Terapötik

Kelime anlamı ile iyileştirici,tedavi edici anlamına gelir. Terapötik ilişki özellikle psikolojik olarak danışmanlık veren psikiyatrist, psikolog, terapist ile psikolojik danışmanlık almaya gelen kişi arasında kurulmaya çalışılır.

Terapötik Nedir?

Kelime anlamı ile iyileştirici,tedavi edici anlamına gelir. Terapötik ilişki özellikle psikolojik olarak danışmanlık veren psikiyatrist, psikolog, terapist ile psikolojik danışmanlık almaya gelen kişi arasında kurulmaya çalışılır. Güven ve uyumun göz önünde olduğu bu ilişkide danışanın kendisini rahat hissetmesi, özel konuları rahat bir şekilde ifade edebilmesi, konuşmalar sırasında terapistine güvenmesi temelleri üzerine kurulur. Danışman ve terapist arasındaki ilişkinin iş birliği içerisinde ve sürdürülebilir olmasını sağlar. Bu ilişkinin kurulmasında terapist, psikolojik danışmada terapötik beceriler ve koşullardan faydalanır.

Terapötik Beceriler 

Terapötik beceriler 12 alt başlıkta incelenmektedir. Danışmanların bu becerileri karşılaması, danışma oturumunun sağlıklı geçmesi açısından önemlidir. Alt başlıklar aşağıdaki şekildedir:

  • Yapılama

İlk görüşme sırasında profesyonel bireyin danışana seansın nasıl ilerleyeceği anlatmasıdır. Seansla ilgili kurallar izah edilerek danışan için genel bir çerçeve çizilir.  Danışman bu sayede süreç hakkında danışana fikir vermiş olur ve danışanın görüşmeye daha iyi ayak uydurmasına yardımcı olur.

  • Yakından İlgilenme

Psikolojik danışmaya gelen kişiyi rahat ve güvende hissettirmektir. Danışman bu beceriyle karşısındaki kişiye saygı duyduğunu hissettirir veya sözleri ile belirtir. Güven ortamı oluşturulması için önemlidir ve bu ortam her görüşme için sağlanmaya çalışılmalıdır.

  • Konuşmaya Açık Davet

Danışanın kendisini daha iyi ifade edebilmesi için psikolojik danışma veren kişinin sorular sormasıdır.  Sorular iki şekilde olabilir: açık uçlu, kapalı uçlu. Kişiye daha fazla anlatım fırsatı vermesi nedeniyle sıklıkla açık uçlu sorular sorulur. Bu sayede danışan kendisini daha rahat ve daha fazla ifade edebilir. Ancak her zaman açık uçlu soru tercih edilmez. Uygun yerde, uygun şekilde sorular sorarak danışan için konuşma ortamı sağlanmalıdır

  • Asgari Düzeyde Teşvik 

Psikolojik danışma veren kişinin mümkün olduğu kadar az kelime ve hareketle karşısındaki kişiyi ilgiyle dinlediğini ve konuşmaya devam etmesini tasdiklediği bir beceridir. Konuşmanın devam etmesi hedeflenir. Danışman burada hastayı durdurmaz ya da konuşmasını bölmez. Tam tersi bir şekilde ilgilisini “evet, hmmm, örnek verir misiniz?” gibi ifadelerle belirtir ve konuşmanın devamlılığını sağlar.

  • Duyguların Yansıtılması

Danışman görüşme sırasında anlatılanları toparlayarak kişinin hangi duygular içerisinde olduğunu ve bunların nedenini danışana aktarır. Bu becerinin 2 olumlu yanı vardır. Birincisi;danışman karşısındaki kişinin hissettiği duyguyu ona söyler bu sayede danışmanın kişiyi doğru anlayıp anlamadığı anlaşılır. İkincisi ise kişi bazen davranışlarının altında yatan duyguyu fark edemeyebilir bu beceri farkındalığı arttırır.

  • İçeriğin Yansıtılması (yeniden ifade)

Duyguların yansıtılması becerisine çok benzer. En büyük fark bu sefer yansıtılan duygu değil konuşmanın içeriğidir. Danışman anlatılanları birleştirir ve konuşmanın altında yatan asıl düşünceyi karşındaki kişiye izah eder.  Danışmanın kişiyi ne kadar doğru anlayıp anlamadığı da bu sayede anlaşılır.

