettirilir.
  • Görüntünün bulanıklaşması halinde çalışılan kanala normal izotonik serum enjekte edilir.
  • Analiz yapma amacıyla meme epitel hücre örnekleri alınabilir.
  • Cihaz, hareket ettikçe büyütülmüş görüntüler ortaya çıkaran bir monitöre bağlanır. Büyütülmüş bu görüntüler aynı zamanda renkli olmaktadır.
  • Normalde kanallar beyaz ve parlak bir tünel şeklinde görünmektedir.
  • Elde edilen görüntüdeki kırmızı lekeler kanal hiperplazisi ile ilgili olarak yorumlanmaktadır.
  • Kanaldaki lezyonlar karakteristik bir görünüme sahip olmalarıyla ayırt edilmektedirler.

Duktoskopinin Avantajları

Duktoskopi uygulamasının avantajları aşağıda belirtilmiştir;

  • Erken evre meme kanserinin teşhisi için konforlu bir yöntem olması en çok faydalanılan avantajıdır.
  • Uygulama kolaylığı açısından avantajlıdır.
  • Ofis şartlarında bile kullanılabilen güvenli bir yöntemdir.
  • Gereken cerrahi müdahalenin yükünü azaltmaktadır.
  • Birçok cerrahi müdahale ihtiyacını ortadan kaldırarak işlem maliyetini de önleyebilmektedir.
  • Lokal anestezi altında ameliyat olmadan bazı durumların tedavisi için kullanılabilmektedir.
  • Yanlış tanılar konması nedeniyle gereksiz meme dokusu rezeksiyonlarının önüne geçilmektedir.
  • Kanal devamlılığını bozmamaktadır. Memenin süt verme işlevine zarar vermeyen tek cerrahi operasyon olarak bilinmektedir.
  • Lumpektomi (meme kanseri tedavisinde kanserli dokunun ya da kitlenin çıkarılması) yapılan kadınlarda tekrar ameliyatı ihtimalini %78 oranında azalttığı belirlenmiştir.

Duktoskopi İle Ciddi Bir Şey Bulunması Durumunda Ne Olur?

Duktoskopi sırasında şüpheli bir durumla karşılaşılması halinde ekstra bir işleme gerek olmadan biyopsi yapılabilmektedir. Yani kanalların içinde bulunan lezyonlar için memeye bir kesi yapılmadan duptoskopi ile biyopsi yapılabilir. Biyopsi sonucunda kitlenin kanserli olduğu anlaşılırsa yine duktoskopi ile anormal dokunun yeri belirlenerek tedaviye yön verilebilmektedir. Normal şartlar altında en çok anormal dokunun temizlenebilmesi için tekrar ameliyatlarına da gerek duyulmaktadır. Ancak duktoskopi işlemi ile hastalığın tamamı görülebildiği için ne kadar doku çıkarılması gerektiği de net bir şekilde belirlenebilmektedir. Böylece kişinin olması gereken ameliyat sayısı azalmakta ve ilgili bölgede oluşabilecek olan skar miktarı da en aza inmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Duktoskopi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Duktoskopi, lokal anestezi altında yapıldığı için ağrılı bir işlem değildir. İşlem sırasında meme bölgesinin uyuşturulması için öncelikle anestezik bir krem kullanılmaktadır. Anestezik krem sürülmesiyle meme bölgesi uyuştuktan sonra bir de ağrı kesici enjekte edilmektedir. Duktoskopi yapılan çoğu kadın tarafından ağrı hissedilmediği, çok az rahatsızlık hissettiği ya da herhangi bir rahatsız edici durumla karşılaşılmadığı belirtilmiştir.

Duktoskopi işleminin süresi kişiden kişiye göre değişiklik göstermektedir. Uygulama süresini belirleyen en önemli faktör işlem sırasında hangi prosedürlerin gerçekleştirildiği ve süt kanallarına girmenin ne kadar kolay olduğudur. Genellikle süt kanallarının incelenmesi ve biyopsi dahil olmak üzere duktoskopi işlemi 45 dakika civarı sürmektedir.

Duktoskopi işlemi cerrahi bir müdahale olmadığı için uygulama sonrasında dikkat edilmesi gereken kurallar bulunmamaktadır. Ancak işlem sonrasında doktorun önerilerine uymakta fayda vardır. Tedavi planlaması gereken durumlarda da doktor seçimi önemli rol oynamaktadır.

Duktoskopi ile meme kanserinin erken teşhis edilmesi mümkündür. Meme kanserlerinin çoğunlukla süt kanalı duvarı kaynaklı olarak ortaya çıktığı bilinmektedir. Süt kanallarındaki lezyonlar henüz mamografi ve ultrason gibi görüntüleme yöntemleriyle tespit edilemeyecek kadar küçük çaplıyken duktoskopi yöntemiyle rahatça tespit edilebilmektedir. Duktoskopi işlemiyle süt kanallarının içinin görüntülenebilmesi meme başı akıntısına sebep olan meme kanserinin erken teşhisine olanak sağlamaktadır.

Duktoskopi uygulamasıyla süt kanallarının içi büyütülmüş olarak ve net bir şekilde görüntülenebilmektedir. Bu görüntüleme ile hastada görülen meme başı akıntısının nedenleri anlaşılabilmektedir. Aynı zamanda karşılaşılan şüpheli görüntüler ve şüpheli dokulardan biyopsi yapılabilmektedir. Süt kanalının yıkanmasıyla, yıkama sıvısından sitolojik tetkik yaparak kanser hücresi olup olmadığı belirlenebilmektedir. Ameliyat gerekmesi halinde duktoskopi işlemiyle ilgili süt kanalı da işaretlenebilmektedir. Aynı zamanda bazı meme başı akıntıları da duktoskopi ile tedavi edilerek ameliyata olan gereksinim ortadan kaldırılabilmektedir.