Fıtık

Fıtık, genel olarak vücudun iç kısmında bulunan kas veya çevre dokudaki zayıflıktan dolayı iç organların dışarı doğru çıkması durumu olarak tanımlanabilir. Fıtığın en etkili şekilde tedavi edilmesinin yolu ameliyattır.

Fıtık Nedir?

Fıtık, genel olarak vücudun iç kısmında bulunan kas veya çevre dokudaki zayıflıktan dolayı iç organların dışarı doğru çıkması, tam olarak olması gereken yerde olmaması durumu olarak tanımlanabilir. Fıtıklar vücutta farklı bölgelerde oluşabilir. En sık görülenler kasık fıtığı, göbek fıtığı gibi türlerdir. Özellikle hafif olan fıtıklar çok fazla belirtiye neden olmaz. Genelde kişiler fıtık bölgesinde şişlik gibi durumlarla hastalığı fark eder. Bu oluşan şişlik kendi kendine dışarı çıkıp içeri girebilir. Ancak ilerleyen durumlarda sıkıştığında şiddetli ağrı, organ kaybı gibi durumlar gelişebilir. 

Fıtık Çeşitleri Nelerdir?

Fıtığın farklı çeşitleri bulunur. Bunlar genelde fıtığın oluştuğu yere göre isimlendirilir. Fıtıklar kişinin özelliklerine göre farklı şekillerde farklı kişilerde ortaya çıkabilir. Fıtık çeşitlerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

1-) Kasık fıtığı: Kasık fıtığı ya da inguinal herni, karın kaslarındaki zayıflıktan dolayı bağırsağın bir kısmının kasık bölgesinden dışarı çıkması durumudur. Bağırsağın karın duvarını dışarı doğru itmesi ile o bölgede şişkinlik oluşur. Bu şişkinlik özellikle öksürme, eğilme, ağır bir nesne taşıma gibi durumlardan sonra ortaya çıkar. Ayrıca dışarı çıktığı dönemlerde bir miktar ağrı olabilse de birçok kasıl fıtığında ağrı görülmez. Kasık fıtığı her zaman kesin olasılıkla tehlikeli bir durum değildir. Ancak bunun yanında kasık fıtığı kendi kendine iyileşemez. Tedavi edilmediğinde kişide ömür boyu varlığını sürdürür. Bu süreç içinde de bazı sıkışma gibi bazı komplikasyonlar gelişerek organ kaybı gelişebilir. Kasık fıtıklarında genelde gittikçe büyüyen bir fıtık varsa, şiddetli ağrı gibi semptomlar görülüyorsa veya bağırsaklar hiç içeri girmeden sürekli dışarda kalarak sıkıştıysa cerrahi yapılır. Kasık fıtığının direkt inguinal herni, indirekt inguinal herni gibi türleri bulunur.

2-) Göbek fıtığı: Göbek fıtığı ya da umblikal herni, bağırsakların bir kısmının karın kaslarındaki zayıflıktan dolayı göbek deliği yakınında dışarı çıkmasıdır. Göbek fıtıkları oldukça yaygın görülür ve çok fazla zararı yoktur. Göbek fıtıkları en sık bebeklerde ortaya çıkar. Ancak yetişkinlerde de görülebilmektedir. Bebeklerde özellikle ağlama durumunda göbek çevresinde bir şişlik olur ve ağlama bitince bu şişlik geçer. Bebeklerde göbek fıtıkları genellikle ilk iki yaşta kapanır. Bazı durumlarda 5 yaşına kadar veya daha fazla varlığını sürdürebilir. Yetişkinlik döneminde aniden ortaya çıkan göbek fıtıklarında ise genelde cerrahi tedavi gerekmektedir.

3-) İnsizyonel fıtık: İnsizyonel fıtık, karın bölgesinde yapılan herhangi bir ameliyattan sonra buradaki kasların zayıflayarak bağırsakların burdan dışarı çıkması durumudur. Karın fıtığı çeşitlerinden biridir. Karın bölgesine yapılan cerrahilerin yaklaşık yüzde 10'unda insizyonel herni görülebilmektedir. Ameliyatların büyüklüğü arttıkça risk de artar.  

