Embolizasyon Nedir?

Embolizasyon, vücudun belirli bölgesindeki anormal kan akışını engellemek veya daha fazla kan damarının tıkanmasına yönelik yapılan anjiyografik bir işlemdir.

Embolizasyon, vücudun bir bölgesindeki anormal kan akışını engellemek için bir veya daha fazla kan damarının tıkanmasına yönelik yapılan anjiyografik bir işlemdir. Bu işlem sırasında kateter yoluyla, ilaç veya bazı sentetik malzemeler kan damarına yerleştirilir ve böylelikle kan akışı kesilir. 

Anormal bir kanamanın önlenmesi veya durdurulması işlemi olan embolizasyon tedavisi; bir tümöre kan sağlayan damarların kapatılması, arterler ve damarlar arasındaki anormal bağlantıların ortadan kaldırması veya anevrizmaları (kan damarı duvarında zayıflama) tedavi etmek için kullanılabilir. Ayrıca bu işlem kanamayı kontrol etmenin oldukça etkili bir yolu olmasının yanında, açık cerrahiden çok daha az cerrahi işlem gerektirir.

Embolizasyon Türleri

Bir kan damarını tıkamak için minik jelatin süngerler veya boncuklar gibi malzemeleri kullanan bir prosedür olan embolizasyon işlemi, kanamayı durdurmak veya kanın bir tümöre veya anormal doku alanına akışını engellemek için uygulanmaktadır. Bunun yanında bazı karaciğer kanseri, böbrek kanseri ve nöroendokrin tümör türlerini tedavi etmek için de farklı tekniklerle uygulanarak kullanılabilir. Günümüzde üç tip Embolizasyon türü bulunmaktadır; bunlar arteriyel embolizasyon, kemoembolizasyon ve radyoembolizasyondur.

Arteriyel embolizasyon

Bir tümöre veya anormal bir doku alanına kan akışının engellendiği embolizasyon işlemine arteriyel embolizasyon denir. Arteriyel embolizasyon sırasında, uyluğun iç kısmında küçük bir kesi yapılır. Bu kesi sayesinde tümör veya anormal doku yakınındaki bir artere bir kateter (ince, esnek tüp) yerleştirilir ve problemli alana yönlendirilir. Kateter yerleştirildikten sonra, küçük jelatin süngerlerden veya boncuklardan yapılmış küçük parçacıklar enjekte edilir. Bu parçalar arteri tıkar ve tümöre veya anormal doku alanına kan akışını durdurur. 

Arter embolizasyonu, bazı karaciğer kanseri, böbrek kanseri ve nöroendokrin tümör türlerini tedavi etmek için kullanılır. Ayrıca rahim fibroidlerini, anevrizmaları ve başka durumları tedavi etmek için de kullanılabilir. Bu işlem aynı zamanda TAE ve transarteriyel embolizasyon olarak da adlandırılır.

Kemoembolizasyon

Tümöre yakın kan damarlarına anti kanser ilaçları verildikten sonra bu tümöre kan akışının engellendiği embolizasyon tedavisine kemoembolizasyon denir. Bazen verilen bu anti kanser ilaçlarla birlikte, bu tümörü besleyen bir artere küçük boncuklarda (embolizasyon ajanları) da verilebilir. Bu boncuklar, ilaç verildikçe tümöre giden kan akışını engellerken, kanser hücresini öldürebilir. Ayrıca bu işlemle verilen ilacın çok az bir kısmı vücudun diğer bölgelerine ulaştığı için daha az yan etkiye neden olur. Özellikle karaciğer kanserini tedavi etmek için kullanılan bu yöntem, TACE ve transarteriyel kemoembolizasyon olarak da adlandırılır.

Radyoembolizasyon

Karaciğer kanserini veya karaciğere yayılan kanseri tedavi etmek için kullanılan, radyasyon tedavisi içeren embolizasyon işlemine radyoembolizasyon denir.  Bu işlem esnasında ince, esnek bir tüple, karaciğere kan taşıyan ana kan damarına radyoaktif madde itriyum Y 90'ı tutan küçük boncuklar enjekte edilir. Boncuklar tümörde ve tümörün yakınındaki kan damarlarında toplanır ve itriyum Y 90 radyasyon yayar. Yapılan işlem tümörün büyümesini sağlayan kan damarlarını yok eder ve kanser hücrelerini öldürür. Radyoembolizasyon, bir tür dahili radyasyon tedavisidir. Ayrıca intra-arteriyel brakiterapi olarak da adlandırılır.

