evim.com

Çiçek Aşısı Nedir?

Çiçek aşısı, variola virüsünden kaynaklı oluşan ve tedavi edilmediği takdirde ölümcül sonuçlara neden olan çiçek hastalığının tedavisinde kullanılır

Bulaşıcı ve tedavi edilmediği takdirde öldürücü sonuçlara yol açan çiçek hastalığını önlemek amacıyla çiçek aşısı geliştirilmiştir. Tarihteki ilk aşı olarak bilinen çiçek aşısı 1980 yılından itibaren geliştirilerek kullanımı yaygınlaşmıştır.

Suçiçeği hastalığı ile karıştırılan çiçek hastalığına Variola virüsü neden olur. Ancak çiçek aşısının içeriğinde Vaccinica virüsü kullanılarak aşı etkin hale getirilmiştir. Genellikle çocuklarda sıkça görülen çiçek hastalığında vücudun çeşitli yerlerinde cilt üzerinde içi sıvı dolu kabarcıklar oluşur. İnsanlık tarihi boyunca oldukça geniş bir alana yayılım göstermiş olan çiçek hastalığı sadece insanlarda değil aynı zamanda evcil hayvanlarda da görülmüştür.

Variola minör ve Variola majör virüsünün sebep olduğu çiçek hastalığının iki farklı türü vardır. Variola Majör türü hastalık Variola minör türüne göre %30 daha tehlikeli ve bulaşıcı özelliğe sahiptir. Başlıca belirtileri arasında cilt üzerinde kızarıklık ve ciltte deri döküntüleri yer alır.

Çok kısa süre içinde kolayca teşhis edilebilen bu hastalık hızlı bir şekilde yayılabilir. Hasta kişide yüksek ateş, titreme, kusma, sırt ağrısı, karın ağrısı, baş ağrısı ve ciltte su kabarcıkları gibi şikayetler gözlemlenir. Hastalık yakın temas, öksürük, hapşırma, bardak havlu gibi aynı özel eşyaları kullanma ve cilt döküntülerine temas etmek ile kişiden kişiye kolayca geçebilir. Bu nedenle çiçek hastası olan kişilerle aynı ortamda bulunurken oldukça dikkatli olunmalıdır.

Çiçek Aşısı ile Suçiçeği Aşısı Arasındaki Farklar Nelerdir?

Genellikle halk arasında çiçek hastalığı ile suçiçeği hastalığı karıştırılır. Her ne kadar benzer özellikler gözlemlense de Çiçek hastalığı çok daha ciddi semptomlar göstererek farkını ortaya koyar.

Suçiçeği hastalığında ciltteki döküntüler daha yüzeysel ve hafiftir. Farklı şekillerde ve renklerde kabarıklık ve dökülmeler görülür. Suçiçeği kabarcıkları sadece gövde bölümünde görülürken çiçek hastalığında ise sırt, omuz ve kollarda da görülmektedir.

Çiçek hastalığında ciltteki kabarcıkların içi irin doludur. Daha derin ve tek tip döküntüler gözlemlenir. Çiçek hastalığı ile suçiçeği hastalığı semptomlarında önemli farklar bulunduğu için aşılar arasında da farklılıklar bulunur.

Çiçek Hastalığının Tedavisi

En sık çocuklarda görülen çiçek hastalığı yetişkinlere ve hayvanlara da bulaşabilir. Son yıllarda geliştirilen aşı çalışmaları sayesinde çiçek hastalığı görülme oranı yok denecek kadar azdır. Bulaşma riski yüksek olan kişiler ile laboratuvar çalışanları çiçek aşısı yaptırarak önlem almalıdır.

Canlı virüs aşısı olan çiçek aşısı tarihte bilinen ilk aşıdır. Sağlık alanında önemli bir yere sahip olan bu aşı virüsün bulaşmasından en geç 4 gün içinde yaptırılırsa hastalığın çok daha hafif seviyede atlatılmasına yardımcı olur.

Çiçek aşısının yapılması için hastada belli başlı semptomların görülmüş olması gerekir. Variola virüsü taşıdığı halde hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen kişilere aşı yapılması önerilmez. Virüs bulaşmış olan kişilere ilk 4 gün içinde aşı yapılarak hastalığında ilerlemesinin önüne geçilir.

Çiçek hastalığı geçiren kişilerle aynı ortamda bulunan kişiler, çocuklar, laboratuvar çalışanları gibi bulaş riski yüksek kişiler önlem amaçlı olarak çiçek aşısı yaptırmaları büyük fayda sağlar. Hiç aşı yaptırmayanlara göre hastalık belirtileri bu kişilerde ya çok az ya da hiç görülmez. Yaklaşık 10 yıl koruyuculuk etkisine sahip olan çiçek aşısı hem hastalığa yakalanmadan önce hem de hastalığa yakalandıktan hemen sonra yapılabilir.

