Şarbon

Şarbon hastalığı, hayvanlardan insanlara bulaşmasıyla oluşan bir bakteri enfeksiyonu olup, tedavisinde antibakteriyel ilaçlar oldukça etkili ve en çok tercih edilen ilaç penisilindir.

Şarbon Hastalığı Nedir?

Şarbon, toprakta bulunan bacillus anthracis bakterisinin otçul hayvanlara geçip çoğalması ve bu enfekte hayvanlardan insanlara (et, süt ya da deri teması ile) bulaşması sonucu oluşan bir bakteri enfeksiyonudur. Zoonoz, yani hayvansal bir hastalık olarak sınıflandırılır. Hastalık etkeninin vücuda girmesi ve etki göstermeye başlaması arasındaki zaman (kuluçka dönemi) yaklaşık 2-7 gündür.

Spor halinde alınması sonucu bu kuluçka süresi 60 güne kadar çıkabilir. Deri şarbonu, sindirim sistemi şarbonu, akciğer şarbonu ve enjeksiyon şarbonu olmak üzere başlıca dört farklı şarbon enfeksiyonu vardır.

Şarbon Belirtileri Nelerdir?

Şarbon belirtileri hastalığın türüne göre değişkenlik gösterebilir.

  • Bütün enfeksiyon tiplerinde ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve boyunda şişmiş bez yapılarına rastlanır.
  • Cilt enfeksiyonlarında deride böcek ısırığı benzeri şişme ve kaşıntılı kızarıklıklar, kızarıklığın etrafındaki derinin şişmesi ve kabarcıklar oluşturması, üzeri siyah bir kabuk bağlamış ağrısız yaralar bulunur. Şarbon etkeni kişilere en fazla deri yoluyla geçer.
  • Sindirim sistemi enfeksiyonlarında şiddetli boğaz ağrısı, kan kusma, şiddetli karın ağrısı ve iştah kaybı görülür.
  • Akciğer enfeksiyonlarında öksürük ve nefes darlığı, soğuk soğuk terleme, şiddetli göğüs ağrısı, bilinç bulanması ve baş dönmesi görülür.
  • Enjeksiyon enfeksiyonlarında enjekte edilen bölgede kızarıklık, enjeksiyon bölgesinde ödem, bilinç bozukluğu görülür.

Şarbon Nedenleri Nelerdir? 

Şarbon, sporla üreyen bir bakteri olan B. Anthracis ile bulaşır. B. Anthracis toprakta yaşayan bir bakteridir. Koyun, sığır, at ve keçi gibi otçul hayvanların bu bakterinin yaşadığı topraktan yetişen bitkileri yemesiyle birlikte bu hayvanlara geçer. Daha sonra enfekte olan hayvanların etlerinin yenmesi, sütlerinin tüketilmesi yahut bu hayvanlara direkt temas ile insanlara bulaşmış olur.

Şarbon endüstriyel olarak da bulaşabilir. Enfeksiyon kapmış olan hayvanların derileri, kemikleri ve iç organları endüstriyel amaçlarla işlendiği esnada insanlara bulaşma görülebilir.

Şarbon aynı zamanda bir biyoterörizm ajanıdır. Şarbon içeren toz solunduğunda, bakteriler akciğere yerleşir ve burada ciddi enfeksiyonlar başlatırlar. Bilinmeyen kişilerce gönderilen ve içerisinde beyaz toz içeren bu şarbonlu zarflar son derece tehlikelidir ve asla açılmamaları gerekir.

Eroin gibi bazı yasadışı maddeler de şarbon etkeni içerebilir. Bu tarz uyuşturucu maddelerin damarlara enjekte edilmesi, enjeksiyon şarbonuna neden olur. Enjeksiyon şarbonu bulaşmasında enfekte olan kişilerin ölüm oranı %28’dir.

Şarbon Teşhisi 

Şarbon hastalığına dair belirtileri fark etmeniz durumunda acilen bir enfeksiyon hastalıkları uzman doktoruna görünmeniz gerekir. Doktor teşhis esnasında birden fazla yönteme başvurabilir.

