Çocuk psikiyatrisi, yetişkin olmayan çocukların ruhsal ve zihinsel sağılığı ile ilgilenen bölümdür.

Down sendromu bir kromozom bozukluğu olup, bu hastalığın tıbbi bir tedavisi bulunmamaktadır ve bireylere yaşamlarını kolaylaştırmak için destek sunulmaktadır.

Öğrenme bozukluğu olarak da bilinen Disleksi, konuşma, dinleme, yazma gibi eylemlerde zorluk yaşatan bir rahatsızlıktır. Hastanın hayatı boyunca onunla beraber yaşayacağı bir hastalık olduğu için kişiye özel eğitimler verilmelidir.

Kaygı bozukluğu ya da anksiyete bozukluğu olarak da bilinen anksiyete, günlük olarak yaşanılan kaygı ve korku durumdan farklı olarak yaşanan uygunsuz kaygı ve korku durumudur. İlaç, psikoterapi ya da her ikisi ile birlikte tedavi edilebilir.

Otizm sosyal-iletişimsel alanda yetersizlikler ve sınırlı, tekrarlayıcı davranışlar ile seyreden nörogelişimsel bir bozukluktur. Otizm tanısı sonrası aile bilgilendirilir ve çocuk uygun tedavi programına yönlendirilir.

Çocuk Psikiyatrisi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Sakinleştiriciler ve nöbet önleyici ilaçlar dizartriye sebep olabildiği bilinen ilaçlardır. Sakinleştiriciler; benzodiazepin, barbitürat, hipnotik ve opiod grubu ilaçlardır ve herhangi birinin kullanımında dizartrinin ortaya çıkma ihtimali vardır. Uyuşturucu maddelerin kullanımı da dizartri gelişimine sebep olabilmektedir.

Dizartri sorunu yaşayan kişilerin aile hekimlerine başvurmaları, özellikle ilaca bağlı görülen durumlarda fayda sağlayabilir. Kişinin kullandığı ilaçların arasında dizartriye sebep olduğu bilinen ilaçların olması halinde aile hekimi tedavinin değişmesini sağlayarak sorunu çözebilir. Sorunun bu şekilde çözülememesi halinde dil ve konuşma terapistlerine başvurulabilir. Ancak dil ve konuşma terapisi uzmanları ülkemizde yeterli sayıda bulunmamaktadır. Dil ve konuşma terapistine ulaşılamadığı durumlarda nöroloji kliniklerine başvurulması durumun değerlendirilmesi ve kişilerin uygun kliniklere yönlendirilmeleri için yeterli olmaktadır.

Kişi öncelikle hatalarını ve kusurlarını affetmeyi bilmelidir. Bunun dışında mükemmeliyetçilik duygusu kişinin istediği eylemler için harekete geçmesini engelleyebilir. Bu nedenle öncelik olarak güven sorunun kaynağı bulunmalıdır. Bununla birlikte sorunu çözmek için harekete geçmek ve denemeyi asla bırakmamak gerekir. Özgüven sorunu kişinin hayatında büyük olumsuzluklara yol açıyorsa psikologtan yardım istemek ve sağlık kuruşuna başvurmak gerekmektedir.

Utangaçlık probleminin yenilebilmesi için;

  • Öncelikle alanında uzmanlaşmış kişilerden psikolojik bir destek alınması oldukça olumlu etkide olacaktır. Çünkü yapılacak olan psikoterapiler esnasında, kişi utangaçlığına sebep olan şeylerle nasıl başa çıkması gerektiğini öğrenecektir. Böylelikle sorunlarını ortadan kaldırıp yaşam kalitesini artırması ve toplum içerisinde daha rahat hareket edebilmesi muhtemel hale gelecektir.
  • Sosyal bir gruba dahil olunması etkili olacaktır. Böylelikle sosyalleşmenin gerçekleşmesi ve toplum içerisine girme anında yaşanan utangaçlığın kontrol altına alınması sağlanabilir. 
  • Kendi iç sesinizle yüzleşin. Bununla beraber aslında utanılacak bir durum olmadığını, rahat olmanız gerektiğini, etrafınızdaki kişilerin de sizden farklı olmadıklarını kendi kendinize tekrarlayın. Olumsuz olarak nitelendirdiğiniz yönlerinize değil, olumlu olarak nitelendirdiğiniz yönlerinize odaklanın. Zihninizle oynamak iyi gelecektir.
  • Korkularınızı bir kenara bırakın ya da onlarla yüzleşin. 
  • Başka kişilere odaklanın. Böylelikle sürekli kendiniz üzerine düşünmeyerek zihninizin rahatlamasını sağlayacaksınız.

Her ne kadar kandaki ve idrardaki serotonin seviyeleri ölçülebilse de beyindeki serotonin seviyesini direkt olarak ölçebilen ve böylece serotonin eksikliği testi olarak kullanılabilecek bir test günümüzde bulunmamaktadır.

Serotonin kan-beyin bariyerini geçemeyecek kadar büyük bir molekül olduğu için beyinde üretilmelidir.