  • Kişiselleştirme

Danışman karşısındaki bireyin anlattıklarını değerlendirir. Konuşmanın içeriğini, kişinin amacını veya bir sorunu danışan için kişiselleştirir. Duygu ve düşüncelerinin nedenini, danışanın anlattıklarına dayanarak ifade etmeye çalışır. Örneğin “Hayal kırıklığına uğramışsınız çünkü arkadaşınıza çok fazla güvenmişsiniz.” Danışman burada açıklayıcı ifadelerle ekleme yapar.

  • Özetleme

Seansın sonunda veya başında psikolojik danışmanın konuşulanları, üzerinde durulan konuları genel bir tekrar etmesidir. Sadece danışman değil, seansa gelen kişiden talep edilerek özetleme becerisi kullanılabilir. Danışman sorular sorarak danışandan özet geçmesini isteyebilir.

  • Paylaştırma

Bu beceri daha çok grup terapilerinde kullanılır. Terapiye gelen danışanlar arasında duygu, düşünce bakımından benzerlikleri danışman ortaya serer. Bu sayede grup terapisine gelen kişilerin yalnızlık hissetmesi engellenir. Danışman, bu benzerlikleri ortaya çıkarmak için anlatılanları birleştirip grupla paylaşır veya benzer hikayesi olan olup olmadığını gruba direkt sorabilir.

  • Bağlama 

Bağlama becerisi için danışmanın süreç içerisinde anlatılanları iyi dinleyip analiz etmesi gerekir. Danışanın farklı durumlar için de benzer tepkileri verdiğini, olaylar arasında bağlantı kurarak karşısındaki bireye izah etmesidir. Bu sayede danışana farkındalık oluşturulur.

  • Sessizlik

Konuşma sırasında psikolojik danışman bilerek susar. Sessizlik ortamı danışanın düşünmesi için oluşturulan bir fırsattır.  Kişinin duygu ve düşüncelerini daha iyi analiz etmesine olanak sağlanmış olur. Sessizlik sürecini bitiren kişi ise danışan olmalıdır.

  • Müdahale Etme

Bireysel veya grup terapileri sırasında seyrin akışının değişmesi, konu dışına çıkılmasını engellemek için danışmanın müdahalede bulunmasıdır. Önemli olan konuların üzerinde daha fazla durarak terapiden maksimum verim alınmaya çalışılır.

Terapötik Koşullar

Görüşme sırasında kurulan terapötik ilişkide bazı koşulların sağlanması gerekir. Bu koşullara ‘terapötik koşullar’ denir.

  • Empati: Psikolojik danışmanın görüşme boyunca karşısındakini duygu ve düşünce bakımından anladığını danışana anlatma yetisidir. 
  • Saygı 
  • Saydamlık: Danışmanın görüşmede dürüst ve içten olmasıdır.
  • Somutluk: Danışanın konuşmada genelleme yapmasının yerine daha belirgin konular hakkında konuşmasını sağlamaktır. Genellemeden özgünlüğe geçilir. 
  • İlişkinin şimdi ve buradalığı: Terapötik ilişkide geçmişteki anının görüşme sırasındaki ana taşınmasıdır.
  • Kendini açma: Uzman danışmanın, seans sırasında ihtiyaç görmesi halinde kendi hayatından benzerlikleri danışana anlatmasıdırBurada danışanın iyiliği gözetilir.
  • Yüzleştirme: Danışma süresi boyunca psikolojik danışmanın keşfettiklerini ilişkilendirerek danışana saygı çerçevesinde aktarmasıdır.Böylece yüzleştirme   gerçekleştirilmiş olur.

Terapötik İletişim Nedir?

Terapötik kelimesi “tedavi edici” anlamına gelmektedir. Terapötik iletişim ise profesyonel kişilerin karşıdaki kişiyle sözlü veya sözsüz kurulabilecek olan tüm iletişim yolları ile kişinin kendisini zihinsel, fiziksel ve duygusal olarak daha güçlü hissetmesi, kendisini ifade etmesini destekleme gibi amaçları içermesidir. Bu terapötik teknikler sayesinde daha iyi bir iletişim kurulur.

