Bağırsak Ülseri

Bağırsak ülseri bağırsaklarımızı içten saran mukoza tabakasının bütünlüğünün bozulması ile oluşan bir durum olup tedavisi hastanın durumuna bağlı olarak değişmektedir

Bağırsaklarımız vücudumuzda sindirim sistemimizin en uzun bölümünü oluşturan organımızdır.

Sindirim ağızdan başlar ve yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak rotasını izleyerek anüste son bulur. Sindirim sistemimiz bu yapı ve organlardan oluşmakla beraber sindirime yardımcı çok sayıda yardımcı organ ve doku da vücudumuzdaki sindirim işlevinin yerine getirilmesinde rol alır.

Bağırsak çok genel bir ifadedir. Bağırsaklarımızı yakından inceleyecek olursak kabaca ikiye ayırabiliriz.

  • İnce bağırsak: Deudenum (12 parmak bağırsağı), jejenum ve ileumdan oluşan kısımdır. Burada oluşan ülser ince bağırsak ülseri olarak bilinir. 
  • Kalın bağırsak: Çıkan kolon, transvers kolon, inen kolon ve rektumdan oluşur. Çap olarak ince bağırsak yapılarına nazaran daha geniştirler. Burada oluşan ülserler kalın bağırsak ülseri olarak isimlendirilir.

Bağırsak ülseri bağırsaklarımızı içten saran mukoza tabakasının bütünlüğünün bozulması ile oluşan bir durumdur. Bir başka deyişle derin, ancak bağırsağı demeyen bağırsak yaralarıdır. Eğer bağırsak delinir ise bu perforasyon olarak isimlendirilir. Bu, bağırsak ülserinin tehlikeli bir komplikasyonudur. 

Ülser kavramı kendi başına perforasyon kadar ciddi bir tablo olmamakla beraber tedavisiz bırakılan ülserini akıbeti perforasyon (delinme) olabilir. 

Bağırsak Ülseri Belirtileri Nelerdir?

Bağırsak ülseri ince ya da kalın bağırsak bölümlerinin herhangi birinde olabilir.

Bağırsak ülserinde belirti ve bulgular ülserin yerine ve ciddiyeti yani derinliğine göre farklılık gösterebilir.

Başlıca bağırsak ülseri belirtileri şunlardır:

  • Karın ağrısı
  • Kanlı dışkılama
  • Kan kaybı nedeniyle anemi (kansızlık) gelişmesi
  • Kabızlık
  • Sindirim bozuklukları

Karın ağrısı herhangi bir bağırsak bölümünde ülsere bağlı olarak ilgili bölgedeki tahriş ile ilişkili olarak ortaya çıkar. Bağırsak ülserinde en sık rastlanan belirtidir. 

Kanlı dışkılama özellikle kalın bağırsak ülserlerinin önemli bir bulgusu olabilir. Zaman zaman ağrısız olması da mümkün ise de genel olarak karın ağrısının eşlik ettiği bir kanlı dışkılama hikayesi hastalar tarafından ifade edilir. Bazen kanamanın üst bağırsak bölümlerinde olduğu durumlarda hastanın dışkısının katran gibi koyu renkli olduğu görülebilir. Bu, kanama sonucu yıkılan kırmızı kan hücrelerinin içindeki hemoglobinin girdiği bir dizi tepkime nedeniyledir. 

Bağırsak ülserinde uzun vadede ciddi kan kaybı ve buna bağlı kansızlık görülebilir. Hatta uzun dönem tedavisiz bırakılmış kansızlık durumunda kalp yetmezliği gelişme riski vardır. 

Tahriş olan bağırsak bölümündeki yapısal problemlere bağlı olarak kabızlık görülebilir. 

Bağırsaklar temel olarak sindirimin gerçekleştirilmesinde rol oynarlar. Özellikle ince bağırsak temel besin maddelerinin çoğunun sindirim alanıdır. Bu bölümde oluşabilecek bir hasar ya da tahriş sindirim eksikliği şeklinde kendisini gösterebilir. 

Bağırsak Ülseri Nedenleri Nelerdir?

Bağırsaklarımızın iç yüzeyi mukoza tabakası denilen bir doku ile kaplıdır. İnce ve kalın bağırsağın tamamında ortak olarak bu doku bulunur. 