  • Şarbon teşhisinde en sık kullanılan yöntem cilt testidir. Cildin üzerindeki şüpheli yaralardan az miktarda sıvı ve doku örneği alınarak biyopsi yapılır.
  • Şarbon etkeninin kandaki varlığını araştırmak için kan tahlili yapılır. Kan tahlillerinde, bakteriye karşı vücuttaki bağışıklık sistemi aracılığıyla oluşan antikorların tespiti yapılarak tanı koyma amaçlanır.
  • Akciğer şarbonu teşhisi için kullanılan ana yöntemler göğüs röntgeni veya bilgisayarlı tomografi (BT) taramasıdır.
  • Sindirim sistemini etkileye şarbon enfeksiyonları teşhisinde endoskopi (özefagus ve bağırsakları incelemek için ucunda kamera olan bir tüp ile ağız yoluyla vücuda girilip inceleme yapılması) ve dışkı tahlili kullanılır.
  • Gerekli görüldüğü durumlarda bel seviyesinden omurilikten sıvı alınma yöntemi (Lomber ponksiyon) yapılır. Bu işlemde omurilikten bir iğne aracılığıyla bir miktar BOS (beyin omurilik sıvısı) çekilerek teşhis için laboratuvara gönderilir.

Şarbon Tedavisi

Şarbon tedavisinde erken müdahale çok önemlidir. Yukarıda belirtilen şarbon bulgularından bir ya da birkaçı gözlendiği zaman hemen en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

Bacillus Anthracis bakterisine bir çok antibakteriyel ilaç etkilidir. Günümüzde şarbona en etkili ve en çok tercih edilen antibakteriyel ilaç ise penisilinlerdir. Penisiline karşı alerjisi olan bireylerde eritromisin, kloramfenikol veya birinci kuşak sefalosporinler kullanılabilir.

İlaç tedavisinden önce mutlaka vücuttan örnek alınıp incelenmeli, ilaç yolağı (oral, damar yolu) ve ilaç dozu alınan kültürden çıkan sonuçlara göre ayarlanmalıdır.

Deriyi enfekte eden şarbon hastalığında cerrahi bir girişim (yarayı açma, içini boşaltma vb.) yapılmamalıdır. Aksi takdirde yapılan cerrahi girişim ağrı belirtilerinin ve diğer semptomların artmasına sebep olur. Bu bölgeye merhemlerin hiçbir tesiri yoktur. Lezyonun bulunduğu bölgenin pansumanının yapılması ve üzerinin kapatılması yeterlidir.

Çok ağır vakalarda veyahut iç organları enfekte eden şarbon türlerinde intravenöz (damar içi) kristalize penisilin tedavisi uygulanır.

Şarbon aşısı uygulaması her türlü enfeksiyonun önlenmesinde yardımcı olur. Canlı hücre içermeyen bu aşı altı ay süreli kısmi bir koruma sağlar. Aşı, daha çok enfekte olma riski yüksek olan kişilere (laboratuvar çalışanları, enfekte hayvanlar ile temasta olanlar, kasaplar, mezbaha işçileri, deri endüstrisinde çalışanlar, damar içi uyuşturucu madde kullananlar, bazı askeri personeller vb.) yapılır.

Şarbon Tedavi Edilmezse

Deri şarbonu bazen kendi kendine iyileşebilir veya bakterinin kana geçmesi sonucu sistemik inflamasyon başlayabilir. Şarbonun tüm çeşitleri öldürücü etkiye sahiptir. Şarbon uzun süre tedavi edilmediği zaman, enfekte hücreler ile savaşan yani vücut savunmasında görev alan bağışıklık sistemi hücreleri vücudun sağlam hücrelerine de saldırmaya başlar ve iç organlara hasar vermeye başlar. Ölümlerin birçoğu bu organ hasarlarına bağlı gelişen organ yetmezlikleri sonucunda olur.

Akciğer şarbonu oluşması durumunda ölüm riski çok fazladır. Bu tarzda enfekte olan kişi yüksek ihtimalle kaybedilir.

