Karpal tünel sendromu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Hamilelikle beraber, vücutta artan kan, damarların şişmesine neden olur. Bu şişme, karpal tüneldeki elemanlara baskı uygulanması anlamına gelir. 

Yani hamilelikte, fazla kanın varlığından ötürü bu hastalığın oluşması normaldir.

Gebelikten sonra kısa süre içerisinde düzelir.

Bu hastalıkta kol kasları zayıflar, bir şeylerin el ile kavranması güçleşir, hastanın hayat kalitesi düşer.

İleri durumlarda kalıcı sinir hasarlanmaları ve ellerde fonksiyon kayıpları meydana gelir.

Karpal tünel sendromunda bileklik (splint) kullanımı bir zorunluluk değil koruyu bir yöntemdir. Hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek kullanılırlar.

Özellikle ağır el işi yapacak kişilerin veya gece uykusundan ağrı ile uyanan kişilerin, bileklerini sabitleyebilmeleri adına, splintleri kullanmaları önem arz etmektedir.

Evet, kısmen bir meslek hastalığıdır. Elleri ve bilekleri zorlayan veya aşırı yoran meslek gruplarında yüksek oranlarda görülmektedir.

Ancak meslek dışı birçok durumda da karpal tünel sendromunun gelişebileceği unutulmamalıdır.

Karpal tünel sendromundan etkilenen esas sinir Median Sinir’dir. Başparmağın ve yüzük parmağının avuç içine bakan yarısını; işaret ve orta parmakların avuç içi yönündeki duyularının ise tamamı alan sinirdir.

Bu hastalık, bileğin avuç içiyle birleşiği kısımda yer alan karpal tünelin, herhangi bir sebepten ötürü sıkışması durumudur. Bu sıkışma sebebiyle, sinir lifleri beyne ağrı, uyuşma, karıncalanma gibi yalancı hissiyatları ulaştırır.

Bu sendromun görüldüğü kesimler şunlardır: bileğini aşırı kullanan mesleklerde çalışanlar, vücutta birikim yapan bazı hastalıklardan muzdarip kişiler, hamileler, bileği ince (dar) olanlar, bileğinde kırık/travması bulunanlar.

Karpal tünel sendromu ile İlgili Makeleler

Karpal Tünel Sendromu

Karpal tünel, el bileğinde yer alan dar bir geçiştir. Karpal tünelden geçen median sinirin sıkışmasıyla karpal tünel sendromu oluşup tedavi sürecinde genellikle medikal tedaviler uygulanır.

makaleyi incele