Bağırsaklarımızda oluşabilecek muhtemel hafif hasarlar genelde bir sorun oluşturmadan tamir edilirler ve hastanın herhangi bir şikayeti olmaz. Bunun nedeni bağırsaklarımızdaki mukoza tabakasının kendisini yenileyebilen bir doku olmasıdır. Hasar olsun ya da olmasın her halükarda bağırsak dokusu belli aralıklarla kendisini yeniler. Bu bağlamda deri ile benzerlik gösterir. 

Bağırsaklarımıza zarar veren etken görece daha ciddi bir hasar oluşturarak mukoza tabakasını tamamen aşıyor ve altındaki submukozaya ulaşıyor ise daha ciddi bir durum oluşur. Bağırsaklarımızın kendisini yenileme yeteneği sınırsız değildir ve bu gibi durumlarda hasarı onarmakta yetersiz kalır. Ülser oluşumunda bu durum büyük rol oynar. 

Bağırsaklara zararlı etken ve durumlara karşı vücudun doğal olarak ortaya çıkardığı koruyucu bazı mekanizmalar vardır. Bunlar zararlı halleri dengeler ve bağırsak bütünlüğünün korunmasına yardımcı olur. Bu koruyucu faktörler reflü, fazla yağlı beslenme, aspirin ve benzer etkili bazı ilaçların kullanımı gibi durumlar sonucu etkinliğini kaybeder ve bağırsaklara zararlı durumlar bu dengede baskın gelir. Bunun sonucu bağırsak ülseri oluşmasıdır.

Ciddi ve tüm vücudu etkileyen enfeksiyonlar, yanıklar, kafa içinde oluşan bazı hasarlar gibi durumlar da bağırsak bütünlüğünü direkt ya da dolaylı olarak bozucu etki gösterebilir. 

Bağırsak Ülseri Teşhisi

Bağırsak ülseri teşhisi konurken ilk etapta şüphe çok önemlidir.

Hastanın ülser düşündüren şikayetlerini tipik olarak dile getirmesi hekime tanı koyma aşamasında yardımcı olur. 

Şüphe üzerine yapılan ve tanıda kullanılan yöntemler;

  • Gaytada gizli kan testi: Hastadan alınan dışkı örneğinin özel bir yöntemle incelenerek içinde kırmızı kan hücrelerinin olup olmadığını tespit eden bir yöntemdir. Bu sayede çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük ya da yavaş kanamaların varlığı ispatlanır. 
  • Tomografi: Tomografi ile bağırsak bütünlüğü incelenir, hafif ülserlerde yardımcı olmayabilir. Büyük ya da derin ülserlerde önemli bir tanı aracıdır. 
  • Endoskopi: Bağırsak ülseri tanısında altın standart denilen, yani en değerli yöntemdir. Ağızdan ya da anüsten sindirim sistemine yollanan ve ucunda ışıklı kamera bulunan bir alet ile sindirim sistemi boyunca hem görüntüleme hem de ihtiyaç duyulması halinde derhal o bölgelere müdahale imkanı veren önemli bir yöntemdir. 
  • Direkt karın grafisi: Direkt grafide eğer varsa bağırsak ülserine ait perforasyon gibi durumlar saptanır. 
  • Kan testleri: Tam kan sayımı ve biyokimya testleri de bağırsak ülserinde fikir verebilir. Örneğin hemoglobinin düşük çıkması kansızlık işaretidir. Vücutta bir yerde kan kaybedildiğine işaret eder ve bağırsak ülserleri de bu şekilde kan kaybı yaşanacak potansiyel yerlerden birisidir.

Bağırsak ülserinde tanı klinik şüphe doğması üzerine yapılan bir dizi tetkik ile konulur. Tanının erken konması hızlı tedavi başlangıcına imkan verir bu da komplikasyonların önlenmesine yardımcı olur.

Bağırsak Ülseri Tedavisi

Bağırsak ülserinde tedavi ülserin karakterine göre şekillenir. 

Hafif bazı formlarda tedavi gerekmeyebilir, vücudun kendisini o bölgede yenilenmesine izin verilir ve bu süreç hekim tarafından düzenli aralıklarla takip edilir. Herhangi bir ilaç ya da girişim ile müdahale yapılmaz. 