Aniden meydana gelen ve hızla etki gösteren şarbon sonucu ikincil hastalık olarak menenjit gelişebilir. Ateş, boyun bölgesinde ağrı ve sık kusma gibi bulguları vardır. Ayrıca BOS kanlıdır. Şarbon menenjitli hastalarının dörtte üçü ilk 24 saat içinde kaybedilir.

Şarbona Ne İyi Gelir?

  • Şarbon aşısı kesin bir koruyuculuğu olmasa da yüksek oranda kişiyi şarbon enfeksiyonundan uzak tutar.
  • Tüketilecek etlerin veteriner hekim kontrolü olan güvenilir yerlerden alınması
  • Açık alınan sütlerin iyice kaynatılması, uygun pastörizasyon işlemlerinden geçirtilerek tüketilmesi
  • Etlerin iyi pişmiş şekilde tüketilmesi
  • Şarbon şüphesiyle ölmüş hayvandan uzak durmak
  • Şarbon şüpheli hayvanın temas ettiği suyu, yemi, kovaları, altlıkları imha etmek

Şarbona Ne İyi Gelmez?

  • Yasal olmayan yollarla ve denetlenmeyen yerlerde kesilen hayvanların etlerinin yenmesi
  • Yeterince iyi pişmemiş, çiğ etlerin tüketilmesi
  • Ellerinizde açık bir yara varken açıkta duran etlere, kemiklere, deriye temas etmek
  • Kimden geldiği belli olmayan içinde beyaz toz bulunan zarfları kesinlikle açmamak

Şarbon İlaçları

Şarbon bakteriyel kökenli zoonoz bir hastalıktır. Şarbon hastalığına karşı kullanılan en etkili ilaçlar antibiyotik türevleridir.

  • Penisilin
  • Eritromisin
  • Klindamisin
  • Doksisiklin
  • Tetrasiklin
  • Kloramfenikol
  • Birinci Kuşak Sefalosporinler
  • Siprofloksasin
  • Levoflaksasin
  • Meropenem
  • Linezolid

Hamilelikte Şarbon

Şarbon hastalığının mortalitesi (ölüm olasılığı) yüksek olduğundan dolayı özellikle gebelerde büyük öneme sahiptir. Gebelerde yapılması gereken ilk adım hastalıktan korunma yöntemlerini uygulamaktır.

Aşı, diğer insanlarda olduğu gibi gebelerde de şarbona karşı önemli bir koruyucudur. Gebelere de normal kişilere yapıldığı gibi üç doz şeklinde aşı yapılır. Birinci ve ikinci doz bir ay, ikinci ve üçüncü doz ise altı aylık sürelerle uygulanır.

Gebe enfekte olmuş ise ilk olarak antibiyotik tedavisine başlanır. Antibiyotik türü ve dozu uzman hekim tarafınca belirlenir. Daha sonra ise şarbonla enfekte olmuş vücuttaki bebekte gelişebilecek komplikasyonlar (düşük, doğum anomalileri) oluşmasını önlemek için hekimce gerekli görülen diğer tedaviler uygulanır.

Hamilelik esnasında şarbonla enfekte olunmuşsa erken doğum ihtimali yüksektir. Erken doğan bebeğin akciğer işlevleri yeterli çalışamayacağı için akciğer gelişimini hızlandırmak amacıyla anneye kortikosteroid ilaç verilir. Sonrasında bebeğin doğum işlemi gerçekleştirilir.

Emziren anneler içinse gerekli görülen antibiyotik tedavisine devam edilir. Şayet lezyon ciltte ise ve bebeğe temas edebilecekse bunun için ayrı bir tedavi uygulanır. Kutanöz lezyonların 24 ila 48 saatlik etkili antimikrobiyal tedaviden sonra bulaşıcılığı kalmaz. Bu ve diğer önlemler alındıktan sonra annenin bebeği emzirebilir.

Çocuklarda Şarbon

Şarbon bakterisi her kesimden ve her yaştan insanı etkileyebilen bir enfeksiyon etkenidir. Şarbon aşısı, şarbon bakterisinden korunma açısından önemli bir yere sahiptir. Risk bölgesinde bulunan ya da şarbon açısından riskli işlerle uğraşan (hayvancılık gibi) kişilerin bu aşıyı yaptırması önerilir.

