Spina bifida ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Spina bifidanın farklı çeşitleri bulunmaktadır. Spina bifida occulta tipinde uzun süreli sağlık sorunları oluşmamaktadır. Genellikle yaşam süreli sağlıklı insanlar  gibidir.

Spina bifida aperta formunda beyin zarları ve beyin omurilik sıvısı omurganın dışarısına bir kese halinde çıktığı için herhangi bir travma sonucu beyin omurilik sıvısının enfekte olması durumunda ölüme kadar varan bir şekilde kötü seyredebilir.

Bu nedenle spina bifida teşhis edildiğinde doğumdan sonraki ilk 24-72 saatte keseye cerrahi yapılması önemlidir. Ayrıca bu hastalarda beyindeki ventrikül adı verlien boşluklarda beyin omurilik sıvısının artışı oluşabilir. Bu durum  ventriküloperitoneal şant ameliyatı ile çözüme kavuşturulmalıdır. Kese ve şant ameliyatları yapıldıktan sonra hasta düzenli olarak takip edilmelidir. Düzenli takip edilmeyen hastalar nörolojik problemler veya şant problemleri nedeniyle kaybedilebilir.  Spina bifida aperta hastalarının yaşam süresi hakkında net bir şey söylemek mümkün değildir.

Spina bifidadan genellikle gebeliğin 16-20. haftalarda yapılan üçlü tarama testinde maternal serum AFP düzeyinin beklenenden yüksek bulunması ile şüphelenilir. Amniyosentez yapılır ve amniyon sıvısında AFP ve asetilkolin esteraz düzelerine bakılır, artmış ise tanı konur. 

Gebelik döneminde tanı konulmamışsa doğum sonrasında bebeğin boyun, sırt, bel bölgelerinde bir kese görülmesi ile tanınır. Hafif formunda böyle bir kese görülmez, klinik bulgu yoktur. Bel bölgesinde gamze/çukur görülmesi, o bölgede doğum lekesi olması ve tüyleme artışı olması akla getirebilir ve başka bir nedenle çekilen grafi ile tanı konulabilir.

Spina bifida yaşayan bebeklerin hareketliliği durumun çeşidine göre değişebilir. Kapalı türde bir spina bifida varsa bebek muhtemelen hareket edebilir. Anne karnında durumun komplikasyonları her bebeği farklı etkileyecektir. Bu yüzden net bir şey söylemek zor olur.

Genellikle tam bir iyileşme olmamaktadır. Tedavide amaç doğumda zaten var olmayan işlevleri hastaya kazandırmak değildir. Amaç, kesenin içerisinde bulunan beyin omurilik sıvısında enfeksiyon gelişmesini önlemek ve daha fazla fonksiyon kaybı oluşmamasını sağlamaktır. Hastalarda tam olarak iyileşme sağlanmasa da normalde yakın hale getirilmeleri mümkündür.

Gebelikten 3 ay önce başlanıp gebeliğin 1 ayı boyunca devam edilen folik asit spina bifida görülme sıklığını azaltmaktadır.  Risk grubunda olmayan gebelere verilen folik asit dozu günde 0,4 mg’dır.

Risk grubunda olan gebelere verilen folik asit dozu günde 1-4 mg arasında değişmektedir. Kendinde veya önceki gebeliğinde nöral tüp defekti hikayesi olan gebelerin ve folik asite zıt etki eden ilaçları kullanan epilepsi hastalarının günde 4 mg folik asit kullanması gerekirken, 1.-3. derece akrabasında nöral tüp defekti öyküsü olan gebelerin ve şeker hastalarının günde 1 mg folik asit alması yeterlidir.

Spina bifida ile İlgili Makeleler

Spina Bifida

Spina bifida hastalığı, gebeliğin ilk ayında fetüsün omurilik kanalının kapanmaması sonucu oluşan bir rahatsızlık olup doğumdan sonra ilk 72 saat içerisinde cerrahi müdahale yapılmaıldır.

makaleyi incele