1) Eğer hastada tedavi gerektiren bir bağırsak ülseri var ise o takdirde ülserin hem niteliği yani ne kadar bir alanda ve ne kadar derinliği olduğu, çevresindeki yapılarla yakınlığı ile aynı zamanda bağırsağın hangi bölümünde olduğuna bakılır. Bütün bunlar göz önüne alınarak tedavi şekli belirlenecektir. 

Bağırsak ülserinde ilk tedavi mide koruyucu omeprazol, pantopazol gibi ilaçların verilmesidir. Bu ilaçlar bağırsak bölgesinin üstünde jel kıvamında bir tabaka oluşturur ve tahriş edici etkenlere karşı bağırsağı korur. 

2) Bağırsak ülserinde bir diğer tedavi yöntemi de H2 reseptör antagonisti denilen ilaçların kullanılmasıdır. Bu grupta ranitidin, simetidin gibi ilaçlar yer alır. Bunlar bağırsak dokusundaki asitliğin oluşmasını engelleyerek bağırsağı korumaya çalışan ilaçlardır. 

3) Eğer bağırsak ülseri derin ve komplikasyon gelişimine açık ya da halı hazırda komplikasyon geliştirmiş ise o takdirde girişimsel müdahaleler gündeme alınır. Bu noktada iki seçenek vardır;

  1. Endoskopi ile onarım
  2. Cerrahi ile onarım

 Son olarak da tüm bu tedaviler arasında en uygun ve gerekli olanın seçilmesinin ardından bağırsak ülserine neden olan etken üzerine araştırmalar yapılır. Eğer bir etken bulunur ise ona yönelik tedavi verilerek ülserin tekrarının önüne geçilmeye çalışılır. Örneğin Helikobakter pilori ismi verilen bir bakteri bağırsak ülserleri ile yakından ilişkilidir ve tespit edilmesi halinde bu bakteriyi yok etmeye yönelik antibiyotik tedavisi hastalara mutlaka uygulanır. 

Bağırsak Ülseri Tedavi Edilmezse

Bağırsak ülserleri klinik olarak çok çeşitli şekillerde olabilir. Yani hızlı başlayan-uzun dönemde başlayan, hafif-ağır, kendiliğinden geçebilecek kadar az derin olan- daha derin olup müdahalenin şart olduğu gibi birçok sınıflandırma ve derecelendirme yapılabilir.

Hafif bağırsak ülserlerinde sadece gözlem ile hastanın ülseri ve şikayetleri gerileyebilmektedir. 

Daha ciddi ülserlerde ise kesinlikle hekim başvurusu zamanında yapılmalı ve tedavi alınmalıdır. Çünkü bağırsaklarda ülsere bağlı gelişebilecek komplikasyonların arasında perforasyon ve peritonit (karın zarı iltihabı) gibi hayatı tehdit eden durumlar vardır.

Bu noktada kişilerin hangi ülserin hafif hangisinin tedavi almayı gerektiren karakterde olduğunu ayırt etmesi güç olabilir. Öyle ki şikayetlerin ağırlığı her zaman ülserin ciddiyeti ile uyum göstermeyebilir. 

Bu nedenle, herhangi ülser düşündüren şikayet varlığında mutlaka vakit kaybedilmeden hekim başvurusu yapılmalıdır. 

Bağırsak Ülserine Ne İyi Gelmez?

Bağırsak ülseri olan bir kişinin yapması tavsiye edilen ya da edilmeyen bazı durumlar vardır. Bunlar genelde bağırsak ülserinin karakteri, yapısı, tedavi gerektirip gerektirmediği anlaşılmaya çalışılırken hastaya önerilen koruyucu tavsiyelerdir. 

Bağırsak ülseri olan bir kişi;

  • Asitli gıdalardan kaçınmalıdır. 
  • Bol su tüketmeli, ağır gıdalardan kaçınmalıdır. 
  • Yeteri kadar uyuyarak dinlenmeli ve vücudun kendisini yenileme mekanizmalarının etkin şekilde çalışmasına izin vermelidir.

