Kalp yetmezliği ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kalp yetmezliği tedavi edilmediği takdirde öldürücü olabilen bir hastalıktır. Kalp hayatın sürdürülmesi için en önemli organlarımızdan biridir. Bazı hastalarda maalesef tedaviye dirençli olup tedaviye rağmen ilerleyebilir.

Ani gelişen kalp yetmezliklerinin geri dönüşü de kolaydır. Kronik hale geldikçe kalp yapısında meydana gelen bozulmalardan dolayı geri dönüşü zorlaşır. Ayrıca düzeltilebilir anatomik bozukluklar ve ya çeşitli hastalıklardan dolayı oluştuysa geri dönüşü mümkündür. Fakat bu tablolar kalp yetmezliği sebepleri arasında oldukça düşük oranda kalmaktadır.

Kalp yetmezliği yaşlanmayla artış gösteren bir hastalık olması sebebiyle, yaş ilerledikçe eklenen diyabet, hipertansiyon, kalp krizi, kolesterol, böbrek ve karaciğer yetmezlikleri gibi sebepler de hastalığa katkıda bulunur ve ömrü kısaltır.

Kalp yetmezliği teşhisi zor ve zahmetli olan bir hastalık değildir. Çok sık görülmesi sebebiyle hekimler açısından da zorlayıcı değildir. Teşhis koymanın ilk aşaması hastanın şikayetlerini ve tıbbi hikayesini dinlemektir. Ardından fizik muayene yapılır. Kalp yetmezliği şüphesi oluştu ise hasta EKO’ya yönlendirilir. EKO kalp ultrasonudur. Kolay uygulanabilen, anlık görüntü veren oldukça pratik bir yöntemdir. EKO kalbin çalışma performansını ölçer. Normal insanlarda (%70-50) arasında değişen performans değeri (EF) kalp yetmezliğinde genelde %40’ın altındadır. 

Göğüs röntgeni ve solunum fonksiyon testleri ise, akciğer hastalıklarını dışlamak için istenir. Ayrıca röntgende kalbin büyümüş olarak görünmesi de önemli bir bulgudur. 

Çeşitli kan testleri de hastalığın sebebini aydınlatmada ve ya ayırıcı tanı yapmak için kullanılabilir. Bunlardan en önemlisi BNP ölçümüdür. BNP değeri kalp yetmezliğinde artar. Hemogram, hormon testleri, tiroit ölçümleri gibi rutin sayılabilecek değerler de kalp yetmezliği açısından uyarıcı olabilir.

Bunların dışında rutin olarak kalp yetmezliği hastalarına efor testi uygulanmaz fakat ileri aşamalarda evreleme ve nakil kararı vermek için başvurulabilir.

Kalp yetmezliği öksürük yapar. Hem de bu konuda 2 farklı mekanizma çalışır.

Birincisi, hastalığın kendisinden kaynaklanır. Özellikle sol kalp yetmezlikleri akciğer belirtilerine neden olur. Bunların en önemlilerinden biri akciğerde ödem gelişmesidir. Akciğerde ödem geliştikçe nefes darlığı da artar. Ödem aynı zamanda hastada öksürük gelişmesine de neden olur. Öksürükle beraber kan görülmesi de olasılık dahilindedir.

İkinci mekanizma ise tedaviden kaynaklıdır. ACE inhibitörleri adı verilen gruptan bir ilaç kullanılıyorsa (kaptopril, enapril, lizinopril) bu da öksürük sebebi olabilir. Bu ilaçlar vücutta öksürük yapıcı bir maddenin miktarını arttırarak buna sebep olurlar. En sık kullanılan ve en değerli ilaç gruplarından biri olduğu için de hastaların çoğunda tercih edilir. Öksürük ve diğer yan etkiler hasta tarafından tolere edilemiyorsa, ARB grubu ilaçlara geçilebilir. Hekiminize şikayetlerinizi anlattığınız takdirde gereken düzenlemeyi yapacaktır.

Kalp yetmezliği her yaşta görülebilir. Elbette 40 yaşından sonra artar ve 70 yaşından sonra toplumun %15-20'sini hafif ya da belirgin etkileyecek düzeye gelir. Bu bilinen ve insan doğasına uygun bir istatistiktir. Fakat kalp yetmezliği yenidoğan bebeklerde bile görülebilen bir durumdur. Yaştan çok yetmezliğe zemin hazırlayan faktörler etkilidir.

Kalp yetmezliği çok nadir durumlarda geçici olabilir. Bebeklerde ve çocuklarda görülen damar yapısı bozuklukları, kapak bozuklukları, kalpte delik olması gibi sebeplere bağlı geliştiyse düzelebilir. Gebelik içinde oluşan peripartum kardiyomyopati de hastaların önemli bir kısmında kendiliğinden düzelir.

Fakat maalesef çoğu durumda kalp yetmezliği kalıcı hale gelmekte ve ilerlemektedir. Geçmesinden ziyade verilen tedavilerin amacı aslında daha fazla ilerlemesini durdurmaktır. Yaşamı kalp yetmezliğine göre düzenlemek ve hekim önerilerine sıkı bir şekilde uymak yapılabilecek en iyi şeydir. 

Kalp yetmezliği, özellikle de sağ kalp yetmezliği çok önemli sistemik belirtilere sebep olur. Bunlardan biri de bağırsaklarda ödem gelişimidir. Bağırsaklar şiştikçe ve sindirim işlevleri tam anlamıyla yerine getirilmediğinde haliyle mide bulantısı ve kusma görülebilir.

Bunun dışında önemli bir faktör de öksürüktür. Hastalar sık öksürmekten ötürü öğürme hareketi ve buna bağlı bulantı da yaşayabilir.

Kalp yetmezliği tedavisinde önemli olan bir durum da kullanılan ilaçlardır. Oldukça fazla ve aynı dönemde ilaç kullanan hastalar oldukları için yan etkiler arasında da bulantı, kusma yer alabilir.

Kalp yetmezliği halsizlik, yorgunluk ve günlük hareketlerde kısıtlanmaya sebep olur. Dolayısıyla hastaların istirahat ihtiyacının artması çok normaldir. Bu da uyku gelmesi olarak kendini gösterebilir.

Kalp yetmezliği ile İlgili Makeleler

Kalp Yetmezliği

Kalbin vücuda yeterli kanı pompalayamaması durumu kalp yetmezliği ya da kalp yetersizliği olup tedavisi için hastalığa yol açan faktörlerin tedavi edilmesi gerekmektedir

makaleyi incele