Ablasyon Nedir?

Ablasyon, kalp ritim bozuklukları ve buna bağlı sorunların ortadan kaldırılmasında uygulanan bir tekniktir.

Ablasyon yöntemi, kalp ritim bozukluğu ve buna bağlı şikayetlerin ortadan kaldırılmasında tercih edilen bir tekniktir ve alternatif bir tedavi süreci yoktur. Anlamı ‘yok etmek’ olan ablasyon tedavisi ile hastadaki şikayetler tamamen ortadan kaldırılır. EPS ablasyon yöntemine göre fazladan bir tane daha kateter kullanılarak yapılmaktadır.

Hastanın sağlığı açısından riskleri olan ve ilaçla tedavi edilemeyen kişilere yapılan ablasyon ile hızlı ya da yavaş atan kalp ritminin ideal hızına getirilmesi sağlanır. Normal düzeyde ortalama 80 kez atması gereken kalbin 150-200 arasında (Taşikardi) ya da 40-50 arasında (Bradikardi) atması ciddi bir sorun oluşturur. Ablasyon tedavisi hastanın ömür boyu ilaç kullanmasını önleyerek sağlıklı haline geri dönmesini kolaylaştırır.

Ablasyon Ameliyatı Çeşitleri 

Ventriküler Taşikardi Ablasyonu

Ventriküler kalp ritim bozukluklarında kalp normalden daha erken sürede atarak dakikadaki atım sayısı maksimum seviyeye ulaşır. Bu durumda kişi çarpıntı, baş dönmesi, bayılma gibi sorunlar yaşayabilir. Aynı zamanda kalp hızlı arttıkça kan basıncı yükseldiğinde yüksek tansiyon problemleri ortaya çıkabilir. Kalp karıncıklarından kaynaklanan Ventiküler taşikardi tedavi edilmediğinde kalp krizi ya da felç gibi ciddi sorunlara yol açabilir.  Kalbin normal seviyede atımını sağlayan Ventiküler ablasyonu sayesinde kalp kan pompalar ve kan dolaşımı düzenlenir. İlaç tedavisinin yetersiz kalması halinde ek bir tedavi olarak da hastanın daha rahat etmesi amacıyla uygulanabilir.   Hasta ilaç kullanmaya ya da kalbinde pil takmaya devam ederken yaşadığı sorunların etkisini azaltmak için eş zamanlı olarak Ventriküler (erken kalp atımı) taşikardi ablasyonu tedavisinden de faydalanır.

AV Düğüm Ablasyonu ile Pil Takılması 

Daha ciddi rahatsızlıkları olan hastaların kalbine pil takılması işlemidir. Hastanın kalbine önce kateterle girilir ve Av düğüm adı verilen anormal uyaranlar yakılır. Böylece anormal ritme sebep olan uyaranların kulakçıklardan karın bölgesine geçmesi engellenmiş olur. Zor bir yöntemdir ve işlem sonrası hasta kalp pili ve kan sulandırıcı ilaç kullanmaya devam eder.

Pulmoner Ven İsolation Ablasyonu 

Kalbin üst kapakçığında elektrik titreşiminin azalmasına bağlı kalp ritim bozuklukları (Atrial Fibrilasyon) ile tekrarlayan uyarılmalara bağlı oluşan hızlı kalp atımı (Atrial Flutter) türü aritmiler için uygun bir tedavi yöntemidir. Kalbin her iki kulakçığında elektrik arızası oluştuğunda uygulanır. Ortalama 5 saat kadar süren bu tedavi tekniği geçici kalp ritim bozukluğu ataklarını iyileştirirken kalıcı atakların çözülmesi daha zordur. Pulmoner ven adı verilen akciğerden kalbe ulaşan damarın etrafı ısıtılarak yakılır. Kateterin (Cerrahi işlemlerde kanın ve sıvıların vücuttan tahliyesini sağlayan alet)  kalbin içine iğne yardımı ile sokularak yapılan bu işlem oldukça etkili sonuçlar verir.

Kalp büyümesi ya da kalp damar hastalığı olan kişilere yapılması risklidir. Pulmoner damarının daralması sonucu oluşan hipertansiyon (yüksek tansiyon) ya da beyne pıhtı atması halinde hasta, felç yaşama sorunu ile karşı karşıya kalabilir.

Supraventriküler Ablasyon

Diğer tekniklere göre başarı oranı yüksektir. Çoğu hastada %90 oranında iyileşme sağlanır. Ayrıca tedavi sonrası ilaç kullanımı tamamen kesilir. Ancak uygulamanın yapılabilmesi için doktorların detaylı incelemeleri sonucunda bu tekniği uygun bulunması ve hastanın teknik için uygun olması gereklidir.

Radyofrekans Ablasyonu (RF Ablasyon) Tedavisi

Aritmilerde kalbin elektrik üreten dokularında sorunlar oluşur. Doğru şekilde elektrik üretmeyen dokuların iyileştirilmesinde ısıtma, soğutma ve kimyasal olarak tahrip etme teknikleri kullanılır. Radyofrekans enerji yöntemi olarak bilinen ısıtma tekniği sorunlu dokuların işlev göremez hale getirilmesidir. 60-70 derecelik ısıların dokulara verilmesi ile uygulanan bu yöntem ile tam anlamı ile kür sağlanmaktadır. Dondurma ve soğutma yönteminde ise kalpteki elektrik sağlamayan dokular -60 ila -70 dereceye kadar soğutularak dokuların kalbe zarar vermesinin önüne geçilir.

Ablasyon Tedavisi Ne Zaman Uygulanır?

  • Yeniden uyarılma mekanizması ile gerçekleşen aritmi (Atrier Flutter)
  • Kalbin elektriksel aktivitesinin bozulması sonucunda atriyum denilen üst kalp kulakçıklarının normalden daha hızlı atması halinde (Atrier Fibrilasyon)
  • Kalbin alt bölümünde anormal düzeydeki elektrik titreşimleri nedeniyle kalbin hızlı atması durumunda (Ventriküler taşikardi)
  • Üst kalpte ortaya çıkan hızlı kalp atışı olduğunda (Supraventriküler taşikardi)
  • Stres, yoğun egzersiz, kafein, nikotin kullanımına bağlı görülen artan kalp atış hızı ve düzensizlikleri (Ventriküler prematüre) 

Aritmi Hastalarında Görülen Şikayetler

Sağlıklı bireylerde kalp ritim hızı 60-100 arasında olmalıdır. 60’dan az ve 100’den fazla atan kalp vücutta ciddi sorunlara yol açar. Hasta muayene edilerek ya da elektrokardiyografi çekimi sonrası aritmi tanısı konabilir. Aritmi hastalarında aşağıdaki şikayetler görülmektedir:

Ablasyon Tedavisinin Faydaları

  • Cerrahi işlem ile kalbin açılmasına gerek kalmadan dışarıdan müdahale ile tedavi edilir.
  • 2 gün içinde hasta normal hayatına geri döner.
  • Ablasyon tedavisi, kalıcı bir çözüm sağlayarak aritmi sorunundan tamamen kurtulmaya yardımcı olur.
  • Hasta ilaç tedavisinden kurtulur.
  • Ağrısız, acısız ve pratik bir yoldur.

Ablasyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Taşikardi tedavisinde ilaç, kateter ablasyonu (elektriksel tedaviler) ve cerrahi işlemlere başvurulur. İlaç tedavisinin yan etkilerinden şikayetçi olunması ya da yetersiz kalınması halinde hastanın durumuna göre ablasyon tedavisine geçilir. Elektrofizyologlar (aritmi uzmanları) tarafından kateter ablasyon tedavisi yapılır.

  • Uzman doktor elektrofizyolojik çalışma (EFÇ) yaparak sorunun kalbin hangi bölümünden kaynaklandığını tespit eder. 
  • Hastanın tedavi esnasında ve sonrasında mide bulantısı gibi sorunlar yaşamaması için tedaviden en az 8 saat öncesi hiçbir şey yememesi gereklidir. 
  • Laboratuvarda hastaya kasık bölgesine hafif dozda anestezi yapılarak rahatlaması sağlanır. 
  • Kasık bölgesindeki toplardamarlardan kateterin kalbe ulaştırılması sağlanır.
  • Bu esnada floroskobi (x ışınları) takip edilerek kateter izlenir. Kateterin kalbin sorunlu bölgesine ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilir. 
  • Kalp anjiyografisine benzeyen ablasyon tedavisi sırasında EKG kayıtları alınır. 
  • Kalp ritim bozukluğuna yol açan nokta bulunduktan sonra tedavi aşamasına geçilir.
  • Kateter ile birlikte ucunda elektrot bulunan bir metal parçası bu noktaya ulaştırılır. 
  • Elektrotlar ile enerji verilerek sorunlu hücreler yakılarak yok edilir. 
  • Bu esnada hasta göğüs bölgesinde yanma ve çarpıntı hissedebilir. Uygulama sonrasında bu sorunlar ortadan kaybolur. 
  • İşlem sonrası kateter giriş noktasında kanama olmaması için sarılır ve üzerine ağırlık konur.
  • Hastanın 1-2 gün yatarak istirahat etmesi gerekebilir. 

Ablasyon Tedavisinin Komplikasyonları

  • Kalp zarı iltihabı
  • Kalp kapakçığının ve damarların zedelenmesi
  • Kateter yapılan bölgede kanama
  • Kalp kasında delinme ile kalp kası arasında sıvı sızması
  • Deri altına kan sızması
  • Kalbin elektrik sisteminde blok oluşumu ve pil takımı mecburiyeti 
  • Pıhtı atması
  • Kalp krizi
  • Felç
  • Ölüm (%0,01 oranında)

Ablasyon Tedavisi Kimlere Yapılmaz?

Ablasyon yapılacak hastaya işlem öncesi ekokardiyografi yapılarak sorunlar tespit edilir. Kalp karıncığında ya da kulakçığında trombüs adı verilen pıhtıların olması halinde ablasyon uygulanmaz. Doğru bir şekilde detaylı yapılmayan tetkikler sonucunda yapılması halinde tedavi felç ya da ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle uzman bir doktor tarafından detaylı bir inceleme sonrasında ablasyon tedavisinin yapılması oldukça önemlidir.

Ablasyon Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Ablasyon yaptıranlar tedavi sonrasında hemen günlük hayatlarına geri dönebilmektedir. 
  • Çoğu hastalarda hiçbir ağrı ya da acı duyulmaz. 
  • Ablasyon sonrası bazı hastalarda ağrı, acı, morarma, kızarıklık, kanama, şişlik, çarpıntı gibi sorunlar olabilir. 
  • Sorunların ortalama 2 gün içerisinde tamamen ya da kısmen ortadan kaybolması gereklidir. Sorunlar şiddetli ve uzun süreli devam etmesi halinde kısa süre içerisinde sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.
  • Hastanın ilk günlerde ateş, kan basıncı ve kalp ritminin ölçümlerini takip ederek not alması önemlidir. Yaşanabilecek olası komplikasyonlara hızlı müdahale edilmesi önemlidir.
Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Ablasyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Ablasyon tedavisi, pek çok farklı sağlık kuruluşunda yapılabilmektedir. Ablasyon fiyatları ise uzman doktorun fiyat politikası, yaşanan problemin boyutu ve sayısına, kullanılan tedavi yöntemine, ablasyon öncesi ve sonrası yapılacak ek işlemlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ablasyon fiyatları hakkında net bilgilere ulaşabilmek için tercih edilen sağlık kuruluşunda tedavi planlamasının yapılması gereklidir.

Genel ya da lokal hiçbir anestezi kullanılmadan ablasyon yapılabilir ancak hastanın panik yapmaması ve daha sakin kalmasını sağlamak amacıyla uyutmadan önce hafif dozda sakinleştiriciler kullanılabilir. Hasta kaygılıysa ve bu durum işleme engel oluyorsa lokal anestezi uygulaması da tercih edilebilir. Bu tercih, gerekli incelemelerin ardından uzman doktor tarafından yapılmaktadır.

Kateter ablasyon tedavisi yapılmadan önce hastanın durumu çok daha risklidir. Tedavi sonrası risk oranı düşer ve iyileşme oranı artar. Çarpıntının şiddeti ve türüne göre %70-90 arasında başarı sağlanmaktadır.

Kanser hastalarında tümörlü dokunun alınmasına engel teşkil eden durumların ortaya çıkması halinde perkütan tümör ablasyon tedavisi uygulanır. Bu durumlar arasında kanserli hastanın yaşının ilerlemiş olması kalp damar hastalığının ya da böbrek hastalığı gibi ciddi sorunları da beraberinde yaşıyor olması yer alır.

Tiroid nodülleri ve guatr tedavisinde ablasyon tedavisi uygulanarak büyük ölçüde iyileşme sağlanır. Tiroid ultrasonu ile hipertiroid veya guatr teşhisi konulan hastalara uygulanan ablasyon lokal anestezi altında yapılır. Radyofrekans ablasyon tiroid sorununu kesin olarak ortadan kaldırmada etkilidir. İğne ve lazerin nodülü etkileyerek sorunlu noktanın tedavi edilmesi sağlanır. Tedavi sonrası nodülden kaynaklı yaşanan nefes alma ve yutma zorluğu gibi sorunlar ortadan kalkar. Şişlik oluşmaması ve iz bırakmaması, estetik açıdan avantaj sağlar.