Terapötik İletişim Teknikleri

Terapötik iletişimi sağlamak için kullanılan yöntemler aşağıdaki gibidir:

  •  Sessizliği kullanma:

Hemşire veya psikolog, bazı durumlarda sessizliği kullanarak karşısındaki kişinin düşünmesi için fırsat tanır. Sessizlik süreci hastanın bazı şeyleri fark etmesine, duygu ve düşüncelerini daha iyi analiz edip kendini daha iyi ifade etmesine olanak sağlayabilir. Bu nedenle yeniden konuşmayı başlatan hemşire veya psikolojik danışman değil, hasta olmalıdır.

  •  Kendini tanıtma:

Hasta için hastanede olmak oldukça zorlu bir süreç olabilir. Kendisini bu süreç içerisinde yalnız da hissedebilir. Hasta ile ilgilenen hemşirenin kendisini tanıtması hem hasta ile aralarındaki iletişimi güçlendirirken hem de yalnızlık hissinin azalmasına katkıda bulunacaktır.

  •  Aktif dinleme: 

Profesyonelin hastayı etkin bir şekilde dinlemesi ve dinlediğini hastaların söyleyeceklerine dikkat vererek, onaylayarak, konuşmasına devam etmesi için telkinler vererek veya sözel olmayan baş sallama gibi hareketlerle belli etmesidir.

  • Açıklığa kavuşturma

Hemşirenin veya profesyonel kişinin, hastanın karışık veya belirsiz cümleler kullanmasının üzerine daha açık olması için anlamadığını, daha fazla anlaşılır anlatıp anlatamayacağını sormasıdır.

  • Soru sorma

İletişim sırasında soru sormak, aslında karşıdan bilgi almanın akıllıca yollarından birisidir. Özellikle açık uçlu sorular sorarak kişiyi yönlendirilmeden daha fazla bilgiye erişilebilir. Örneğin: “Bugün nasılsınız? “Açık uçlu bir soru iken “Bugün iyi misiniz?” Kapalı uçlu bir sorudur. Sorulan açık uçlu soru ile hastanın daha fazla ayrıntıya girmesine izin verildiği gibi daha doğru sonuçlar da elde edilir. Ancak her zaman açık uçlu soru sormak doğru değildir. Gerekli olan yerlerde ise kapalı uçlu soru sormaya özen gösterilmelidir. Doğru şekilde soru sormak iletişimi güçlendireceği gibi ve hastanın daha anlaşılır olmasını sağlayacaktır.

  • Konuya odaklanma

Konuşma sırasında hastanın bahsettiği önemli konu üzerine odaklanmadır. Hemşire hem kendi ilgisini hem de hastanın ilgisini bir konu üzerinde tutmaya çalışır. Bu konu üzerine sorular sorabilir, konuşmayı tekrardan aynı konu üzerine getirilmesi için hastayı yönlendirebilir.

  • Varlığını sunma 

Danışmanın veya hemşirenin karşısındaki kişi için hazır bulunduğunu göstermesidir. Kişiyi dikkate aldığını, onu düşünerek hareket ettiğini kişiye sözlü veya sözlü olmayan yollarla ifade etmesidir.

  • Gerçeğe getirme

Profesyonelin, yanılgı içindeki hastaya gerçeği fark ettirme çabasıdır. İkna çabası olmadan hastayı sadece gerçeğe çekmek amaçlanmaktadır ve bu süreç içerisinde hemşire akla uygun, izah edilebilir şekilde durumu açıklamalıdır.

  • Özetleme

Hastanın anlattıklarını, profesyonelin toparlayarak ve önemli kısımlarına değinerek konuşulanları hastaya geri özetlemesidir.  Özetleme profesyonelin etkin bir şekilde dinlediğini gösterdiği gibi eksik veya yanlış anlaşılma durumları için hastaya fırsat verir.

  • Plan yapmaya cesaretlendirmesi

Hastanın karşılaştığı veya karşılaşacağı sorunlar için çözüm bulma konusunda hemşirenin veya psikolojik danışmanın hastaya yardım etmesidir. Süreç sırasında ne yapacağına dair sorular sorarak hastayı plan konusunda düşünmeye sevk eder.

  • Karar vermeye cesaretlendirme 

Profesyonelin, hastanın karar vermesi gereken bir durumda hastaya sorular yönelterek veya konuşarak karar verme sürecinde hastaya yardımcı olmasıdır.

Terapötik Rekreasyon Nedir?