Embolizasyon Tedavisinin Yaygın Kullanım Alanları

Anormal kan akışını engellemenin en etkili yollarından biri olan embolizasyon vücudun pek çok alanında kullanılabilir. Başlıca kullandığı alanlar şu şekilde sıralanabilir;

Miyom Embolizasyonu (UAE)

Miyomlar, rahimdeki düz kasların anormal çoğalmasıdır. Çoğunlukla belirtileri olmayan bu anormallikler, büyüdüklerinde kısırlık, düşük, aşırı adet kanaması, idrar kesesi fonksiyonlarını engelleme veya kabızlık gibi birçok probleme sebep olabilirler. Semptomatik miyomlar geleneksel olarak histerektomi (rahmin alınması) veya miyomektomi (miyomların alınması) ile tedavi edilmektedirler ancak son yıllarda yapılan miyom embolizasyonu işlemi semptomatik miyomların cerrahi tedavisine başarılı bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.

Bu işlem sırasında, miyomu besleyen arter damarı bazı sentetik maddeler kullanılarak bloke edilmekte ve kan akışı engellenmektedir. Bu işlemin aynı zamanda uterin arter embolizasyonu ya da rahim fibroid embolizasyonu da bilinmektedir. Yapılan birkaç çalışmada miyom embolizasyonu yaptıranların memnuniyetinin histerektomi veya miyomektomi cerrahisi ile karşılaştırılabilir başarıda olduğu belirlenmiştir.

Varikosel Embolizasyonu (RIA)

Varikosel, erkeğin skrotumunda (testislerin bulunduğu kese) ağrı, şişlik veya kısırlığa neden olan, anormal kan akışı sebebiyle genişleyen bir damardır. Varikosel embolizasyonu, varikosele olan kan akışını kesmek bu kan damarına kateter yerleştirilme işlemidir. Görüntüleme eşliğinde yerleştirilen bu kateterden damara küçük sarmallar veya sıvı madde verilerek kan akışı engellenmiş olunur. Geleneksel cerrahiye göre daha az cerrahi işlem gerektiren bu teknikte, ağrı ve şişlik az olurken ayrıca sperm kalitesini artırabilir.

Prostat Arter Embolizasyonu(PAE)

Prostat arter embolizasyonu, genişlemiş ve sorunlu prostat bezini besleyen arterleri bloke ederek ve küçülterek tedavi etmenin bir yoludur. Cerrahi bir işlem gerektirmezken, TURP (trans üretral prostat rezeksiyonu) ameliyatına bir alternatiftir. Bu işlem sırasında prostata giden kanın tamamını bloke etmek imkansız olduğu için anormal kan akışı sağlayan damar tamamen tıkanmaz ancak tıkanan kısımlardaki ölen dokular prostatın daha yumuşak olmasına ve idrarın tıkanmasına neden olan basıncın bir kısmını hafifletmesine neden olur. 

Endovasküler Embolizasyon(EE)

Endovasküler embolizasyon vücuttaki herhangi bir bölgedeki anevrizmaya olan kan akışını durdurmak için sarmal kullanılan bir işlemdir. Anevrizma, bir arter duvarında zayıflayan bir bölge olarak tanımlanmaktadır. Şayet bu anevrizma patlarsa, ölümcül olabilecek beyin hasarı ve kanamaya sebep olabilirken, kan akımının durdurulması sağlanarak damarın yırtılması önlenmiş olunur. Eğer bu işlem beyin anevrizması için uygulanıyorsa coil embolizasyon olarak tanımlanmaktadır.

Embolizasyon Hangi Durumlarda Yapılır?

Embolizasyon tedavisi uygulamanın farklı nedenleri olabilir. Ameliyatın düşünülmediği durumlarda hastayı kanamadan veya diğer semptomlardan koruyarak şikayetleri hafifletebilir. Bunun yanında embolizasyon, birçok beyin anevrizması ve dural arteriyovenöz fistül (artr ve venlerde lezyon) vakasında olduğu gibi iyileştirici olabilir. Ayrıca radyasyon tedavisinin faydalarını artırmak için bu işlem kullanılabilir, çünkü embolize edilmiş bir lezyon sınırlı kan akışı ile besleneceğinden dolayı radyasyonun etkilerine karşı daha savunmasız kalır. Embolizasyon bazen, serebral arteriyovenöz malformasyonlarda (beyin toplardamarı ve atardamarı arasındaki anormal bağlantı) olduğu gibi cerrahiye de yardımcı olabilir. Bunlar yanında embolizasyon yapılarak tedavi edilebilecek yaygın sağlık sorunları şunları içerir:

  • Travmatik bir yaralanmadan kaynaklanan kanamanın durdurulmasında
  • Ülser veya divertiküler hastalık gibi gastrointestinal sistem lezyonlarından kanamasının durdurulmasında
  • Vasküler malformasyonlardan (kol ve bacaklarda damar yumağı) kaynaklanan kanamanın durdurulmasında
  • Tümör kanamasının durdurulmasında
  • Uzun adet dönemleri veya rahim fibroid tümörlerinden kaynaklanan ağır adet kanaması  
  • Özellikle tümörün çıkarılması zor veya imkânsız olduğu durumlarda, tümöre kan sağlayan damarları kapatılarak kemoterapinin uygulanmasında 
  • Ameliyata alternatif olarak anevrizmayı besleyen bir arteri bloke ederek veya anevrizmal kesenin kendisini kapatarak anevrizmaların (zayıf bir arter duvarında oluşan bir şişkinlik veya kese) tedavi edilmesinde
  • Skrotumdaki varikosellerin (genişlemiş damarlar) tedavi edilmesinde
  • Ağrıyı, şişmeyi ve pıhtı oluşumunu azaltmak için doğuştan venöz malformasyonların (normal düz bir damara dönüşmeyen bir damar yumağı) boyutunun küçültülmesinde

Embolizasyon tedavisi tek başına yapılabilirken, cerrahi veya radyasyon gibi farklı prosedürlerle aynı anda uygulanabilir.

Embolizasyon Nasıl Yapılır?

Embolizasyon tedavisi vücudun herhangi bir bölümünde anormal olan kan akışının durdurulmasında etkili bir tedavi şeklidir. Bu işlem sağladığı faydalar ve birçok alanda uygulanabilir olmasıyla uygulanması çok tercih edilen tedaviler arasındadır. Her tıbbi işlem gibi embolizasyon yaptıranların da işlem öncesi bir hazırlık aşaması bulunmaktadır. Bu hazırlık aşaması şu şekilde sıralanabilir;

İşlem Öncesi

Embolizasyon tedavisinde hangi damarda ve hangi teknikle işlem yapılacağına göre anestezi şekli ve hazırlıklar değişebilir. Genel itibari ile yapılması gereken hazırlıklar şu şekilde sıralanabilir;

  • Gerekli olan görüntüleme, kan, idrar ve fonksiyon testleri tamamlanmış olmalıdır.
  • Embolizasyon türüne ve nereye uygulanacağına bağlı olarak genel anestezi yapılacaksa işlemden önceki gece yarısından sonra, lokal anestezi ile yapılacaksa 2 saat öncesi bir şey yenilip içilmemelidir.
  • Kan sulandırıcı, takviye ve ilaçlara ara verilmelidir, insülin alınıyorsa dozu konusunda uzmanla görüşülmelidir.
  • Sigara ve alkol alımı en az 48 saat önce sonlandırılmalıdır.
  • Enfeksiyon riski için duruma göre antibiyotik alınmalıdır.
  • Hamile veya hamilelik şüphesi varsa belirlenmelidir.
  • Kontrast madde alerjisi, kanama öyküsü ve hastalık öyküsü olup olmadığı belirtilmelidir.
  • Piercing, takı ve diş implantı gibi metal aksesuarlar çıkarılmalıdır.
  • Kesi yapılacak alanda kıl varsa tıraş edilmeli ve alan sterilize edilmelidir.
  • Genel anestezi altında yapılması gereken bir işlemse, lavman yapılarak bağırsaklar boşaltılmalı ve solunum desteği yapılmalıdır.
  • Gerektiğinde damar yolu açılmalıdır.
  • Tüm bu hazırlıklar yapıldıktan sonra hastanın nabız, ateş gibi yaşamsal değerleri kontrol edilerek, belirlenen şekilde genel veya lokal anestezi yapılmalıdır.

İşlem Sırasında

Embolizasyon işlemi esnasında damara kontrast maddenin salınacağı bir kateter yerleştirileceği için ağrının önlenmesinde genel veya lokal anestezi faydalı olacaktır. İşlem basamakları her ne kadar hangi damarda işlem yapılacağına, tekniğine ve türüne göre değişse de genel olarak şu şekilde ilerlemektedir;

  • Hastanın ameliyat masasına yatış pozisyonu hangi alanda işlem yapacağına göre değişmektedir.
  • Öncelikle kontrast maddenin vücutta gezinmesini sağlayacak için bir kateter yerleştirilmek üzere küçük bir kesi yapılır.
  • Kesi alanında artere kateter yerleştirilir ve kontrast madde enjekte edilir. 
  • Kateterin hareketi bir monitörde görüntülenir.
  • Kateter yoluyla tıkanması gereken damara bir materyal (embolizasyon için kullanılacak malzemelerden balon, sarmal, tıkaç, tel vb.) veya ilaç gönderilir.
  • Prosedür, bloke edilmesi gereken her kan damarında tekrarlanır.
  • Kateter daha sonra çıkarılır. Kanamayı durdurmak için yaklaşık 15 dakika boyunca yerleştirme bölgesine sıkı bir baskı uygulanır.

Embolizasyon işlem süresi; işlem yapılacak damarın durumuna, sayısına, tekniğine ve durumun karmaşıklığına göre 30 dakika ile 3 saat arasında değişebilir. Yine aynı faktörlere ve işlemin hangi anestezi tarzı ile yapıldığına göre 1-2 gün arasında hastanede yatılması gerekebilir.

Embolizasyon Yan Etkileri

Embolizasyon tedavisi sonrası bazı yan etkiler gelişebilirken, bunlar genellikle geçicidir. Bu yan etkiler şu şekilde sıralanabilir;

  • Anesteziye ters reaksiyon
  • İşlem yapılan alanda akıntı, şişlik ve kızarıklık
  • Kanama
  • Kusma ve mide bulantısı
  • Nefes almada zorluk
  • Acı ve ağrı oluşması
  • Kateterin takıldığı yerde yanma hissi

Embolizasyon Riskler ve Komplikasyonlar

Embolizasyon sonrası riskler ve komplikasyonlar büyük çoğunlukla hangi damarda işlem yapıldığına bağlı olarak değişebilmektedir. Ayrıca hastanın genel sağlık koşulları ve yaşı da önemlidir. Genel itibari ile riskler şu şekilde sıralanabilir;

  • Kontrast madde alerjisi
  • Kan pıhtısı atması
  • Şiddetli ağrı ve acı
  • Arterde hasar
  • Kramp
  • İnme ve felç
  • Kateter yerleştirme yeri çevresinde enfeksiyon veya morarma
  • Alerjik reaksiyon veya böbrek hasarı dahil olmak üzere kontrast maddeden kaynaklanan sorunlar
  • Kan damarında hasar, delinme, morarma, kanama veya enfeksiyon
  • Embolik ajanın yanlış yere yerleşip normal dokuyu oksijen kaynağından mahrum bırakmasıyla organın kangren olması
  • Özellikle diyabetli veya önceden var olan diğer böbrek hastalığı olan hastalarda, kontrast maddeye bağlı olarak böbrek hasarı riski
  • Ayrıca nadirde olsa her ameliyat ölüm riski içermektedir.

Bu riskler yanında her damarda yapılan işlem kendine has komplikasyonlar geliştirebilir. Mesela uterin arter embolizasyonu veya miyom embolizasyonu olarak bilinen işlem sonrası kramp, kısırlık ve adet döngüsünün kesilmesi gibi riskler oluşabilir.

Embolizasyon İyileşme ve Bakım

Embolizasyon tedavisi sonrası tam iyileşme süresi 4 saatten 1 aya kadar değişebilirken, bazı durumlarda bu süre 6 ay kadar uzayabilir ancak genellikle 10 gün içinde rutin hayata dönülebilir. Hangi damarda embolizasyon yapıldığına göre iyileşme ve bakım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler değişiklik gösterse de genel olarak hassasiyet gösterilmesi gerekenler şunlardır;

  • İşlemden sonra anestezinin durumuna göre bir gün hastanede kalınması gerekirken, anestezi etkisi geçtikten sonra yavaş hareketlerle ayağa kalkılabilir.
  • En az bir hafta-10 gün alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
  • Ağır kaldırma, cinsel ilişki ve yoğun egzersizler gibi yorucu aktivitelerden bir hafta -10 gün kaçınılmalıdır.
  • Bol sıvı tüketilmelidir.
  • Önerilen hareket ve yürüyüş egzersizleri yapılmalıdır
  • Enfeksiyon riskine karşı antibiyotik tavsiye ediliyorsa alınmalıdır.
  • Sağlıklı yaşam koşulları geliştirilerek ideal kilo korunmalıdır.
  • İşlem yapılan damar bölgesinde hafif ağrı ve sancı olabilir, bunlar genellikle ağrı kesicilerle yönetilebilir ancak şiddetlenmesi durumunda uzmana başvurulmalıdır.
  • İşlemden birkaç gün sonraya kadar araç kullanılmamalıdır.
  • İşlemden bir hafta sonra kontrol muayenesi gerekebilir. Bu muayene sırasında gereken kan, idrar ve görüntüleme testleri aksatılmadan yaptırılmalıdır.
  • İşlem yapılan damarın durumuna göre kanama olabilir. Aşırı kanama durumunda uzmana başvurulmalıdır. (Mesela miyom embolizasyonu sonrası ilk iki adet sancılı olabilirken, ara dönemlerde lekelenme tabir edilen kanamalar olabilir.)

Teknik olarak başarılı bir embolizasyon işleminde, normal dokuya zarar vermeyi önlemek için kateterin hassas bir konuma yerleştirilmesi kritik bir öneme sahiptir. Bu, kateter ucunun ve embolizasyon ajanlarının yalnızca anormal bölgeye kan akışışı sağlayan kan damarlarında birikecek şekilde yerleştirildiği anlamına gelir. Vakaların küçük bir yüzdesinde, kateter uygun şekilde konumlandırılamadığından prosedürün teknik olarak yapılması mümkün olmayabilir.

Sonuç itibariyle embolizasyon işlemi çok küçük bir kesi alanı ile yapılmaktadır ve iyileşme süreci genellikle kısadır. Sadece iyileşme sürecinde ağır kaldırmamak gibi dikkat edilmesi gerekenlere hassasiyet göstermek kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte embolizasyon yapan hastaneler işlem sonrası iyileşme ve bakım ile ilgili hastalara tam bilgilendirmekte yapmaktadırlar.  

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Embolizasyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Miyom embolizasyonu hangi hastanelerde yapılıyor?

Miyom embolizasyonu, bu işlemi yapılması için gerekli olan teçhizat ve kadroya sahip özel ve devlet hastaneleri tarafından yapılabilmektedir. Bu işlem anjiyografik bir işlem olduğu için diğer anjio prosedürlerine benzer bir ekipman gerektirmektedir ve bu durumda çoğu hastanede bu işlemin yapılmasına imkan vermektedir.

Dr. Deniz Gölgeli

Varikosel embolizasyonu fiyatı nedir?

Varikosel embolizasyon fiyatları işlem yapılacak sağlık kuruluşunun ve uzmanın fiyat politikasına göre farklılıklar göstermektedir. Bunun yanında ek bir işlem yapılması gerekip gerekmediği ve hastanede yatış süresi bu fiyatlandırmayı etkileyen faktörler arasındadır.

Dr. Deniz Gölgeli

Miyom embolizasyonu yan etki ve riskleri nelerdir?

Miyom embolizasyonu her ne kadar kolay bir işlem olarak tanımlansa da bazı yan etki ve riskler içermesi doğaldır. Bu yan etki ve riskler arasında anormal kanama (kanama), rahim yaralanması, kasıktaki rahim veya delinme bölgesinin enfeksiyonu, kasıktaki delinme bölgesinde cilt altından kanama, işlem yapılan atardamar yaralanması, kan pıhtıları, kısırlık bulunmaktadır.

Dr. Deniz Gölgeli

Prostat arter embolizasyonu etkileri ne kadar sürer?

Başarılı geçen bir prostat arter embolizasyon etkileri çok uzun vadeli değildir. Ancak bu etkiler en az 3-4 yıl sürebilmektedir. Etkilerinin daha uzun süre kalıcı olması için gerekenlerle ilgili araştırmalar halen sürdürülmektedir.

Dr. Deniz Gölgeli

Varikosel embolizasyonu başarı oranı nedir?

Varikosel embolizasyonu yaptıranlar arasında, bu işlem başarısı % 90 civarıdır. Sonuçlarına bakıldığında etkileri uzun vadeli olarak gösterilmektedir. Ameliyat başarı ile sonuçlandığında ilerleyen süreçte daha sağlıklı bir dönem yaşanmaktadır.

Dr. Deniz Gölgeli

Uterin arter embolizasyonu ne kadar etkilidir?

Uterin arter embolizasyonu geçiren hastalardan 10 kişiden 9’u önemli bir iyileşme yaşadıklarını bildirmişlerdir. Bu kişilerin çoğunluğu yaşadıkları semptom ve belirtilerin tamamen kaybolduklarını belirtmektedirler. Ameliyatın başarı oranı bu durumda etkilidir.

Dr. Deniz Gölgeli