Çiçek Aşısının Yan Etkileri

Genel olarak çiçek aşısı yaptıran kişilerde ağrı hissedilmesi normaldir. Aşı yapıldıktan 1-2 gün sonrasında ağrı tamamen geçer. Virüs bulaşmış kişilere aşı yapılırsa hastalık çok daha hafif şekilde atlatabilir. Ancak başka bir hastalığı olan hassas kişilerde aşı ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle aşının sadece riskli grupta yer alan kişilere yapılması önerilir.

İmmün yetmezliği olanlar ile immün baskılayıcı ilaç kullananlar, hamileler, HİV virüsü taşıyanlar, egzaması olanlar ve ciddi cilt hastalığı bulunan kişilere çiçek aşısı yapılmaz. Hamilelere yapıldığı taktirde düşük yapma, erken doğum ve bebekte fiziksel ya da zihinsel ciddi sorunlar yaşanabilir. Aşı yaptırmadan önce doktor kontrolünde gerekli testlerin yapılması gereklidir.

Çiçek Aşısının Neden Olabileceği Ciddi Sorunlar:

  1. Yüksek ateş
  2. Beyin iltihabı
  3. Lenf bezi şişkinliği
  4. Egzama
  5. Felç
  6. Zeka geriliği
  7. Progresif ve Generalize Vaccinica enfeksiyonu
  8. Görme Kaybı
  9. İğne yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik
  10. Kas ağrısı
  11. İştahsızlık
  12. İshal
  13. Kusma
  14. Nefes almada zorluk çekme

Çiçek Aşısı İzi Neden Oluşur?

Çiçek aşısı yaptıran çoğu kişinin kolunda gözle görülür büyüklükte yara izi bulunur. Çiçek aşısının yapılışı diğer aşı türlerine göre daha farklıdır. Diğer aşılar tek seferde ince bir iğne ucu ile yapılırken çiçek aşısı iki uçlu iğne ile yapılır. Çatallı olan iğne ucu ciltte yara oluşturur. Aşı deri altındaki dokuları ulaşmadan sadece epidermisin denilen katmanda kalarak burada çoğalmaya başlar. Aşı sonrasında ciltte küçük içi sıvı dolu papül adı verilen yumru şeklinde bir şişlik oluşur. Zamanla kabuklanan ve kabuğu dökülen bu yara ciltte derin bir iz oluşturur. Aşı yapıldıktan sonra 10 gün içinde yaradaki kabuk dökülür ve iz ortaya çıkar. İzin büyüklüğü aşı esnasında kullanılan iğne uçlarına göre ve cilt yapısına göre değişebilir. Güneşte kalarak bronzlaşmak yara izini daha da belirgin hale getirebilir. Çiçek aşısı izi doğal yollarla küçültmek ve görünmemesini sağlamak için baden yağı, ceviz yağı, hindistancevizi yağı, susam yağı gibi doğal bitkisel yağlardan faydalanılır.

İlk Çiçek Aşısını Kim Buldu?

İlk kez Razi tarafından 10. Yüzyılda hastalık bulunmuş ve ciltte oluşan lekeler nedeniyle hastalığa çiçek hastalığı adı verilmiştir. Osmanlı İngiltere Büyükelçisi’nin eşi Lady Mary’nin yaptığı araştırmalar sonucunda bulunan ilk çiçek aşısı 1723 yılında piyasaya sürülerek kullanılmaya başlanmıştır.

Çiçek aşısını bulan Osmanlı Devleti 1892’de bakteriyoloji hane ve ilk çiçek aşısı üretim evi kurmuştur. Türkiye’de ise Hıfzısıhha Enstitüsü tarafından aşı üretilmiş ve çok sayıda kişiye yapılmıştır.

Dünyadaki 1977 yılında Somali’de görülen çiçek hastalığı son vaka olmuştur. 1980  yılından sonra bu hastalık ortadan kalkmıştır. Dünyada kırmızı veba olarak adlandırılan çiçek hastalığının aşısı 18. Yüzyılda ortaya çıkmış ve virüsün yayılmasını önlemiştir. Böylece dünyada yaklaşık 300 milyon insanın ölümüne yol açarak insanlık tarihinin en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri olan çiçek hastalığının önüne geçilmiştir.

1980 yılı itibariyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından aşı kullanımı ve üretimine son verilmiştir. Ancak bu aşılar tıbbi araştırmalar ve biyolojik silah kullanımında önlem olarak kullanılmaktadır. Günümüzde ise bu hastalığa karşı iki farklı ilaç geliştirilmiştir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın