Skolyoz ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Eğrilik, belli bir omurdan başlar ve diğer bir omurda sonlanır. Bunların dışındaki omurlar başka bir eğrilik yoksa orta hatta sıralanmaktadır. Yatay düzleme göre en eğik iki omurdan (bunlar eğriliğin başlangıç ve bitişidir) üstte olan eğriliğin üst ucu, altta olan eğriliğin alt ucudur. Eğriliğin üst ucunu oluşturan omurun üstünden ve alt ucunu oluşturan omurun altından çekilen çizgiler arasında kalan açı cobbs açısıdır. Cobbs açısının büyümesi, eğriliğin arttığını gösterir. Eğrilik açısına göre tedavi seçenekleri değişmektedir.

Çocuklukta görülen skolyoz kemik büyümesinin hızlanmasıyla ergenlikte artar. Ergenliğin sonlarında kızlarda 15, erkeklerde 17 yaşlarında durur. Ancak ilerleyen yaşlarda duruş bozuklukları, ağırlık kaldırma, osteoporoz (kemik erimesi) gibi tetikleyici etkenler eğriliğin ilerlemesine sebep olabilir.

Yapısal olmayan skolyozlarda sebebinin düzeltilmesiyle skolyoz tamamen düzelebilir. Yapısal skolyozlarda düzelme, tedavinin başlandığı eğrilik derecesine bağlıdır. 30 derecenin altında yakalanan eğriliklerde egzersiz ve korse tedavisi %70-80 oranında başarılıdır. Skolyoz tedavisinin etkinliğini belirleyen pek çok etken vardır. Özellikle Marfan sendromu veya osteoporoz (kemik erimesi) durumlarıyla birliktelik gösteriyorsa, genellikle eğrilik 40 dereceyi aşar ve cerrahi düzeltme gerekir. 40 derecenin üzerindeki skolyoz eğriliklerinde tedavilerin başarı oranı giderek azalır.

Omurgayı tutan kasların sağlamlığı, skolyozun sebep olduğu eğri görüntüyü ve ağrıları azaltabileceği için skolyoz hastalığında spor yapılması önerilmektedir. Ancak ağırlık kaldırma egzersizleri omurlardaki dönme ve eğrilmeleri artırabileceği için skolyoz hastasının spor esnasında veya günlük hayatında ağır kaldırması önerilmemektedir. Skolyoz egzersizlerininse, korse kullanan hastalarda, korsenin gün içinde takılı olmadığı sırada yapılması önerilmektedir. 20-40 derece dışı eğrilikleri olan ve korse kullanmayan hastalar skolyoz egzersizlerinden özel bir yarar sağlamaz, mümkün olan herhangi bir egzersizin  yapılması uygun olacaktır.

Duruş bozukluklarının düzeltilmesi 20 dereceden az olan eğriliklerde önemli bir düzelme sağlayabilir.

Ağrı, erişkin skolyozunda sık görülen bir durumdur. Skolyoz ilerlemesine rağmen ağrı olmayabilir, tedaviler skolyozun derecesine göre verilir. Ağrının olmaması cerrahi tedavinin uygulanmayacağı anlamına gelmemektedir. Skolyozda ağrı, duruş bozukluklarına veya omurların bacaktaki ağrı hissini ileten sinirleri sıkıştırmasına bağlı ortaya çıkabilir. Çocuklarda görülen skolyozlardaysa genellikle ağrı yoktur.

Skolyoz hastalarında günlük hayatta omurganın her iki tarafına eşit yüklenilmesi, eğriliğin artmaması için önemlidir. Bu sebeple skolyoz hastalarının sırt üstü uyuması önerilmektedir. Yatağın yumuşak değil sert olması önemlidir.

Sırt, bel ve özellikle bacak kısalığına bağlı skolyozu olanlarda kalça ağrıları görülebilmektedir. Omuriliğinde duyuyu beyne iletmekte rol oynayan sinirlerin sıkışması durumunda sinirlerin duyu aldığı bölgelerde ağrı hissedilebilir. Bacak ağrıları genelde sinir sıkışmasına bağlı ağrılardır.

Skolyoz ile İlgili Makeleler

Skolyoz

Omurgayı oluşturan omurların orta hattan kaymasıyla oluşan yapısal bozukluğa denir. Tedavinin temelinde gözlem, korse tedavisi ve cerrahi tedavi olma üzere üç seçenek vardır ve hastaların özelliklerine göre bu seçeneklerin biri veya birkaçı uygulanır.

makaleyi incele