Demir Bağlama Kapasitesi

Vücudun demir seviyelerini ölçmek için demir bağlama kapasitesi testi yapılır.

Demir Bağlama Kapasitesi Nedir?

Demir, vücudun ihtiyaç duyduğu temel bir mikrobesindir. Birçok vücut aktivitesinde önemli rol oynar. Demirin en önemli rolü, kan hücrelerinin veya kırmızı kan hücrelerinin oluşumunu ve işleyişini düzenlemesidir. Kırmızı kan hücreleri, oksijeni akciğerlerden diğer vücut dokularına taşır. Vücudun demir seviyelerini ölçmek için demir bağlama kapasitesi testi yapılır.

Toplam demir bağlama kapasitesi testi, vücudun kandaki demiri bağlama veya taşıma yeteneğini değerlendirir. Transferrin, kandaki demiri bağlayan ve vücuda taşıyan ana proteindir. Bağlayıcı protein transferrinin vücuttaki oranını bilmeden kandaki demir seviyelerini yorumlamak zordur. Transferrin proteini karaciğer tarafından üretilir ve demiri, kullanım veya depolama için vücudun farklı bölgelerine taşır.

Demir Bağlama Kapasitesi Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Demir bağlama kapasitesi normal değeri 127 µg/dL ila 450 µg/dL aralığındadır. Bu aralığın altındaki değerler, kanda yüksek demir seviyelerine bağlı olabilir. 450 µg/dL’nin üstündeki yüksek seviyeler ise gıdalardan düşük demir alımının neden olduğu hastalıklarla ilişkilendirilir.

Demir Bağlama Kapasitesi Nasıl Ölçülür?

Demir bağlama kapasitesi düşüklüğü ve yüksekliği tanısı, kan testi ile konulmaktadır. TIBC testinden önce hastanın en az 8 saat (berrak sıvılar hariç) herhangi bir şey yiyip içmemesi ve 2 saat öncesinde de sıvı alımını bırakması istenir.

Toplam demir bağlama kapasitesi testi, serum demir ve bağlanma kapasitesi olmak üzere iki göstergeden yapılmıştır. Demir serumu kandaki demir seviyelerini ölçerken, TIBC, transferrinin bağlayabileceği toplam demir miktarını ölçer. Bu miktarlar, vücudun demir durumunun bir göstergesi olan transferrin satürasyonu hesaplaması için kullanılır.

Demir eksikliği durumunda TIBC daha yüksekken, demir seviyeleri düşüktür. Bu durum düşük transferrin doygunluğu anlamına gelir. Aşırı demir yükü olması durumunda ise TIBC düşük veya normal iken demir seviyeleri yüksektir ve bu da transferrin doygunluğunun artmasına neden olur.   

Hamilelikte Demir Bağlama Kapasitesi Değerleri Nasıl Olmalı? 

Demir bağlama kapasitesi değerlerinin yüksek olması, kanda düşük demir olduğu anlamına gelir ve gebelikle ilişkilendirilebilir. Doğum öncesi kan taramaları sırasında TIBC değerlerin normal seviyelerin üzerinde olması beklenir çünkü; vücudun kan miktarı önemli ölçüde genişler ve plazma miktarı (kanın sıvı bileşeni), kırmızı kan hücrelerinin sayısı ve boyutundan daha hızlı artar. Bu durum anemiye neden olur. Hamilelikte yaşanan aneminin şiddetine bağlı olarak düşük doğum ve erken doğum gibi komplikasyonlar gelişebilir. Hamilelikte demir bağlama kapasitesi değer aralığı şu şekildedir:

  • Gebeliğin 1. trimesterinde: 235-408  µg/dL
  • Gebeliğin 2. trimesterinde: 302-519  µg/dL
  • Gebeliğin 3. trimesterinde: 380-597  µg/dL

Bebeklikte Demir Bağlama Kapasitesi Değerleri Nasıl Olmalı?

Bebeklikte yüksek demir bağlama kapasitesi değerleri anemiye neden olabilir. Anne sütüyle beslenen bebeklerin daha az demire ihtiyacı vardır çünkü demir anne sütüyle vücuda kazandırılır. Mamayla beslenme ve sütten kesme döneminde yeterli demir içermeyen gıdalarla beslenme, aneminin en yaygın nedenidir. Demir bağlama değerleri yüksek olan bebeklerde replasman transfüzyonuna (kan nakli) ihtiyaç duyulabilir.

Bebeklikte demir kapasitesi yüksekliği belirtileri arasında çabuk yorulma, nefes darlığı, daha az dikkat süresi, daha az uyanıklık, kırılgan tırnaklar ve gözlerin beyazlarında mavi renk sayılabilir.

