Hipertansiyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Yüksek tansiyona sahip olanlarda ilk adımda yaşam değişiklikleri önerilir. Düzenli yapılan hafif egzersizlerle, uygulanacak diyetlerle (yağlı yiyeceklerden kaçınarak, sodyumdan (tuz) uzak durarak, potasyumdan zengin yiyeceklerle beslenerek, özellikle meyve ve sebze ağırlıklı besinlerle beslenerek), sigaradan, alkolden ve stresten uzak durarak tansiyonu dengelemeye çalışılır. Ancak bunlar yeterli gelmediği taktirde doktor tarafından reçete edilen ilaçlar kullanılmalıdır. Bazı dirençli durumlarda ise birden fazla ilaç bir arada kullanılması gerekebilir.

Sistolik (büyük tansiyon) kan basıncı 120’nin üzerine çıktığında, diyastolik (küçük tansiyon) kan basıncı 80’in üstündeyken yükselmiş kan basıncı denir. 130-80 üzerine evre 1, 140-90 üzerine ise evre 2 hipertansiyon denilir. Bilinenin aksine sadece 140-90 üzerinde değil, 130-80 üzerinde de hipertansiyon hastalığı olur ve tedavi düzenlenmelerine başlanılabilir. Eğer tansiyon 180-120 üzerine çıkarsa buna hipertansif şok denir. Hasta şoka girer ve bu durumlarda acil müdahale gerekir.

Yüksek tansiyonu düşürmek için halk arasında doğru olarak bilinen iki besin vardır. Limon ve sarımsak. Bunlar her ne kadar yüksek tansiyon olduğunda kullananlara fayda sağlandığı söylense de tedavide, tansiyonu düşürmede etkili değildirler. Özellikle tansiyon ilaçlarıyla kıyaslandığında bu besinlerin hiç faydası olmadığı gözlenir. Bazı insanlar ilaç kullanmak istemediği için böyle doğal çözümlere yönelse de bu yanlış bir yöntemdir. Her ilacın olduğu gibi tansiyon ilaçlarının da yan etkileri elbette vardır. Ancak doğru şekilde ve doktor ile iletişim halinde kullanılan ilaçların yan etkileri minimum düzeydedir. Uzun dönemde oluşan tansiyonu düşürmenin en güzel tedavisi tansiyon ilaçlarını düzenli şekilde kullanmaktır.

Sistolik (büyük tansiyon) kan basıncı 120’nin üzerine çıktığında, diyastolik (küçük tansiyon) kan basıncı 80’in üzerindeyken yükselmiş kan basıncı denir. 130-80 üzerine evre 1, 140-90 üzerine ise evre 2 hipertansiyon denilir. Bilinenin aksine sadece 140-90 üzerinde değil, 130-80 üzerinde de hipertansiyon hastalığı olur ve tedavi düzenlenmelerine başlanılabilir.

Gebelikte hipertansiyon sınırları hafif ve ağır olarak ayrılır. Hafif hipertansiyonda sınırlar 140-159/90-109 iken ağır hipertansiyonda 160-110’un üzerine çıkmıştır. Gebelikte birkaç çeşit hipertansiyon vardır. Gestasyonel hipertansiyon gebelikte ortaya çıkarken, kronik hipertansiyon gebelikten öncesinde var olan ve devam eden hipertansiyonu ifade eder. Ayrıca preeklampsi denilen ve özellikle doğuma yakın ortaya çıkan hipertansiyon hem anne hem de bebek açısından çok riskli bir durumdur ve acilen bebeğin doğurulması gerekebilir.

Yüksek tansiyon yorgunluk, halsizlik gibi belirtiler verebilir. Bunlara ek olarak uyku da yapabilir.

Hipertansiyon damarlara yapılan kan basıncının artmasıdır. Beyin içerisindeki damarlara baskı arttığı zaman da baş ağrısı, baş dönmesi yapabilir. Özellikle hipertansiyon ense bölgesinde hissedilen bir baş ağrısı yapar.

Hipertansiyon ile İlgili Makeleler

Hipertansiyon

Yüksek tansiyon olarak bilinen hipertansiyon, kan basının sürekli olarak 140-90 mm/Hg üzerine çıkması durumudur. Tedavisinde ilaçlar ve hayat değişiklikleri yer alır.

makaleyi incele