Enfekte hayvanların sütünün içilmesi, yahut etinin yenilmesi sonucu çocukları da etkileyebilir. Şarbon salgınında çocuklar özel dikkat gerektirir. Çünkü çocuklarda hastalığın ortaya çıkışı ve ilerlemesi yetişkinlerden farklı olabilir. Çocuklarda şarbon etkeninin sebep olduğu sistemik hastalıklar veya meningosefalit riski yetişkinlere nazaran daha yüksektir.

Hasta hayvanın ürünlerini tüketmek suretiyle enfeksiyon kapmış çocuklara gerekli testler yapıldıktan sonra uygun antibiyotik tedavisine başlanır. Çocuklarda oral siprofloksasin ve doksisiklin tercih edilir veya eğer suş (bakteri türü) penisiline duyarlıysa, amoksisilin kullanılmalıdır. Şarbon sistemik hastalığı olan çocuklar için antitoksin (AIG ya da raxibacumab) verilir.

 Şarbonlu hayvan ile temas sonrası olguların yakından takip edilmesi ve gerekli göründüğü durumlarda profilaksiye başlanması son derece önemlidir.

Bebeklerde Şarbon

2 aylıktan küçük bebeklerde şarbonun belirtileri ve semptomları hakkında çok az şey bilinmektedir. Bebeklerde şarbon belirtileri hemen fark edilmeyebilir. Bu durum şarbon gibi erken teşhis ve tedavinin çok mühim olduğu bir hastalıkta bebek için ciddi bir tehdit oluşturur. Bu yüzden bebeklerin belli aralıklarla doktora götürülüp muayene edilmesi gereklidir.

Şarbon teşhisi konulduktan sonra altı haftasını doldurmayan bebeklere hemen antimikrobiyal profilaksi tedavisi başlanmalıdır. Bu yaştakilerde aşı serisine başlanmamalı, bebek altı haftalık olana kadar beklenmeli ve bu yaştan sonra aşıya başlanmalıdır.

Tüm tedavi süresince bebek yakın takibe alınmalı ve oluşabilecek diğer komplikasyonların fark edilerek erken müdahale ile önüne geçilmesi önemlidir.

Şarbon için Hangi Doktora Gidilir?

Şarbon, enfeksiyon oluşturan bir hastalık olduğundan ötürü, şarbon vakalarında Enfeksiyon Hastalıkları (İntaniye) Bölümü'ne gidilmesi gerekir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Şarbon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Şarbon zoonoz bir hastalıktır yani çoğalım ve yayılım kaynağı hayvanlardır. Toprağa yerleşmiş olan Bacillus Anthracis sporlarının otçul hayvanlar (sığır, keçi, koyun, at vb.) tarafından alınması ve daha sonra bu hayvanlarının etlerinin ve sütlerinin tüketilmesiyle yahut derisine temas sonucu insanlara geçer.

Vücutta açık yara varsa ve kutanöz lezyon bulunan kişilere temasta bulunulursa bakterinin bu açık yaradan sağlıklı kişiye geçmesiyle şarbon bulaşabilir. Bu durum haricinde insandan insana bulaş yoktur.

Ette şarbon fark edildiği anda o et yenmemelidir. Şarbondan korunmak için satın aldığınız etleri kırmızı bir yer kalmayacak şekilde iyice pişirmelisiniz. Aksi takdirde şarbonlu et sindirim sistemi enfeksiyonlar başta olmak üzere başka birçok rahatsızlık oluşturabilir.

Tedavi edilmeyen şarbon öldürür. Şarbon mortalitesi çok yüksek bir hastalıktır. Bütün şarbon türleri öldürücü etkiye sahiptir. Ancak çeşitli tedavi yöntemleriyle bu etkinin ortadan kaldırılması amaçlanır.

Evet şarbon süt ile bulaşabilir. Şarbon bakterisi ile enfekte olmuş süt hayvanları (inek, koyun, keçi gibi) bu patojeni kan yoluyla süt bezlerine ve dolayısıyla ürettikleri süte geçirebilirler. Açıktan alınan sütlerin kaynatılması ve pastörize edilmesi şarbon bulaşması açısından koruyucu etkiye sahiptir