Rekreasyon terapisti olarak eğitim almış uzmanların; engelli veya hastalığı olan kişileri oyun, el sanatları, spor, resim, tiyatro, müzik gibi aktiviteler ile kişinin hayat kalitesini arttırmayı, engellilik ve hastalık durumunun yüklediği stresi azaltmayı, etkenlerini ortadan kaldırmayı, kişinin hayat kalitesini arttırmayı amacıyla yaptığı terapilerdir. Uzmanlar hastaya bütüncül yaklaşır. Her anlamda iyilik hali için birçok aktiviteyi barındıran terapiler düzenleyebilirler.

Terapötik Kartlar 

Genel bir kavram olarak kullanılmakla birlikte Personita kartları, içerisinde en çok tercih edilenlerden biridir. Kartlar çocuk danışma, yetişkin danışma, bireysel danışma, aile danışmanları gibi farklı yerlerde kullanılabilir.

Kartların amacı bilinçaltının dışa vurumunu sağlamaktır.  Kişiye gösterilen kart ile bilinç altında olan olayların duygusal olarak tetiklenmesi sağlanabilir. Terapötik kartların kullanımı ile ilgili eğitim alan kişiler tarafından bilinçaltının dışa vurumu yorumlanabilir, seanslar sırasında yol gösterici olabilir.

Terapötik Oyun 

Her yaş grubundaki çocuklar için oyun önemli bir faaliyettir. Çocuklar oyun oynayarak zihinsel, bedensel ve sosyal anlamda gelişirler, öğrenirler. Oyun, çocuğu hem sakinleştirip mutlu eden bir faaliyet hem de eğitim aracı olmaktadır. Bu nedenle hastaneye yatan çocukların yaşayabileceği veya yaşadığı travmaları, korkuları azaltmak, hastaneye uyum sürecini kolaylaştırmak, hemşire, doktor gibi tedavisi ile ilgilenen kişiler arasında iletişim kurmasını sağlamak için oynanan oyunlardır.

Çocuğun sakinleşmesi ve rahatlaması için muayene sırasında veya tedavisi yapılırken çevresindeki eşyalarla oynamasına izin verilebilir. Eldiven, maske, stetoskop, pamuk gibi eşyalara dokunabilir. Hastanede yatan bir çocuk ise resim yapması istenebilir. Yaptığı resmi açıklaması beklenebilir. Anlattıkları ile yaşadığı bir travma olup olmadığı anlaşılabilir. Bu süreç içerisinde çocuğun duygu ve düşünceleri anlaşılmaya ve yorumlanmaya çalışılır. Soru sorma, cümle tamamlama gibi oyunlar da oynanabilir. Tüm bu süreçler içerisinde terapötik oyunlarla, çocuğun hastaneye gelmek veya hastanede kalmakla ilgili yaşadığı stresi azaltmak hedeflenir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Terapötik ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Hinduizm ve Budizm anlayışlarına göre bireyler, kişinin enerjisinden kaynaklanan ve kişiyi çepeçevre sardığı kabul edilen auralara sahiptir. Aura, kişinin enerji temeli üzerine kuruludur ve çakra adı verilen enerji toplanma noktaları bulunmaktadır. Vücutta 7 ana çakra bulunur. Her birisi vücutta kendi konumundadır ve vücutta organlarımızı kontrol eden sistemle ilişkisi olduğu düşünülür.   Kişinin duygu ve düşüncelerinden etkilendiği kabul edilir. Kişideki bu enerji akışındaki aksaklıkların ve tıkanıklıkların ise hastalıkların nedeni olabileceği düşünülmektedir.

Terapötik masaj, vücudun yumuşak doku ve kas unsurlarının iyileştirici yaklaşımlarla mekanik olarak uyarılmasıdır. Bu sayede fonksiyonların artma, kaslarda gevşeme, masajın etkisi ile kan ve lenf dolaşımında artma olabilir. Fizyolojik ve psikolojik etkiler oluşturmasının yanında vücudun gevşemesini, kişinin sakinleşmesini ve ağrı şikayetlerinin azalmasını sağlayabilir. Terapötik mesajlar tedavinin bir parçası olabilir. Masaj yapılan bölgede artan kan dolaşımı ve ısınmanın etkisiyle yumuşak dokuda iyileşme hızlanabilir. Düzenli yapılan seanslarla bölgesel ağrının azalması gözlemlenebilir. Kişiyi beden, zihin ve ruh yönünden daha dengeli bir hale getirebilir. Terapötik masajın birçok çeşidi bulunmaktadır.