Kolesistit ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Hastalar arasında; “Safra kesesi iltihabı nasıl kurutulur?” şeklinde sorulan sorunun cevabı aslında akut kolesistit atağında hastalara yapılan ilk destek tedavisinde saklıdır. 

Kolesistitin bu bahsedilen destek tedavisinde; hastaların safra keselerinde oluşan iltihabın ortadan kaldırılması maksadıyla genellikle hastanede yatış önerilir. Hastaların hastanede yattıkları bu süre zarfında; ilk etapta hastaların orali kesilir yani herhangi bir şey yemeleri ve içmeleri yasaklanır. Bu yolla safra salgılanması ve safra kesesi içerisindeki basıncın artarak iltihabın ilerlemesi engellenir. 

Hastalarda genellikle dehidratasyon (su kaybı) görülür ve bunun önlenmesi maksadıyla hastalara intravenöz (damar içi) yolla sıvı tedavisi başlanır.

Safra kesesinde oluşan enfeksiyonun ortadan kaldırılması maksadıyla antibiyotik tedavisi başlanır.

Hastaların ağrılarının kontrol altına alınması amacıyla ağrı kesici ilaçlar başlanır.

Bu destek tedavisi ile genellikle birkaç gün içerisinde hastaların genel durumu düzelir; fakat ilerleyen süreçte genellikle kolesistit tekrarlar. Bu nedenle hastaların 4-6 hafta içerisinde kolesistektomi ameliyatı olmaları önerilir.

Kolesistit sırasında hastalarda; 

  • Bulantı, 
  • Kusma, 
  • Karın ağrısı, 
  • İshal ve 
  • Kabızlık

gibi gastrointestinal sistemi (sindirim sistemi) ilgilendiren birçok semptom görülebilir.

Her hastalıkta olduğu gibi hastalığın tanısının konulabilmesi adına ayrıntılı bir hikaye alma ve fizik muayene ile başlanır. Ardından çeşitli labaratuar yöntemleri ile tanı kesinleştirilir.

Kan testleri: Safra kesesi problemlerinin göstergesi olan çeşitli parametreler mevcuttur. Bunlara örnek olarak KCFT (Karaciğer fonksiyon testleri) , kan direkt ve indirekt bilirubin seviyeleri, ALP ve GGT gibi çeşitli enzimlerdeki artışlar verilebilir. Bunun dışında hastalarda aktif bir enfeksiyonun varlığının gösterilmesi açısından CRP, ESH (Eritrosit sedimentasyon hızı) , kandaki lökosit (beyaz küre) sayısı gibi çeşitli parametreler de değerlendirilebilir.

Görüntüleme yöntemleri: Kullanım kolaylığı ve güvenliği açısından en sık kullanılan yöntem Abdominal Ultrason (USG) olmaktadır. Bunun dışında safra taşlarının tespiti için ADBG (Ayakta direkt batın grafisi) çekilebilir. Safra kesesi ve çevresindeki yumuşak dokunun, olası tümörlerin, lenf nodlarının değerlendirilmesi açısından Abdominal BT (Bilgisayarlı Tomografi) , MRG (Manyetik rezonans görüntüleme) gibi çeşitli görüntüleme yöntemlerinden de faydalanılabilir. Bazı durumlarda ise ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi) , MRCP (Manyetik Rezonans Kolanjiyopankreatografi) gibi görüntüleme yöntemleri de tanı amacıyla kullanılan diğer yöntemlerdendir. Son olarak bazı durumlarda kullanılabilen bir yöntem ise HIDA Taramasıdır. Bu tarama ile safranın akışı ve safra yolları ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.


Sıvı tedavisi, belli bir süre oral alımın kesilmesi, antibiyotik ve ağrı kesici verilmesinden oluşan destek tedavisi ile genellikle birkaç gün içerisinde hastaların genel durumu düzelir; fakat ilerleyen süreçte genellikle kolesistit tekrarlar. Bu nedenle hastaların 4-6 hafta içerisinde kolesistektomi ameliyatı olmaları önerilir.

Kolesistit durumunda safra kesesinde ödem, distansiyon (gerginlik, şişlik) görülür. Zamanla kan ve lenf dolaşımının bozulması neticesinde safra kesesinde gangren ve perforasyon (delinme) gelişebilir. Olası perforasyon sonrası karın içi abseler, ağır sıvı kaybı, tüm organları etkileyebilecek bir enfeksiyon tablosu ve multiorgan yetmezliği (çoklu organ yetmezliği)  sonucu ölüm gelişebilir.

Tüm bunlar düşünüldüğünde ne olursa olsun hastaların kolesistit şüphesi durumunda mutlaka uzman hekimlerden destek almaları ve gerekli tedavinin yapılması hayati önem arz etmektedir. 

Kolesistit ile İlgili Makeleler

Kolesistit

Kolesistit hastalığı, safra kesesinde iltihap oluşması sonucu çıkan bir rahatsızlık olup safra kesesinde olan iltihabın yayılmasını önlemek adına tedaviler uygulanır.

makaleyi incele