4-) Mide fıtığı: Mide fıtığı ya da hiatus hernisi, diğer fıtıklardan daha farklıdır. Mide fıtığı vücudun içinde gelişen bir fıtıktır. Midenin bir kısmının diyafram denilen kastan yukarı kaçması durumuna mide fıtığı adı verilir. Diyafram karın boşluğu ile göğüs bölgesinde ayıran bir kastır. Normalde diyaframda yemek borusunun geçtiği bir delik bulunur. Yemek borusu bu delikten geçerek mideye girer. Mide fıtığında, mide bu açıklıktan göğüse doğru kaçar. Küçük olan hiatal herniler genelde çok fazla sorun oluşturmaz. Hatta bir şikayet veya ek hastalık için tetkik yapılmadıkça hafif olanlar fark edilmeyebilir. Ancak büyük bir büyük bir mide fıtığı, yenilen gıdaların, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasına ve sindirim sistemi ile ilgili belirtiler oluşmasına neden olabilir. Bu semptomları bazı ilaçlarla hafifletebilir. Büyük olan mide fıtıklarında da cerrahi gerekebilir. 

5-) Femoral fıtık: Femoral fıtık ya da femoral herni kasık fıtıklarının bir çeşididir. Femoral fıtıklarda bağırsaklar kasık bölgesinin en altından çıkar. Femoral fıtıkta, zayıflayan ve bağırsakların çıktığı bölge femoral damarlar adı verilen büyük damarların ve sinirlerin geçtiği deliktir. Belirtisi yine kasık altı bölgede oluşan şişliktir. Femoral herni kadınlarda erkeklere göre daha sık ortaya çıkar. Ancak kasık fıtıkları içinde de en az sıklıkta görülen türdür. Femoral kanal dar bir anatomiye sahip olduğu için bağırsakların burada sıkışma ve boğulma riski daha fazladır. Erken dönemlerde şiddetli ağrı hissederek acil müdahale ihtiyacı femoral fıtıklarda daha fazladır. Fıtıkta boğulma müdahale edilmediğinde organ kaybına ilerleyebilir.

6-) Epigastrik fıtık: Epigastrik fıtık, karnın üst tarafında epigastrik bölge olarak adlandırılan bölgede oluşan fıtıklara verilen isimdir. Epigastrik bölge göbek deliği üstü ile göğsün ortasında iman tahtası olarak bilinen kemiğin ortasında yer alan bölgedir. Bu tip fıtık hem bebek hem çocuk hem de yetişkinlerde ortaya çıkabilecek bir durumdur. Çoğu zaman, epigastrik fıtıkta hiçbir semptom görülmez. Ancak semptomların artması durumunda müdahale gerekebilir.

7-) Bel fıtığıBel fıtığı veya lomber disk hernisi, bel bölgesindeki omurlar arasında bulunan disklerin yırtılması veya zarar görmesi sonucu omurilik veya bacağa giden sinirlere bası yapılması durumudur. Sinirlere bası yapılması sonucunda belde, bacaklarda ağrı, bacaklarda kuvvet kaybı, idrar tutamama gibi belirtiler görülebilir. Bel fıtığı yaşlanma ile yıkımın artması, obez olma, bel bölgesini zorlayan hareketler yapma, bel düzleşmesi gibi durumlar nedeni ile tetiklenebilir. Bel fıtığı tedavisinde genelde fıtık ağrısı çok şiddetli olmadığı durumda fizik tedavi, ilaç tedavisi, enjeksiyon gibi yöntemler kullanılır. Fıtık patlaması gibi ilerleyen durumlarda ise ameliyata ihtiyaç duyulur. Ancak bel fıtığı patlamasında bile ameliyat öncesi tedaviler denenebilir.

8-) Boyun fıtığı: Boyun fıtığı ya da servikal disk hernisi de tıpkı bel fıtığı gibi boyun bölgesinde yer alan omurlar arasındaki disklerim fitiklasmasi sonucu sinirlere bası yapması durumudur. Boyun fıtığı da travma, boyun düzleşmesi, zorlamalar, yaşlanma gibi durumlarla oluşabilir. En sık olarak da boyun ağrısı, sırt, kol, omuz ağrısı, elektriklenme gibi belirtiler görülür.