Demir Bağlama Kapasitesi Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Demir bağlama kapasitesi düşüklüğü nedenleri arasında kandaki yüksek demir seviyelerine bağlı olarak karaciğer hasarı, demir veya kurşun zehirlenmesi gibi durumlar sayılabilir. Demir bağlama kapasitesi düşüklüğüne neden olan hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:

Hemokromatoz: Hemokromatoz, vücutta demir birikiminin normal seviyelerin üzerine çıkmasına neden olan bir durumdur. Kalıtsal ve edinilmiş (sekonder/ikincil) olmak üzere iki tip hemokromatoz bulunmaktadır. Kalıtsal hemokromatoz, vücudun gıdalardan aşırı miktarda demiri emmesine neden olan genetik bir mutasyondan kaynaklanır. İkincil hemokromatoz ise genellikle birden fazla kan transfüzyonu ve demir birikimine neden olan kanama bozuklukları hastalıklarından (hepatit C enfeksiyonu ve kronik karaciğer hastalığı gibi) kaynaklanabilir.

Hemosideroz: Hemosideroz, vücutta hemosiderin adı verilen demir depolayan bir proteinin aşırı birikmesinden kaynaklanan bir durumdur. Genellikle kırmızı kan hücrelerinin yoğun yıkımına neden olan hastalıklarla (talesemi gibi) ilişkilidir.

Hemolitik Anemi: Transferrin satürasyonu düşüklüğü nedenleri arasında hemolitik anemi sayılabilir. Hemolitik anemi, kırmızı kan hücrelerinin erken ölmesine veya yok olmasına neden olan bir sorundur. Normalde kırmızı kan hücreleri kanda yaklaşık 4 ay yaşar. Hemolitik anemide bu süre bazen sadece birkaç güne kadar kısalır.

Demir Bağlama Kapasitesi Düşüklüğü Belirtileri

Transferrin satürasyonu düşüklüğü ilerledikçe komplikasyonlar gelişmeye başlar. Hemokromatoz belirtileri arasında artrit, diyabet, karaciğer sirozu, kalp aritmileri, kalp yetmezliği, libido kaybı (cinsel dürtü) ve cildin pigmentasyon kaybı sayılabilir. Kalıtsal hemokromatoz belirtileri ise yorgunluk, karın ağrısı ve eklem ağrılarıdır.

Hemosideroz belirtileri arasında ise kanla birlikte şiddetli öksürük, hırıltılı solunum, yorgunluk ve halsizlik eşliğinde nefes almada zorluk, fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı, sistemik ağrı, hızlı kilo kaybı ve çocuklarda yavaş büyüme yer alır. Hemolitik anemi kendini zayıflık, yorgunluk ve enerji eksikliği ile belli eder.

Demir Bağlama Kapasitesi Düşüklüğü Tedavisi

Hemokromatoz tedavisinde kalıcı organ hasarını en aza indirmek için vücuttaki demir miktarının azaltılmasına yönelik uygulamalara başvurulur. Bu amaçla belirli aralıklarla kan alınması işlemi (flebotomi tedavisi) yapılır. Hem hemokromatoz hem de hemosideroz tedavisinde demiri bağlayan ve idrarda atılmasına yardımcı olan ilaçlara (demir şelasyon ilaçları) da başvurulabilir. Ayrıca gıdalardan alınan demir miktarını ve mide asidi üretimini azaltan ilaçlar kullanılabilir. Hemolitik anemi tedavisinde ise kırmızı kan hücrelerini yok eden otoantikorların üretimini azaltan ilaçlar önerilebilir.

Demir Bağlama Kapasitesi Düşüklüğüne Ne İyi Gelir? 

Hemolitik anemiden kaynaklanan demir bağlama kapasitesi düşüklüğü olan kişilerin, anemiye neden olan soğuk algınlığı gibi tetikleyicilere karşı önlem almaları önerilir. G6PD (kırmızı kan hücrelerinin çalışmasında etkili enzim) eksikliği olanların ise baklagillerden ve bazı ilaçlardan kaçınması istenir.

Demir Bağlama Kapasitesi Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Demir bağlama kapasitesi düşüklüğüne sebep olan vücuttaki demir fazlalığı tedavi edilmediğinde karaciğer yetmezliği, kalp yetmezliği ve diyabet gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Hemolitik anemi sebepli demir bağlama kapasitesi düşüklüğü ise kemik iliği naklini gerektirebilir.

Demir Bağlama Kapasitesi Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Demir, vücut tarafından üretilemez ve tek kaynağı besinlerden emilimdir. Demir bağlama kapasitesi yüksekliği besinlerden yeterince demir tüketilemediğinde gelişebilir. TDBK yüksekliğine kronik bir enfeksiyon ve kadınlarda adet periyodu sırasında artan kan kaybı da neden olabilir. Demir bağlama kapasitesi yüksek ise kişide demir eksikliği anemisinden şüphelenilir.

Vücutta çeşitli nedenlerden dolayı oluşan kanama, total demir bağlama kapasitesi yüksekliğine yani demir kaybına neden olabilir. Yaygın kanama nedenleri arasında yemek borusu, mide, ince bağırsak veya kolon kanseri ve peptik ülser hastalığı sayılabilir. Vücudun yeterince demir emmemesine ise çölyak hastalığı, crohn hastalığı ve gastrik bypass ameliyatı neden olabilir.

Demir Bağlama Kapasitesi Yüksekliği Belirtileri

Demir eksikliği anemisinin başlangıçta çoğu zaman semptomları hafiftir ve yavaş gelişir. Demir bağlama kapasitesi yüksekliği belirtileri normalden daha sık veya egzersizle zayıf veya yorgun hissetme, baş dönmesi, baş ağrısı, çarpıntı, konsantre olma sorunları olarak sayılabilir.

Anemi kötüleştikçe kırılgan tırnaklar, gözün beyaz kısımlarında mavi renk, ağız ülserleri, nefes darlığı, saç kaybı, soluk ten rengi (sarılık), bacakların kontrolsüz hareketi, ağrılı veya iltihaplı dil oluşabilir.

Kanamaya bağlı demir eksikliği anemisinin belirtileri arasında ise kansere bağlı kilo kaybı, ülsere bağlı karnın üst kısmında ağrı, dışkıda koyu veya kanlı dışkı ve kadınlarda şiddetli adet kanaması bulunmaktadır.

Demir Bağlama Kapasitesi Yüksekliği Tedavisi

Demir bağlama kapasitesi yüksekliği tedavisi, demir takviyesi ve demir içeren besin tüketilmeye teşvikle yapılabilir. Anormal kan kaybından dolayı demir eksikliğinden şüpheleniliyorsa, kanamanın nedenini belirlemek ve tedavi etmek için ek testlere ihtiyaç duyulur. Örneğin, sindirim sisteminde kanama olduğundan şüphelenilmesi halinde gaitada transferrin testi yapılabilir. Şiddetli demir eksikliği olan kişilerde ise intravenöz veya enjeksiyonlar yoluyla kan hücrelerinin transfüzyonu veya demir tedavisi gerekebilir. Altta yatan dene bulunup tedavi edildiğinde, demir eksikliğine bağlı anemi genellikle düzelmektedir.

Demir Bağlama Kapasitesi Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Demir bağlama kapasitesi yüksekliğine iyi gelen yiyecekler arasında balık, tavuk ve hindi, bezelye, kuru mercimek, fasulye, etler (özellikle karaciğer), kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut ve tam tahıllı ekmek sayılabilir. Kuru erik, yulaf ezmesi, kuru üzüm, yer fıstığı, kuru kayısı ve lahana, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler de demir bakımından zengin diğer besin kaynaklarıdır. Demir emilimine yardımcı olduğu için ayrıca C vitamini tüketilmesi de önerilir.

Demir Bağlama Kapasitesi Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Demir eksikliğine bağlı anemi tedavi edilmediğinde kalp krizine, kalp yetmezliğine ve kemik problemlerine neden olabilir. Kronik yorgunluk gelişmesi halinde bağışıklık sisteminin işleyişi etkilenebilir, düşük tansiyona yol açabilir, bilişsel becerileri ve üretkenliği olumsuz etkileyebilir. Uzun sürede yorgunluk, ruh sağlığını da etkileyebilir. Vücutta demir eksikliğinden dolayı oksijen seviyesi azaldıkça, akciğer kapasitesi zarar görebilir. Böbrekler, karaciğer gibi tüm organların işleyişi bozulabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Demir Bağlama Kapasitesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Demir bağlama kapasitesi (UIBC) yüksekliği insan vücudunda yeterince demir seviyesinin olmaması anlamına gelir. Bu duruma; yeterli demir içeren yiyecek yememek, vücudun demiri emmede sorunlar yaşaması, kadınlarda hamilelik sırasında artan demir ihtiyacı ve fazla kanama yoluyla kayıplar neden olabilir. Demir bağlama kapasitesi yüksek olursa kişide yorgunluk, zayıflık, düzensiz kalp atışı, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi yaşamı olumsuz etkileyen komplikasyonlar gelişebilir. İlerleyen dönemlerde bu semptomlar yerini organların işleyişinde problemlere ve organ hasarına bırakabilir.