BAĞIRSAK ÜLSERİ İLAÇLARI

Bağırsak ülseri tedavisinde kullanılan başlıca ilaç grupları şunlardır :

  • Mide koruyucular
  • H2 reseptör antagonistleri
  • Etken saptanmış ise onu ortadan kaldırmaya yönelik antibiyotik ilaçlar

Mide koruyuculardan başlıcaları omeprazol ve pantopazoldür

H2 reseptör antagonistleri olarak bilinen ve histamin isimli maddenin salınımını azaltarak sindirim sisteminin en iç yapısı olan mukozayı koruyan ilaçların başlıcaları ise ranitidin ve simetidindir

Helikobakter pilori saptanması halinde ise hastaya ve eşlik eden sağlık durumuna göre en uygun antibiyotik kombinasyonu ile tedavi tamamlanmış olur. 

Bu ilaçların hepsi bağırsak ülserinde ciddi bir başarı oranı ile işe yaramakta ise de hekim tavsiyesi olmadan kullanılmamaları gerekmektedir. Her ilacın olduğu gibi bu ilaçların da yan etkileri ortaya çıkabilir. Bu nedenle hekim kontrolünde ve uygun doz ve sürede kullanılmalıdırlar. 

Bağırsak Ülseri Ameliyatı

Bağırsak ülserinde ameliyat ihtiyacı olması oldukça nadir karşılaşılan bir durumdur. Öyle ki tedavide son seçenektir ve aslında ülseri tedavi etmekten ziyade ülser nedeniyle hasarlanmış ve onarımı mümkün olmayan bağırsak bölümlerinin vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayan bir işlemdir.

Bu bağlamda eğer bağırsak ülseri nedeniyle ameliyat yapılacak ise ilgili bağırsak bölümü kendisine ait damar yapıları ve çevre doku ile beraber çıkarılır ve sindirim sisteminin kalan kısmı birbirine dikilir. Bu şekilde bütünlük korunur. 

Bebek ve Çocuklarda Bağırsak Ülseri

Bebek ve çocuklarda bağırsak ülseri gelişimi yetişkinlere nazaran daha seyrek görülen bir durumdur. Bağırsak ülseri oluşumunda uzun süreli hasar ve onarıcı sistemler ile yıkıcı ya da zararlı sistemlerin dengesinin yıkıcı olanlar lehine değişmesi söz konusudur.

Genelde bu durum yaş ilerledikçe ya da eşlik eden başka bir hastalık varlığında ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bebek ve çocuklarda görülen ve bağırsak ülseri düşündüren bulgular varlığında başka hastalıklar ilk etapta düşünülmelidir.

Bağırsak ülserlerinin küçük yaşlarda görülmesi mümkün ise de bu yaş grubunda yetişkinlere göre daha az ihtimal ile ortaya çıkarlar.

Bağırsak Ülseri için Hangi Doktora Gidilmelidir?

 Bağırsak ülseri şüphesi oluşturan kanlı dışkı, kansızlık hissi, sebat eden karın ağrısı gibi bulguların varlığında bir İç Hastalıkları (Dahiliye) doktoruna gidilmelidir. 

Bağırsak ülserinde ilk başvuru İç Hastalıkları bölümüne yapılmalıdır. Bağırsak ülseri ilk etapta İç Hastalıklarının konusu olmakla beraber eğer komplikasyon gelişmiş ise cerrahi müdahale gerekebilir. Bu durumda da Genel Cerrahi bölümü tarafından hasta devir alınır. 

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Bağırsak Ülseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bağırsak ülseri eğer tedavisiz bırakılır ise oluşabilecek komplikasyonlardan birisi kanserleşmedir. Kanser oluşumuna sebep olan mekanizmalardan birisinin kronik iritasyon ve tahriş olduğunu göz önüne aldığımızda tedavisiz ülserlerin kanserleşmesinin mümkün olduğunu söylemek ile beraber her bağırsak ülserinin kesin kansere dönüşeceğini söylemek de yanlış olur. Bu nedenle kanser ve diğer komplikasyonların oluşumunu önlemek amacıyla ülserlerin erken dönemde tedavi edilmesi iyi olacaktır.

Bağırsak ülserinde oluşumunda rol alan birçok mekanizma bulunur. Bunlar genelde uzun bir sürenin sonunda ortaya çıkmış durumlardır ve ülser tedavisi ile beraber bu sorunları da çözmeye yönelik bir tedavi adımı atılmaz ise ülserin tekrarlaması mümkündür. Bu nedenle tedavide hem ülser hem de eğer saptanabilirse ülsere yol açan faktörler tedavi edilmelidir.