9-) Sırt fıtığı: Sırt fıtığı ya da torakal disk hernisi, sırt bölgesinde bulunan omurlardaki fıtıklaşma sonucunda ortaya çıkar. Sırt fıtığı bel fıtığı gibi durumlara göre daha sinsi ilerleme eğilimindedir. Bazı kişilerde sadece ara ara bel tutulması, karin ağrısı gibi farklı semptomlarla ilerleyebilir. Tanısı ve tedavisi de daha çok deneyim gerektirir.

10-) Diyafram hernisi: Diyafram hernisi de çocuklarda görülen bir fıtık çeşididir. Diyafram kası karın ile göğüs boşluğunu ayıran kastır. Doğuştan bu kasta bir boşluk olunca karındaki bağırsak, karaciğer, dalak gibi organlar göğüs bölgesine geçer. Bu durumda akciğerler tam gelişemez ve böyle doğan çocuklar genelde ölür. Diyafram hernisinin bochdelak hernisi, morgagni hernisi gibi türleri bulunur.

Fıtık Belirtileri Nelerdir?

Fıtık belirtileri genelde benzer olsa da fıtık türüne göre farklı bölgelerde görülebilir. Mide fıtığında diğer fıtık türlerinden farklı semptomlar görülebilir. Fıtık belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Karın bölgesinde şişlik
  • Kasık bölgesinde şişlik
  • Testis torbasında şişlik
  • Bu bölgelerde oluşan şişliklerin zaman zaman çıkıp tekrar eski haline dönmesi
  • Ağır bir eşya kaldırma gibi durumlarda fıtık bölgesinde ağrı
  • Fıtık bölgesinde donuk bir ağrı hissi
  • Karında şişkinlik
  • Fıtığın boğulması durumunda şiddetli ağrı
  • Fıtığın boğulması durumunda fıtık bölgesinde kızarıklık
  • Fıtığın boğulması durumunda ateş
  • Mide ekşimesi
  • Mide yanması
  • Göğüs bölgesinde yanma
  • Hazımsızlık
  • Yutma güçlüğü
  • Sık kusma
  • Göğüs ağrısı
  • Bel ağrısı 
  • Bacaklarda güçsüzlük 
  • İdrar tutamama
  • Denge kaybı 
  • Boyun ağrısı
  • Kol ağrısı 
  • Omuz ağrısı 
  • Sırt ağrısı 
  • Ellerde kuvvet kaybı 
  • His kaybı 

Fıtık Nedenleri (Risk faktörleri) Nelerdir?

Fıtığın bazı farklı nedenleri bulunur. Bu nedenler kişinin yaşı veya ek hastalıkları gibi durumlara göre çok fazla değişmez. Genel olarak kaslardaki zayıflık gibi durumlar sonucunda ortaya çıkar. Nedenine bağlı olarak fıtıklar kısa bir süre içinde veya uzun bir sürede gelişebilir. Fıtığa neden olabilecek durumlar ve risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir: 

  • Kadınlarda rahimde doğuştan gelebilecek veya doğumla olabilecek zayıflamalar 
  • Yaralanma veya ameliyattan kaynaklanan kas hasarları
  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi nedenlere bağlı oluşan kronik öksürük ile karın kaslarının sürekli zorlanması
  • Yorucu egzersiz veya ağır ağırlık kaldırma ile karın kaslarında zorlanmalar 
  • Özellikle çoğul gebelik olan hamileliklerde karın kaslarının gerilmesi 
  • Kabızlık durumunda dışkılamak için sürekli karın kaslarının kasılması 
  • Aşırı kilolu veya obez olmak
  • Karında sıvı birikmesi
  • Kişinin kendisinde veya ailesinde fıtık olması
  • Kistik fibrozis 
  • Sigara içmeye bağlı kas dokusunda zayıflama
  • Erken veya düşük kiloda doğmak

