Kuduz ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

1882 yılında henüz hiçbir şekilde görülemeyen kuduz virüsü Louis Pasteur adında bir mikrobiyolog tarafından keşfedilmiştir. Daha sonra kuduz aşısını bulan Fransız Pasteur, bu virüsü tavşanlara enjekte etmişti. Belli bir süre sonra ölen tavşanların omurilik kısmındaki maddeden kuduz aşısını üretmişti. 

Ürettiği aşıyı uzun bir süre hayvanlar üzerinde denemiş ve başarılı olduğunu görmüştür. 1885 yılında ise ilk kez Joseph Meister adında bir çocukta aşıyı denedi ve çocukta herhangi bir hastalık belirtisi görülmeden yaşamına devam etti. Buda aşının başarısını gösterdi. Buda tıp tarihi için bir dönüm noktası oldu

Kuduzun bulaşması için en riskli şey vahşi bir hayvan tarafından baş ve boyun bölgesinden ısırılmadır. Hastalığın bulaşma riski ısırma ile %40, tırmalama ile %1’dir. Tüm sıcakkanlı hayvanlar bulaşıcı olur. 

  • Kurt, tilki, çakal, rakun ve kokarca gibi hayvanlar en duyarlı grubu oluşturur. 
  • Hastalık bu hayvanların ısırması ve tırmalaması ile koyun, keçi, at, eşek ve sığırlara geçer.
  • Köpek orta duyarlı grupta yer almalarına karşın insanlarla yakın temasta olduklarından enfeksiyon için en önemli aracılardır.
  • Gelişmiş olan ülkelerde vahşi hayvanlar, gelişmekte olan ülkelerde ise köpekler risk açısından önde gelir. Ayrıca virüsün bulaşmış olduğu salya ile ağız içi teması, ya da virüsle çalışan laboratuvarlarda solumayla hastalık bulaşabilir.
  • İnsandan insana geçiş çok çok nadirdir.
  • Literatürde gözün en dıştaki saydam tabakası denilen kornea nakli sonucu kuduz vakaları bulunmaktadır. 
  • Virüs tükürük bezleri, gözyaşı, pankreas, idrar, süt ve sinirlerde bulunur. 
  • İnsanda bulaşıcılık ve dışkı ile atılım olmadığından kan ve dışkı bulaşıcı kabul edilmez. 
  • Anneden bebeğe geçiş de mümkündür.
  • Kuduz hastalığına yakalanan hastalar kuduz karantinasına alındığı için ve öldürücülüğü çok yüksek olduğundan dolayı teşekküllü hastanelerde takip edilmeleri gereklidir.

Kuduz hastalığı ölümcül bir hastalıktır. Bu hastalıktan korunmanın tek yolu kuduz aşısının koruyuculuğuna başvurmaktır. Bu aşılanmanın da çeşitli türleri bulunur:

  • Temas öncesi profilaksisi olarak 0,7,21 veya 28. günlerde toplam 3 aşı kas veya cilt içine yapılır.2-3 yılda bir tekrarı önerilir. Çünkü bunun koruyuculuğu bu kadardır. 
  • Daha önce aşılananlara şüpheli temas sonrasında yalnız 0. ve 3. günlerde 2 doz aşı önerilir.
  • Eğer daha önce bir aşılanma olmamışsa kuduz aşı takvimine uyularak aşı 0, 3, 7, 14 ve 28. günlerde toplam 5 doz omuz kasına uygulanır. Bunlarında ortalama koruma süresi 2 yıldır. Böyle bir vakayla karşılaşıldığı zaman hekim kuduz bilgilendirme formu doldurmak zorundadır.

Kuduz mikrobunun bulaşması için en riskli temas vahşi bir hayvan tarafından baş ve boyun bölgesinden ısırılmadır.  Gelişmiş olan ülkelerde vahşi hayvanlar, gelişmekte olan ülkelerde ise köpekler risk açısından önde gelir. Ülkemizde gelişmekte olan bir ülke olduğu için en önemli bulaşma köpeklerden olur.

Böyle bir temas öyküsü varlığında kişi hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Tüm sağlık kuruluşlarında kuduz aşısı yapılır.

Temas öncesi bağışıklık sağlamak için 0, 7, 21 veya 28. günlerde toplam 3 aşı omuz kası veya cilt içine yapılır. 2-3 yılda bir tekrarı yapılması gerekir. Temas durumlarında ise daha önce aşılananlara yalnız 0. ve 3. günlerde 2 doz aşı önerilir. 

Temas sonrası kişi öncesinde herhangi bir bağışıklanması yoksa aşı 0, 3, 7, 14 ve 28. günlerde toplam 5 doz omuz kasa uygulanır. Hayvanın 10 günlük gözlemi sonunda kuduz olmadığı anlaşılırsa aşılamaya son verilir.

Kuduz hastalığı için bazı riskli kişiler bulunmaktadır. Bundan dolayı bunlara aşı profilaksisi yapılır.  Bu amaçla 0-7 ve 21 veya 28.günlerde bu kişilere HDCV aşısı uygulanılır. En azından 2 yıl koruma sağlar. 

Herhangi bir kuduz şüphesi varlığında ise sadece 0 ve 3.günlerde 2 doz aşı uygulanır.  Bunlara immünglobulin uygulaması gerekmez. Yüksek risk altındakilere ise her 2-3 yılda bir tekrar dozu uygulanır. Temas sonrası aşılanmada farklılık gösterir.

Evcil hayvan ısırıklarında hayvan aşılı ise hayvan 10 günlük izlenilir. Bu arada yara bakımı ve tetanoz profilaksisi yapılır. Eğer hayvan 10 günlük süre içinde ölürse hastaya kuduz serumu ve kuduz aşısı yapılır. Eğer hayvan aşılı değilse immünglobulin ve aşıları başlanılır. 10 gün içinde kuduz olmadığı belirlenirse aşılar kesilir. Eğer hayvan kaçmış ya da ölmüşse immünglobulin ve aşılar başlanılır ve hepsi yapılır.

Vahşi hayvan ısırıklarında ise yara bakımı yapılır. Tetanoz profilaksisi başlanılır. İmmünglobulin yapılır. Aşılanmaya başlanılır. Hayvan 10 gün içinde kuduz olmadığı kesinleşirse aşılar kesilir. 

Kuduz aşısı 0-3-7-14 ve 28. günlerde omuz kası içine yapılır.

Evcil hayvan ısırıklarında hayvan aşılı ise hayvan 10 günlük izlenilir. Eğer hayvan 10 günlük süre içinde ölürse hastaya immünglobulin ve kuduz aşısı yapılır. Eğer hayvan aşılı değilse immünglobulin ve aşıları başlanılır. 10 gün içinde kuduz olmadığı belirlenirse aşılar kesilir. Eğer hayvan kaçmış ya da ölmüşse immünglobulin ve aşılar başlanılır. Vahşi hayvan ısırıklarında ise aşılanmaya başlanılır. Hayvan 10 gün içinde kuduz olmadığı kesinleşirse aşılar kesilir.

Kuduz ile İlgili Makeleler

Kuduz

Kuduz, rabiesvirüsü tarafından sinir sistemine yerleşme eğilimi gösteren bir beyin enfeksiyonudur. Hastalığa yakalanılması durumunda kuduz aşısı kullanılır.

makaleyi incele