Fıtık Teşhisi

Fıtık teşhisi öncelikle diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi kişinin verdiği öykü ile başlar. Hasta bazı dönemlerde karın bölgesinde ortaya çıkan şişkinlikten şikayet eder. Daha sonra fizik muayene yapılır. Fizik muayenede genellikle karın veya kasık bölgesine var olan fıtık hekimin hastayı öksürtmesi, ayağa kaldırması veya sıkması gibi durumlarla dışarı çıkarılmaya çalışılır. Buna göre hekim de var olan fıtığı görebilir. Tıbbi öykü alma ve fizik muayene yapmadan sonra tanıyı tam olarak doğrulamak için çeşitli görüntüleme tetkikleri istenebilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir: 

Karın ultrasonu: Ultrason ses dalgalarını kullanarak görüntü oluşturmaya yarayan bir yöntemdir. Fıtık teşhisinde de ultrason konusunda uzman bir hekim fıtık tanısı koyabilir. 

Bilgisayarlı tomografi: Bilgisayarlı tomografi, X ışınları kullanılarak görüntü üreten bir makinedir. Tomografi ile de fıtık görünebilir. Ancak tomografide radyasyon içeren X ışını olduğu için çok fazla tercih edilmemeye çalışılır. 

Emar: Emar, elektromanyetik dalga kullanılarak görüntü üretir. Fıtık tanısında diğer yöntemler gibi kullanılabilmektedir. Bel fıtığı tanısında da en sık kullanılan yöntemdir.

Yukarıdaki görüntüleme yöntemleri genelde mide fıtığı dışındaki fıtıkların tanısında kullanılır. Mide fıtığı daha farklı bir çeşit fıtık olduğu için tanı yöntemleri de değişebilir. Mide fıtığı tanısında kullanılabilecek yöntemlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir: 

Baryumlu grafi: Baryumlu grafide kişi baryum içeren sıvıyı içer. Bu sıvı X ışını verildikten sonra röntgende yemek borusunun görülmesini sağlar. Yemek borusunun ve midenin konumuna bakarak midede fıtıklaşma olup olmadığı tespit edilmeye çalışılır. 

Endoskopi: Endoskopi de mide fıtığında kullanılabilecek diğer bir yöntemdir. Endoskopide ağızdan aşağı ucunda kamera olan bir tüp sokulur. Hekim direkt olarak kameradan görerek tanıyı koyabilir.

Fıtık Tedavisi

Bir fıtığın en etkili şekilde tedavi edilmesinin yolu ameliyattır. Ancak bazı durumlarda fıtığın hafif olması, semptoma neden olmaması gibi durumlardan dolayı cerrahi yapılmak istenmeyebilir. Bu durumda hekim fıtığın boğulma gibi oluşabilecek komplikasyonlar nedeni ile hekim tarafından takip edilmesi gerekebilir. 

Cerrahinin yapılmadığı bazı durumlarda fıtığın dışarı çıkmasını engelleyen, karın kaslarını destekleyen çeşitli iç çamaşırlar giyilebilir. Bunun için fıtık korsesi de kullanılabilir. Bunların hepsi doktorun önerisi ile alınabilmektedir. Mide fıtığında ise ameliyat yapılmayacak ise mide semptomlarını azaltmak ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışının verdiği rahatsızlığı azaltmak için antiasit, H2 reseptör blokerleri ve proton pompa inhibitörleri kullanılabilmektedir. 

Fıtık belirtilerini azaltmak için kişinin kendinin uygulayabileceği bazı durumlar da bulunur. Gıdalar ile lif alımını arttırmak kabızlığı engelleyerek ve dışkıyı yumuşatarak dışkılarken karın kaslarının aşırı zorlanmasını engeller. Böylelikle fıtığın da dışarı çıkma riski azalır. Lif bakımından yüksek olan gıdalar arasında tam tahıllar, meyve ve sebzeler sayılabilir. 

Bunun yanında bazı beslenme değişiklikleri mide fıtığında oluşan rahatsızlıklara da yardımcı olur. Bir anda büyük miktarlarda ağır yemek yemekten kaçınmak, yemekten hemen sonra uzanmamak, dengeli kiloyu korumak, baharatlı yiyecekler ve asitli içeceklerden uzak durmak ve sigarayı bırakmak mide fıtığı semptomlarını bir miktar azaltacaktır.

Bel fıtığı ve boyun fıtığı tedavisinde ilk olarak fizik tedavi seçenekleri denenir. Bu tedaviler ile özellikle hafif fıtıklarda ağrı kontrolü sağlanır. Bu süreçte ağrı kesici ilaçlar veya fitik bölgesine enjeksiyonlar da yapılabilir. Ancak fıtığın tam olarak iyileşmesi ancak ameliyat ile mümkündür.

Fıtık Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Bazı durumlarda tedavi edilmeyen fıtıklar komplikasyonlara yol açabilmektedir. Fıtık zamanla büyüyerek ciddi semptomlara yol açabilir. Fıtık bölgesi ve etrafına yapılan baskı ile etraf bölgede de şişlik, ağrı gibi durumlar oluşabilir. En ciddi komplikasyonlardan biri de bağırsakların boğulmasıdır. Bağırsağın boğulması durumunda şiddetli ağrı, mide bulantısı gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Bağırsakların sıkışan kısmının yeterli kan akışının olmaması durumunda bağırsak dokusu ölebilir. Bu nedenle boğulmuş fıtıklar acil müdahale gerektirir. Fıtığın boğulduğunu gösteren belirtilerden bazıları şu şekilde sıralanabilir: 

  • Fıtığın renginin kırmızı veya mora dönmesi
  • Ağrının aniden kötüleşmesi 
  • Mide bulantısı ya da kusma
  • Ateş
  • Gaz çıkaramama ve karında şişkinlik 

Bel fıtığı gibi sinirlere bası yapan durumlar ise tedavi edilmediği takdirde veya ciddi olduğu durumlarda bacaklarda kuvvet kaybı ve bacakları kullanamama gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir.

Fıtık Ameliyatı

Fıtığın tamamen düzelmesinin tek yolu cerrahidir. Cerrahi yöntemler fıtığın yeri, kişinin özellikleri gibi durumlara bağlı değişebilse de ana olarak iki çeşit ameliyat yöntemi bulunur. Bunlardan biri açık ameliyattır. Açık ameliyatta fıtık bölgesindeki karın diğer yönteme göre daha çok açılır. Açılan bölgede çeşitli işlemler yapılarak fıtık duvarı güçlendirmeye çalışılır. Daha sonra o bölge, dikiş, zımba gibi yöntemlerle kapatılır. 

Diğer yöntem ise laparoskopik cerrahidir. Laporoskopik cerrahide açık ameliyata göre çok daha küçük bir alanda özel bir aletle fıtık bölgesine girilir. Bu yöntemde yara izi oluşma miktarı daha düşüktür. Ayrıca enfeksiyon gibi olasılıklarda daha azdır. Laporoskopik cerrahi, laporoskop adı verilen özel alet ile yapılır. 

Fıtık, açık ameliyatta olduğu gibi tamir edilir. Ancak bu ameliyat küçük bir alandan girilerek bir kamera ve ışık yardımıyla cerrahın görmesi ile yapılır. Bu sırada görmeyi kolaylaştırmak için karın gaz ile şişirilir.  

Bebeklerde Fıtık

Bebeklerde en sık görülen fıtık göbek fıtığıdır. Bebeklerin ortalama yüzde 10-15'i göbek fıtığı ile doğar. Bu durum özellikle erken doğum ile doğan veya düşük ağırlıkta doğan bebeklerde daha sıktır. Göbek fıtıkları göbek deliğinin etrafında oluşur. Bebeklerde anne karnında göbek kordonunun bıraktığı deliğin etrafındaki kaslar düzgün kapanmadığında göbek fıtığı ortaya çıkar. Bu zayıflıktan dolayı bağırsaklar göbekten dışarı çıkar. 

Bebeklerdeki göbek fıtığı esas olarak ağlama, öksürme gibi bebeğin kendini zorlaması esnasında ortaya çıkar. Bu fıtıklar genelde ağrısızdır. Ancak fıtık bölgesinde kalıcı şişlik, kızarma, kusma, aşırı huzursuzluk gibi durumlarda doktora başvurulmalıdır. Göbek fıtıkları genelde 2 yaşına kadar kapanır. Ancak 5 yaşına kadar kapanmayan fıtıklar cerrahi ile kapatılır.  

Su fıtığı olarak adlandırılan hidrosel de bebeklerde görülebilen bir durumdur. Normalde karin bölgesinde yer alan testislerin, testis torbasına inmesinden sonra ikisi arasındaki kanal kapanır. Ancak bu kanalın hic kapanmaması veya yanlış kapanması durumunda karın içi sıvı testis torbasında birikir. Buna hidrosel adı verilir. Bu kanal bebek doğduktan sonraki 1.5-2 yaşlarında kendiliğinden kapanabilir. 

Hamilelerde Fıtık

Hamilelik döneminde de tıpkı diğer dönemlerde olduğu gibi fıtık ortaya çıkabilmektedir. Hamilelik döneminde bebeğin büyüyüp karın kaslarına bası yapması ile fıtık olasılığı da artmaktadır. Genelde hamilelik döneminde ortaya çıkan fıtıklarda ameliyat yapılacaksa doğum beklenebilir. Ancak var olan fıtık hamilelik döneminde çok büyürse veya belli rahatsızlıklara sebep olursa o dönemde de ameliyat yapılabilir. Bunun için en çok tercih edilen vakit 3-6. aylar arasıdır. 

Daha önce ameliyat ile kapanmış olan fıtıklar hamilelik ile tekrar ortaya çıkabilmektedir. Fıtıklar, sezaryan doğum sonrası ameliyat nedeni ile de ortaya çıkabilmektedir. Çünkü bu ameliyatlarda karın ve rahim duvarına kesi atılır. Buradaki zayıflamaya bağlı olarak insizyonel fıtık oluşabilir. 

Fıtık için Hangi Doktora Gidilir?

Fıtıklar için gidilmesi gereken bölüm genel cerrahidir. Bu alanda uzman hekim hem tanıyı koyacak hem de tedaviyi uygulayacaktır. Bel fıtıkları için ise gidilmesi gereken bölüm beyin ve sınır cerrahisidir. Hafif fıtıklar fazla sorun yaratmaz. Ancak bunların da takip edilmesi ve tanı konulması için doktora başvurmak en doğrusu olacaktır. Bunun dışında fıtık bölgesinde aniden başlayan şiddetli ağrı, o bölgede renk değişikliği, ateş, bulantı kusma gibi durumlarda hemen acil servise başvurulmalıdır. 

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Fıtık ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bel fıtığı bacağa giden sinirlere bası olması sonucunda bacak ağrısı yapabilmektedir. Genelde bendeki ağrı bacağa vurur. Bel fıtığındaki ağrının geçmesi için öncelikle fizik tedavi, ağrı kesici ve enjeksiyon tedavileri denenir. Bunlarda başarılı olunmaması durumunda da ameliyat yapılır.

Fıtığa neden olan disk içeriği zamanla kendiliğinden küçülebilmektedir. Ayrıca o bölgeye yapılan enjeksiyonlar ile de fıtığın küçülmesi mümkündür. Bunlardan sonuç alınamadığı durumlarda ise ameliyat yapılması gerekir.

Patlamis fıtıklara genelde ameliyat uygulanır. Ancak ameliyat dışında yapılan enjeksiyonlar, fizik tedaviler gibi yöntemlerle de fıtığın iyileşmesi mümkündür.

Fıtık ağrısına en iyi gelen şeylerden biri fizik tedavidir. Fizik tedavi ile yapılan hareketler ağrının azalmasında çok etkilidir. Bunun dışında kuvvetli ağrı kesiciler ve fitik bölgesine yapılan iğneler ile de ağrı kontrol altına alınabilir.

Fıtık ağrısı, fıtığın derecesine ve kisinin özelliklerine gore farklı sürelerde görülebilir. Hafif olan fıtıklar kendiliğinden veya uygun fizik tedaviler ile çok kısa sürebilir. Ancak şiddetli fıtıklar ameliyat olmadan oldukça uzun sürebilir.